Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım

·
Okunma
·
Beğeni
·
1149
Gösterim
Adı:
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
357
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759919030
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
"Yirminci Yüzyıl'ın bütün iniş çıkışlarını ben de kendi tarihimde yaşadım. Bu uzun yüzyılın bir yanı nasıl ki insanlık için büyük acılarla dopdolu geçtiyse, ben de bir yerde o acılardan payımı aldım. Yirminci Yüzyıl, nasıl ki demokrasiyle totalitarizm arasında, yani özgürlükle faşizm, nazizm, kömünizm arasında büyük mücadelelerle geçtiyse, ben de bu mücadeleleri yaşadım. Hem kendi benliğimde, iç dünyamda, hem de bu güzel topraklarda...Yirminci Yüzyıl'da nasıl ki dünya kocaman bir duvar tarafından acımasızca ikiye bölündüyse, bizler de bölündük düşman kamplara. Aramızda yüksek duvarlar, kafamızda setler oluştu. Sonra o duvar yıkıldı, 1989'da. Demokrasi kazandı! Ama ben o duvarı, o setleri kendi kafamın içinde 1970'lerde yıkmaya başlamıştım. İşte bu kitap bunların öyküsü... Kendi siyasal tarihimi, kendi siyasal kişiliğimin oluşumunu artılarıyla eksileriyle yazdım."
357 syf.
·Puan vermedi
“Eğer 20 yaşında iken komünist değilseniz kalbiniz yok demektir; 40 yaşınıza geldiğinizde hala komünist iseniz, kafanız yok demektir.” der Nobel Edebiyat Ödüllü Bernard Shaw.

Kitapla ilgili yazımız : http://1cay1kitap.com/...asin-kendimi-yazdim/
280 syf.
·Puan vermedi
"Ben, dün neredeysem, bugün de oradayım!.."

Böyle olmayı veya olduğunu zannetmeyi maharet sayan insanlarla karşılaşmışsınızdır mutlaka. Bunlar, çoğu zaman farkında değillerdir ama, bu şekilde konuşarak aslında bir çeşit ahmak ve sıkıcı kimseler olduklarını itiraf etmektedirler.

Her şeyden önce, çağları aşan bir haklılık mümkün değildir. Her fikir, ürediği zaman ile mütenasip olup hayatın getirdikleriyle sınandıktan sonra değiştirilir veya terk edilir. Sadece zorunlu olmakla kalmayıp, bir ihtiyaç da olan bu değişim, savunulan düşüncelerin esasına ilişkin olabileceği gibi, yöntemlerine ilişkin de olabilir.

Tüm bu gerçekleri hiçe sayarak, fikirlerini ezelden beri değiştirmemekle övünen insanlara söylenecek pek bir şey yok aslında. Zaten onlar muhtemelen, karşısında yenildikleri dünyaya tükürüp kaçan bir çocuk gururuyla günlerini doldurmakla meşguldürler. Zekâyı tanımlayan unsurlardan biri de, çevreye uyum sağlayabilme becerisi ise, akılsızlıklarının bir kısmıyla tanışmamıza da böylelikle vesile olurlar. Namlusu eğri silâhlarından çıkardıkları en gürültücü kurşun ise, kendi düştükleri yere düşmeme cesaretini gösterenlere doğrulttukları "döneklik" suçlamasıdır...

Elbette ki fikirlerini dar menfaatleri uğruna değiştiren insanlar kötüdürler ve konumuzun tamamen dışında kalıyorlar. Samimi olarak yeniden düşünme, yüzleşme, inançlarını sert zeminlere çarparak deneme, kendini eleştirme ve eleştirmeyi de eleştirme yürekliliğini gösterenlerdir burada takdire lâyık oldukları iddia edilenler...

Hasan Cemal, "Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım" isimli kitabında, işte bu olumlu tavrı sergiliyor. Tüm gençliğini onlarla geçirdiği, uğruna fedakârlıklarda bulunduğu fikirlerden zamanla nasıl koptuğunu anlatıyor ve ben, samimi olmadığına dair herhangi bir delil bulamadım.

