Kıran Resimleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.171
Gösterim
Adı:
Kıran Resimleri
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340575
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Kıran Resimleri; düğünlerini, cenazelerini, yoksulluklarını ve umutlarını paylaşan insanların, kışkırtmayla kan dökecek, komşusunu yakacak hale getirildiği 1978 Kahramanmaraş katliamını anlatıyor.

İnci Aral, fitili karanlık ellerce ateşlenen ve Türkiye'yi 12 Eylül'e götüren toplumsal bir cinneti edebiyata aktarırken kendi yazarlık anlayışından ödün vermeden, giriştiği işin büyüklüğü altında ezilmeden bir destan çıkarıyor ortaya. İnsan aklına, vicdanına, onuruna sığmayan dayanılmaz bir vahşeti yaşayanları, neden kurban seçildiğini bile anlayamadan hayatları cehenneme dönenleri edebiyatın belleğine kaydederken de inanılmaz insane manzaraları çiziyor.

İnci Aral'ın yazarlığında bir dönemeç saydığı bu kitap özgün diliyle okuru sarsıyor, içini dağlıyor, zihninde sorular büyütüyor: Böyle bir gözü dönmüşlük, böyle bir acımasızlık, böyle bir vahşet neden, nasıl olabilir?
(Tanıtım Bülteninden)
112 syf.
·6 günde·Puan vermedi
İnsanı derinden etkileyen kısa kısa hikayelerden oluşan kitap 1978 yılı Kahramanmaraş olaylarını, o günleri yaşayan çoğu kadın kahramanların dilinden anlatıyor. Oldukça sarstı beni. Maraş Katliamı, 19 Aralık ile 26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş'ta meydana gelen Alevi vatandaşlarımıza yönelik katliam. Resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 120 insan öldürüldü. Din adına yapılan bu katliamı hangi din kabul eder? Bizler bu topraklar üzerinde yüzyıllardır birlikte kardeşçe yaşamadık mı? Bizler "yaradılanı severim Yaradandan ötürü" düsturu ile büyümedik mi? İnsanın gözü nasıl döner de din adına Allah'ın asla kabul etmeyeceği böyle bir sapkınlığın içinde yer alır. İnanın aklım almadı. Biz ki "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyen bir peygamberin ümmeti isek komşu komşuya nasıl kıydı? Yaşananların üzerinden onca yıl geçmesine rağmen zulüm unutulmuyor sevgili dostlar. Sonuç olarak hepimize şu dünyadan bir avuç toprak kalacak altına girmek için. Kardeş gibi yaşamak varken kimler neden bizi birbirimize düşürmüş? Bu oyunlar hep oynandı bundan sonra da oynanacak maalesef. Bize düşen sadece sağduyulu olmak. O günleri merak edenler varsa her ne kadar kurgu da olsa yaşananlara dair fikir veriyor İnci Aral kitabı Kıran Resimleri'nde. İnci Aral ile yıllar önce Gaziantep'te tanıştım. Muhabirlik yaptığım dönemdi. Uzunca bir röportajın ardından sohbet etme imkanı da bulmuştum. Yazara hayranlığım o dönemden kalmadır.
112 syf.
·9/10
“Yaşamak şimdi var, şimdi yok bir hiçlik, bir karşı koyuş, bir büyük direnmeydi.” Evet, Maraş katliamını yaşayan yüzlerce hatta binlerce insan için öyleydi yaşamak. Bu kitabı okurken alıntı yapamadım. Çünkü her kelimesi insanın belleğine kazınması gereken öneme sahip. Geri kafalılığın, gözü körlüğün, cehaletin, insan olmamanın bütün pisliğini bu katliamı yapan, ön ayak olan, başkalarının suçlarını örtmeye çalışan varlıklarda görüyoruz( İnsan diyemiyorum çünkü denmez. İnsan olan öldürdüğü hamile kadının karnındaki sekiz aylık bebeği deşip çıkarmaz, o bebeği sallandırmaz.)
İnci Aral, Maraş katliamından bir yıl sonra oraya gidiyor ve oradaki insanlarla görüşüyor. İşte bu kitapta ordaki insanların o katliam haftasında yaşananlar anlatılıyor.
