Kibrit Çöpü Mezarlığı

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.023
Gösterim
Adı:
Kibrit Çöpü Mezarlığı
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
364
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051736204
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Ölüme fısıldayan adam öldüyse, kibrit çöpü mezarlığı neden boş?"

Öldüğü söylenen sevgilisinin cesedini bulamadığı için onun hâlâ yaşadığına inanan Yosun, gerçekleri öğrenebilmek için geçmişi eşelerken Bay K’den yardım ister. Ancak bu yolculukta öğrenebildiği tek şey, geçmişte duyduğu her şeyin yalan, bildiği tüm yalanların da eksik olduğudur.

İnsanlar, ölenlerin ardından, “Onu kaybettik,” diyor. Peki kaybedilen şeyin bulunma ihtimali her zaman yok mudur?

BENİ BUL.

Benim yaşamak istememe sebebim, bu dünyada değil, kafamın içinde yaşıyor oluşum… Dünya acımaz, kabul ediyorum… Ama siz bir de kafamın içini görün.
Sürekli gözümüze dürtülüp durulan bu kitabı biraz kitapçı da inceledim maalesef gene bir kağıt israfı daha.
Para kazanmak isteyen bir tane ergenin, hiç bir anlama gelmeyen saçma sapan cümlelerle anlamlı birşeyler anlatıyormuş gibi karaladığı bomboş bir kitap. Zaten hedef kitlesi de gene kendi yaşıtları, o yüzden olabildiğince gösterişli olmasına çalışılmış. Aslında gençlere okumayı sevdirir en azından diye olumlu bakmaya çalışıyorum ama yok valla yok, bununla okumayı sevenden de bir hayır gelmez. Dilerim genç arkadaşlarım binlerce müthiş kitap varken, bunun gibi edebiyatın canına okuyup, onu bir gösteriş metası haline getirenlere prim vermez.
Özetle; bir kafeye gidip yemek menüsünü okuyun bu kitaptan daha iyi, en azından fiyatları öğrenirsiniz
364 syf.
·3 günde·10/10
Selaam,

Bana kalırsa çok güzel bir kitaptı ve ilk kitapta aklımıza takılan hatta belki de dikkat etmediğimiz birçok şeyin cevabını bulacağımız bir kitap. Hiçbir sayfasını okurken sıkılmadım. Hatta öyle yerler geldi ki kitabı kapatıp biraz düşünüp sakinleşip öyle okumaya devam ettim. Gerçekten güzeldi. Ve beni üzdü. Baya baya. Üçüncü kitabını merakla bekliyorum...
Beklerken bunu birkaç defa daha okuyacağım.
Öncelikle kitabın lansmanını youtube da izleyip inanılmaz itici bulmuştum. Yazar olduğu iddia edilen kızımızın evlerden ırak halleri ve çevresine topladığı güruhla bir hayli mide bulandırıcılardı. Şekerim ancak ben yine de Şeyma Subaşı dahil hiçkimseyi okumadan yargılamama taraftarıyım. Çünkü önyargı ve hakkında hiçbir şey bilmeden yorum yapmak bence cahilliktir. Çünkü en mide bulandırıcı bulduğunuz kişi bile inanılmaz yetenekler sunabilir.

Bu duruşumu bozmamak adına kitabı bir kitapcafede masada buldum herhalde ya pr için bırakılmış ya da okuyup en az benim kadar nefret eden biri bırakmış öylece. Neyse kahvemi söyledim ve okumaya başladım. Daha ilk satırlara bakınca bile bu sayfaları israf eden kişinin bir edebiyatçı olmadığını anlayabiliyorsunuz. Son zamanlarda "Ben edebiyatçı değilim sadece kitap yazıyorum" şeklinde bir kafa türedi. Ayol bu nasıl bir zihin israfıdır. Edebiyatçı olmadan kitap yazıyorum demek yumurta kırmayı bilmeden aşçıyım demek gibi bir şey. Bu kız kendisini edebiyatçı sanıyorsa vah vah. Edebiyatçı değilim ama kitap yazıyorum diyorsa da ben bu kızın kitabını basan yayınevine acırım.

