Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler

·
Okunma
·
Beğeni
·
14,1bin
Gösterim
Adı:
Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058509191
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tuti Kitap
Harika bir kitap okumak istiyorsanız… İşte, okumaktasınız zaten! .(Murat Menteş)

Sinan Canan, fazlasıyla espritüel bir bilim insanı.[n]Beyin adlı bilimsel “stand-up” gösterilerinin yıldızı. Zor sorulara hem komik hem de isabetli cevaplar veriyor:

•Kaos teorisi nedir?

•Tam olarak kaç tane tabiat kanunu var?

•Evrim hakkında neden yanılıyoruz?

•Bilinç dışı eylemlerim, bilinçli eylemlerimden katbekat fazlaysa acaba ben, kendim miyim?

•Lost’ta veya Matrix’te yaşıyor olabilir miyiz?

•Birbirimizi neden tam olarak anlayamıyoruz?

•Aşk bize neler yapıyor?

•Cinsellik neden sürekli satıyor ve satacak?

“İnsan beyni; 1,4 kg ağırlığında, su, yağ, protein, şeker ve tuzdan oluşan bir jöledir.” diyen yazar, bu jöleye korkusuzca balıklama dalıyor! Velhasıl... Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, bilmek isteyeceğiniz şeylerle dolu bir kitap.(Murat Menteş)

Rönesans’taki gibi bir Leonardo bekleyemeyiz artık. Çünkü bilgi havzası büyüdükçe hâkim olmak için onu böldük, dallara ayırdık. Mecburduk. Ama bu kez de körün fili tarifi düzeyinde bakar olduk “hakikat”e. Şimdi disiplinler arası, hatta disiplinler üstü bir kavrayışa ihtiyacımız var. Sinan Canan’ı bu yüzden çok önemsiyorum: Kadim olanla modern olanı, Doğu’yla Batı’yı, farklı disiplinleri harmanlayıp kavradığı için; “hakikat”i “gerçek”in üstüne koyduğu için. (Cem Mumcu)

Popüler bilimsel bir kitap, nadiren bu kadar güzel, edebî ve masalsı bir dille yazılır. Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, bu kadar yumuşak bir dille yazılıp hem okuyanın kendisini dönüştürmesine hem beynin çalışma biçimini anlamasına hem de evrendeki ahengi öğrenmesine katkıda bulunan nadir kitaplardan... Sanırım birden fazla okumak zorunda kalacaksınız. Kitap bittiğinde artık eski ben’inizi geçmişte bırakıp hınzır bir gülümsemeyle önceki inançlarınızı anımsayacaksınız. Çünkü değiştiğinizi anlayacaksınız. Sahip olduğunuz inançlar konusunda değişime cesaretiniz varsa okumaya başlayın. Okuduktan sonra aynı kişi olmayacağınızı garanti ederim. (Sultan Tarlacı)
296 syf.
·Beğendi·8/10
Sinan Canan’ın okuduğum ilk eseri. Bu sene 1000 kitapla tanışıp kendime 1000 kitap okuma hedefi koyunca farkettim ki okuma yelpazemi de bayağı bir genişlettim. Bazen hayal kırıklığına uğrasam da genelde iyi ki farklı tarzlar denemişim diyorum. Genelde Türk yazarları pek tercih etmiyorum çok yetkin değil diye düşünüyorum ( belli başlı üstadların bunundışında tutuyorum )
Sinan Canan espirili bir bilim insanı bu da eseri daha keyifli yapıyor. Beyin kaos gibi bir çok konuyu ele alıyor Yabancı yazarlar kadar olmasa da yine de güzel bir kitap yazmış. İyi okumalar var olun
296 syf.
Tv programlarından ve sosyal medyadan takip ettiğim birisi Sinan Canan. İlk kitabı olan ''kimsenin bilemeyeceği şeyler'', kendisini dinlerken anlatımındaki lezzeti kitabında da ilk satırlarından son satırına kadar sürdürmeyi başarmış. Kendimize ve hayata dair sorular sorup cevap aradığımız ve cevap bulduğumuz veya cevabını bulamadığımız bir çok konuyu kendi uzmanlığınca ele alarak yanıtlamaya çalışmış. Kitabı herkese şiddetle tavsiye ederim.
296 syf.
·4 günde
Spoi içerir ve blogumdan alıyorum,yorumuum.Bilginiz olsun.