Şerife teyze, “Yapmayın,” diyor. “Kurban olurum durun. Siz nereli, biz nereli, ne istersiniz? Sizin de bizim de canımızdan gayrı neyimiz var da? Bir arada yaşamıyor muyuz ki, dedelerimiz ve babalarımız ve onların babaları da böyle yaşamışlardır. Neyi üleşemiyoruz sizle ki? Yoktur bizim davamız sizinle, siz kim, biz kim?”
Ahh be Şerife teyzem, dertleri “Cennet”!! Neymiş “Bir Alevi öldüren 5 kez hacca gitmiş gibi olacakmış!!” Sen nasıl bir Müslümansın ki Allah’ın verdiği canı kendin almaya kalkıyorsun! Nasıl bir Müslümansın ki her gördüğün kadına tecavüz ediyorsun. Kendi dininden olanı bile sırf siyasi görüşünden dolayı döve döve öldürüyor, Müslüman kız Alevi erkekle evlendi diye çocuklarını diri diri yakıyorsun!!! Müslümanlık bu değil! Bu insanlık bile değil!!!
“Kardeşiz biz” diyor. “İnsanız hepimiz. Babalarımız birlikte savaştı düşmana karşı. Yönümüz yurdumuz bir. Kandırmışlar sizi. Ayın, ayılın!”
Onlar öyle bir uykudalar ki din, mezhep, ırk ayrımını matah bir şey sanıp bir de üzerine gerim gerim gerinirler. Onlar cehaletin uykusuna yatıp hiç uyanmamış ve uyanamayacak olanlar. Ne ortak geçmiş ne ortak kültür, tarih... Onlar sadece vadedilen toprakları isteyen gözü dönmüş varlıklar. Bakın insan demiyorum, diyemiyorum. Çünkü bunlara insan dersem ben kendime hakaret etmiş olurum.
En kötüsü mü?? Yıllardır tanıdığın, evine aldığın insanlar bunlar. Kocanı, çocuğunu öldüren de, sana tecavüz eden de evini yakan da... Ve tüm bunları kendine din adamı diyen şaklabanlar ayarlıyor, vaazlar veriyor. Neden mi? Çünkü onların çocukları okuyup iyi yerlere geliyormuş. Eee?? Seninkilerin okumakta gözü yoksa, kafası basmıyorsa o insanların suçu ne!!! Git kendi çocuğunu doğra, diri diri yak bakalım!!! Ve tabi bir sürü saçma neden... Kalbin karaysa, kapatılmışsa zaten artık dönüşün yoktur. Sanırım bir kitabı okurken ilk defa bu kadar kötü dualarda bulundum. Herbirinin ocakları yansın, soyları kurusun istedim. Ve tüm bu şekilde düşünen zihniyetin. İnsanca yaşamak varken birbirine kırdırmak nedir? Hem de neden? Cennete gideceklermiş... Azcık Kuran okusanız Allah’ın bunu yazmadığını görürdünüz. Bir Alevi’yi öldüren 5 kez hacca gitmiş sevabı alacak haa!!! Neremle güleceğimi şaşırdım. Bu kadar aptallık olamaz. Ne yazık kı yıl 2020 olmasına rağmen böyle saçma vaazlara inanan milyonlara sahibiz. İnandığım Allah korusun onlardan.
Sözü çok uzatıp aşırı duygusal tepkiler vermiş olabilirim. Ama kitabı okuyunca anlayacaksanız. Hele ki bu tarz konularda hassassanız, benim gibi ayrımcılıktan nefret ediyor ve din kısbesi altında saçma şeylere delleniyorsanız. Fakat, kitabı okumanızı tavsiye ederim. İnci Aral’ın kaleminden ve güzel araştırmasından harika bir eser çıkmış.
İyi okumalar...
125 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Zamanlar ötesi bir eser.
Zamanlar ötesi çünkü anlatılanlar geçmişte yaşandı, günümüzde bu kadar keskin olmasa da varlığını sürdürüyor ve gelecekte de sürdürmeye devam edecek biz bir olmayı öğrenemezsek eğer.

...
Aslımız Muhammet kıyman cellatlar
Üstümüzde bite davacı otlar
Ölüm Allah emri ya eziyetler
Açılın kapılar Şah'a gidelim.
...
112 syf.
Kıran Resimleri; düğünlerini, cenazelerini, yoksulluklarını ve umutlarını paylaşan insanların, kışkırtmayla kan dökecek, komşusunu yakacak hale getirildiği 1978 Kahramanmaraş katliamını anlatıyor.

