Adı:
Kibarlık Budalası
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053328049
Orijinal adı:
Le Bourgeois Gentilhomme
Çeviri:
Berna Günen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji'nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi gördü, 1641'de kabul edildiği barodan ayrıldı. Zamanını ve dehasını tiyatroya adadı. Ölene dek, yani otuz yıl boyunca tiyatro eserleri yazdı, yönetti ve temsillerde rol aldı. Klasik Fransız komedyasının kurucusu olarak kabul edilmesini sağlayan bir gelenek yaratmayı başardı. IV.Mehmet'in elçisi olarak Paris'e gelen ve görkemli bir törenle karşılanan Süleyman Ağa Fransız sarayının ihtişamına beklenen ilgiyi göstermeyince, XIV. Louis bu ilgisizliğin intikamını almak için Molière'e oyun sipariş eder. Ortaya gülünç bir Türk balesiyle sonlanan eğlenceli bir hiciv çıkar. Burjuva Mösyö Jourdain'in asilzade olma yolundaki umutsuz ve gülünç mücadelesini anlatan, XIV. Louis'nin en çok güldüğü Molière oyunu unvanını kazanan Kibarlık Budalası ilk kez 14 Ekim 1670'te Chambord'da, aynı yıl 28 Kasım'da ise, sarayda kralın huzurunda oynanmıştır.
Burjuva olarak dünyaya gelen Mösyö Jourdain'in çeşitli kibarlık dersleri alarak soylular sınıfına geçmek hayalini ve böylece yaptığı gülünçlükleri anlatır. Kendisinin bu hayalini diğer insanlar gülünç bulur ve Mösyö Jourdain'i sömürürler fakat karısı Mösyö Jourdain'in aksine her şeyin farkındadır fakat bunu ona kabullendiremez. Kızını eşinin aksine soylu bir kişiyle evlendirmek ister. Mösyö Jourdain'in kızı Lucile'ye aşık olan Cloente bir plan yapar ve Türk padişahının oğlu kılığına girer böylece birbirini seven gençler evlenirler.
İlk okuduğum Cimri kitabı kadar olmasa da güzeldi. Eğlenceli bir dili var ve gayet akıcı. Sona doğru kahkahalar attım. Tiyatro okumak gerçekten çok zevkli. Sahneyi gözünüzün önünde canlandırmak harika. O yapılacak rolleri bile düşünmek muazzam.

Kızını vermeyen budala bir baba var. Daha doğrusu zengin birine vermek isteyen. Yükseklerde gözü olan bir baba. Devamlı dolandırılan :) Sona doğru kandırılan baba ve bu şekilde sonuca ulaşan bir damat Ve Türklerle ilgili güzel bir son. Tavsiye ederim.

Dünya tiyatrolar gününde de bu eseri yorumlamak :) daha güzel sanırım. En azından bana hatıra...