Herkese merhaba tekrar ve iyi akşamlar. :)

Sinan Canan,benim Evolutionary Psychology(Evrim Psikolojisi) dersime girmiş,dünya tatlısı bir öğretmen ve insan.Çok ilgili ve çok bilgili bir öğretmen.Ayrıca hayranı olduğum bir insandır.

Kitabı anlatmadan önce Sinan hoca'nın değişik bir üslubu vardır.İlk başta sizi rahatsız etse de alışıyorsunuz.İlk derse girdiği günü hatırlıyorum da çok garipsemiştim,anlatış biçimini.Kitaba gelince üç bölümden oluşuyor;bize dair,bilime ve inanca dair ve kaosa dair.İlk bölümde parmak basılan noktalara yer veriliyor.İkinci bölümde bilgi yüklemek yerine bizleri harekete geçirecek bilgi tohumları atıyor ve büyütüyor.Gerçekten derste de öyleydi,Sinan Hoca.Bizlere bilgi yüklemesi yapmak yerine içimize bilgi tohumları ekip,o tohumları suluyordu.Ve Sinan hocadan çok şey öğrendim,hem evrim hemde kendi alanıyla ilgili.Son bölümde ise özel ve özgün bir tarz kullanmış,hocam.İlki iki bölümün kolalığından sonra zorlanılan bir bölüm,bence.Çünkü 'Kaotik' kelimesini bilmeyen birisi için zor oluyor ve bunu anlama çabasına giriliyor.

K,tabı okurken Sinan Hoca'nın sinirbilimci bakışına da eşlik ediyorsunuz.Örneklerin tıp dünyasından ve hedefin tıp öğrencileri hissi olsa da herkese hitap eden bir kitap.

Zihin kontrolü,yabancı dilde eğitim,Aşk'ın sinirbilimsel incelemesi de yer alıyor.Daha fazla spoi vermiyeyim ve kitabı okumanızı tavsiye ederek keyifli okumalar diliyorum. :)

Not:Sinan Hocanın blog'u ve sitesi ekte :)

Ek:
http://sinancanan.blogspot.com.tr

http://www.sinancanan.net
296 syf.
İnceleme klişelerinden olan, "yazarın okuduğum ilk kitabıydı, çok güzeldi." gibi cümleler ile laf kalabalığı yapmak yerine, "yazarın başka bir kitabına başlamak istiyorum hemen" gibi lezzetine doyum olmayan özgünlüğe değinmek isterim.

Bir Oktay Sinanoğlu havası var yazarda. "Türkçe giderse Türkiye gider. Yabancı dille eğitim ile Türkiye gider" der gibi, diğer yazarların aksine,kullandığı yabancı (Latince vb) kelimeleri parantez içinde kullanmış.


Kitap üç bölümden oluşuyor
1) Biz-edair
2) Bilim-e ve İnanca dair
3)Kaosa dair


Kitapta ilk olarak, yabancı dil öğrenimine değiniyor, bize dair.Türkiye'de uygulanan sistemin kısırlığına ve hatalarına ayna tutuyor.İlk önce konuşma, diyalog değil de, dil bilgisi öğretildiğinin verimsizliğini, dil kurslarına yatırılan paraların kara deliklerin dibinde olduğunu söylüyor veya ima ediyor (:

Sonra yaygın hastalık toplumsal Afaziye değiniyor.
Afazi: "Söz yitimi (aphasia/afazi: Latince;a-olumsuzluk eki; phasis: konuşma)", insan beyninin "lisan" dediğimiz iletişim becerisinin beyindeki bazı sorunlara bağlı olarak ortaya çıkan bozukluklarını
tanımlamakta kullanılan genel bir terimdir.

Bunun toplumsal versiyonunu ise, fiziksel bir rahatsızlığa, yaralanmaya veya hasara bağlı
olmayan, organik açıdan tamamen sağlıklı beyinlerde de görülebilen ve nispeten yeni tanımlanmaya başlanan bir söz yitimi tipidir. Bu hastalar,
söylenenleri söylendiği biçimde anlamazlar.Agizdan çıkanı formüle edemezler. Söylemek istediklerini, istedikleri gibi söylemedikleri bir duruma düşerler.


