Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.587
Gösterim
Adı:
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903558
Kitabın türü:
Çeviri:
Mustafa Tüzel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Nobel edebiyat ödüllü Herta Müller'den, faşizmin gölgesinde yaşayan ve yaşananlara dair sarsıcı bir roman: Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım. Müller, sorguya çağrılı adsız kahramanıyla birlikte okurunu uzun bir tramvay yolculuğuna çıkarıyor ve camın dışında akan manzara, bütün bir yaşamın dökümü halinde sayfalara yansıyor. Tramvay hattın üzerinde dümdüz ilerlese de dünya yavaş yavaş rayından çıkıyor ve bir kadınla bir erkeğin arasındaki en kısa mesafe, sonsuzluğa uzanıyor.

Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım, sürekli yeni çehrelere bürünen ve adına hayat da denen aldanışın, hayal kırıklıklarıyla hayatını inşa etmeye çabalayan bir kadının öyküsü. Herta Müller'in kahramanının yolculuğu, yaşamın yükünü, geçmişin acılarını, ilişkilerin imkânsızlığını kapsıyor; sevgi işkenceye, işkence bağlılığa, bağlılık yalnızlığa dönüşüyor. İhbarcılar her daim kapı önlerinde dolanıyor, herkes birbirini gözetliyor, sorgular bitmek bilmiyor. Bizi yere çalmaya yeminli bu dünyanın üzerinde, dilenecek tek şey var belki de:

Delirmeyelim.
(Tanıtım Bülteninden)
2009 yılı Nobel Edebiyat ödülünün sahibi Herta Müller'den ilginç,güzel,sade ve sakin anlatımlı dramatik bir kitap.

Kitapta, esas olarak , 1,5 saat süren bir tramvay yolculuğu anlatılıyor. Ama sanki siz bu bir buçuk saatlik yolculuk sırasında koskoca bir ömrü yaşıyorsunuz. İşte yazarın ustalığı burada ortaya çıkıyor. O kadar güzel kurgulama var ki kitapta, Siz bazen tramvayın içinde oluyorsunuz,bazen şehrin sokaklarında,bazen geçmişte,dağlarda, kırlarda ,kısaca insanın yaşadığı ve yaşayabileceği her yere götürüyor yazar sizi. Kesinlikle sıkılmadan,neredeyse geçişleri bile farketmeden, konuya kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz. Bu arada komünist ve baskı rejimi altında yaşayan insanların ruh halleri, birbirleriyle olan, ahlaki olmayanlar da dahil tüm ilişkileri, çektikleri sıkıntılar, uğradıkları psikolojik ve fiziki baskılar, kısaca böyle bir rejimdeki yaşam tarzının zorlukları bize ayrıntılı olarak dramatik bir şekilde
yansıtılıyor.