İyi okumalar.
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.596 Oy)8.877 beğeni28.882 okunma844 alıntı140.435 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.767 Oy)13.486 beğeni34.733 okunma3.476 alıntı146.922 gösterim
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.373 Oy)19.145 beğeni43.651 okunma3.025 alıntı184.058 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.329 Oy)9.292 beğeni25.804 okunma1.849 alıntı119.527 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.688 Oy)5.793 beğeni19.780 okunma845 alıntı101.851 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.508 Oy)7.920 beğeni21.493 okunma4.037 alıntı130.239 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.934 Oy)8.896 beğeni26.461 okunma2.695 alıntı115.509 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.611 Oy)9.114 beğeni25.497 okunma1.542 alıntı127.629 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.495 Oy)8.087 beğeni22.934 okunma846 alıntı90.427 gösterim
  • İnsan Neyle Yaşar
    8.4/10 (4.264 Oy)4.153 beğeni15.878 okunma1.407 alıntı77.010 gösterim
Bulunduğu toplumsal sınıftan memnun olmayan ve hep gözü yükseklerde olan Mösyö Jourdain'in durumunu anlatıyor Moliere.Asilzadeler gibi olmak ve kendini o sınıftan göstermek için kendini komik durumlara düşüren Mösyö'yü okurken çok eğlendiğim gibi izlerken daha da eğlendim.Tiyatro eserlerini okuduktan sonra izleyerek tamamlamak isteyenler için video adresi bırakayım meraklılarına.Tiyatro çok vefa isteyen bir sanat dalı.Hem yazan için hem oynayanlar için.Tiyatro ile kalın.
Kibarlık Budalası;
https://youtu.be/3KnuTPVwDwY
Moliere'nin güzel bir tiyatro eseri. Kibarlık Budalası, burjuva Mösyö Jourdain'in asillere benzemeye çalışmasını ve benzemeye çalışırken düştüğü komik halleri anlatıyor. Kızı Lucile'yi de asil biriyle evlendirmek istiyor ama kızının sevdiği birisi zaten var. Lucile'nin sevgilisi Cleonte ve ona yardım eden Covielle küçük bir oyunla Cleonte'yi Türk sultanının oğlu olarak tanıtıp Mösyö Jourdain'i kızını vermeye ikna ediyorlar. Okumanızı tavsiye ederim :)
Kitaptaki bazı bölümler Türk filmlerinde de çok kullanılır. Sonradan zengin olmuş yada görmemiş kaba saba zenginlerin hayatlarında. Dans dersi, konuşma dersi, yemek yeme adabı filan. Hocalar tutulur. Başta filmin kahramanı çok beceriksizdir ama sonradan birden mucize olur. :) Ama Moliere Türk olmadığı için onun kitaplarında mucize yoktur.
Moliere de SEVDİĞİM YAZARLARDAN.
Kitabın konusuna gelince : Burjuva olarak doğmuş Mösyö Jourdain'ın, kibarlığı sonradan öğrenerek soylular sınıfına geçmek için çırpınışları, bu uğurda müzik, dans, felsefe dersleri alması. Kibarlık ve soyluluk merakı yüzünden gülünç durumlara düşmesi.. Fakat Mösyö Jourdain ne yapsa boşuna. Çünkü Kibarlıktan ve incelikten nasibini almamış, kaba bir adamdır sonuçta . Sürekli bağırır çağırır. Kendine kibarlığı öğretecek hocalar tutar fakat onlarda kendi mesleğinin daha üstün olduğunu söyleyerek birbirleriyle kavga ederler. Sözde kibarlık hocasıdırlar ama birbirlerine hakaret ederler ağza alınmayacak sözler ederler.
Moliére her zamanki çerezlik kitaplar kategorisinde karşılıyor bizi. Anlatmak istediğini az cümleyle, direkt, net olarak ileten bir kalem olarak bu defa da sersem bir burjuvanın kendini aristokrasiye atfetmeye çalışırken attığı taklalara şahit ediyor bizi Moliére. Eserdeki Türk-İslam ekolüne atıf sahnesi de farklı bakış açıları kazanmak açısından kült olmuş deyim yerindeyse. Keyifli okumalar..
1969 yılında Fransa Kralı XIV.Louis sarayda yapılacak kutlamalar için eğlenceli bir oyun ister. Müzikleri İtalyan asıllı Fransız bestecisi Jean-Baptiste Lully besteleyecek, oyunu ise Moliere yazacaktır. Kralın siparişinin özel bir amacı vardır.Aynı yıl Sultan IV.Mehmet Fransa'ya elçi olarak Hoşsohbet Süleyman Ağa'yı göndermiş, Süleyman Ağa Paris'te muhteşem bir törenle karşılanmıştır. Ancak Süleyman Ağa Fransız sarayının ihtişamını beğenmediğinden XIV.Louis'in Moliere'e gülünç bir Türk balesi sipariş ettiği rivayet edilir...
Kibarlık Budalası ilk kez 14 Ekim 1670'te Chambord'da, 28 Kasımda ise sarayda kralın huzurunda oynanmıştır. XIV.Louis Moliere'e "Şimdiye kadar yazdığınız hiç bir ouun beni bu kadar güldürmemişti. Oyununuz muhteşem" der.
Möstö Jourdain soyluların arasına girmek isteyen bol paralı bir cahil,bu uğraşı onu komik durumlara sokuyor ama o bunun farkında değil
İlk defa oyun okuyorum ,çok keyif aldım ️
İlk kez oyun türünde bir eser okuyorum. Sınav zamanın da Moliere ismini duyuyordum ama hiçbir eserini okuma imkânım olmamıştı. Demek ki Moliere ile şimdi tanışmam gerekiyormuş. İş Bankası yayınlarından, Berna Günen çevirisi ile okudum. Bu kitap da benim için Diyarbakır'da görüştüğüm değerli bir insandan değerli bir hediye oldu :)