Şu örnekle özetliyor, yazar, "Kimine göre insanları herhangi bir kıstasla ayırmaksızın vatan ve
vatandaşlık bağlamında öncelikli görmek milliyetçilikken, kimine göre bu terim sadece belli bir kafatası çapına sahip insanların yaşadığı topluluğu ve bu topluluğun paylaştığı coğrafi alanı sevmek
anlamında kullanılabiliyor. Kimine göre başını örtmek "gericilik" iken, kimine göre baştaki bezle uğraşmak "gericilik" olarak nitelendirilebiliyor. Biri kendi görüşünü "tek çağdaş yaklaşım" olarak sunarken, bir diğeri ise onu "çağdışılık" ile suçlayabiliyor ..."


AŞKIN BEYNİ KÖRDÜR

Yazar bir diğer hastalık olan aşkın bilimsel yönüne değinmiş. İlk görüşte aşka inandırdı beni verdiği formüllerle. Etken olarak ilk görüntü, ardından ter bezlerinin yaydığı "kokusuz" koku birey üzerinde etkili oluyor. Bu duygu durumunda, Aşık bir beyinde, akılcı ve eleştirel düşünmeyle ilgili ön beyin bölgeleri büyük oranda devreden çıkıyor ve bu durumda verilen kararlar tamamen duygusal nitelik taşıyor(mus).



KENDİMİZ OLMA SAVAŞI

Çeşitli çıkar ve menfaatlerin kuklası olmuş ideolojilere beyinini kiraya vermiş olmak, kendimize yaptığımız en büyük ihanettir, diye düşünürüm hep.
Allah'in vermiş olduğu aklı terk etmek, emanete hıyanettir. Kendisine saygısı olan kişi, kendi aklını kullanır, düşünür, sorgular. Bu noktada, hayattan tat, verim alır. Öyle ki,"öğrenmeyi, okumayı, araştırmayı, sorgulamayı başkasına bırakmayıp entelektüel hayatımızın iplerini elimize alabilirsek, kişisel zeminde -yani bizzat kendimizde- yapabileceğimiz küçücük değişiklikler bile hayret verici sonuçlar doğurabilir."

MATERYALİST MÜSLÜMAN MI, MÜSLÜMAN MATERYALİST Mİ? :/

Başlık saçma mı duruyor? Hmmm sanırım yazar hakkında olan önyargım kitabı okuduktan sarsıldı, hatta yıkıldı, diyebilirim. Bu başlık da o durumun akisi. (:

Evrim teorisini kabul eden darwinist Sinan!
Böyle bilir böyle kabul ederdim. Biyolog sürü zihniyetine sahip bir sapkın diye düşünürdüm kendi içimde. Sakın için fesat falan demeyin, beyin bazen istemsizce düşünce üretir. Halk dilinde vesvese mi deniyor bilmiyorum, işte ondan. (:

Her neyse, Sinan hoca çok güzel ifade etmiş kendini.
Her canlının bir oluşum süreci olduğuna dikkat çekmiş. Atalarımız maymun gibi bir ifade yok. Hatta basit bi örnekle, bir insanın oluşma sürecini, milyarlarca insan arasından anne ve babasının birbirini bulup evlenmesi ardından hamilelik olayında geçen dokuz aylık sürec. Hem zaten, Kur'an-ı Kerim' de "kün fe yekun (Ol der ve o da olur)" ifadesinde 
"Hemen olur" gibi bir mana yoktur. Bu kainatta "oluş", yani "yaratılış", bir sürece bağlanmış, fizik kanunlarına tabi kılınmıştır. Bu süreç, sadece zamana bağlı biz yaratıkları bağlar; zamanı yaratan için böyle bir "bekleme" zorunluluğundan bahsetmek abestir.


SORMUŞLAR...

Madem bütün canlılar evrim geçirdi, bugün neden evrim göremiyoruz?