Kitap abuk sabuk bir ergenlik dışavurumundan ibaret. Karanlık yapılmaya çalışılmış ancak içine edilmiş bir melankoli. Cümleler kopuk. Anlatım tekniği yok. Yazım biçimi namına bir şey göremedim. Altmetin zaten aramak hayal olur. Zaman kiplerini bile yerli yerinde kullanmaktan aciz bir kızcağız kitap yazmaya çalışırsa ortaya böyle bir şey çıkar zaten. Almayın aldırtmayın bu kitabı. Türk edebiyatını koruyup kollamak isteyen varsa da kitabın bütün baskılarını rafta gördüğünüz yerde üstünü başka bir kitapla kapatın. Kesilen ağaçlara yazık...
364 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle bu kitabı alıp okumak isteyenler, kitap hakkında yazılan incelemeleri önemsemeyin. Çünkü herkesin zevk ve anlayışları farklıdır. Zaten öyle bir kitle var ki kitabı kötüleyip direk ergenlerin okuduğu bir kağıt masrafı olarak göstermekte. Oysa kitabın yaş kitlesinin büyük bir çoğunluğu 18in üzerinde. Bu böyle olmasa bile bir kitabı eleştirmek için “ Bu kitabı okuyanlar ergen.” veya “ Kitap ergenler için yazılmış.” gibi cümleler kurulmaz. Ergenlikle kitap okumanın hiçbir ilgisi yoktur.

Kitaba gelirsek, birinci kitabı okumadan Kibrit Çöpü Mezarlığı’ nı okumayın derim. Çünkü olaylar birbiriyle bağlantılı.

Her kitapta olduğu gibi bu kitapta da bazı yazım yanlışları ve anlatım bozuklukları var. Fakat bana göre kitabın içeriği gayet güzel.

Kitabın kendine çeken bir özelliği var. Karakterlerle empati kurarak okuduğunuz takdirde, kitabın ne kadar güzel olduğunu ve kitapta asıl anlatılmak isteyeni anlayacaksınız.

Son olarak, kitap anlaşılması kolay olan bir kitap değil. Kitabı okurken karakterlerin duygularına bürünmek sizi kitaba bağlayacaktır. Kitabı okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim.. Kitabı eleştirecek olanlar ise okur kitlesi yerine kitabın içeriğini eleştirsin lütfen.
364 syf.
·Beğendi
İlk kitapta aklımızda oluşan tüm soruları yanıtladı bu kitap.Çok anlamlı ve güzel kitap ilk kitapta olduğu gibi bu kitapta da çok ağladım. 3.kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.
364 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Soru işaretlerinin cevaplarının bulunması... Doğru bildiğimiz şeylerin yalanlanması ve asıl gerçekleri öğrenmemiz... Tüm tesadüflerin arkalarındaki sebepler... Geçmişin gerçek yüzü... Karakterlerin geçmişi...

Her şey ama her şey bu kitapta. İlk kitaba göre daha da çok sevdim ama özlediğim yerlerde oldu. Karakterlerin değişimi beni çok şaşırttı. 2. Kitap olduğu için pek de bir şey diyemiyorum. Ayrıca o son neydi ta öyle??? Gerginliğimi damarlarımda hissettim.

3. Kitabı merakla bekliyorum. Fazla bekletmez umarım.
364 syf.
·8 günde·7/10
Kitapta çok gereksiz detay vardı. Başlar gereksiz uzatılmıştı yani asıl merak ettiğimiz kısımlara bir türlü gelemedik. Biraz geçmişe göndermeler oldu, orada da biraz batırıldı ne yazık ki. Özellikle Levent karakteri daha derinleştirilmesi gereken ve merak edilen bir karakterdi. Bu kitapta daha çok Levent görmeyi isterdim, yargısız infaz edilmiş, yazık olmuş bir karakter yok yere yok edildi. Bay K meselesi çok sonradan düşünülmüş ve önceki kitapta hiç hissettirilmemiş bir konuydu. Yani sonradan senoryaya eklenildiği çok belli olan bu konuyu bu kadar kitabın merkezine oturtup, gözleri üzerine çekmek yerine daha sağlam ve dayanağı olan bir konuyu yerleştirmesi gerekirdi. Ve hissettiğim bir diğer detay, konular kitaba yayılmamıştı, sona sıkıştırılmıştı. Bu da kitabın başlarının gereksiz karakterler, detaylar ve konularla boğulmasını sağladı.

Kitabın sonunun ne yazık ki hiç bir etkileyiciliği yoktu. Bu kitap böyle bitmemeliydi, tüm kitap boyu ölümden bahsedip, büyük oynarken sonunu böyle tekdüze bitirmek bana biraz 3. kitabın çıkabilmesi uğruna, senaryoyu ve 2. kitabı çöpe atmak gibi geldi.

