Kılıçların Fırtınası - Kısım 2 (Buz ve Ateşin Şarkısı 3. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.399
Gösterim
Adı:
Kılıçların Fırtınası - Kısım 2
Alt başlık:
Buz ve Ateşin Şarkısı 3. Kitap
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944825344
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Storm of Swords
Çeviri:
Sibel Alaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayıncılık
George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.
Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür.

Zengin bir hayal dünyasının ürünü... boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden.
-Publishers Weekly-
Bence inanılmaz heyecanlı ve çok sürprizliydi (!)

Herşey kaldığı yerden ‘daha tuhaf’ ilerliyor. Bu kitabın can alıcı noktaları Kızıl Düğün, Joff suikasti ve Stannis’in Sur çıkartması.

Tamam, Robb ve özellikle Catelyn’den her ne kadar haz etmesem de bir düğünde vahşice katledilmeleri bana bile ağır geldi. Yazar, okuru o kadar usturuplu şaşırtıyor ki kitabın en son sayfasında buna tam kanaat getirdim.

Ölümlerin bazen insana ne kadar iyi hissettirebileceğini de Martin bize Joffrey’i geberterek öğretiyor. Kendi düğününde yavaş yavaş, kıvrana kıvrana can veren Joff’la ilgili o satırları okumak bana, “oh bee” dedirtti, içimin bütün yağları eridi.

Kabağın benim favori Lannister’ımın (Tyrion) başına patlaması, Sansa’nın yağmurdan kaçıp doluya tutulması, ve zincirleme bir sürü şey. Karizmatik Tyvin de evlat kurbanı oldu. Haketmek için baya çaba da sarfetti üstelik.

Stannis, Sur’un çağrısına El’i sayesinde ilk cevap veren kulak oldu. Öyle bir noktada savaş yerine intikâl etti ki bütün seyiri değiştirdi. Ve elbette hiçbir iyiliğin karşılıksız olmadığını da bizlere hatırlattı.

Hiç değinmediğim başka bir konudan bahsetmek istiyorum, çeviri.
Okumayı bu kadar keyifli hâle getiren çok önemli bir unsur.
Sibel Alaş o kadar ustaymış ki, aynı anlama gelen başka kelimeler mevcutken, o hiç duymadığımız veya kitabın özgünlüğüne uyacağını düşündüğü bazı eski kelimeleri (çoğu Arapça kökenli) araya serpiştirerek bizlere öğretmekten de geri durmamış.
Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Bana öğrettiği birkaç kelime:

