Kırmızı Pelerinli KentAslı Erdoğan

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.423
Gösterim
Adı:
Kırmızı Pelerinli Kent
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789752893580
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın Türkiye'de olduğu kadar Avrupa'da da ses getirmiş kitabı: Kırmızı Pelerinli Kent. Bir kentin karanlık sokaklarında, kuytu köşelerinde kendi izini süren bir yalnızlık öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)
Aslı Erdoğan, belleğimize görkemli karnavallarıyla yer etmiş ünlü Rio de Janeiro’yu değil “….. insan acısından lif lif dokunmuş kırmızı peleriniyle benliğini sarıp sarmalayan, keskin dişlerini karnaval maskelerinin ardına gizleyen Rio de Janerio’yu?” insanı en can alıcı yerinden vuran o kendine özgü anlatımıyla anlatmış.

Kentin keskin dişleri; arka sokaklardaki sıradanlaşmış soygun, tecavüz, ölüm, cinayet, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, çete hesaplaşmaları, açlık, sefalet, cinsellik, fuhuş batağında olan çocuklar, salgın hastalıklar, nemli, boğucu sıcaklar…

Sokakta her an kafanıza dayanan silahla ya da kör bir kurşunla öldürülebileceğiniz gerçeği, sokakta yatan evsizler, vücudu darp, işkence izleriyle kaplı dilenen aç çocuklar, veremli, trahomolu, AIDS’li ilkokul çağındaki çocuklar, ruhu elinde alınan Rio’nun melez kadınlarının anlatıldığı betimlemelerde kentin acımasız, karanlık yüzleri tüm çıplaklığıyla, şiddetiyle kitabın satırlarına serilmiş.

İstanbul’dan Rio de Jenario’ya okumak için gelen iyi bir ailenin hayata kafa tutan kızı Özgür’ün kentin olumsuzluklarıyla baş edebilmek için Kırmızı Pelerinli Kenti yazmaya başlar. Kitapta Özgür’ün kendi yaşamını anlattığı bölümler ile onun yazdığı romandan bölümler iç içe. Betimlemeler oldukça fazla, bölümler arası geçişlerde okuma bütünlüğünü korumakta zorlandığım anlar oldu. Anlatılanlar iç açıcı değil. Ancak yazar dış dünyayı gözlemlemede ve kâğıda dökmekte oldukça başarılı. Cümlelerindeki derinlikleri keşfetmek güzeldi. Anlatılan olaylardan beni hiç mutlu eden bir bölümün olmadığını düşünürken Özgür’ün romanının en içten bölümü diye nitelendirdiği bölüm aklıma geldi, bu hariç.

Kırmızı Pelerinli Kente gitmek isteyenlere (Kitabı okuduktan sonra gitmek isteyen olur mu bilmiyorum.) yazarın önerilerini eklemek istiyorum. “Rio’nun AIDS ve suç rekorlarının bir an bile akıllarından çıkarmamalarını, hiçbir koşulda tek başlarına dolaşmamalarını, saat, altın ya da altına benzer bir takı takmamalarını, kentin kanının üzerlerine sıçramaması için her türlü akılcı önlem almalarını öneririm. Ayrıca Corcovado’dan (şu ünlü, devasa İsa heykelinin bulunduğu tepe) günbatımını izlemelerini, -tropiklerde etkileyici, ama çabucak olup biten bir gösteridir- ve kesinlikle taze papapya suyunu denemelerini…''
Aslı Erdoğan'ın ilk okuduğum kitabı Kabuk Adam'la Kırmızı Pelerinli Kentin ortak yanları oldukça fazla. Zannediyorum ki Aslı Erdoğan iki kitabı yaşattığı iklimlerden dışarı çıkamamış birinde karakter birinde mekan baskın olmakla birlikte "Deniz Kabuğu /İnsanın Dış Kabuğu" ekürisinden de kopmamıştır. Kırmızı Pelerinli Kent dış kapağı kırmızı -insan ruhunda tehlikeyi andıran kırmızı- kitabın içeriğinde anlatılan Rio şehrinin illegal işlerini, tehlikeli sokaklarını, girilip de çıkılamayan köhne darlıklarını, insanların her öğün yemek yer gibi uyuşturucuya bağımlılıklarını, kuralsızlıklar dizisini Aslı Erdoğan'ın insanı etkisi altına alan entellektüel anlatımıyla elinizden düşüresiniz gelmiyor. Entellektüel anlatım -benim tabirimle- o şehrin içine girerek, bir yabancı bile olsa o o şehrin hikayesini kendine has karekteristik kimliğe bürünerek, o şehirle o şehirde yaşayan insanlar gibi düşünerek, giyinerek, sevişerek, yolsuzluğuna karışarak, illegalleşerek, oranın kültüründen beslenip kendi oryantalist havasını da unutmayarak işliyor eserini. Bunu başaran ender yazarlardan Aslı Erdoğan'ın diğer kitaplarını da okumuş biri olarak bu sentez insanın iliklerine kadar işliyor. Ve bu anlatımın kendine has değerleriyle bu tarzını koruyor.

