1000Kitap Logosu
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı

Keşanlı Ali Destanı

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.4
286 Kişi
1.113
Okunma
237
Beğeni
8,9bin
Gösterim
160 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 32 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Yapı Kredi Yayınları · Mart 2015 · Karton kapak · 9789750831522
Diğer baskılar
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı
Keşanlı Ali Destanı dilden dile çevrilerek dünyanın pek çok ülkesinde sahnelenmiş; oyuncusu ve seyircisiyle bütünleşmiş; dahası, Türk tiyatrosuna yıllarca öncülük etmiş bir başyapıt. Haldun Taner'in "gecekondu ortamında bir kahramanlık mitosunun parodisi" dediği, modern epik tiyatronun en güzel örneklerinden biri sayılan oyunda, geleneksel gösteri sanatlarımızın birçok özelliği çağdaş bir yorumla sunuluyor. Yaratılan tipler öylesine gerçek, öylesine canlı ki, hemen her toplumun sosyal ve ekonomik açıdan benzerlik gösteren kesimlerinde karşımıza çıkıveriyorlar. Bu nedenle, Sineklidağ efsaneleri Keşanlı Ali ve Zilha ister İstanbul'da, ister Berlin'de, ister Londra, Beyrut ve Budapeşte'de, isterse Hamburg'da, nerede olursa olsun hep aynı ilgi ve sevgiyle karşılandı. "Bizim geleneklerimizden, bizim insanımız ve konularımızdan yola çıkıp, bütün bunları, öz Türkçemiz ve bize özgü bir görüş biçimi ile çağdaş dünyanın verileriyle aktarmak"tan söz ediyordu 'tiyatro düşünürü' Haldun Taner... Keşanlı Ali Destanı'nda büyük usta işte bu sözünü yerine getiriyor.
5 mağazanın 8 ürününün ortalama fiyatı: ₺10,72
8.4
10 üzerinden
286 Puan · 53 İnceleme
Emet Denizci
Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
160 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Keşanlı Ali Destanı, Haldun Taner'in, ilk epik tiyatro olarak kabul edilen eseri... Gecekondu mahallesinde yaşayan insanların kendilerini kurtaracak bir kahraman aramaları neticesinde doğan ve efsaneleşen biri Keşanlı Ali... Cinayetten hapis yatan, hapishanede yaptıklarından sonra daha da efsaneleşen bir karakter... İşin iç yüzü farklı olsa da... . Kitaptaki karakterler gecekondu ve sosyetik hayatın sakinleri... Haraç vermekten usanmış durumda olan yoksul halk, evlerinin de yıkılmak üzere olması sebebiyle bir kurtarıcı arıyışı içindeler... Keşanlı da aftan yararlanıp 4 yıl sonra Sineklidağ'a geri dönünce, aranan kan bulunmuş olarak herkesin gözdesi haline geliyor... Sevdiği kadın Zilha hariç... Sonra başlıyor macera... Olaylar olaylar, alavereler dalavereler ... Sosyete kısmında da Yeşilçam'a konu olmuş sahneler mevcut... . Haldun Taner toplumsal sorunları mizahi bir dille anlatmış bu tiyatro metninde... Halk bir kahraman yaratıyor, ona bel bağlıyor ve sonra geliyor vaatler... İş icraata gelince de eski çözümlerin rengi hafifçe ton değiştiriyor sadece... Ardından da "olacak artık o kadar!" deniliyor... İlk maaşa talip olarak verilen destekler de var tabii... . Geçmişten çek istediğin zamana koy bu metni... Sırıtır mı dersiniz?...
Keşanlı Ali Destanı
8.4/10
· 1.113 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
24
Bay C
Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
160 syf.
·
4 günde
·
8/10 puan
"Demokrasi seçim bitene kadardı."
Merhaba.. Haldun Taner Keşanlı Ali Destanı kitabında kahraman olmak zorunda bırakılan Keşanlı Ali karakteri üzerinden bir halkın nasıl kahraman ortaya çıkardığını – çıkarmak zorunda kaldığını, belli bir topluluğun lideri olan kişiye tanrısal özellikler atfederken (ya da o kişi o özelliklerin kendisinde bulunduğunu söylerken, ima ederken), aslında bunun öyle olmadığını görememelerini anlatıyor ve kitabın sonunda da aydın kesiminde mi aslında bu oyuna kandığı sorusunu ortaya atıyor. Kitapta kurgu şöyle oluşuyor ve ilerliyor. Sineklidağ'da Keşanlı Ali, Çamur İhsan'ı bıçaklaması ile hapse girmiş ve hapisten çıkıyor. Kendisi hakkında anlatılan hikayeler var, şerbetli olması, kurşun işlememesi gibi. Çamur İhsan Keşanlı Ali'nin sevdiği olan Zilha'nın dayısıdır ve bu yüzden Zilha artık Ali'ye yanaşmamaktadır. Ayrıca Ali hapisten çıkar çıkmaz muhtar adayı olacaktır. Ve olaylar bundan sonra gelişecektir... (Bu kısımlar kitabın başlangıç kısmıdır, spoiler içermiyor.) İstanbul'daki bir gecekondu mahallesinde yaşanan bu olaylar bize büyükşehirlerin bilinmeyen öyküsünü de anlatıyor... Severek okuduğum bir kitap oldu. Herkese keyifli okumalar...