Evrim, eğer jeolojik kayıtların doğru olduğunu kabul ediyorsak,
milyarlarca yıldır devam eden bir süreçtir. Çok yavaş ilerlemektedir ve birkaç yıllık hayatımızda gözlenebilir bir olay değildir. Canlılar bugün de çarpıcı bir hızda değişir ama "bir canlının bir başka
canlıya dönüşmesi" anlamında anlaşılan makro evrim, eğer var olduysa bile, insanlığın bugüne kadar olan toplam macerasıyla bile izlenebilir bir süreç değildir.
Tekrarlayalım: Bir "evrim" vardır. Fakat bu evrim (gerçek yaratılış öyküsü), Darwin'in Evrim Kuramı'na tıpatıp uymak zorunda değildir. Hala nasıl olduğunu bilmiyoruz. İlk hücrenin nasıl ortaya çıktığına dair hiçbir açıklamamız yok. Dolayısıyla, bilimin bu konuda söyleyebilecek çok fazla bir sözü yok. Ama aynı şey "kütle-çekim" meselesi için de geçerlidir. Halen boşluktaki cisimlerin birbirini "neden" çektiğini bilmiyoruz. Ama böyle bir çekim var ve bunu
görebiliyoruz. Nedenini, nasılını bilmememiz, onu reddetmemizi gerektirmiyor. Dolayısıyla, "canlıların birbirine bu kadar benzediği bir dünyada, sırf mekanizması bilinmiyor diye ortak yaratılışı inkar etmek" akılla bağdaşır bir durum değildir.


İslam kaynaklarında bütün canlıların ayrı ayrı yaratıldığı açıkça belirtiliyor. Siz neye dayanarak hem Müslüman hem de evrimciyim diyorsunuz?

Öncelikle "Evrimciyim" diye bir şey söylediğim vaki değildir, bu benim mesleğim değil. Ayrıca evrimci diye bir şey de yok, evrim biyoloğu falan var belki.
İkinci olarak, canlıların ayrı yaratıldığı nerede belirtiliyor? Kur'an-ı Kerim'de bu yönde hükümler olması bir yana, tam aksi yönde ("Bütün" canlıların sudan yaratılması, hepimizin "tek bir" nefisten yaratılması, bitki gibi yerden bitirme, bir damla sudan yaratma vs. gibi ifadelerle) birçok beyanat bulunur. Lütfen, Kur'an'ı "ezberletilmiş dublajlarla" seslendirmeyi bırakın ve açıp okuyun. Çünkü o,
size de inmiş bir uyarıdır ...

(İslam'la evrimin ters düşmediğini savunmak) jön-İslamcılıktır; hatta o da değil, yeni bir din yaratma çabasıdır. Şimdiye kadar çamur atmaya çalışmışlar, becerememişler,"Biz en iyisi mayasını bozalım" durumudur, bilinçli ya da değil ... Din sahibinindir, koruyacak olan da O'dur.

Burada sadece şu ayeti söyler ve çekilirim: "Ne zaman onlara: 'Allah'in indirdiklerine uyun' denilse, onlar: 'Hayir, biz, atalanmızı üzerinde
bulduğumuz şeye (geleneğe) uyariz' derler. (Peki) Ya atalarinin aklı
bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?" (Bakara, 170)