Behemehâl = herhalde, ne yapıp yapıp, mutlaka
Defaten = ansızın, bir kerede
İrtikab = bekleme, gözleme
Salahiyet = yetki
...
Okuduklarıma inanamıyorum.Böyle hayat sürmeleri felaket.ilginç öldürme yöntemleri,ilginç ilişkiler.Bu kitap güzeldi.Son dört kitabı okumayı merakla bekliyorum.
Taht Oyunları-Buz ve Ateşin Şarkısı III.. Kılıçların Fırtınası.. Her bir kısım minimum 600 sayfa. Ikinci seri bittiğinde, ilk kitabı okumasanız bile bu seride ilkiyle ilgili net bilgiler olduğundan konuya adapte olabilirsiniz demiştim ama Kılıçların Fırtınası'nda yine ilk iki seri kitabıyla ilgili bilgi olmasına rağmen, onları okumadan konuya yabancı kalırsınız. Bu seriden ilk ikine göre çok daha fazla keyif aldım. Yazar o kadar güzel kurgulamış ki; sanki atmosferin içindeymiş gibi hepsini hissediyorsunuz. Karakterler o kadar içinize işliyor ki onlara karşıt karakterlerden nefret ederken buluyorsunuz kendinizi. Tam bu kadarı da olamaz derken bir on katını daha yaşatıyor ve hiç yadırgamıyorsunuz. Elimden düşüremedim diyebilirim. Serinin ilk kitabındaki favori karakterlerim Arya ve Jon'a, Brandon eklenmişti. Şimdi onlara Catelyn ve Samwell eklendi ve Jamie de sanırım favorilerim arasına girmek üzere..
Serinin şu ana kadar okuduğum kitapları arasında kesinlikle en heyecanlısı. 600 sayfayı heyecanla hüzünle okurken finalinde ki yaklaşık 10 sayfa beni benden aldı deli gibi gaza geldim diyebilirim. Kitabın ilk kısmında ki yorumumda istediğim gibi George R.R. Martin artık okuyucuya sürprizler yapmaya başlıyor. Sonraki kitapları düşünemiyorum gerçekten. Kesinlikle bu seriye başlayın dizisini de izleyin pişman olmayacaksınız. Doğa üstü olaylar yok denecek kadar az olsa da iyi bir fantastik edebiyatı olabileceğinin iyi bir örneği.
İhanetlerin yaşanmaya başladığı, derin stratejik hamlelerin yapıldığı ve uzak diyarlarda tüm bu kavgadan uzakta varolma kavgası veren başka bir taht varisinin kendi benliğini kazandığını gördüğümüz 2. kitabın 2. kısmı.
Özellikle son 100 sayfa su gibi aktı gitti. Hele sonunda verilen "son" bölüm çok güzeldi.
Heyecanın Tavan yaptığı inanılmaz bir kitap. Su gibi akıp gidiyor kelimesinin karşılığıdır benim için.
Dizisini izleyip kitaplarını okumayanlar çok şey kaybediyor.
Savaş ve karakterler şekillenmeye devam ettikçe kelimelerin gerçek anlamları ve cümlelerin altında yatan sessiz manalar ortaya çıkıyor. İhanetler artıyor ve bununla birlikte 'taht oyunları' devreye giriyor. Heyecan dozunun arttığı Kısım II'de ölümler yüzümüze tokat gibi çarpmaya devam ediyor. Martin ise profesyonelliğini konuşturuyor.
İlk iki kitap bu kitaba hazırlık olarak yazılmış sanki, konuya ve karakterlere ısındırıp tam gaz coşmuş George Martin. O kadar sürükleyici, akıcı ki neredeyse rüyamda bile okudum desem yeridir.
600 sayfa çok gibi dursa da sayfaları hızla geride bırakıyorsunuz konuya kendinizi kaptırdığınızda. Kitap ne tamamen fantastik, ne tamamen dram ne de tamamen savaş. Hepsinden az az var içinde.
O kadar çok şey oldu ki yeri geldi ohh çektim, yeri geldi hüzünlendim. Hatta daha çok hüzünlendim diyebilirim. Catelyn, Robb, Arya, Jon, Tyrion,Sansa ve hatta Jaime için içim cız etti.
Bu seride en çok sevdiğim şey karakterlerin kusursuz iyi ya da tamamen kötü olmaması. ( Bir kaç karakter istisna olarak. ) İyilerin hataları varken, kötü diye düşündüğümüz karakterlerin ya geçerli bir sebep yüzünden bu hale geldigini keşfediyoruz ya da öyle bir şey yapıyor ki yaptığı kötü şeyi affedebiliyoruz.
Ne yazsam da süprizli, şaşırtmalı bölümlerin verdiği etkiyi tarif etsem bilemedim. Serinin kalan kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Yazarın mükemmel anlatışı ve romanın geçtiği mükemmel evren çok güzel anlatılmış, serinin diğer kitaplarını da okuyacağım. Herkese tavsiye ediyorum fevkalade bir roman.
Sana gelmek için bin fersah yol aştım ve yolda en iyi parçamı kaybettim. Bana gitmemi söyleme.
Biz özgür insanlar, siz diz çökenlerin unuttuğu şeyleri biliriz.
Bazen en kısa yol, en güvenli yol değildir Jon Kar.
Sessizlik ve fısıltıyla geçen bunca yılın ardından, beni sevdiğinde çığlık atmak niyetindeyim.
Joffrey, düşmanların sana meydan okuduğunda onlara kılıç ve ateşle karşılık verirsin. Ama senin önünde diz çöktüklerinde onların tekrar ayağa kalkmasına yardım edersin. Aksi takdirde bir daha hiçbir adam sana diz çökmez.
Ve ‘Ben kralım’ diyen bir adam, gerçek bir kral değildir. Aerys bunu asla anlamadı ama sen anlayacaksın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kılıçların Fırtınası - Kısım 2
Alt başlık:
Buz ve Ateşin Şarkısı 3. Kitap
Baskı tarihi:
Mayıs 2012
Sayfa sayısı:
600
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944825344
Kitabın türü:
Orijinal adı:
A Storm of Swords
Çeviri:
Sibel Alaş
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayıncılık
George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor.

İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir.
Diyarda sükûnet, Yedi Krallık'ın kılıçların fırtınası ile sarsılmasıyla mümkündür.

Zengin bir hayal dünyasının ürünü... boyutuyla çağdaş fantastik edebiyatın ümit verici örneklerinden.
-Publishers Weekly-

Kitabı okuyanlar 778 okur

  • Deniz
  • belki son defa
  • Burak Ögüt
  • Thwerkle
  • Ahmet Keleş
  • Onur GÜLHAN
  • Emin Önder
  • Sevgi Gökçe
  • Doğukan Tufan
  • Ebru ÖNDERSEV

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%3.5
18-24 Yaş
%27.2
25-34 Yaş
%35
35-44 Yaş
%20.8
45-54 Yaş
%7.1
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.7
Erkek
%54.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%55.4 (133)
9
%29.2 (70)
8
%10 (24)
7
%2.9 (7)
6
%0.8 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%1.7 (4)

Kitabın sıralamaları