Kibritçi Kız (Andersen Masalları)Hans Christian Andersen

·
Okunma
·
Beğeni
·
6.763
Gösterim
Adı:
Kibritçi Kız
Alt başlık:
Andersen Masalları
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
16
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054439935
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Little Match Girl
Çeviri:
Zeynep Atayman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Soğuk bir Noel arifesinde, kentin caddelerinde herkes eğlenirken küçük kız onları seyredip kendi kendine eğleniyordu. Küçük kız kibritçidir. Kutu ile kibrit satar. O soğuk havada insanlar eğlenirken küçük kız hayatın acımasızlığını, yoksulluğu tatmıştır. 
(Arka Kapak)
Buğlem ve Kibritçi Kız

Küçük çocuk, o gün yine neşeli ve mutlu şekilde annesi ve babasıyla sabah kahvaltısını yapıyordu. Henüz altı yaşında olmasına rağmen ailesi tarafından birçok şeyle tanıştırılmıştı. Ailesi çocukları üzerinde duruyor, bir dediğini iki etmiyordu. Kızlarını daha okula başlamadan şehrin en güzel kreşlerine göndermişlerdi. Okula başlama yaşı geldiğinde ise uzun soluklu bir süreç oldu. Anne ve baba aylarca şehrin en güzide okullarını araştırdılar. En son şehrin en pahalı ve en güzide okuluna kaydı yapıldı. Okula gittiği kıyafetler türünün en kaliteli kumaşlarından yapılıyor, araştırılıp en sağlıklı yiyecekler ile besleniyordu. Buğlem’in ailesinin diğer zengin ebeveyneler bir artısı daha vardı. Çocuklarına paranın alabileceği değerlerin yanında paranın satın alamayacağı değerlerde öğretilmeye çalışılıyordu. Günümüzdeki ailelerin en büyük eksiği olan evladına zaman ayırma konusunda da baya başarılı sayılılardı. Çünkü anne ve baba işten arta kala zamanlarını kızlarına ayırmakla kalmıyor. İşlerini kızlarına zaman ayırmak için aksatıyorlardı. Buğlem’in her şeyi dört dörtlüktü. Her şey çok mutlu ve huzurlu gidiyordu.

Pazar günü yapılan kahvaltıdan sonra Buğlem babasının yanına gitti:
- Baba, bugün hava çok güzel. Lütfen hep beraber parka gidelim.
Babası düşünmedi bile. Kızı ondan bir şey istediğin anda hemen yerine getirmeyi kendine alışkanlık haline getirmişti.
- Tamam kızım, annene söyle hemen hazırlansın çıkalım.
Buğlem heyecan ve sevinç içinde koşarak annesine haber verdi. Anne, baba ve Buğlem hep birlikte hazırlanıp parkta piknik yapmaya gittiler. O zamanların en güzel ve şık tarzda tasarlanmış arabalarına bindiler.