Keşanlı Ali Destanı
8.4/10
· 1.113 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
Murat Çalık
Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
160 syf.
·
Puan vermedi
Haldun Taner gerek kalemi gerekse Türk Tiyatrosuna katkıları ile en büyük entelektüellerimizden; fikir, düşünce ve sanat insanlarımızdan biridir. Keşanlı Ali Destanı'nda yaptığı ise Türki değerler ile Batılı değerleri buluşturmasıdır. Ama bunu herkes yapmıyor mu zaten? Evet yapıyor; gerek romanda, gerek şiirde, gerek tiyatroda. Fakat bu eserin önemi, bu alanda ilk olmasıdır. Keyifle okunacak bir oyun. İyi seyirler.
Keşanlı Ali Destanı
8.4/10
· 1.113 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
Burak Bilen
Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
154 syf.
·
4 günde
·
10/10 puan
Keşanlı Ali Destanı, Haldun Taner tarafından 1964 yılında yazılmış ve aynı yıl Beyoğlu Muammer Karaca Tiyatrosu’nda oynanmıştır. Türkiye’deki epik tiyatronun ilk örneğidir. Ayrıca tiyatroda karaborsa da bu tiyatro oyunuyla başlamıştır. Bununla beraber müzikal bir oyun olan Keşanlı’nın müziklerini Yalçın Tura yazdı, birçok ünlü Türk sanatçısının eserlerini tiyatroya uyarlayan Genco Erkal ise sahneye koydu. Yüzlerce defa sahnelenen ve hem yurt içi hem de yurt dışı basında çok ses getiren bu eserin ilk oyuncularından bazıları şunlardır: Semiha Berksoy Genco Erkal Aydemir Akbaş Gülriz Sururi Cezzar Engin Cezzar (Keşanlı Ali) Merih Dinçsoy Konusu Sineklidağ kasabasına muhtar olan Ali, buradaki kara düzeni bozmaya çalışır. Ama bunu da kendi yöntemleriyle yapmaya kalkar. Haraç alır, kendi adına yardım fonu vardır, kendi hesabına taksiciler ve ırgatlar birliği kurar; kimse ondan habersiz iş yapamaz. Hem atar hem tutar. Böylece tüm Sineklidağ halkını da arkasına almış olur. Çünkü birini öldürüp hapse girmiş, bu da halkın gözünde onu kahraman yapmıştır. Nitekim Ali de bunu bildiğinden şu cümleyi kurar: “Bu dünyada namuslu insaniyetli oldun mu alaya alınıyorsun. Zorba katil oldun mu saygı itibar görüyorsun.” İşte, günümüzde de değişen pek bir şey yok gibi gözüküyor. Bir tiyatro oyununu “okuyarak” bu kadar keyif alabileceğimi düşünmezdim. Eğlenceli ve coşkulu olduğu kadar günümüze de ışık tutar. Kinayeli ve göndermeli olan bu oyunda temelde “çöken ahlak sistemi”ne ve sosyal sorunlara vurgu vardır. Keşanlı Ali Destanı Uyarlamaları Oyunun ilk sahnelendiği 1964 yılında Atıf Yılmaz tarafından yönetilen filmde Fikret Hakan (Keşanlı Ali) ve Fatma Girik başrolleri paylaştı. Müzikleri yine Yalçın Tura tarafından yapıldı. 1988 yılında ise üç bölüm olarak diziye uyarlandı. Dizide baş rollerde yine tiyatrosunda ilk sahne alan Engin Cezzar ve Gülriz Sururi vardı. Yönetmenliğini de yine Genco Erkal yaptı. Yalçın Tura ise bu kez müzik danışmanı olarak görev aldı. 2011 yılında da yönetmenliğini Çağan Irmak’ın yaptığı, başrolleri Nejat İşler (Keşanlı Ali) ve Belçim Bilgin’in üstlendiği yirmi bölümlük bir dizi olarak uyarlandı.
