1000Kitap Logosu
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken

Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken

Dört Osmanlı: Yeniçeri, Tüccar, Derviş ve Hatun

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

200 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 5 sa. 40 dk.
Adı
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Alt başlık
Dört Osmanlı: Yeniçeri, Tüccar, Derviş ve Hatun
Basım
Türkçe · Türkiye · Metis Yayıncılık · Ekim 2009 · Karton kapak · 9789753427067
Cemal Kafadar bu kitapta bir araya getirdiği dört denemede, on altıncı ve on yedinci yüzyıllar Osmanlı dünyasından dört kişiyi ele alıyor: Babasından kalan arazi üzerindeki haklarını korumak için divan-ı hümayuna başvuran Mustafa adlı Yeniçeri; İstanbul'da günce tutan Seyyid Hasan adlı derviş; Tıcaret için gittiği Venedik'te ölen Ayaşlı Hüseyin Çelebi; rüyalarını kaleme alarak şeyhine mektupla gönderen ve bu yolla irşad edilmeyi bekleyen Üsküplü Asiye Hatun. Yazıların her biri ampirik malzemeye, Kafadar'ın arşivlerde ve yazma kütüphanelerinde bulduğu kaynaklara dayanıyor, ancak tarihçinin "uzak gözlüğü" saydığı yöntem, paradigma ve felsefe sorunlarıyla da uğraşıyor. Osmanlı tarihi konusundaki ezberlerimizi bozarak, yeni baştan düşünmeye davet eden bir kitap.
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 50.0
Erkek
% 50.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.5
10 üzerinden
78 Puan · 21 İnceleme
200 syf.
·
4 günde
·
Puan vermedi
"tarih, yok olanla değil bir zamanlar var olanla ilgilidir. "
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
..........bilmem kim varmis?:) kitabii tammm baska bi kafayla dusunmustum,okuyunca sok olmadim degil,ne okudum acaba diye sasirmadim degil:)
Cemal Kafadar
Cemal Kafadar
in 1986-94 seneleri arasında yayımlanmış dört makalesinden oluşan kitabıdır... "bu kitapta okuyacağınız yazıların her biri şaşkınlık ürünüdür."(
Cemal Kafadar
Cemal Kafadar
)valla ben bol bollll sasirdimmm) Megerse kitabin ismi
Karacaoğlan
Karacaoğlan
in bir koşma türünde bir eserinden, bir dize. "sual eylen bizden evvel gelene kim var imiş biz burada yoğiken" kitabın giriş bölümünde harika bir tespit yapmış Cemal Kafadar: "tarih, yok olanla değil bir zamanlar var olanla ilgilidir. nitekim karacaoğlan da 'kim var imiş' diye sorar, onların kanlı canlı insanlar olduklarını hatırlatacak şekilde, şimdi yok olduklarını değil bir zamanlar var olduklarını ifade ederek. dönüp seyir ettiğimiz zamanlar için bir yokluk söz konusu ise, o bizim yokluğumuzdur, anlama çabasıyla telafi etmeye çalıştığımız yokluğumuz. 'onlardan sonrası' olduğumuzun ve bir de 'bizden sonrası' olacağının bilinciyle, yani bugüne ait ve geleceğe dönük bir perspektifle anlamağa çalıştığımız birileridir mazinin insanları. yunus gibi ölüm gerçeği ve ahiret üzerine düşünmek isteyenler felsefeye yönelse gerektir, karacaoğlan gibi hayat ve dünya üzerine düşünmek isteyen ise tarihe...".. bireysel tarihe odaklanması bakımından cok farklı bir kitaptır. ayrıca her makale farklı bir ön yargıyı, ön kabulü yıkmaktadır. eserin ilk makalesinde Kanuni döneminde de yeniçerilerin mal edinebilme haklarının olduğunu görüyoruz. türkler dış dünyadan nefret eder, korkarlar, bu yüzden ülke dışına çıkıp ticaret yapmazlardı." diyenler için venedikte ölen bir türk tüccarın mallarının ve parasının iadesi sorunu ile ilgili kayıtları yayınlamıştır. bir ön kabulde böylelikle yıkılmıştır. "türkler için bireysel kayıtlara ulaşamazsınız, barbar türk halkı kayıt tutmazdı" ön kabulü de bir dervişin günlük benzeri defteri ve bir hatunun rüya defteri ile yıkılmıştır..
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Okuyacaklarıma Ekle
200 syf.
·
2 günde
·
10/10 puan
"Osmanlı tarihini hazmedebilmiş değiliz."