Yani bu nasıl yorumlanır bilemedim ki ben şimdi;
Gözü tornavida ile oyulan kadınlar,
4 yaşında ağzına silahı dayayıp öldürülen çocuk,
8 aylık hamile kadının karnı deşilerek çıkarılan bebek,
Tecavüze uğrayan kadınlar....
111 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Erendiz Atasü'nün Kadınlığım, Yazarlığım, Yurdum kitabında karşıma çıktı İnci Aral'ın Kıran Resimleri kitabı.Tam alışveriş sepetime atmıştım ki Sevgili @atlaskitapplak paylaştı bu kitabı.Böyle tesadüfleri çok seviyorum.️
Böylece birdenbire okuma listemin başına yerleşti Kıran Resimleri.Kıran Resimleri İnci Aral'ın Ağda Zamanı'ndan sonra yayımlanan ikinci kitabı.Hem 1983 Nevzat Üstün Öykü Ödülünü hem de aynı yıl Zonguldak Vakfı Öykü Yarışması ikincilik ödülünü kazanmış.
1978 yılında Kahramanmaraş'ta tam yedi gün süren resmi rakamlara göre 120 Alevi vatandaşımızın katledildiği o günler benim de en büyük çocukluk travmamdır.Gazetelerde gördüğüm o inanılmaz vahşet fotoğrafları uzunca zaman kabusumlarımın tek kaynağıydı.Çocuk aklım almamıştı insanların bu kadar kötü olabileceğini.
İnci Aral, dokuz kişinin ağzından dokuz farklı öykü anlatıyor o karanlık günlere dair.Hem de hiç bir ideolojik mesaj vermeden, duyguları sömürmeden.İçim yana yana okudum.
112 syf.
·Puan vermedi
Boğazım dugumlenerek okudum kitabı. Anlamaya çalıstım anlayamadım.Bu vahşet neden niçin? Nasıl bir kin!neden ? Tarihimizin yuz karalarından biri sadece maras KATLIAMI. İyi ki İnci ARAL var. Kitabı okumadım gerçek anlamda yasadım.
112 syf.
·Puan vermedi
Yaşanılanlara yaşı yetmediği için uzaktan da olsa şahit olamayanlar için acı bir anı defteri gibi, sarsılarak okudum ve çok derin iz bıraktı bende. Maraş Katliamının anlatıldığı bu eseri yazdıracak olaylar keşke yaşanmasaydı hiç ancak yaşandı ve var bu nedenle herkes bunu bilmeli ki bir daha yaşanmasın diye önüne geçilecek önlemleri birileri düşünsün.. Ve o acıları yaşayan insanlara en azından bir saygı duruşunda bulunulsun. Benim okumaya dayanamadığım satırları İnci Aral yazdı, daha da acısı birileri ne yazıkki bunları yaşattı ve daha da acısı bazıları bunu yaşatacak kadar vahşileşti. Sadece acı ve utanç hissettim okurken..
112 syf.
·Beğendi·10/10
112 sayfaya acıları,utançları sığdırmış İnci Aral. Cinnet geçirmiş! ve kendilerini inançlı! zanneden bir grup gözü dönmüşün, zamanında aynı kaptan yemek yeyip, aynı tastan su içtikleri komşularına, dostlarına reva gördükleri işkence ve katliam. İlk miydi? Hayır! Son muydu? Yine hayır!
112 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Kitap kısa kısa hikayelerden oluşuyor. Hikayeler kısa belki ama insanın içine işleyip canını yakıyor. Olayların çoğu kadın kahramanların dilinden anlatılmış. Maraş katliamı orada Alevi vatandaşlarımıza yapılan katliam acımasız muameleler anlatılmış. Orda onlar yapılırken insanların sessiz kalması anlatılmış. En çok işkenceyi gören maalesef yine kadınlar ve çocuklar. Anne karnından çıkarılan daha doğmamış bebekler tecavüze uğrayan kadınlar öldürülen çocuklar. Maalesef orda bir insanlık dramı varken herkes kör ve sağırı oynuyor. Kitapta hikayelerde bunların da eleştirisi yapılmış. Bunları birbirine yapanların mahalleli komşu olması daha acı. “Komşusu açken kendi tok yatan bizden değildir” diyen bir Peygamber ümmetinden gelip bunları okuyor olmak insana insanlığını sorgulatıyor. İnci Aral konuşamayanların dili olmuş ve anlatmış. Kalemi akıp gitmiş hikayeler acı dolu ve o acı okuyucuya öyle işleniyor ki okurken kendinizi çoğu yerde gözü yaşlı buluyorsunuz. Yaşananların tekrarlanması dileğiyle bitirdim kitabı.
112 syf.
·7 günde·8/10
19-26 Aralık 1978'i özetleyen müthiş bir eser. İnsanlığın nasıl bir gün de öleceğini, insanlığı içselleştirememiş varlıkların nasıl ölüm makinesine dönüşelebileceğini, her gün kapısını çaldığı, yemeğini, sofrasını paylaştığı, güvendiği insanların (!) yaşantıları farklı diye yaşamlarını nasıl yıktığını anlatan kitap.
Kayıplarına bile üzülemeyecek kadar çok şeyi kaybeden insanlar...
Bu kitap hakkında söylenebilecek o kadar çok şey varken söylenecek hiçbir şey yok aslında.
Kaybolup gitmiş olan onca şey bir kitaba, bir kaç söze ne kadar sığdırılabilirse sığdırmaya çalışmış İnci Aral.
Son olarak yazarın sözleriyle bitirmek istiyorum.
"...bütün çocukları ölmüştü. İşte o hâlâ yaşıyordu. Yaşıyor muydu? Kendi gövdesinin herhangi bir nesneden öte ne değeri olabilirdi artık. Gereksiz yere yaşayan bir şey. Şimdi bilmediği bir evde, yabancı bir odada, kendi yokluğunun, yıkıntısının adı konamaz derinliğinde yatıyordu ve belki de onun mezarı da burasıydı." sf. 33
"Yeniden bahar gelecek ve her şey çiçek açacaktı erikle birlikte. Belki biraz kırgın, biraz soluk, cılız...Olsun. Bahar gelecekti ya..."
"Evler, dükkanlar, camlar, tahtalar onarılırdı elbet. Peki ya insanlar? Ya onların yaraları, yıkıntıları, yangınları? Ya gidip de dönmeyenler, kalanlar?"
Evler, dükkanlar, camlar, tahtalar onarıldı elbet. Peki ya insanlar? Ya onların yaraları, yıkıntıları, yangınları? Ya gidip de dönmeyenler, kalanlar?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kıran Resimleri
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055340575
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kırmızı Kedi Yayınevi
Kıran Resimleri; düğünlerini, cenazelerini, yoksulluklarını ve umutlarını paylaşan insanların, kışkırtmayla kan dökecek, komşusunu yakacak hale getirildiği 1978 Kahramanmaraş katliamını anlatıyor.