Yazarının, günümüzün siyasî çekişmelerinin hangi köşesinde durduğunu bilmiyor, takip etmiyorum. İlgilendiğim tek şey, kitabın sayfaları. Yakın-tarih okyanusunu, tek bir kişinin hâtıraları yardımıyla, bir bardağa doldurup içilebilir hâle getiren kitap, kendi yüzüne sert bir ayna tutan Hasan Cemal'in "değişim"ini gösteriyor bize. Okuyan herkese, özellikle de aşırılık yanlısı gençlere mutlaka faydası dokunacak bir biçimde hem de...

Pek çok ünlü şahıs hakkında özel bilgiler de bulabileceğiniz kitap, bu şahıslardan zamanın ruhuna uymayanlarının nasıl yenilip de tarih yolunun bir kenarına bırakıldıklarını gösteriyor ayrıca. Bir yerde, fikirleri yenilenlerin kendileri de yenilmiş sayılıyorlar...

İnsanın kendine yapabileceği en büyük iyiliklerden biri, zamana karşı inatçılığı bırakmaktır bana göre. Ne de olsa bugün kutsal bildiğimiz, yokluğunu hayâl dahi edemediğimiz şeyler, yarın hiç mesabesine düşecekler, gelecek kuşaklar tarafından alaya alınacaklardır. Bunu söylemek, nihilizme kapı aralamak değil, aksine, bugün savunduğumuz fikirlere daha sağlıklı bir bağlanış anlamına gelir.

