Kırk Ambar 2: Lehçe-t-ül HakayıkCemil Meriç

·
Okunma
·
Beğeni
·
827
Gösterim
Adı:
Kırk Ambar 2: Lehçe-t-ül Hakayık
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
546
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750504356
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Rümuz-ül Edeb’in bir tür edebiyat tarihi olmasına karşın Lehçe-t-ül Hakayık bir tür düşünceler tarihi. Kırk Ambar’ın bu yeni 2. cildi, 1980’de yayımlanan ve tek bir baskı yapan Kırk Ambar’ın ikinci bölümünde ele alınan konuların yeni konularla zenginleştiği, 1981 yılında Ankara’da bir kez basılan Bir Facianın Hikâyesi adlı kitabın içeriğinin de bu konulara eklendiği çok daha kapsamlı ve tamamen gözden geçirilmiş bir hali. Cemil Meriç’in ele aldığı birçok konu bugün de güncelliğini koruyor, bugün de o konuların çeşitliliğinden ve içerdikleri kimi düşüncelerden yararlanmak pekâlâ mümkün. Cemil Meriç okuyucusunu, bir kez daha, "düşünenlerin düşüncesini düşünmeye, sonra da onların tesirinden kurtularak kendi kafasıyla düşünmeye ve hiçbir görüşün esiri olmamaya" davet ediyor. Aydını aydın yapan da "uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs" değil mi?
İNSAN EN DEĞERSİZ ŞEYİNİ KAYBETTİĞİNDE,
HER ŞEYİNİ KAYBETTİĞİNİ ANLAR.

Cemil Meriç, Türkiye Cumhuriyeti'nin yani kudretli Osmanlı İmparatorluğu'nun en sancılı en korkunç savaşların yaşandığı bir döneme şahitlik etmiş büyük bir fikir adamıdır. Ve bu doğrultuda Türk aydınlarına bu dönemle ilgili bir soru yöneltilir.
Hangi Türk aydınına sorulsa ülkemizin en büyük kaybı nedir bu savaşların neticesinde diye, hemen hemen hepsi topraklarımızı kaybettik der. Fakat Cemil Meriç'e göre Türkiye ruhunu kaybetti. Toprak mı? En değersiz şeyimizdi belki de. En değersiz şeyimizi kaybedince her şeyimizi kaybettiğimizi anladık.

Kitabımızda ilim, irfan ve geçmişimizin derin travmaları anlatılır.

Cemil Meriç
Ülkesinin geçmişini, hâlini ve geleceğini sırtlanan bir aydın...
Tavsiye etmek bile gülünç kalır. Her Türk evladının okuması gereken bir kitap...
Hürriyete kavuştuk kavuşalı çenelerimiz düştü.
Sabahtan akşama kadar konuşuyoruz ama ana dertlerimizden hiçbirine dokunmadık. Bütün yaptığımız anca dedikodu, gıybet.
Cemil Meriç
Sayfa 212 - iletişim yayınları
Yalnız inanmak büyük bir değer taşımaz.
İnandığımızı bütün boyutları ile bilmemiz de lâzım.
Cemil Meriç
Sayfa 215 - iletişim yayınları
Bir kıta, bir medeniyet camiası hüviyetini nasıl değiştirir,
daha doğrusu değiştirebilir mi?
Asya Asya’dır,
Avrupa Avrupa.
Cemil Meriç
Sayfa 31 - iletişim yayınları
Kâinat mutlak bir teslimiyet içinde.
Huzursuz olan, yalnız insan.
Gece gündüz huzursuz.
Siteler yükseltiyor, sistemler kuruyor.
Sonra, hepsini yerle bir edip aynı işe biraz uzaktan tekrar başlıyor.
Dış dünyanın hareketsizliği çılgına döndürüyor insanı.
Ne istiyor?
Aradığı ne?
Bilmiyor ki.
Yü­rüyor, boyuna, çırpmıyor.
Bir bir yıkıyor yaptıklarını.
Konuşan, kendisi değil, eylemleri.
Bir kelime ile etrafındaki her şey durgun.
Değişen, yalnız o.
Sefaletinden mi diyeceksiniz?
Hayır, yüceliğinden.
Cemil Meriç
Sayfa 195 - iletişim yayınları
SORU: Milletimizin ve devletimizin içinde bulunduğu yakın
tehlikeler nelerdir?
CEVAP: En büyük tehlike anlaşamamak.
Yaşamak istiyorsak, önce bu kör döğüşüne son vermek zorundayız.
Cemil Meriç
Sayfa 542 - iletişim yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırk Ambar 2: Lehçe-t-ül Hakayık
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
546
Format:
Karton kapak
ISBN:
9750504356
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Rümuz-ül Edeb’in bir tür edebiyat tarihi olmasına karşın Lehçe-t-ül Hakayık bir tür düşünceler tarihi. Kırk Ambar’ın bu yeni 2. cildi, 1980’de yayımlanan ve tek bir baskı yapan Kırk Ambar’ın ikinci bölümünde ele alınan konuların yeni konularla zenginleştiği, 1981 yılında Ankara’da bir kez basılan Bir Facianın Hikâyesi adlı kitabın içeriğinin de bu konulara eklendiği çok daha kapsamlı ve tamamen gözden geçirilmiş bir hali. Cemil Meriç’in ele aldığı birçok konu bugün de güncelliğini koruyor, bugün de o konuların çeşitliliğinden ve içerdikleri kimi düşüncelerden yararlanmak pekâlâ mümkün. Cemil Meriç okuyucusunu, bir kez daha, "düşünenlerin düşüncesini düşünmeye, sonra da onların tesirinden kurtularak kendi kafasıyla düşünmeye ve hiçbir görüşün esiri olmamaya" davet ediyor. Aydını aydın yapan da "uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs" değil mi?

Kitabı okuyanlar 63 okur

  • İndicavia
  • Güven Şenocak
  • Ebubekir akyel
  • Not Defteri
  • Emine Beyhan
  • Umran Tphn
  • Şahin Tamer
  • Yücel Gökhan
  • halit kaçmaz
  • Cansu Oz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (7)
9
%21.4 (3)
8
%21.4 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%7.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0