Yolda sevinç ve neşe içinde ilerliyorlardı. Şehrin en işlek caddelerin birinde kırmızı ışıkta durdular. Arabaya doğru küçük bir kız çocuğu geldi. Küçük kız çocuğu; Buğlem’in yaşlarında, esmer olan yüzü kirden daha esmerleşmiş, kulakları soğuktan kıpkırmızı hale gelmiş, burnundan hafif su damlayan, yüzü gözü kir içindeydi. Soğuktan titreyen elleriyle elindeki siyah poşetinden bir mendil çıkarıp arabanın şoför koltuğunda oturan kişiye uzattı. O esnada Buğlem iyice yüzünü buruşturdu. Kıza bakarak içinden: “ Ne kadar da kirli ve pasaklı bir kız.” diye geçirdi. Babası camı indirdi, kızdan mendili aldı, cebinden çıkardığı elli lirayı kıza uzattı. Çingene kızı parayı aldığı gibi şok oldu. Beyni bunun doğru olabileceğini kabullenemedi. Adam kıza baktı baktı. Kızın yüzünde sevinçten güller açıyordu. Daha önce hiçbir insanı bu kadar sevindirdiğini hatırlamıyordu. Çingene kızı ise bu kadar yüksek miktarda bir para aldığı için değil, bu soğuk havada eve erken gidecek ve aç olan annesine yemek parası getirebilecek diye seviniyordu. Yeşil ışık yandı araba yavaş yavaş ilerlemeye başladı. Camı kapatan baba eşine dönerek: “Gördün mü gariban kız ne kadar sevindi.” dedi. Anne de kızın sevincine ortak olmuş onun da yüzünde güller açıyordu. Kocasının omuzunu sıvadı. “İyi ki camı indirip parayı verdin.” dedi. Karı ve koca bu mutlu anın sefasını sürerken bu mutlulukların meyvesi olan Buğlem babasına seslendi: “Baba o mendili niye aldın? O kızdan arabamıza pislik bulaşacak. Iyyyy midem bulandı o kızdan.” dedi. Anne ve baba dona kaldılar. Yıllardır özenle büyüttükleri Buğlem’ den böyle bir söz duymayı asla ve asla beklemiyorlardı. Babasının beyni zonkluyordu. Sanki arabada nefes alamaz duruma geldi. Arabayı kenara çekti camı açtı. Dışarıdan gelen temiz hava ile biraz ferahladı. Sonra kızına dönüp ne dediğini tekrar sordu. Buğlem az önce söylediklerinin üzerine daha da ekleyip konuştu. Babası ile annesi Buğlem’e durumu anlatmaya çalıştılar fakat bir türlü muvaffak olamadılar. En iyisi üstüne gitmemek diye düşündüler. Fakat bu sorunu mutlaka aşmaları gerekiyordu. Çünkü özenle büyüttükleri yavruları insanları küçümseyen ve kibirli biri olarak karşılarına çıkmıştı. Uzun bir süre düşündükten sonra okuldaki öğretmenlerine danışmaya karar verdiler.

Öğretmen meseleyi iyice dinleyip analiz ettikten sonra elini kitaplığa uzatıp “Kibritçi Kız” kitabını alıp, anneye uzattı. “Bu kitabı ailecek okuyup birlikte değerlendirme yapmanızı istiyorum.” dedi. Anne ve baba durumu pek anlayamadılar. Hocadan Buğlem’i karşılarına alıp konuşmasını ona nasihat vermesini bekliyorlardı. Hoca bunu yapmamış onlara bir kitap vermişti. Bu şaşkınlık içinde baba tekrar içeri girip hocaya durumu tekrar sordu: “Hocam biz sizden nasihat vermenizi bekliyorduk ama siz kitap verdiniz.” dedi. Hoca: “Ben nasihat verme yerine Buğlem’e bir arkadaş verdim. Bence biran önce gidip Buğlem’i arkadaşı ile tanıştırın” dedi.

O akşam evde hep beraber “Kibritçi Kız” masalı okundu. Kibritçi Kız da tıpkı yolda gördükleri çingene kızı gibi soğuk havada satıcılık yapıyordu. Mendil yerine kibrit satıyordu. Soğuktan baya üşümeye başlayınca kibritleri yakıp ısınmaya çalışmış fakat kibritler onu ısıtamamış ve Kibritçi Kız soğuktan donarak ölmüştü. Masal bitmişti… Buğlem, gözleri dolu bir şekilde: “Baba Kibritçi kız öldü mü?” diye ağlamaya başladı. Ağladı ağladı. Daha sonra annesine döndü: “Anne, demek ki baba geçen gün yolda karşımıza çıkan mendil satan kıza para vermese oda soğuktan donarak ölebilirdi.” dedi. Anne ve baba o an hocanın ne düşündüğünü çok iyi anladılar… Yüzlerinde tebessüm oluştu. İçlerinden hocaya çok teşekkür ettiler. Anne o an Buğlem’e: “Peki kızım sana bir soru; O mendil satan kızın da annesi ve babası var demi?” “Evet”. “Peki, o anne ve baba senin anne ve baban olsaydı, şimdi o kız yerinde sen mendil satıyor olacaktın demi?” dedi. Buğlem düşündü ve cevap verdi. Daha sonra baba katıldı konuşmaya, bu konuşma yatma saatine kadar sürdü. Günün sonunda Anne, baba, Buğlem ve Kibritçi Kızımızın arkadaşça konuşmaları ile gereken dersler alındı…
Çok şükür Buğlem için geç kalınmamıştı.