Keşanlı Ali Destanı
8.4/10
· 1.113 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
Mehmet Y.
Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
160 syf.
Türk edebiyatında bazı eserler vardır; onları hiç okumamış olsanız bile adının toplumda, konuşmalarda, esprilerde bir karşılığı vardır. Keşanlı Ali Destanı da bunlardan birisidir. Ortalama her kitapseverin ya da tiyatro meraklısının adını ve yazarını bildiği bu eseri okumak ancak kısmet oldu… Askerliğini Keşan’da yapmış birisi olarak, eserin kahramanına ayrı bir sempatim vardı. Onu da belirtmem lazım… Ali, Keşanlı ancak mevzu Keşan’da değil İstanbul’un Sineklidağ’ında geçiyor. Tabii Sineklidağ muhayyel bir belde. Bir gecekondu bölgesi ve haliyle sakinleri de dar gelirli aile fertleri. Ancak oyunumuzda bir sosyete ailesi daha var. Keşanlı Ali, sevdiği kız olan Zilha’nın belalı ve pislik dayısını vurduğu için hapse girmiş bir karakter. Ama işin aslı farklı tabii; katil o değil. Yine de kimseyi inandıramıyor. Buna Zilha da dahil. Ancak mapushanede birkaç hadise sonrasında namı yürüyor. Dışarı çıkınca da Sineklidağ’ın yeni külhanbeyi oluyor… Haldun Taner, şahane bir eser çıkarmış ortaya. Keşanlı Ali Destanı destanı diyebilirim. Kalabalık kadrolu, müzikalin olduğu, fevkalade bir tiyatro eseri. Zaten kitabın sonundaki ek kısmında bu eserin ününü görebiliyorsunuz. Almanya, Çekoslovakya, Macaristan gibi ülkelerde de o ülkenin dilinde ve sanatçılarınca oynanmış bir oyun. Türkiye’de oyun defalarca oynandı, oynanacak. Sinemaya ve televizyona aktarıldı. Eserin 1964’teki ilk gösterimine baktığımda çok iyi bir kadro görüyorum. Bugün bir bölümü müteveffa olmuş, bir bölümü yaşayan harika bir tiyatro ekibi. Engin Cezzar, Umur Bugay, Ferdi Akarnur, Gülriz Sururi, Aydemir Akbaş, Mehmet Akan… Haldun Taner, bir gecekondu mahallesinden yola çıkarak sosyolojik tespitler yapmış. O tespitler bugün için de geçerli görünüyor… Hapse düşmüş birinin hak etmediği halde kahraman ilan ediyor mahalle halkı. Yapılan haksızlıklar, yanlışlar, hukuksuzluklar, kötü giden şeyler var ve o kişi mapustan çıkınca halkın desteği ile rakiplerini bertaraf edip, muhtar oluyor, ipleri eline alıyor. İllegaliteyi de kullanarak düzeni değiştiriyor. Ancak aslında değişen şey düzen değil, kişiler. Halk adaleti ya da insani bir hayatı değil, yeni bir efendiyi istiyor aslında. O yeni efendi, tevatürler ya da efsanelerle destanlaştırılmış bir kişi oluyor. Hülasa, Keşanlı Ali Destanı şöhretini hak eden bir eser kesinlikle…
Keşanlı Ali Destanı
8.4/10
· 1.113 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
36
Yusuf Atay
Keşanlı Ali Destanı'ı inceledi.
160 syf.
·
10/10 puan
Morgol gömlek giyerdi Gümüş köstek takardı Hafif şehla bakardı Yaktı mı kalpten yakardı Kaşta bıçak yarası Yüzde Halep çıbanı Kurşun yemiş ayağı Belli belirsiz aksardı… Haldun Taner usta, Türkçe yazdığı için çok şanslı olduğumuz insanlardan. Bu oyununu “gecekondu ortamında bir kahramanlık mitosunun parodisi” olarak anlatmış bir söyleşisinde usta. Oyun o tempolu, şarkılı, danslı işleyişinin ardında kendine baş arayan, efsane yaratan, putunu kendi yapıp kendi tapan toplumumuzu anlatıyor. Bunu yaparken de hem modern epik tiyatro yöntemlerinden hem de geleneksel Türk tiyatrosu usullerinden faydalanıyor. Yurt dışında da ilgi görmüş, çok kez yabancı tiyatrolarca sahnelenmiş bir oyun, bu değerli eseri yaratan Haldun Taner’i rahmetle ve sevgiyle anıyorum.
Keşanlı Ali Destanı
8.4/10
· 1.113 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2