Ben kitabı beğenerek okudum. Okunmasını da tavsiye ediyorum.
Hepimiz kendimizle karşılaşırız hayat boyunca. Bu karşılaşmalar olanları gözden geçirmekten oluşur çoğunlukla, bir nevi ders tekrarı. Düzenli olarak yapıldığı takdirde insan kendi fikirlerinin ne kadar değişken olduğunu da fark edebilir en nihayetinde. Herta Müller'in Nobel Edebiyat ödülü sahibi bu eserinde, isimsiz karakterimizin çağrıldığı sorguya giderken bir buçuk saatlik tramvay yolculuğunda kendisiyle yüz yüze gelişine tanıklık ediyoruz. Baş karakterimiz bu bir buçuk saatlik yolculuğu kendisiyle baş başa kalmak için bir fırsat olarak görüyor ve başlıyor anlatmaya. Ana fikir olarak düşünecek olursak; ana karakterimizin aslında işkence gibi geçebilecek bir buçuk saatlik yolculuğu rahatlatıcı bulması ve kendi karmaşık hayatı peşini bırakmasa da en azından bir süre nefes alabilmesi; yerine göre kendini anlaması, yerine göre kendini suçlaması ve yerine göre yeni farkındaliklar edinmesi pek çok noktaya parmak basıp içine çok güzel ve yerinde politik ve sosyal göndermeler yerleştirilebilecek bir konu. Nitekim de bu şekilde bir yol izlemiş Müller. Fakat benim kendi açımdan eksik gördüğüm nokta ilgi çekicilik. Açıkçası kitabi okurken herhangi bir merak unsuru hissedemedim ve son sayfalarda fazlasıyla aksamalar yaşadım. Kısa bir kitap olmasına rağmen anlatımı ve olaylar bir süre sonra sıradanlaştığı için sürükleyicilikten bahsedemez oluyorsunuz. Bu yüzden, konusu ve istediği noktalara parmak basmak konusunda başarılı fakat akıcılık açışından benim için zayıf kalmış bir eser oldu "Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım".
Belki kendimi tamamen vererek okumadım ondan mıdır nedir bilmem, hiç bir şey anlamadım bu kitaptan. Anlayabilene bravo. Çeviri de bir sıkıntı da olabilir tabi. Eklemek istediğim bir şey daha var; galiba bu yazar delirmenin sınırındaydı. Az kaldı okurken ben de delirecektim...
Kitabı okurken çevirinin de başarısıyla sanıyorum Herta Müller'in özgünlüğünü, biraz karamsar gibi ama çokça hayat dolu olduğunu, zeki yorumlarıyla müthiş bir gözlemci ve aynı zamanda şiirsel tatlı, akıcı bir dil kullandığını görüyorsunuz. Zevkle okunacak bir edebiyat eseri.
Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Herta Müller'in "Keşke Bu Gün Kendimle Karşılaşmasaydım" kitabı nihayet bitti. Nihayet diyorum çünkü; konu ve anlatım olarak gerçekten güzel lakin ben bu kitabın içine neden giremedim onu çözmüş değilim. Belki de uygun bir zaman değildi bu kitapla karşılaşmam.
Kitaba gelecek olursak, faşizmin gölgesinde yaşanan olaylar isimsiz kahramanımız tarafından anlatılıyor. Sık sık sorguya çağrılan kahraman, geçmişte yaşadıklarının sürekli muhasebesini yapıyor. Sorguya giderken bindiği tramvayda karşılaştığı insanların yaşamın yükünü nasıl omuzladıkları neler düşündükleri ya da düşünmedikleri kahramanın iç sesinden veriliyor. Acı dolu hayatlar, imkansız ilişkiler, yalnızlık. Ne ararsanız var.
Belki bir süre sonra yeniden okurum bu kitabı. Doğru zaman geldiğinde :)
Rahatsızlık veriyorsak eğer, birbirimize sahibiz demektir. Yalnızca tabutta bir başına uyur insan, yakında onun da zamanı gelecek. Gece birlikte uyumalıyız, dedi.
Biri öldü mü, İnsan, kendi ölüm korkusuyla, ölen kişiyi yaşayanlardan daha çok seviyormuş gibi davranır.
Önceleri kedi gibi tırmalayan aşkın sonra kemirilmiş fare gibi kaybolup gitmesi, asıl onun sırrını öğrenmek gerek, derdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
200
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055903558
Kitabın türü:
Çeviri:
Mustafa Tüzel
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siren Yayınları
Nobel edebiyat ödüllü Herta Müller'den, faşizmin gölgesinde yaşayan ve yaşananlara dair sarsıcı bir roman: Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım. Müller, sorguya çağrılı adsız kahramanıyla birlikte okurunu uzun bir tramvay yolculuğuna çıkarıyor ve camın dışında akan manzara, bütün bir yaşamın dökümü halinde sayfalara yansıyor. Tramvay hattın üzerinde dümdüz ilerlese de dünya yavaş yavaş rayından çıkıyor ve bir kadınla bir erkeğin arasındaki en kısa mesafe, sonsuzluğa uzanıyor.

Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım, sürekli yeni çehrelere bürünen ve adına hayat da denen aldanışın, hayal kırıklıklarıyla hayatını inşa etmeye çabalayan bir kadının öyküsü. Herta Müller'in kahramanının yolculuğu, yaşamın yükünü, geçmişin acılarını, ilişkilerin imkânsızlığını kapsıyor; sevgi işkenceye, işkence bağlılığa, bağlılık yalnızlığa dönüşüyor. İhbarcılar her daim kapı önlerinde dolanıyor, herkes birbirini gözetliyor, sorgular bitmek bilmiyor. Bizi yere çalmaya yeminli bu dünyanın üzerinde, dilenecek tek şey var belki de:

Delirmeyelim.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 52 okur

  • İbrahim Truhan
  • Fatmagül Çelik
  • nazım kara
  • Oktay arabacı
  • Remziye
  • Emel Çeçen
  • Serap Kırgöz
  • Ezel Sarıtepe
  • Büşra Nur Aksu
  • Ali Çolak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%7.7
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%7.7
25-34 Yaş
%38.5
35-44 Yaş
%38.5
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%7.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%73.3
Erkek
%26.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (1)
9
%5.6 (1)
8
%33.3 (6)
7
%27.8 (5)
6
%16.7 (3)
5
%11.1 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0