Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım

7,1/10  (16 Oy) · 
28 okunma  · 
8 beğeni  · 
1.182 gösterim
Nobel edebiyat ödüllü Herta Müller'den, faşizmin gölgesinde yaşayan ve yaşananlara dair sarsıcı bir roman: Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım. Müller, sorguya çağrılı adsız kahramanıyla birlikte okurunu uzun bir tramvay yolculuğuna çıkarıyor ve camın dışında akan manzara, bütün bir yaşamın dökümü halinde sayfalara yansıyor. Tramvay hattın üzerinde dümdüz ilerlese de dünya yavaş yavaş rayından çıkıyor ve bir kadınla bir erkeğin arasındaki en kısa mesafe, sonsuzluğa uzanıyor.

Keşke Bugün Kendimle Karşılaşmasaydım, sürekli yeni çehrelere bürünen ve adına hayat da denen aldanışın, hayal kırıklıklarıyla hayatını inşa etmeye çabalayan bir kadının öyküsü. Herta Müller'in kahramanının yolculuğu, yaşamın yükünü, geçmişin acılarını, ilişkilerin imkânsızlığını kapsıyor; sevgi işkenceye, işkence bağlılığa, bağlılık yalnızlığa dönüşüyor. İhbarcılar her daim kapı önlerinde dolanıyor, herkes birbirini gözetliyor, sorgular bitmek bilmiyor. Bizi yere çalmaya yeminli bu dünyanın üzerinde, dilenecek tek şey var belki de:

Delirmeyelim.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2015
  • Sayfa Sayısı:
    200
  • ISBN:
    9786055903558
  • Çeviri:
    Mustafa Tüzel
  • Yayınevi:
    Siren Yayınları
  • Kitabın Türü:
mehmet temiz 
 09 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

2009 yılı Nobel Edebiyat ödülünün sahibi Herta Müller'den ilginç,güzel,sade ve sakin anlatımlı dramatik bir kitap.

Kitapta, esas olarak , 1,5 saat süren bir tramvay yolculuğu anlatılıyor. Ama sanki siz bu bir buçuk saatlik yolculuk sırasında koskoca bir ömrü yaşıyorsunuz. İşte yazarın ustalığı burada ortaya çıkıyor. O kadar güzel kurgulama var ki kitapta, Siz bazen tramvayın içinde oluyorsunuz,bazen şehrin sokaklarında,bazen geçmişte,dağlarda, kırlarda ,kısaca insanın yaşadığı ve yaşayabileceği her yere götürüyor yazar sizi. Kesinlikle sıkılmadan,neredeyse geçişleri bile farketmeden, konuya kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz. Bu arada komünist ve baskı rejimi altında yaşayan insanların ruh halleri, birbirleriyle olan, ahlaki olmayanlar da dahil tüm ilişkileri, çektikleri sıkıntılar, uğradıkları psikolojik ve fiziki baskılar, kısaca böyle bir rejimdeki yaşam tarzının zorlukları bize ayrıntılı olarak dramatik bir şekilde
yansıtılıyor.

Ben kitabı beğenerek okudum. Okunmasını da tavsiye ediyorum.