Vesselam..
296 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitabı çok beğendim son zamanlarda okuduğum en dolu kitaplardan size bir sürü güzel bilgi ve Ufuk katıyor.Hem bilimsel hemde dindar bir kalemden okumak ayrıca çok hoşuma gitti kitabın genel bir konusu yok ama kitabın içinde herşey var. Tarz ve tasarım olarakta çok hoşuma gitti
296 syf.
·40 günde·Beğendi·10/10
Size bir çok konuda birden fazla farkındalık uyandıracak bir kitap söylemek istesem, sanırım bu kitabı en başlarda sayabilirim. Var olmamızın anlamını, var edebilmemiz için, bir çok öneriyi içinde bulabiliriz.
296 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Sinan Canan'ı programlarından zaten tanıyordum bir de kitabını almak istedim. Aslında videolarını takip eden kişiler için çok farklı bir şey yok kitapta. Yine de okunması üzerine düşünülmesi güzel konular içeriyor. Çok kolay ve hızlı bir kitap olduğunu düşünmeyin her ne kadar konular bilindik olsa da. Okunup faydalanılacak bir kitap.
Melissa
Melissa Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler'i inceledi.
@okuyalimmiartik·14 Nis 01:42·Kitabı okumadı
Boşşşş. Tavsiye ettiğim bir kitap değil nasıl bu kadar puan aldığına bile inanamıyorum. İslamla bilimi bağdaştırmaya çalışmak araştırmayın demek bile saçmalık
296 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap 3 bölümden oluşuyor.
1.Bölüm:bize dair;
Toplumsal olarak söz yitimi,ana dilimize yabancılaşma,yabancı lisanla eğitimin sakıncaları,Türkçe karşılıkları olmasına rağmen yabancı kökenli kelimelerde ısrar edilmesinin sakincaları gibi konularda pek çok değerli bilgiler barındırıyor.
2.Bölüm:Bilime ve inanca dair;
Evrim teorisine farklı bir açıdan bakmanızı sağlıyor.Darwin bu teoriyi olusturabilmek için 5 yıl boyunca gemi yolculuğu yapıp her bölgeden topladığı böceklerin yapılarını incelemiş o zamanın imkanlarıyla.Ve 30 yıl boyunca defterine aldığı notların analizini yapmış.Farkında olmadan da olsa ,kainatı anlamak için Kur'anda "gez dolaş"emrini yerine getirmiş.Peki biz Müslüman olarak yaratmanın başlangıcını anlamak veya evrime antitez olusturabilmek için ne derece bilimle uğraştık?
3.Bölüm:Kaos'â dair;
Bu bölüm bayağı ağır,okurken fazlaca zorluyor.Kaotik bilime dair bişeyler bilenler daha rahat okuyabilir bu bölümü.
296 syf.
Materyalizmle-idealist felsefeyi bir potada eritip tüm bilgilerin insanlar için olduğunu söylüyor.Toptan bir reddediş ya da toptan bir kabul etme yerine aynılıklar değil farklılıkların zenginlik olduğu sloganıyla verdiği bilimsel bilgileri bizim gibi muhafazakar bir toplum için okunulası ve yenilikçidir.Şahsi kanaatimce yazarın niyeti iyi olsa da materyalist bilime giden yolda topal kaldığını düşünüyorum.
296 syf.
·10/10
"Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, bilmek isteyeceğiniz şeylerle dolu bir kitap." yazıyor kitabın arka kapağında, ki ne kadar doğru yazmışlar. Gerçekten de ben hem bu kadar değerli hem de bu kadar sade yazılmış az kitap okudum.

1.Bölüm:Bize dair kısmında eğitim sorunlarından, bir dili nasıl öğreneceğinizden, Aşkın nasıl işlediğinden,Matrix filminde yaşıyor olup olamayacağınızdan(Neo bilir ben bilmem) vb. sorularla ilgilenilmiş.

2.bölüm Bilime ve İnanca dair'de ise:Evrim teorisinden, Evrim teorisi ve İslamdan, Bilim ve İslam ilişkisinden, Bilimle uğraşmak isteyen gençlere minik hatırlatmalara kadar bir çok şey var.

3.Bölüm(ki okudum ama anlamadım) Kaos'a dair bölümünde ise Fraktal geometri, Kenar etkisi, Kaos teorisi gibi konular Fizikle açıklanmış ve verilerle kuvvetlendirilmiş.

İyi okumalar :) Bu kitap bana çok şey kattığı için 10 veriyorum. Gerçekten 10'luk bir kitap mı bilmiyorum ama bir "Bilim kitabı'nın" yazılmış en güzel ulaşabileceği en harika versiyon budur bence.
Yoruma Bilim,Felsefe,Edebiyat,Sanat önerilerinizi paylaşabilirsiniz.

"Harika bir kitap okumak istiyorsanız… İşte, okumaktasınız zaten!"
Murat Menteş
(Arka kapaktan)
Osmanlı sultanlarının Enderun mektebinin kapısına yazdırdığı "Burada hiçbir balık uçmaya, hiçbir kuş yüzmeye zorlanmaz" yazısını biz ne zaman eğitim kurumlarımızın girişlerine yazacağız acaba?
Dikkat edin çarşıları dolduran, yollarda gezinen insanlara. Başka yerleri bilmem ama benim ülkemde çoğu insan, sıkıntılı bir bakışa sahip. Gülümsemiyor, ya asık suratlı ya da intikam alırcasına kahkaha atma peşinde ... Gözler ya hep vitrinlerde ya güzel kızlarda veya yakışıklı adamlarda ... Bazılarınınki de yerde ya da gökte, bu alemi es geçmiş, bir paralel evrende başka hesaplara dalmış sanki. Hareketler öğrenilmiş, davranışlar kalıplaşmış. Herkesin gözleri, etrafını olay fotocu (paparazzi) objektifleri gibi görmeye alışıyor. Ekseriyetle en pahalı, en yeni ürünler süslüyor istekleri. Sanki herkes, bir yerlerden öğretilen bir şeyleri harfiyen uyguluyor gibi. Belki de o sebepten, eğlencelerde zaman çabucak geçiyor ve hemen her zaman, arkasında bir "yoksunluk" hissi bırakıyor.
Sinan Canan
Sayfa 152 - Tuti Kitap 4.Baskı : Şubat 2016
İki başlı bebekler doğduğu zaman hayret ediyoruz, normal bir insanın dünyaya gelmesi çok sıradanmış gibi..