Kibritçi kız kitabını kesinlikle tavsiye ediyorum. 1. Ve daha alt sınıftaki çocuklar için büyük boy resimli çok güzel kitaplar mevcut. Onlar alınıp aile içinde birlikte okunulup üzerinde konuşulmalıdır. Özellikle baba ve annenin çocuğa: “Bu konuda senin fikrin nedir?” gibi sorular yöneltip onları konuşmaya dâhil etmeleri gerekir.
2. ve 3. sınıflar büyük boy resimli kitabı tek başlarına okuyabilirler. 2. Sınıf için ebeveyn gözetimi daha iyidir diyebilirim.
4. ve 5. Sınıflar için daha sade ve küçük boy tarza basılmış kitaplar mevcuttur. 6. Sınıf ve daha üst seviyedekiler için bu tarz masalların tek kitapta tonlandığı güzel basımlar mevcuttur.

Aile boyu iyi okumalar… :)
"Kibritçi Kız" Andersen'ın en acıklı masalı diyebilirim. Çocukluğumda okuduğumda çok etkilenmiştim. Ailesine katkıda bulunmak için kibrit satan küçük bir kızın acıklı hikayesinin anlatıldığı bir kitaptır "Kibritçi Kız". Yeni nesil çocuklarının mutlaka okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum, özelliklede bilgisayar başından kalkmayan, elinden telefonu düşürmeyen çocukların okuyup ders çıkarabileceği nitelikte bir kitap..
Kibritçi kız kitabı çocukluğumun kitabı diyebilirim.Bir kaç sayfayla yazar insana vermek istediğini göstermiş ve çokta başarılı olmuş.kibrit dediklerinde aklına ne gelir diye sorsalar Kibritçi kız derim.Ya kaç kişi onun gibi hayatı daha önce tatmış?küçük yaşta bir çocuk üstelik sonra "Bu hayat dedikleri nedir ya?" İşte budur.soğukta kibrit satmak ve soğukta ölmek.gerçekten hayatınız değerini bilin...
Çok güzel bir kitap.Ama keşke biraz daha uzatılsaydı mesela kibritçi kız daha sonra kibritleriyle meşur olsun herkes ondan kibrit alsın ve o sattığı kibritlerle güzel bir hayat ve güzel bir gelecek kursaymış diyorum ama ne yazık ki söyediğim gibi olmuyor.Kibritçi kız o hayeller arasında ölüyor....
Hala küçük yeğenimle çizgi filmini izlerken gözlerim dolar. Çocukluğumun en hüzünlü kitaplarındandır. Keşke her hikaye güzel sonla bitse...
Malesef su anki suriye durumundan dolayı sokak ve caddelerde binlerce kirbitci kız var
Kitaba gelecek olursak el bebek gül bebek büyüyen çocuklarınıza okutunuz ve hayatın zorluklarını bir an içinde olsa empati aracılığıyla tanisinlar
O akşam evde hep beraber “Kibritçi Kız” masalı okundu. Kibritçi Kız da tıpkı yolda gördükleri çingene kızı gibi soğuk havada satıcılık yapıyordu. Mendil yerine kibrit satıyordu. Soğuktan baya üşümeye başlayınca kibritleri yakıp ısınmaya çalışmış fakat kibritler onu ısıtamamış ve Kibritçi Kız soğuktan donarak ölmüştü.
yıllar önce okuduğum ama dün gibi aklımda olan kitap. bence çocuk kitapları her zaman mutlu sonla bitmeli. çocuk kalbinde hüzne yer olmamalı. sonunda kibritlerin bitip de küçük kızın derin uykuya geçiş halini anlatan satırları hala üzüntüyle hatırlarım. benim hayalimde kitap öyle bitmiyor. kız tam uykuya dalarken oradan geçen bir hayırsever onu fark edip evine götürüyor :)
İlkokul dönemimde okuduğumda, beni derinden etkileyen bir kitaptı. Soğuk sokaklarda kibrit satarak ailesine katkıda bulunmaya çalışan, yoksul küçük kızın hazin hikayesi.
kibritçi kız soğuktan titreyen ellerini avuşturup ısıtmaya çalışırken asıl üşüyen yüreğini ve içine akıttığı gözyaşlarını saklamaya çalışıyordu. hissetmediği elleri ile tuttuğu kibritler fırtınanın oyununa gelip saçıldı .

