Kırmızı Pelerinli Kent

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.738
Gösterim
Adı:
Kırmızı Pelerinli Kent
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893580
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kırmızı Pelerinli Kent
Kırmızı Pelerinli Kent
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın Türkiye'de olduğu kadar Avrupa'da da ses getirmiş kitabı: Kırmızı Pelerinli Kent. Bir kentin karanlık sokaklarında, kuytu köşelerinde kendi izini süren bir yalnızlık öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)
Aslı Erdoğan, belleğimize görkemli karnavallarıyla yer etmiş ünlü Rio de Janeiro’yu değil “….. insan acısından lif lif dokunmuş kırmızı peleriniyle benliğini sarıp sarmalayan, keskin dişlerini karnaval maskelerinin ardına gizleyen Rio de Janerio’yu?” insanı en can alıcı yerinden vuran o kendine özgü anlatımıyla anlatmış.

Kentin keskin dişleri; arka sokaklardaki sıradanlaşmış soygun, tecavüz, ölüm, cinayet, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, çete hesaplaşmaları, açlık, sefalet, cinsellik, fuhuş batağında olan çocuklar, salgın hastalıklar, nemli, boğucu sıcaklar…

Sokakta her an kafanıza dayanan silahla ya da kör bir kurşunla öldürülebileceğiniz gerçeği, sokakta yatan evsizler, vücudu darp, işkence izleriyle kaplı dilenen aç çocuklar, veremli, trahomolu, AIDS’li ilkokul çağındaki çocuklar, ruhu elinde alınan Rio’nun melez kadınlarının anlatıldığı betimlemelerde kentin acımasız, karanlık yüzleri tüm çıplaklığıyla, şiddetiyle kitabın satırlarına serilmiş.

İstanbul’dan Rio de Jenario’ya okumak için gelen iyi bir ailenin hayata kafa tutan kızı Özgür’ün kentin olumsuzluklarıyla baş edebilmek için Kırmızı Pelerinli Kenti yazmaya başlar. Kitapta Özgür’ün kendi yaşamını anlattığı bölümler ile onun yazdığı romandan bölümler iç içe. Betimlemeler oldukça fazla, bölümler arası geçişlerde okuma bütünlüğünü korumakta zorlandığım anlar oldu. Anlatılanlar iç açıcı değil. Ancak yazar dış dünyayı gözlemlemede ve kâğıda dökmekte oldukça başarılı. Cümlelerindeki derinlikleri keşfetmek güzeldi. Anlatılan olaylardan beni hiç mutlu eden bir bölümün olmadığını düşünürken Özgür’ün romanının en içten bölümü diye nitelendirdiği bölüm aklıma geldi, bu hariç.

Kırmızı Pelerinli Kente gitmek isteyenlere (Kitabı okuduktan sonra gitmek isteyen olur mu bilmiyorum.) yazarın önerilerini eklemek istiyorum. “Rio’nun AIDS ve suç rekorlarının bir an bile akıllarından çıkarmamalarını, hiçbir koşulda tek başlarına dolaşmamalarını, saat, altın ya da altına benzer bir takı takmamalarını, kentin kanının üzerlerine sıçramaması için her türlü akılcı önlem almalarını öneririm. Ayrıca Corcovado’dan (şu ünlü, devasa İsa heykelinin bulunduğu tepe) günbatımını izlemelerini, -tropiklerde etkileyici, ama çabucak olup biten bir gösteridir- ve kesinlikle taze papapya suyunu denemelerini…''
Rio de Janeiro yani; Kırmızı Pelerinli Kent...

''Bu kent, sonsuz rastlantılar oyununda öyle ustalaşmıştır ki onun karşısında şeytan bile amatör sayılır. Blöf yaptığına inandırdığı an kare as çıkartır.'' (Sayfa 12)

Kendi kendini sürgün etmiş Özgür... Yaşadığı rahat hayatı bırakıp gittiği Rio'yu yazmaktan, yaşamaktan başka derdi yok. Bunu yapabildiğinde hesaplaşmanın tamamlanacağını düşünüyor . Sürdürmekte inat ettiği dibine kadar parasızlık, açlık, yabancı olmanın itilmişliği oysa...

