Kırlangıç DönümüSinan Sülün

·
Okunma
·
Beğeni
·
870
Gösterim
Adı:
Kırlangıç Dönümü
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
257
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750518652
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Kendi benliğine güzellikler katmak için âşık olmak isteyen kişi aşkın ne olduğunu bilemezdi. Aşk hiç ummadığınız, hiç beklemediğiniz bir anda buluverirdi sizi. İnsan âşık olmayı seçmezdi. Aşk onu seçerdi. Sadece varlığını kaybetmeye hazır olan insan o kapıdan içeri girebilirdi. Bu mucizevi duygu, her gün yeniden ölen Tanrı'nın kendisine inanmamız için gösterebildiği tek delildi. O sabah Ali için de öyle oldu. Aşk birdenbire, güneşin altında parıldayarak, yüzlerce tesadüfün gizemli uyumuyla kapıdan içeri girdi. Güllerin arkasında karanfiller, morlu beyazlı şebboylar ve isterliçeler… Başka türlü seven, başka türlü gören, kimselere benzemeyen Ali…Hapisten çıkan Ali… Karıncaları izleyen Ali… Tuhaf ve mutlu gülen Ali… Verda'ya âşık olan Ali… Renkler birbirine karışırken, bulutlar pamuk pamuk azalıp çoğalırken Verda'nın kalbine düşen Ali… Bir elmada iki diş izi… Kırlangıç Dönümü, incelikli bir aşk hikâyesi... Sinan Sülün, hayata tutunmaya çalışan genç bir aşkın dünyayla imtihanını anlatıyor. Her şeyin esası farklılık mı benzeşmek mi? Farklı olan dünyaya sığmıyor mu?
(Tanıtım Bülteninden)
Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biri. Okurken çok keyif aldım. Mutlaka herkesin okuması gerekir. Aşka dair, sevgiye dair, insanlığa dair vede hayata ve yaşamaya dair herşeyi içinde bulabileceğiniz bir kitap. Okuyan herkesi mutlaka yüreğinin bir köşesinde yakalayacak bir kitap.
İçten ve samimi bir kitap okumak istiyorsanız , işte size Harika bir eser, güldürecek , ağlatacak ama en çok kızdıracak Ali’nin hikayesi....ah Ali,m hayat işte...
Aşk hikayesinden çok aşık olma halinin anlatıldığı bir kitap benim için. Ali'nin Verda'yı sakince sevişi, Verda'nın Ali'yi öyle kabul edişi... Bir ablanın kardeşine olan bağlılığının da anlatıldığını söylemeden edemeyeceğim. Tavsiye ederim.
Sinan Sülün'ü keşfettiğim kitap ki yazarın ikinci kitabı olur Kırlangıç Dönümü. Kırlangıç Dönümü, hikayesi anlatımı ve karakterleriyle okunası bir kitap. Ali ile tanışıp iç dünyasına yolculuk etmeli, Verda ile olan arkadaşlığına tanıklık etmeli ve ikilinin yaşadığı naif aşka dokunmalısınız.

Bu yıl çok fazla kitap okuyamadım fakat okuduklarım arasında en iyisi Kırlangıç Dönümü idi. Akıcı yazım dilini sevenler, yeni ve farklı bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Merhaba uzun süredir elimde olan bir kitaptı Kırlangıç Dönümü ve beklentimin üstünde güzel buldum. Ana karakterimiz Ali üniversitede olaylara karışır ve haksız yere hapse atılır. 10 sene sonra hapisten çıktığında kesinlikle aynı Ali değildir. Anne babası gibi sevdiği ablası ve eniştesinin yanına geri döner. Eniştesine çiçekçi dükkanında yardım etmeye başlar. Ve bir gün dükkanın yanındaki kafede Verda'yı görür, o anda aşık olur. Önceden yaşadığı olayların ve geçirdiği hastalığın tesiriyle dışarıdan biraz aklı noksanmış gibi bir izlenim verdiği için başta kendisini hafife alırlar fakat Verda zamanla Ali'yi tanımaya ve sevmeye başlar. Yazar, Ali ile Verda'yı anlatırken zaman zaman okuyucuyu alıp Ali'nin eski hatıralarına götürüyor, karmakarışık rüyaları ile bilinç altındakilere de tanık ediyor. Hikaye güzeldi. Yazarın anlatımı daha ilk andan itibaren kendisine bağlıyor, böylelikle kitap akıcı bir şekilde okunuyor. Hele o son beni mahvetti! Yıkıldım. Tam 250.sayfa olması lazım, ana karakterle birlikte bir anda her şeyi idrak ediyor ve şok oluyorsunuz! Çok şaşırdım ve üzüldüm. Etkileyiciydi. Özellikle hakkında iyi ya da kötü bir şey bilmeden, beklentisiz başladığım için beni epey etkiledi. Sevgi, sevgisizlik, kırgınlıklar, yaşanmışlıklar üzerine yaşamın ta içinden tavsiye edebileceğim bir kitap.