Ne olursa olsun, 3 yılın ardından geçmiş ben’e ve Yosun ve Özgür’e dokunmak, onları hissetmek benzersiz bir his. 3. kitap çıktığında da aynı şekilde hissedeceğim. Çünkü gerçekten insanın yıllar önce içinden bir şeyler bulaştırdığı karakterleri, kitapları, insanları içinden, zihninden, hayatından çekip, çıkartıp, atıp kurtulması çok zor oluyor. O hissi tatmak ve eski sana dokunmak bedeni olan evinde hissetmek ve huzura kavuşmak için gidip Kibrit Çöpü Mezarlığı bile okuyor.
364 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Her boş anımda elim kitaba gitti o kadar güzeldi ki keşke sonu öyle bitmeseydi.
Onların aşkı o kadar kutsal ki gözümde bir daha hangi kitabı olursam okuyayım böyle hissedemeyecekmişim gibi geliyor.
364 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle bir ÖFA değil,malesef.Ama kurgusu yine harika.Karakterlerimiz değişmiş biraz.Olaylar farklı boyut almış.Özgürün kendi kafasında verdiği savaş,diğer yandan Yosunun "hayatta kalma savaşı"kitabı 2'ye bölüyor.Tasarım olarak da yansıtılmış zaten.İlk kitabı okumayanlar için bir şey ifade etmez bence.Ama dediğim gibi güzel toparlanmış olaylar.Çok ince detaylar vardı.Sürekli tahmin edemem beni sevindirdi aslında.Bu yazarın başarısı çünki.Sonu harikaydı ilk kitaba göre.Bu hikayenin sonu nasıl biter tahmin edemiyorum.Ede bilen var mı?Yine güzel alıntılar var ama "balık/tilki/okyanus/yalan söyledimler"malesef yok derecedeydi.Düşündüğüz zaman çok iyi konulara değiniyor aslında bu yüzden 10puan)
Bir duygu fahişesiydim. Yüzüme takındığım en hüzünlü ifadeyle yolda durmuş duygu satıyordum ama kimse almıyordu. Ben bundan ibarettim işte. Çocukken yaptığım gibi. Beş dakika ilgi için bir yerlerimi incitirdim. Beş dakika sonra yalnız kalacağımı bile bile... Büyüyünce sanki bedenimi değil, duygularımı incitmeye başlamıştım. İğrenç bir alışkanlıktı.

İşte yine ben... İnsanların duygularını kullanan bir duygu taciri.
***
Dünyanın bana üzülüp ardımdan yas tutmasını diliyor ve bunun için belki de defalarca ölmeyi diliyordum.
Acıya alışık olması, acımadığı anlamına gelmez. Sadece acısını belli etmemeyi iyi bildiği anlamına gelir.
"Banyoya geçip aynanın önünde ellerimi saçlarımda gezdirdim. Ellerime batacak kadar kısaydılar. Elimdeki peruk ise onun aksine upuzundu. Tıpkı yıllar önceki gibi... Özgür'den bile önceki gibi... Özgür'den öncesi varmış gibi..."
Büşra Yılmaz
Sayfa 31 - Epsilon Yayınevi Yosun karakteri

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kibrit Çöpü Mezarlığı
Baskı tarihi:
Eylül 2019
Sayfa sayısı:
364
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051736204
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınevi
Ölüme fısıldayan adam öldüyse, kibrit çöpü mezarlığı neden boş?"

Öldüğü söylenen sevgilisinin cesedini bulamadığı için onun hâlâ yaşadığına inanan Yosun, gerçekleri öğrenebilmek için geçmişi eşelerken Bay K’den yardım ister. Ancak bu yolculukta öğrenebildiği tek şey, geçmişte duyduğu her şeyin yalan, bildiği tüm yalanların da eksik olduğudur.

İnsanlar, ölenlerin ardından, “Onu kaybettik,” diyor. Peki kaybedilen şeyin bulunma ihtimali her zaman yok mudur?

BENİ BUL.

Benim yaşamak istememe sebebim, bu dünyada değil, kafamın içinde yaşıyor oluşum… Dünya acımaz, kabul ediyorum… Ama siz bir de kafamın içini görün.

Kitabı okuyanlar 83 okur

  • Elif1903kartal
  • Laranur Uzun
  • Zehra Elmalı
  • Zeynep Ay
  • heybarbiyy
  • Zuzu
  • Duru pamuk
  • N.B
  • Seçkin Öğrtmen
  • Maria Çeri

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48.8 (20)
9
%14.6 (6)
8
%9.8 (4)
7
%2.4 (1)
6
%4.9 (2)
5
%4.9 (2)
4
%0
3
%2.4 (1)
2
%0
1
%12.2 (5)

Kitabın sıralamaları