Kitabı okurken oldukça keyifle okudum. Akıcı bir kitap olduğu için ne ara başlayıp ne ara bitirdiğimin bile farkında olmamışım. Gülerken düşündüren bir eser. Müzik ve Dans hocalarının konuşması ile başlıyor. Karakterimiz Jourdain’i ilk konuşmalarından itibaren nasıl bir karakter olduğunu anlıyoruz. Parası olan fakat aklı olmayan bir ahmak, Asilzadelik peşinde koşan bir cahil desem çok mu az mı demiş olurum bilmiyorum. Ama bence öyle. Her konu için bir hoca tutmuş ama hepsi gösteriş için, bilgi için olsa tebrik ederdim. Kızını bile asilzade olan biriyle evlendirmek istiyor. Kafası o derece gitmiş bir karakterimiz var. Tüm karakterler ana karakterimizi tanıdıkları için ya parasını alıyorlar ya gülünç duruma düşürüyorlar. Biraz acıdım ya çok kolay kandırılıyor.

Karakterlerin tasarlanması çok iyi yapılmış. Her hoca kendi sanatını diğerlerinden değerli görüyor. Buna felsefe hocası bile dâhil olmuş. Ama hocaların içinde en gereksizi Silah hocası gibi geldi. Kaba kuvvetten başka bir şey bilmiyor. Diğerleri en azından belli noktalarda anlaşabiliyorlar. Kitabı okurken Felsefe hocasının konuştuğu kısımda kendimi diksiyon dersindeymiş gibi hissettim. Dorante karakterimiz ise düzenbazlık nasıl yapılır gösteriyor. Coviello’nun da Dorante’den aşağı kalır yanı yok. Kitabımız en sonda mutlu son ile bitiyor diyebilirim.
Kitabın sonlarına doğru Türk ve Müslümanlara göndermeler yapılmış. Zaten kitabın açıklamasında da bundan bahsediyordu.
Mösyö Jourdain soylu olmak isteyen bir adam ve soylu olabilmek için eğitim almaya, soyluların arasına katılabilmek için kendine dostlar edinmeye çalışıyor. Ancak onun budalalığını ve cahilliğini gören insanlar onun bu durumundan faydalanırlar. Bizde oyun boyunca Mösyö Jourdain'in soylu olmak uğruna verdiği boşa uğraşına ve bu uğurda gülünç durumlara düşmesine şahit oluyoruz.

Okuması zevkli bir oyundu, her ne kadar tiyatro okumayı sevmesem de bu oyunu okurken zevk aldım. Moliere herkese hitap eden ve herkesi güldürebilecek bir oyun kaleme almış, onlarca yıl sonra okuyan okurlara dahi zevk verebilen bir yapıt olmuş. Oyunu okurken keşke oyunun ilk halini Fransa'da Fransızca bilerek izleyebilseydik, eminim ki o zaman bu oyun bize apayrı bir zevk verirdi.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/...ibarlk-budalasi.html
Hastalık Hastasından sonra okuduğum ikinci Moliere oyunu oldu. Bunu daha çok beğendim. Ancak bunda kitabın önsözündeki XIV. Louis'nin bu oyunu çok beğendiğini söylemesinin de payı var. Bir kralın kendi döneminde Burjuvalar ve Asilzadeler arasındaki ilişkileri konu alan bir güldürü oyununu izleyip beğenmesi nedense beni daha baştan oyuna bağladı.