Yazar Kırmızı Pelerini bir suç aletine dönüştürüyor. Suçla yoğrulmuş bir halk, suça boğulmuş insanlar, suç aleti bir kent ve normalleşmiş yaşantıları. Onların arasına karışınca suçlu olmuyorsunuz çünkü bu onların normalleri. "Karanlıkta herkes kördür." sonuçta...
Aydınlığı normalleştirmeniz adına değil bu kitap. Sevdiğiniz bir insanı nasıl ki bütün hatalarıyla, cartlarıyla, curtlarıyla kabul ediyorsanız, Rio'yu da onu anlatan Aslı Erdoğan'ı da Kırmızı Pelerinli Kenti de okuyunca o şekilde kabul edeceksiniz.

Benzer kitaplar

Aslı Erdoğan'dan okuduğum ilk kitap. Aslı Hanım'ın akıcı, insanı içine çeken bir dili var. Ancak kitap çok karanlık bir atmosfere sahip bu sebeple beni rahatsız etti ve ürküttü, ancak dediğim gibi kitap insanı içine almak konusunda oldukça başarılı.
Aslı erdoğani sevmeye başlamıştım ama kabuk adamdan sonra hayal kırıklığı oldu kitap benim için. Kitapta altı çizilecek çok anlamlı harika sözler var ama geneli çok bohemdi
Aslı Erdoğan, Kırmızı Pelerinli Kent’te cehennemi anlatmış adeta. Rio da ölümün, uyuşturucunun, tecavüzün sıradan ve alışıldık olduğunu, insanların bunu kanıksadığını söyleyip durmuş her bölümde.
Yalnızlık kavramı bu kitabın tüm hücrelerine sinsice sinmiş.
Belirli bir olay örgüsü yok, kitap baştan sona sıfat ve benzetme dolu betimlemelerle geçiyor. Bu yüzden Bir romandan çok bir gezi yazısını çağrıştıran bölümler göze çarpıyor. Birazdan bitecek betimlemeler olay başlayacak beklentisini çoğu zaman suya düşürüyor. Yani akmıyor kısacası.
Diyalog yok denecek kadar az, hep iç konuşmalar var. Yalnızlığı anlatacak bir eserde iç konuşmanın fazla olması gayet doğal.

Yine de yalnızlığı anlatırken hissettirmesi bu kitabı okumak için yeterli bir sebep.

