Kırk Ambar 1: Rümuz-ül Edeb

9,5/10  (22 Oy) · 
68 okunma  · 
27 beğeni  · 
2.423 gösterim
Kırk Ambar "bütün eserleri"ni yayımladığımız Cemil Meriç'in dokuzuncu ve -belki de- en önemli kitabı. Adeta bir "mefhumlar kamusu", "dağınık ve derbeder bir ansiklopedi". Üstâda göre, "kurmak istediği abidenin birkaç sütunuyla birkaç odası". "Bütün eserleri" yayına hazırlayan Mahmut Ali Meriç, bu "abide"yi önemine binaen iki ayrı cilt halinde yeniden düzenledi. Kırk Ambar'ın ilk cildinin başlığı "Rümuz-ül Edeb". Bu cilt, dünya edebiyatından yola çıkarak klasiğe, hümanizmden edebiyat sosyolojisine, romanın romanından edebiyat tarihinin tarihine uzanıyor. Cemil Meriç, bu uzun edebî yolculukta okuru düşünmeye davet ediyor. Kırk Ambar'da yolculuğumuz "pek yakında", ikinci cilt "Lehçe-t-ül Hakayık"la devam edecek...
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2006
  • Sayfa Sayısı:
    463
  • ISBN:
    9789754706376
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Özgür Beden 
 08 Şub 09:57 · Kitabı okudu · 34 günde · Beğendi · 9/10 puan

Muhteşem bir kitabı daha okumanın verdiği haklı gurur ile bu incelemeye başlıyorum. Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük düşünürlerden biri olan çok sevgili sayın Cemil Meriç ' e şükranlarımı sunuyorum.

Popüler kültürde hak ettiği değer kendisine pek verilmese de edebiyat eleştirmenliğinden, sosyolojiye ve hatta Lamia hanıma yazdığı aşk mektuplarına kadar edebiyat dünyamız için paha biçilemeyecek eserler vermiştir.

Özellikle genç okurlarımıza tavsiyem Lamia hanıma yazdığı aşk mektuplarını okusunlar ve gerçek aşkı orada görsünler.

Kitabımıza gelince Dünya edebiyatında birçok yeni tür ortaya çıkmıştı. Bu türlerin analiz edilmesi ve Türk edebiyatında topluma uygun bir dille anlatılması gerekiyordu. İşte bu açığı değerli yazarımız Cemil Meriç kapattı.

Klasizm ve hümanizm hakkında çok ayrıntılı bilgiler verir. Mesela ''Hümanizm, insan haysiyetine saygı, insana tabiat içinde istisnaî bir değer vermekse, İslâmiyet tek gerçek hüma­nizmdir.'' gibi muhteşem örnekler ile konuyu pekiştirir.

İncelememi değerli üstadın zihnimize kazımamız gereken tespitleriyle bitiriyorum.

''Biz kıtalar arasında ezelî bir savaş olduğuna inanmıyo­ruz.
Savaş Avrupalının ruhundadır: sınıflar arası savaş, mil­letler arası savaş…
Nizamını bir türlü kuramayan bu tedir­gin ruh, arzı geniş bir salhaneye çevirmiştir ve çevirmekte­dir.
ASYA AVRUPALILAŞAMAZ,
İSLÂM HIRİSTİYANLAŞAMAZ,
TARİH IR­MAĞI YERİNİ DEĞİŞTİREMEZ.''

Sevgi ve saygılar...