tek son bir kibrit kalmıştı küçük kızın elinde. sıkıca tuttu küçük kız ve yaktı son kibritini o unuttuğu sıcaklığı son bir kez hatırlayabilmek ve belki yüreğindeki ayaza son verebilmek için.
rüzgar yine yaptı yapacağını son umudunu da söndürdü küçük kızın.. ölüm gelip küçük kibritçi kızı o bilinmeyen yolculuğuna çıkarırken geride kalan vücudu bir tebessüm gösteriyordu. kimbilir belki ölüm herkesin sandığının tersidir, soğuk değil sıcaktır...
Kibritçi Kız benim dostumdu. Çocukluğumun kitabıydı bu kitap. Çok severdim bunu okumayı,kaç kere okudum kaç kere ona buna anlattım hatırlamıyorum bile.
Kısa bir çocuk kitabıydı. Her okuduğumda kibritçi kıza üzülür, o karların içinden onu almak isterdim. Çocuk aklı işte. Onu kendime dost edinmiştim, o karların içinde kibriti çekine çekine yakıp ısınmaya çalışırken, ben her sönen kibriti için ayrı ayrı üzülürdüm. Ne kadar güzeldi. Çok naif bir öyküydü, kendiniz de okuyun, yavrularınıza da okutun, mutlaka öneriyorum..
kibritçi kız soğuktan titreyen ellerini avuşturup ısıtmaya çalışırken asıl üşüyen yüreğini ve içine akıttığı gözyaşlarını saklamaya çalışıyordu. hissetmediği elleri ile tuttuğu kibritler fırtınanın oyununa gelip saçıldı . 

tek son bir kibrit kalmıştı küçük kızın elinde. sıkıca tuttu küçük kız ve yaktı son kibritini o unuttuğu sıcaklığı son bir kez hatırlayabilmek ve belki yüreğindeki ayaza son verebilmek için. 
adi rüzgar yine yaptı yapacağını son umudunu da söndürdü küçük kızın.. ölüm gelip küçük kibritçi kızı o bilinmeyen yolculuğuna çıkarırken geride kalan vücudun sureti ufak bir tebessüm gösteriyordu. kimbilir belki ölüm herkesin sandığının tersidir, soğuk değil sıcaktır...
Büyükannesi: “Bir yıldız düştü mü, bir insanın ruhu gökyüzüne yükselir“ demişti...
Zavallı kız ısınmak için bütün kibritlerini yakmış dediler… Bu kibritlerin alevinde onun ne düşler gördüğünü bilemezlerdi ki.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kibritçi Kız
Alt başlık:
Andersen Masalları
Baskı tarihi:
Ağustos 2011
Sayfa sayısı:
16
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054439935
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Little Match Girl
Çeviri:
Zeynep Atayman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bordo Siyah Yayınları
Soğuk bir Noel arifesinde, kentin caddelerinde herkes eğlenirken küçük kız onları seyredip kendi kendine eğleniyordu. Küçük kız kibritçidir. Kutu ile kibrit satar. O soğuk havada insanlar eğlenirken küçük kız hayatın acımasızlığını, yoksulluğu tatmıştır. 
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 1.854 okur

  • Delta Aquarids
  • Sozdar Atan
  • Seda Aksoy
  • Yasemin Kurt
  • BÜŞRA ÇİL
  • Birsen Kurt
  • küçükdünya
  • Eyüp Akça
  • Hasan Karataş
  • Drkitapsever

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%7.5
18-24 Yaş
%32.3
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%19.7
45-54 Yaş
%8.9
55-64 Yaş
%1.4
65+ Yaş
%1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%82.4
Erkek
%17.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%35.4 (87)
9
%22.8 (56)
8
%16.3 (40)
7
%12.6 (31)
6
%5.3 (13)
5
%2.8 (7)
4
%2 (5)
3
%1.6 (4)
2
%0.8 (2)
1
%0.4 (1)

Kitabın sıralamaları