Özgür'ün yani Aslı Erdoğan'ın şehirdeki kötülükleri betimlemesi şahane. Yaşadığı yalnızlık, yoksunluk, uzaklarda olmanın getirdiği; en basit mutluluklara, alışkanlıklara hatta sıradanlıklara duyulan özlem nasıl bu kadar dolambaçsız, sade ama insanın beynine beynine inercesine anlatılır hiç bilmiyorum. Kaybettikleri ile kazandıklarının muhakemesini öyle güzel yapıyor ki; yaşadığı özgürlük ödül mü yoksa ceza mı karar veremedim...

Rio'yu tek kelime ile ''kaos'' olarak tanımlıyor. Yeryüzünü kaplayan yüzeyselliği her hücresine kadar hissettiği ve aşık olduğu kent. Yaşamlardaki planlardan, projelerden, öngörülenlerden ve hatta öngörülemeyenlerden çok daha gerçek... Bulunabilen her alanda dans edilebilen, sevişilebilen, saldırıya uğrayıp ölünebilen...Kanıksanmış bir ölümcüllük...

''Neden seçtim bana öldüresiye düşman bu kenti? İnsan acısından lif lif dokunmuş kırmızı peleriniyle benliğimi sarıp sarmalayan, keskin dişlerini karnaval maskelerinin ardına gizleyen Rio de Janerio'yu?.. Yalnızca tek bir şey adına güvenli suları terk eder, kendi köklerimizi keseriz. Adem'in, uğruna ölümsüzlüğü teptiği tek şey adına: BİLİNMEYEN.'' (Sayfa 54)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.302 Oy)19.065 beğeni43.374 okunma3.023 alıntı182.949 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.545 Oy)8.828 beğeni28.697 okunma836 alıntı139.647 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (9.282 Oy)9.247 beğeni25.619 okunma1.828 alıntı118.729 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.717 Oy)13.417 beğeni34.526 okunma3.414 alıntı146.078 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.888 Oy)8.846 beğeni26.322 okunma2.658 alıntı114.772 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.655 Oy)5.764 beğeni19.657 okunma836 alıntı101.203 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.454 Oy)8.030 beğeni22.776 okunma826 alıntı89.788 gösterim
  • Kuyucaklı Yusuf
    8.5/10 (4.993 Oy)5.402 beğeni17.320 okunma1.004 alıntı60.174 gösterim
  • Yabancı
    8.3/10 (4.416 Oy)3.917 beğeni12.964 okunma1.194 alıntı52.973 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.571 Oy)9.080 beğeni25.346 okunma1.547 alıntı126.606 gösterim
Aslı Erdoğan'ın ilk okuduğum kitabı Kabuk Adam'la Kırmızı Pelerinli Kentin ortak yanları oldukça fazla. Zannediyorum ki Aslı Erdoğan iki kitabı yaşattığı iklimlerden dışarı çıkamamış birinde karakter birinde mekan baskın olmakla birlikte "Deniz Kabuğu /İnsanın Dış Kabuğu" ekürisinden de kopmamıştır. Kırmızı Pelerinli Kent dış kapağı kırmızı -insan ruhunda tehlikeyi andıran kırmızı- kitabın içeriğinde anlatılan Rio şehrinin illegal işlerini, tehlikeli sokaklarını, girilip de çıkılamayan köhne darlıklarını, insanların her öğün yemek yer gibi uyuşturucuya bağımlılıklarını, kuralsızlıklar dizisini Aslı Erdoğan'ın insanı etkisi altına alan entellektüel anlatımıyla elinizden düşüresiniz gelmiyor. Entellektüel anlatım -benim tabirimle- o şehrin içine girerek, bir yabancı bile olsa o o şehrin hikayesini kendine has karekteristik kimliğe bürünerek, o şehirle o şehirde yaşayan insanlar gibi düşünerek, giyinerek, sevişerek, yolsuzluğuna karışarak, illegalleşerek, oranın kültüründen beslenip kendi oryantalist havasını da unutmayarak işliyor eserini. Bunu başaran ender yazarlardan Aslı Erdoğan'ın diğer kitaplarını da okumuş biri olarak bu sentez insanın iliklerine kadar işliyor. Ve bu anlatımın kendine has değerleriyle bu tarzını koruyor.