Kocaman gökdelenlerin inşasına hayret ediyoruz, asırlık çınarlar çok sıradanmış gibi..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler
Baskı tarihi:
Nisan 2015
Sayfa sayısı:
296
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058509191
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Tuti Kitap
Harika bir kitap okumak istiyorsanız… İşte, okumaktasınız zaten! .(Murat Menteş)

Sinan Canan, fazlasıyla espritüel bir bilim insanı.[n]Beyin adlı bilimsel “stand-up” gösterilerinin yıldızı. Zor sorulara hem komik hem de isabetli cevaplar veriyor:

•Kaos teorisi nedir?

•Tam olarak kaç tane tabiat kanunu var?

•Evrim hakkında neden yanılıyoruz?

•Bilinç dışı eylemlerim, bilinçli eylemlerimden katbekat fazlaysa acaba ben, kendim miyim?

•Lost’ta veya Matrix’te yaşıyor olabilir miyiz?

•Birbirimizi neden tam olarak anlayamıyoruz?

•Aşk bize neler yapıyor?

•Cinsellik neden sürekli satıyor ve satacak?

“İnsan beyni; 1,4 kg ağırlığında, su, yağ, protein, şeker ve tuzdan oluşan bir jöledir.” diyen yazar, bu jöleye korkusuzca balıklama dalıyor! Velhasıl... Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, bilmek isteyeceğiniz şeylerle dolu bir kitap.(Murat Menteş)

Rönesans’taki gibi bir Leonardo bekleyemeyiz artık. Çünkü bilgi havzası büyüdükçe hâkim olmak için onu böldük, dallara ayırdık. Mecburduk. Ama bu kez de körün fili tarifi düzeyinde bakar olduk “hakikat”e. Şimdi disiplinler arası, hatta disiplinler üstü bir kavrayışa ihtiyacımız var. Sinan Canan’ı bu yüzden çok önemsiyorum: Kadim olanla modern olanı, Doğu’yla Batı’yı, farklı disiplinleri harmanlayıp kavradığı için; “hakikat”i “gerçek”in üstüne koyduğu için. (Cem Mumcu)

Popüler bilimsel bir kitap, nadiren bu kadar güzel, edebî ve masalsı bir dille yazılır. Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler, bu kadar yumuşak bir dille yazılıp hem okuyanın kendisini dönüştürmesine hem beynin çalışma biçimini anlamasına hem de evrendeki ahengi öğrenmesine katkıda bulunan nadir kitaplardan... Sanırım birden fazla okumak zorunda kalacaksınız. Kitap bittiğinde artık eski ben’inizi geçmişte bırakıp hınzır bir gülümsemeyle önceki inançlarınızı anımsayacaksınız. Çünkü değiştiğinizi anlayacaksınız. Sahip olduğunuz inançlar konusunda değişime cesaretiniz varsa okumaya başlayın. Okuduktan sonra aynı kişi olmayacağınızı garanti ederim. (Sultan Tarlacı)

Kitabı okuyanlar 1.357 okur

  • AKİN ÖZTÜRK
  • Taşkın Taştan
  • Hümeyra Sarı
  • Süleyman
  • Simge
  • Saim Şenöz
  • mfatihd88
  • SerCan
  • Darwin'in Kızı
  • Mustafa İri

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%1.7
18-24 Yaş
%34.5
25-34 Yaş
%29.3
35-44 Yaş
%22.4
45-54 Yaş
%6.9
55-64 Yaş
%1.7
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.3
Erkek
%48.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.5 (146)
9
%20.7 (99)
8
%24.8 (119)
7
%15.2 (73)
6
%3.3 (16)
5
%2.3 (11)
4
%0.8 (4)
3
%1.3 (6)
2
%0.8 (4)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları