Kibele'nin Yurdu Anadolu

·
Okunma
·
Beğeni
·
50
Gösterim
Adı:
Kibele'nin Yurdu Anadolu
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
2012
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnşa Yayınları
Elinizdeki kitap gündemden hiç düşmeyen "Kadın" konusuna mitolojik, teolojik ve sosyolojik pencerelerden göz atan, kah düşüncenin dar sokaklarında doğru adresi arayan, kah satır satır tüm yerleşik kabulleri doğrayan bir mefhumlar hercümecidir.

Yazar, "Kadın" eksenindeki eskizlerini hizaya sokarak okuzların takdirlerine tevdi ederken, gelenek ve modernizm arasında çırpınan kadının zihin dünyasına bir parça aydınlık getirebilmeyi umut etmektedir.

Kadınların sancılı serencamını izleyerek tefekküre ve vicdan muhasebesine dalabilmek için elinizdeki bu defne yaprakları birer ilham kaynağı olacak.

Bir defnenin dallarına kurulmuş ağaç evin penceresinden; annenizi, sevgilinizi, eşinizi ve kendinizi seyredeceksiniz...

Ah beyaz Müslüman, ah yorgun adam! Oysa ben, senin bir zamanlar sedirli odanın duvarlarını süsleyen, minik ellerini duaya kaldırmış küçük başörtülü kızım sadece. Senin sessizliğin sesime güç kattı sadece. Kalbimi sıkarak konuşmayı öğrendim. Bu yüzden kulaklarını tırmalar oldu kelimelerim.

Sen değiştiğin için değiştim Polatım, Alemdarım. Sen güneşe yatırdın bedeninin ama bronzlaşan hep bendim. Şimdi kırbacını avuçlarının arasında şaklatıp, "yorulduk" diyorsun.

Yıllardır, boğaza nazır Müslüman konakların beş yıldızlı mescitlerinden başka denizleri seyrediyorsun. Sarı buklelerini kenara ittirip yanaklarını okşadığın sekreterinden bir bardak su istiyorsun. 

Ve hiç kanmıyorsun, kanamıyorsun...
252 syf.
"Ve mütemadiyen dişlerini gösteren, hep mutlu mesut pozlarla kadrajlara görüntü veren nazeninlerimizin hemen hepsinin mendili ıslak. Şaşılacak bir durum yok aslında. Okumayan, düşünmeyi erkeklere bırakan, nesneleşmeye razı olan, eril aklın ürettiği dini hiç sorgulamayan, kültür endüstrisinin ortaya sürdüğü her ergumanı dişilik idealine bir saldırı sayan itaatkar kadınlar cemiyetinin birer neferi onlar.
"Cinsiyetinin gereğini yerine getirmek" saydığı gündelik esarete gönüllü razı olan birer cins-i latif onlar.
Kadınlarımız konformist, kadınlarımız modernist, kadınlarımız kapitalist, kadınlarımız pragmatist,  kadınlarımız hemcinslerine karşı sadist!
Biyolojisiyle birlikte psikolojisi de eril hegemonyanın biçerdöveriyle  katledilen kadın, aynalara gömülen kafasını kaldırıp, okumayı öğrenmeye başlayacak mı?
Kim bilir...
Umarım erkekler o zamana kendi kendilerine üremeyi keşfetmezler... "
Anadolulu çocuklar nasıl oldu da maço veya kabadayı gibi sözde erkekliğe matuf karakteristik özelliklerle donatılmış, özde ise yalnızca kadın düşmanlığı yapan çirkin figürlere dönüştürüldüler?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kibele'nin Yurdu Anadolu
Sayfa sayısı:
252
Format:
Karton kapak
ISBN:
2012
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnşa Yayınları
Elinizdeki kitap gündemden hiç düşmeyen "Kadın" konusuna mitolojik, teolojik ve sosyolojik pencerelerden göz atan, kah düşüncenin dar sokaklarında doğru adresi arayan, kah satır satır tüm yerleşik kabulleri doğrayan bir mefhumlar hercümecidir.

Yazar, "Kadın" eksenindeki eskizlerini hizaya sokarak okuzların takdirlerine tevdi ederken, gelenek ve modernizm arasında çırpınan kadının zihin dünyasına bir parça aydınlık getirebilmeyi umut etmektedir.

Kadınların sancılı serencamını izleyerek tefekküre ve vicdan muhasebesine dalabilmek için elinizdeki bu defne yaprakları birer ilham kaynağı olacak.

Bir defnenin dallarına kurulmuş ağaç evin penceresinden; annenizi, sevgilinizi, eşinizi ve kendinizi seyredeceksiniz...

Ah beyaz Müslüman, ah yorgun adam! Oysa ben, senin bir zamanlar sedirli odanın duvarlarını süsleyen, minik ellerini duaya kaldırmış küçük başörtülü kızım sadece. Senin sessizliğin sesime güç kattı sadece. Kalbimi sıkarak konuşmayı öğrendim. Bu yüzden kulaklarını tırmalar oldu kelimelerim.

Sen değiştiğin için değiştim Polatım, Alemdarım. Sen güneşe yatırdın bedeninin ama bronzlaşan hep bendim. Şimdi kırbacını avuçlarının arasında şaklatıp, "yorulduk" diyorsun.

Yıllardır, boğaza nazır Müslüman konakların beş yıldızlı mescitlerinden başka denizleri seyrediyorsun. Sarı buklelerini kenara ittirip yanaklarını okşadığın sekreterinden bir bardak su istiyorsun. 

Ve hiç kanmıyorsun, kanamıyorsun...

Kitabı okuyanlar 3 okur

  • Rukiye yaşa
  • Kübra
  • daisy

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0