İnci Aral, fitili karanlık ellerce ateşlenen ve Türkiye'yi 12 Eylül'e götüren toplumsal bir cinneti edebiyata aktarırken kendi yazarlık anlayışından ödün vermeden, giriştiği işin büyüklüğü altında ezilmeden bir destan çıkarıyor ortaya. İnsan aklına, vicdanına, onuruna sığmayan dayanılmaz bir vahşeti yaşayanları, neden kurban seçildiğini bile anlayamadan hayatları cehenneme dönenleri edebiyatın belleğine kaydederken de inanılmaz insane manzaraları çiziyor.

İnci Aral'ın yazarlığında bir dönemeç saydığı bu kitap özgün diliyle okuru sarsıyor, içini dağlıyor, zihninde sorular büyütüyor: Böyle bir gözü dönmüşlük, böyle bir acımasızlık, böyle bir vahşet neden, nasıl olabilir?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 116 okur

  • Rabia Pınar
  • Zeynep
  • Hypatia
  • esra
  • Selin Aktaşoğlu
  • TRanican
  • Latife Doğan
  • Duygu Nazlı
  • Fulya Serbes
  • Leva Miranmir

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%22.9 (8)
9
%20 (7)
8
%22.9 (8)
7
%8.6 (3)
6
%8.6 (3)
5
%2.9 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0