Kısaca konusu;
Ali üniversitede katıldığı bazı olaylar sebebiyle hapise girer. Hapisten çıktıktan sonra artık çok  farklı bir Ali olarak çıkmış ve ablasının yanına geldiği gün yan kafede gördüğü bir kıza aşık olur.
****
Kitaptaki aşk hikayesi naif bir aşk hikayesi. Öyle paldır küldür bir aşk değil. Saf..
Yazarın dili zaten ilk başlarda bunu hissettiriyor. İlk bölümleri okuduğumda böyle bir aşk hikayesi okuyacağımı anlamıştım. Okurken de ayrı bir tat aldım. Açıkçası popüler roman kültüründeki aşklardan biraz sıkılmıştım bu kitap benim için oldukça iyi oldu bu sebeple. Yazarın dili oldukça akıcı ve dolu dolu.  Böyle okurken ayrı bir lezzet alıyorsunuz kitaptan. Altını çizeceğiniz bir sürü de satır yer alıyor içerisinde. Bunlar dışında yazarın Ali'nin psikolojik durumunu çok iyi yansıttığını düşünüyorum. Zaten teşekkür kısmında psikologlardan destek aldığını belirtmiş fakat sadece destek almak değil önemli olan bunu güzel bir şekilde yansıtabilmek ki yazarın bunu gayet iyi başardığını söylemeliyim. Açıkçası ben aşktan çok Ali'nin psikolojik durumunu okumaktan zevk aldım. Çünkü konusu her ne kadar aşk olsa da psikolojik yön bir tık daha öndeydi.
Naif bir aşk hikayesi ve de psikolojik tahlil okumayı seviyorsanız kesinlikle tavsiyemdir.
Bir gün bahçede tek başıma oyun oynarken, ağaçtaki olgunlaşan dutları gördüm. Hemen ağaca çıkıp, yemeye başladım. O kadar çok yedim ki yemekten yorgun düştüm, ağaçtan inip gölgesine uzandım, uyudum. Beni yerde ağzım burnum kıpkırmızı bir halde görünce ağaçtan düştüğümü sanmış. Yanıma gelip bakınca, kan olmadığını, karadut lekesi olduğunu anladı. Bu sefer de üstümü başımı kirlettiğim için ağlamaya başladı. Bilirsin, karadut lekesi de hiç kolay çıkmaz. Annemle babam işten gelip beni o halde görseler kendisine kızacaklar. Sonra babaannem bahçeye gelip, Ne oldu Nergis? dedi. Ablam baksana babaanne , bütün üstünü kirletmiş. Annem kızacak bana. Babaannem, hadi ağlama, şimdi çıkartırım ben onları, dedi. Sonra karadut ağacının yanına gidip, birkaç dut yaprağını kopardı, avucunun içinde parmaklarıyla ezdi, köpürttü. Elimi, yüzümü dut yapraklarıyla ovalamaya başladı. Neden? diye sordu Verda. Çünkü karadutun lekesini sadece kendi yaprağı çıkarırmış. Babaannem, insan da aynı bu ağaç gibidir, demişti o gün bize. Yarasına ilacı başka yerde arayan her zaman yanılır. Her yaranın merhemi kendi dalındadır..
Onu her gördüğünde, düşündüğünde kalbi neden alabora oluyordu? Neden gidip bütün gün çarşıda oralet aramıştı? Bir insanın gülümsemesi nasıl bir başkasını bu kadar mutlu edebilirdi?
Hem insan birisini sevince tüm hayatında olmak istiyor. Çocukluğunda, gençliğinde, yaşlılığında...