Kitap ismini Karacaoğlan'ın dizelerinden almış. Karacoğlan der ki bakın olana Ömrümün yarısı gitti talana Sual eylen bizden evvel gelene Kim var imiş biz burada yoğ iken Sizce de, şimdi yoklar değil de, bir zamanlar vardılar düşüncesini vurgulayan dizeler değil mi bunlar? Ne anlamlı, ne zarif bir seçim. Harvard’da Osmanlı Tarihi dersleri veren, Dünya’nın tanıdığı sayılı Osmanlı tarihçilerinden Prof. Dr. Cemal Kafadar şöyle demiş: “Benim asıl meselem Osmanlı’nın şu ya da bu tarafını örnek almak yerine Türkiye’nin tarihiyle barışık bir şekilde yaşayan bir toplum olması. Osmanlı tarihini hazmedebilmiş değiliz. Sanki geçmişimizle ilgili bir fazlalık. Barışamadığımız bir dönem; fazla gurur duymak da barışamamanın alametidir bence. Helalleşemediğimiz bir dönem. Bitti Osmanlı tarihi. O noktayı da koyamadık. Miras başka şey.” Söyleşisinden aldığım bu cümleleri okuyunca, doğrusu haksız da değil dedim. Bu kitabın varlığından hayatta nadir olarak rastlayabildiğimiz güzel insanlardan biri sayesinde haberdar olmuştum. Güzel insanlardan da iyi şeyler öğrenirsiniz. Dünya'nın öbür ucunda benden armağan olarak istediği tek şey bu eserdi. Bir zaman sonra kendim de bir okuyayım dedim. Önsöz kısmında neredeyse yarım bırakacaktım ama sebat ettim ve sayfalar birbiri ardına akmaya başladı. İyi ki okumuşum. Tarihe merakınız varsa yalnızca giriş bölümünü bile okusanız çok şey kazanacaksınız. Klasik tarih yazıcılığının ötesinde bir eser bu. Toplum ve otorite tarafından kabul görmüş biçimiyle değil de mektup ve hatıratları kullanarak anlatmış tarihi. Belki de bir gün “Sokakta yürürken rastlayabileceğimiz insanlardan yola çıksam ne güzel tarih araştırması yaparım.” düşüncesiyle uyanmıştı yazar. Kendi cümleleriyle: “Babasından kalan arazi üzerindeki haklarını korumak için 1521'de Divan-ı Hümayun’a başvuran Mustafa adlı yeniçeri; 1660-64 arasında İstanbul'da günce tutan Seyyid Hasan adlı derviş; ticaret için gittiği Venedik'te 1575'te ölen Ayaşlı Hüseyin Çelebi; rüyalarını kaleme alarak şeyhine mektuplar gönderen ve bu yolla irşad edilmeyi bekleyen Üsküplü Asiye Hatun." Yani 16. ve 17. Yüzyıl Osmanlı toplumundan bu dört kişiye ait belgeleri merkez alarak oluşturduğu bir eser. Dört ayrı öykü okuyorum izlenimiyle tarihe tanık oluyorsunuz. Sıkça kullandığı dipnotlar ve satır aralarında anlattığı anekdotlarla yazımı daha da zenginleştirip sıkılmadan okunacak hale getirmiş. Okullarda öğrettiğimiz tarihin öğrencileri tarihten soğuttuğunu görünce böyle değerli akademisyenlerin eserlerine de müfredatlarda bir gün yer verilir umudunu taşımak istiyorum.
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Okuyacaklarıma Ekle
200 syf.