Moliere'in tarzını seviyorum. Çok basit ve vereceği mesajı hiç uzun diyaloglarla yazmadan güldürü ile veren bir yazar. Zaten verdiği mesaj da genelde direk oyunun ismi oluyor. Bunun dışında daha derin bir mana aramamak gerekiyor. Çok hızlı çerez gibi bir günde okunabilen bir kitap.
Sonradan görme bir adam soylu sınıfına girebilmek için o kadar çok çaba harcar ki bu çabaları onu iyice aptallastırır.Tek derdi kızını soylu sınıftan biriyle evlendirmek olan adam kızını seven damat adayını soylu olmadığı için geri çevirir.Damat adayı bu adama öyle bir oyun oynar ki....
Kendini begenmisligi anlatan bu eseri tiyatro okumayı sevenlere tavsiye ederim.
İnsanları birbirlerinden ayıracak şey gereksiz bir onurla mevki değildir. Bizi başkalarından ayırt eden şey akıl, erdem ve bilgidir.
Molière
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası
Akıllı bir insan kendisine yapılan hareketlerin üzerindedir. Bu tip davranışlara verilecek en iyi cevap bilgi ve sabırdır.
Molière
Sayfa 39 - Türkiye İş Bankası
Aşkın güzelliği insanı yaşatır.
Hayatta aşk olmazsa
Zevk olmaz yaşamakta.
Molière
Sayfa 22 - Türkiye İş Bankası
Akıllı kişi kendisine edilecek hakaretlerin üstündedir. Bu türden hakaretlere verilecek en güzel yanıt, ılımlı ve sabırlı olmaktır.
Molière
Sayfa 24 - Oda Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kibarlık Budalası
Baskı tarihi:
Aralık 2016
Sayfa sayısı:
136
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053328049
Orijinal adı:
Le Bourgeois Gentilhomme
Çeviri:
Berna Günen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Kibarlık Budalası
Molière [Jean-Baptiste Poquelin] (1622-1673): Clermont Koleji'nde Latin ve Yunan dili ve edebiyatı dersleri aldı. Hukuk öğrenimi gördü, 1641'de kabul edildiği barodan ayrıldı. Zamanını ve dehasını tiyatroya adadı. Ölene dek, yani otuz yıl boyunca tiyatro eserleri yazdı, yönetti ve temsillerde rol aldı. Klasik Fransız komedyasının kurucusu olarak kabul edilmesini sağlayan bir gelenek yaratmayı başardı. IV.Mehmet'in elçisi olarak Paris'e gelen ve görkemli bir törenle karşılanan Süleyman Ağa Fransız sarayının ihtişamına beklenen ilgiyi göstermeyince, XIV. Louis bu ilgisizliğin intikamını almak için Molière'e oyun sipariş eder. Ortaya gülünç bir Türk balesiyle sonlanan eğlenceli bir hiciv çıkar. Burjuva Mösyö Jourdain'in asilzade olma yolundaki umutsuz ve gülünç mücadelesini anlatan, XIV. Louis'nin en çok güldüğü Molière oyunu unvanını kazanan Kibarlık Budalası ilk kez 14 Ekim 1670'te Chambord'da, aynı yıl 28 Kasım'da ise, sarayda kralın huzurunda oynanmıştır.

Kitabı okuyanlar 286 okur

  • Aytaç Topuz
  • Alara Tanrıverdi
  • Kaan T
  • Sefa Erdal ÇELEBİ
  • Drkitapsever
  • beyza
  • Burak
  • KALEM CETVEL
  • Beyza
  • Şevval Karahan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.8
14-17 Yaş
%1.9
18-24 Yaş
%22.4
25-34 Yaş
%38.3
35-44 Yaş
%25.2
45-54 Yaş
%4.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%61.4
Erkek
%38.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%18.3 (15)
9
%24.4 (20)
8
%35.4 (29)
7
%14.6 (12)
6
%3.7 (3)
5
%0
4
%3.7 (3)
3
%0
2
%0
1
%0