Kendi benliğine güzellikler katmak için âşık olmak isteyen kişi aşkın ne olduğunu bilemezdi. Aşk hiç ummadığınız, hiç beklemediğiniz bir anda buluverirdi sizi. İnsan âşık olmayı seçmezdi. Aşk onu seçerdi. Sadece varlığını kaybetmeye hazır olan insan o kapıdan içeri girebilirdi.
Bir gün bahçede tek başıma oyun oynarken, ağaçtaki olgunlaşan dutları gördüm. Hemen ağaca çıkıp, yemeye başladım. O kadar çok yedim ki yemekten yorgun düştüm, ağaçtan inip gölgesine uzandım, uyudum. Sonra birden ablamın çığlığıyla uyandım. Beni yerde ağzım burnum kıpkırmızı bir halde görünce ağaçtan düştüğümü sanmış. Yanıma gelip bakınca, kan olmadığını, karadut lekesi olduğunu anladı. Bu sefer de üstümü başımı kirlettiğim için ağlamaya başladı. Bilirsin karadut lekesi de hiç kolay çıkmaz. Annemle babam işten gelip beni o halde görseler kendisine de kızacaklar. Sonra babannem bahçeye gelip 'Ne oldu Nergis?' dedi. Ablam 'Baksana babanne, bütün üstünü kirletmiş. Annem kızacak bana.' Babaannem, 'Hadi ağlama, şimdi çıkartırım ben onları,' dedi. Sonra karadut ağacının yanına gidip birkaç dut yaprağı kopardı, avcunun içinde parmaklarıyla ezdi, köpürttü. Elimi, yüzümü dut yapraklarıyla ovalamaya başladı."
"Neden?" diye sordu Verda.
"Çünkü karadutun lekesini sadece kendi yaprağı çıkarırmış... Babaannem, insan da aynı bu ağaç gibidir demişti o gün bize. Yarasına ilacı başka yerde arayan her zaman yanılır. Her yaranın merhemi kendi dalındadır."
Karadutun lekesini sadece kendi yaprağı çıkarırmış… Babaannem, insan da aynı bu ağaç gibidir demişti o gün bize. Yarasına ilacı başka yerde arayan her zaman yanılır. Her yaranın merhemi kendi dalındadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırlangıç Dönümü
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
257
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750518652
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Kendi benliğine güzellikler katmak için âşık olmak isteyen kişi aşkın ne olduğunu bilemezdi. Aşk hiç ummadığınız, hiç beklemediğiniz bir anda buluverirdi sizi. İnsan âşık olmayı seçmezdi. Aşk onu seçerdi. Sadece varlığını kaybetmeye hazır olan insan o kapıdan içeri girebilirdi. Bu mucizevi duygu, her gün yeniden ölen Tanrı'nın kendisine inanmamız için gösterebildiği tek delildi. O sabah Ali için de öyle oldu. Aşk birdenbire, güneşin altında parıldayarak, yüzlerce tesadüfün gizemli uyumuyla kapıdan içeri girdi. Güllerin arkasında karanfiller, morlu beyazlı şebboylar ve isterliçeler… Başka türlü seven, başka türlü gören, kimselere benzemeyen Ali…Hapisten çıkan Ali… Karıncaları izleyen Ali… Tuhaf ve mutlu gülen Ali… Verda'ya âşık olan Ali… Renkler birbirine karışırken, bulutlar pamuk pamuk azalıp çoğalırken Verda'nın kalbine düşen Ali… Bir elmada iki diş izi… Kırlangıç Dönümü, incelikli bir aşk hikâyesi... Sinan Sülün, hayata tutunmaya çalışan genç bir aşkın dünyayla imtihanını anlatıyor. Her şeyin esası farklılık mı benzeşmek mi? Farklı olan dünyaya sığmıyor mu?
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 39 okur

  • İdil
  • desperles
  • Jale
  • nasılsaburalıyım
  • ÇiçeğiOlanPrens
  • Dilara Polat
  • Gonca
  • Nur Atak
  • Fatih Bıçak
  • Remedios

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.3 (6)
9
%27.8 (5)
8
%16.7 (3)
7
%11.1 (2)
6
%5.6 (1)
5
%5.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0