Mümkün olmasa bile, aradan yüzyıllar geçtiğinde hâlâ savunuyor olabileceğimiz fikirler arayışında olmak dileğiyle...
357 syf.
·33 günde·Beğendi·9/10
Hasan Cemal'in okuduğum ikinci kitabı... Dili akıcı.. Çok beğendim. Tarihe dayalı kendisinin de içinde bulunduğu dönemi ve yaşadıklarını sorguluyor. Hem eleştiri hem de özeleştiride bulunuyor. Yanılgılarını anlatıyor. Kesinlikle okunması gereken bir kitap...
357 syf.
Bozulmamış bir vicdanın tetiklediği bir özür mahiyetinde bir demokrat oluş hikayesi. Yayınlandığı yıl 1999'da büyük ses getiren kitap güncel konuları değil geçmişi irdeledeği için her dönem okunabilecek bir eser.
357 syf.
·Puan vermedi
Hasan Cemal'den bir özeleştiri diyebiliriz. Devrimci olduğu yıllardan nasıl demokrat bir birine dönüştüğüne dair izler... Kitapta günümüz yazarlarının gençlik ve öğrencilik yıllarına dair anılarda mevcut. Örneğin Cengiz Çandar'ın Yön dergisinde kaza sonucu silahın patlamasıyla yaralanan birinin ardından:'' Kaldırın silahı faşistler vurdu'' demesi gibi anılar da mevcut
357 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10
Gazeteci Yazar Hasan Cemal'in Meslek hayatına başladığı zaman diliminden itibaren karşılaştığı bazı olayları yer - zaman - mekan belirterek anektotlar halinde paylaştığı ve başta bireylerin düşüncelerinin devriminin gerçekleşmesi gerektiğini yine kendi fikir ve düşünceleri ile aydınlanmayı bekleyen birkaç fikri kendi çabaları ile aydınlattığı ve bu çabalarını hiçbir nokta atlamadan aktardığı eseridir. Gazeteci Hasan Cemal bu eser için emek vermekten yanı sıra bir ömür vermiştir.
357 syf.
·8 günde·4/10
hasan cemal bu kitapta nasıl döndüğünü anlatıyor. yakında yeni dönüşü için bir kitap daha yazabilir.
yazarın okuduğum ilk ve tek eseri
357 syf.
Türk gazetecilik tarihinin yaşayan kitaplarından Hasan Cemal, kitabın isminde de olduğu gibi gerçekten de kendini yazmış. Ankara Üniversite'si Mülkiye'de
Siyasal Bilgiler Fakültesinde başlayan ideoloji hayatında, kitabı bitirdiği 1998 yılına kadar geçen 40 yıl var bu kitapta. Bu 40 yıl ülkenin bütün yakın siyasi tarihini içermekte.
Objektif olarak yazmamış gibi görünse de, kitabın sonunda yanlışını kabul eden pişman bir Hasan Cemal görüyoruz. Yanlış yolda istediğin kadar doğru yap varacağın nokta ya da kalacağın yol hep yanlış olur.
280 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Dikkat spoiler içerir.
Bir dönem Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliği de yapmış yazarın gençlik yıllarında yaşadıkları ve bu yıllar ile beraber ülkemizin gidişatını da anlattığı bir araştırma eseri. 12 Mart sürecine giden yolda diplomat olacakken zamanın meşhur yazarlarından Doğan Avcıoğlu ile tanışması ve devrimci olmaya karar vermesi, dedesi meşhur ittihatçı Cemal paşa olduğu için bazı çevrelerde garip karşılanması, Yön ve Devrim dergilerinde Doğan Avcıoğlu, Uluç Gürkan, Uğur Mumcu, İlhami Soysal, İlhan Selçuk gibi isimlerle çalışması ve arkadaş olması, asker eli ile yapılacak darbeyi beklerken 12 Mart süreci ve meclisin çalışmaya devam etmesi gibi konular anlatılıyor. Ayrıca Deniz Gezmiş'in banka soygunu olayını bile dergisinde savunmak için çarpıtması, Ecevit'i yerden yere vurması ama hapisten de onun sayesinde kurtulması, 12 Mart sonrasında arkadaşlarının Ziverbey köşkünde yaşadıkları, gençliğinde Maocular ve diğer fraksiyonlar ile yaşadığı kavgalar, gazete ve dergide yazdığı görüşlerin değişmesi de anlatılıyor. Aslında kendi hayatından çok Doğan Avcıoğlu'nun hayatının anlatıldığı bu kitap, 12 Mart süreci ve Yön dergisi ile Devrim dergisini merak edenlerin keyifle okuyacağı bir kitap.
Geçmişi unutturmamak lazım. Geçmişi unutmak, unutturmak isteyenler, ya da unutabileceğini, unutturabileceğini zannedenler, hem kendilerine hem yaşadıkları topluma fenalık yaparlar. Çünkü geçmişi unutmak bir yerde onu tekrarlamaya mahkum olmak anlamına gelir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Baskı tarihi:
1999
Sayfa sayısı:
357
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759919030
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
"Yirminci Yüzyıl'ın bütün iniş çıkışlarını ben de kendi tarihimde yaşadım. Bu uzun yüzyılın bir yanı nasıl ki insanlık için büyük acılarla dopdolu geçtiyse, ben de bir yerde o acılardan payımı aldım. Yirminci Yüzyıl, nasıl ki demokrasiyle totalitarizm arasında, yani özgürlükle faşizm, nazizm, kömünizm arasında büyük mücadelelerle geçtiyse, ben de bu mücadeleleri yaşadım. Hem kendi benliğimde, iç dünyamda, hem de bu güzel topraklarda...Yirminci Yüzyıl'da nasıl ki dünya kocaman bir duvar tarafından acımasızca ikiye bölündüyse, bizler de bölündük düşman kamplara. Aramızda yüksek duvarlar, kafamızda setler oluştu. Sonra o duvar yıkıldı, 1989'da. Demokrasi kazandı! Ama ben o duvarı, o setleri kendi kafamın içinde 1970'lerde yıkmaya başlamıştım. İşte bu kitap bunların öyküsü... Kendi siyasal tarihimi, kendi siyasal kişiliğimin oluşumunu artılarıyla eksileriyle yazdım."

Kitabı okuyanlar 110 okur

  • Bekir ÇAVUŞ
  • Haluk Ufuk Canbek
  • Emine ibiş
  • Edebiyat Memuru
  • Leylinin gülleri
  • Metin Uğur
  • Uzay Sanrı
  • sercan
  • SALİH İŞİTMEZOĞLU
  • AYHAN ASLAN

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%13.6
25-34 Yaş
%27.3
35-44 Yaş
%45.5
45-54 Yaş
%4.5
55-64 Yaş
%4.5
65+ Yaş
%4.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%21.1
Erkek
%78.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%15.6 (5)
9
%15.6 (5)
8
%12.5 (4)
7
%18.8 (6)
6
%9.4 (3)
5
%6.3 (2)
4
%6.3 (2)
3
%0
2
%0
1
%0