·
Puan vermedi
Cemal Kafadar hocanın bu kitabi ampirik kaynaklara dayanan ve hocanın kendi ifadesiyle ''uzak gözlüğü'' dediği bir yöntemden faydalanarak, yer yer felsefi sorular ve çıkarımlarda da bulunarak kaleme alınmış bir kitap. Eser, arşiv belgelerine dayanarak dönemin dört Osmanlısını ele alıyor. Sınırlı sayıdaki bilgiye rağmen, mevcut bilgilerden yola çıkıp dönem hakkında iktisadi, içtimai ve siyasi bazı soruları sorup, bunlara cevap bulmayı amaçlıyor. İlk hikaye, bir yeniçeri hakkında, yeniçerilerin sadece askerlik hizmetinde bulunup bir nevi kölelik yaşadığı mitini, dayandığı kaynaktan yola çıkarak kırmayı amaçlayan müellif, yanlış bilinen bazı noktalara da temas ediyor. İkinci hikayemiz bir dervişin tuttuğu günce üzerinde duruyor, kitapta belirtildiği üzere bu belki de Osmanlı tarihi için ilk ''özyaşamöyküsü'' niteliğinde bir eser. Bu eserden de yola çıkarak Osmanlı toplumunda 17.yüzyıldan itibaren ''bireyselleşme'' kavramının ortaya çıktığına şahit oluyoruz. Üçüncü hikayede ise Venedikli tüccar Giacomo Badoer'in muhasebe defterinden yola çıkarak, Osmanlı Türklerinin ticarete uzak, ticaretten anlamaz, ülke dışında ticari faaliyetlerde bulunmaz gibi bazı yanlış bilinen durumlarını da yine bu belge vasıtasıyla çürütmeyi başarıyor müellifimiz. son hikayemiz ise gayet ilginç; bir Osmanlı kadının rüyalarını anlattığı arşiv belgelerine dayanıyor. Şeyhine olan mesafe uzaklığı sebebiyle irşad faaliyetlerini mektup aracılığıyla sağlayan bu kadının hikayesi, o dönemdeki ruh dünyası hakkında ilginç bilgiler veriyor. Tarihi konularda genellikle erkek kesiminin anlatılması , bu hikayenin ise bir kadın üzerinde durması, onun yazdıklarından yola çıkılması, onu tarihi anlatı bakımından müstesna bir mevkiye yerleştiriyor. Kendi adıma konuşmam gerekirse, okuması keyifli bir eser oldu, farklı bir yöntem ile farklı konulara temas edilmesi eseri daha da kaliteli bir hale getirmiş. Tarihe merakı olanların okumasını tavsiye ederim.
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Okuyacaklarıma Ekle
200 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
Cemal Kafadar hoca Türk tarihçiliğinin en kıymetli akademisyenlerindendir. Onun bu eseri daha önce yazdığı dört makalenin bir araya toplanması ile oluşturulmuş. Kafadar eserinde yeniçeri, tüccar, derviş ve hatun gibi dört Osmanlı zamanında yaşamış kişinin hayat hikayelerinden, başlarına gelenlerden dönemin bir tarih panoramasını, düşünüşünü ortaya koyuyor. Tarih biliminde mikrotarihçilik olarak tanınan bu yöntem Türk tarih yazımındaki ender örneklerinden bu kitap. Yeniçeri bahsinde aslında devlet nizamı bozulmadan çok önce yeniçerilerin ticaretle uğraştığını, tüccar bahsinde sanılanın aksine Müslüman tüccarların da Avrupa'ya giderek aktif ticaret yaptığını, derviş kısmında bir Osmanlı dervişinin günlük hayatının nasıl olduğu ve son olarak bir hatunun sanılanın aksine nasıl iyi bir eğitim alıp sufi tarikat içinde yükseldiği, kişilerin kendi tuttukları kayıtlar üzerinden inceleyip ortaya konuluyor. Eserin giriş kısmının her tarih öğrencisi için okunması elzem. Kafadar hoca bu kısımda çok güzel bir tarih metodu anlatıyor; bu kısım adeta bir ders niteliğinde. Tarihle ilgilenen herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir eser. Akademik bir yayın olduğu için bu tarz bir tarih yazımına aşina olmayanlar için okuması biraz ağır gelebilir ama anlaşılmayacak bir seviyede de değil.
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Okuyacaklarıma Ekle
200 syf.
·
9/10 puan
Cemal Kafadar dört makalesinin bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitabında, dört sıradan kişiyi ele almıştır. Babasından kalan arazi üzerindeki haklarını korumak için 1521'de divân-ı hümâyuna başvuran Mustafa adlı yeniçeri; 1660-64 arasında İstanbul'da günce tutan Seyyid Hasan adlı derviş; ticaret için gittiği Venedik'te 1575'te ölen Ayaşlı Hüseyin Çelebi; rüyalarını kaleme alarak şeyhine mektupla gönderen ve bu yolla irşâd edilmeyi bekleyen Üsküplü Asiye Hatun. Cemal Kafadar Hocayı ilk defa okuyorum kitap akademik tarzda yazılmış denebilir ama Tarih'e ilgi duyan okuyucular için biraz yorsa da okunabilir. ''Yunus gibi ölüm gerçeği ve ahiret üzerine düşünmek isteyenler felsefeye yönelse gerektir.Karacaoğlan gibi hayat ve dünya üzerine düşünmek isteyen ise tarihe...'' sözü tarihle ilgili insana güzel bir kapı açıyor Bu kitapta Cemal Kafadar Hocanın farklı pencerelerden sıradan insanların gözünde Osmanlı Tarihine yolculuğuna şahit olacaksınız.Osmanlı Tarihinin de Türk tarihinden bir parça olduğunu ve koparılmayacağını çok güzel anlatmış ''Tarih yok olanla değil bir zamanlar var olanla ilgilidir'' sözü ile bitireyim iyi okumalar
Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.