Kendimi olduğumdan daha büyük göstermek için yazıyorum. Çünkü...
Çok, çok küçüğüm. (Sayfa: 119)
Romanını yazmaya çalışan bir romancının romanını okuyoruz. Bir daha kuramam bu cümleyi.:) Bir miktar postmodernizm etkisi. Bir romanı yazmaya çalışmanın sancıları ve fazlası. Uzun uzadıya şehir betimlemeleri ararsanız o da yok kısa ve vurucu cümleler. Şehrin daha çok çirkinliği. Konu yok, var gibi görünse de zaman belirsiz. Onu güzel yapanda bunlardan bağımsız olması çünkü edebiyat biraz da bu. Onun dışında yine ya seversiniz ya nefret edersiniz öyle bir yazar. Bu yüzden alışkın olmayan bünyelerde fırlatıp atma etkisi yaratabilir. Ama ben beğendimm :))
Roman Rio de Janeiro'nun sokak aralarında hiçliğe düşen Özgür'ün dışavurumu ve aynı zamanda da otobiyografik bir roman. Yazarın üslubu çok kuvvetli, çok orijinal hayalleri ve imgelemleri var. Cümleleri lezzetli. Roman, aksiyonseverlerin hoşlanmayabileceği bir roman. Dağınık bir üslup ve çok sesli bir anlatıcı var. Roman anlatıcısı ve Özgür'ün roman içinde yazdığı romanın anlatıcısı iki koldan ilerliyor. Bence, yazar "geleceğe kalacak elli yazardan biri" tanımlamasını hak ediyor. Kabuk Adam ve Mucizevi Mardarin'i de okuyacağım!
Aslı Erdoğan'ın okuduğum ilk kitabı. Türk yazarların Türkiye'yi anlatmalarına alışmışız hep, bu açıdan yazar Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrini anlatmasıyla beni fazlasıyla şaşırttı. Kitabı bitirdikten sonra yazarın biyografisine baktığımda gördüm ki gerçekten de Brezilya'da yaşamış, yoksa o şehri böylesine iyi bir anlatımla anlatamazdı diye düşünüyorum. Fazlasıyla kasvetli olan kitapta, Rio'nun karanlık yüzünü karakteri Özgür'ün ağzından anlatıyor Aslı Erdoğan. Kesinlikle özgün ve akıcı bir dili var ama kitabın konusunu beğenemedim. İnsanı Rio'dan soğutan, yalnızlık kokan ve şehrin varoşlarını anlatan iç karartıcı bir kitap bu, bu nedenle aynı şekilde depresif bir zamanınızda okumanız belki de daha iyi olacaktır.
Kadınlara cinsiyeti için dayatılan norm ve tabulardan kaçabilme çabası gösteren ve bunu yaşamın gerçekçiliğinden kaçmadan yapmayı başarabilmiş bir kitap..
Kasvet dolu bir hikaye. Özgür bir kitap. Okurken içimin daraldığını hissettim kitap bitsin istedim ya da zaman kavramı olmadan aksın gitsin. İki uçlu bir kitap hem nefret duyuyor hem seviyorsunuz. Bende hangi yan ağır bastı daha karar veremedim. Siz okuyup hangi yanınıza hitap ettiğini öğrenin derim.
Aslı erdogan dan okuduğum ikinci kitap ve ilki kadar sevmedim kabuk adam daha iyi di bence okurken sıkıldım hikaye özge adında bir kurgusal karakter üzerinden rio yu anlatıyor ama anlıyoruz ki bazı olaylar yazarımızın anılarından oluşturulmuş kurgu ve gerçekler iç içe sokulup harmanlanmis rio nun gerçek yüzünü okuyucuya sunuyor ve bu kadar iğrenç bir yer olduğunu bilmezdim gitmek isteyenler mutlaka okumalı karar degistiriceklerine eminim :D
Aslı Erdoğan'ın güçlü kaleminin ve zekasının iyice anlaşılabilmesi için kesinlikle okunması gereken güzel bir kitap. Oldukça akıcı bir üslubu var ve insanı içine çekiyor. Birkaç saatte keyifle bitirilebilir.
"Yalnızlığımız çok fazla can yaktığında, acıyı kaptan kaba aktarıyor, aslında zerre kadar anlam içermeyen hayata ne derinlikler yüklüyoruz. "
"Sana gözlerinin benzersiz olduğunu söyledim."
...
"Onun gözleri benimkilerden daha güzel."
"Ben 'güzel' sözcüğünü kullanmadım ki. 'Benzersiz' dedim."
Aslı Erdoğan
Sayfa 66 - Everest Yayınları
İç içe geçmiş sonsuz sayıda Matruşka bebeği vardı önünde; ne yaparsa yapsın, en dipteki dünyaya, öze, gerçeğin çekirdeğine erişemiyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırmızı Pelerinli Kent
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
144
ISBN:
9789752893580
Kitabın türü:
Yayınevi:
Everest Yayınları
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın Türkiye'de olduğu kadar Avrupa'da da ses getirmiş kitabı: Kırmızı Pelerinli Kent. Bir kentin karanlık sokaklarında, kuytu köşelerinde kendi izini süren bir yalnızlık öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 235 okur

  • Hanife Ertürk
  • Sena
  • BilgeSevgi
  • des
  • Şerife Bulut
  • Su Vatandaş
  • Kitap Odası
  • ayse byksll
  • Esra tekiner
  • yasemin yeter

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%42.3
35-44 Yaş
%25.2
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.9
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.3 (10)
9
%16 (13)
8
%24.7 (20)
7
%22.2 (18)
6
%13.6 (11)
5
%6.2 (5)
4
%3.7 (3)
3
%0
2
%1.2 (1)
1
%0