Yazar Kırmızı Pelerini bir suç aletine dönüştürüyor. Suçla yoğrulmuş bir halk, suça boğulmuş insanlar, suç aleti bir kent ve normalleşmiş yaşantıları. Onların arasına karışınca suçlu olmuyorsunuz çünkü bu onların normalleri. "Karanlıkta herkes kördür." sonuçta...
Aydınlığı normalleştirmeniz adına değil bu kitap. Sevdiğiniz bir insanı nasıl ki bütün hatalarıyla, cartlarıyla, curtlarıyla kabul ediyorsanız, Rio'yu da onu anlatan Aslı Erdoğan'ı da Kırmızı Pelerinli Kenti de okuyunca o şekilde kabul edeceksiniz.
Aslı Erdoğan, Kırmızı Pelerinli Kent’te cehennemi anlatmış adeta. Rio da ölümün, uyuşturucunun, tecavüzün sıradan ve alışıldık olduğunu, insanların bunu kanıksadığını söyleyip durmuş her bölümde.
Yalnızlık kavramı bu kitabın tüm hücrelerine sinsice sinmiş.
Belirli bir olay örgüsü yok, kitap baştan sona sıfat ve benzetme dolu betimlemelerle geçiyor. Bu yüzden Bir romandan çok bir gezi yazısını çağrıştıran bölümler göze çarpıyor. Birazdan bitecek betimlemeler olay başlayacak beklentisini çoğu zaman suya düşürüyor. Yani akmıyor kısacası.
Diyalog yok denecek kadar az, hep iç konuşmalar var. Yalnızlığı anlatacak bir eserde iç konuşmanın fazla olması gayet doğal.

Yine de yalnızlığı anlatırken hissettirmesi bu kitabı okumak için yeterli bir sebep.

Kendimi olduğumdan daha büyük göstermek için yazıyorum. Çünkü...
Çok, çok küçüğüm. (Sayfa: 119)
Aslı Erdoğan'dan okuduğum ilk kitap. Aslı Hanım'ın akıcı, insanı içine çeken bir dili var. Ancak kitap çok karanlık bir atmosfere sahip bu sebeple beni rahatsız etti ve ürküttü, ancak dediğim gibi kitap insanı içine almak konusunda oldukça başarılı.
Aslı erdoğani sevmeye başlamıştım ama kabuk adamdan sonra hayal kırıklığı oldu kitap benim için. Kitapta altı çizilecek çok anlamlı harika sözler var ama geneli çok bohemdi
Romanını yazmaya çalışan bir romancının romanını okuyoruz. Bir daha kuramam bu cümleyi.:) Bir miktar postmodernizm etkisi. Bir romanı yazmaya çalışmanın sancıları ve fazlası. Uzun uzadıya şehir betimlemeleri ararsanız o da yok kısa ve vurucu cümleler. Şehrin daha çok çirkinliği. Konu yok, var gibi görünse de zaman belirsiz. Onu güzel yapanda bunlardan bağımsız olması çünkü edebiyat biraz da bu. Onun dışında yine ya seversiniz ya nefret edersiniz öyle bir yazar. Bu yüzden alışkın olmayan bünyelerde fırlatıp atma etkisi yaratabilir. Ama ben beğendimm :))
Kasvet dolu bir hikaye. Özgür bir kitap. Okurken içimin daraldığını hissettim kitap bitsin istedim ya da zaman kavramı olmadan aksın gitsin. İki uçlu bir kitap hem nefret duyuyor hem seviyorsunuz. Bende hangi yan ağır bastı daha karar veremedim. Siz okuyup hangi yanınıza hitap ettiğini öğrenin derim.
Aslı Erdoğan'ın okuduğum ilk kitabı. Türk yazarların Türkiye'yi anlatmalarına alışmışız hep, bu açıdan yazar Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrini anlatmasıyla beni fazlasıyla şaşırttı. Kitabı bitirdikten sonra yazarın biyografisine baktığımda gördüm ki gerçekten de Brezilya'da yaşamış, yoksa o şehri böylesine iyi bir anlatımla anlatamazdı diye düşünüyorum. Fazlasıyla kasvetli olan kitapta, Rio'nun karanlık yüzünü karakteri Özgür'ün ağzından anlatıyor Aslı Erdoğan. Kesinlikle özgün ve akıcı bir dili var ama kitabın konusunu beğenemedim. İnsanı Rio'dan soğutan, yalnızlık kokan ve şehrin varoşlarını anlatan iç karartıcı bir kitap bu, bu nedenle aynı şekilde depresif bir zamanınızda okumanız belki de daha iyi olacaktır.
Aslı Erdoğan'ın güçlü kaleminin ve zekasının iyice anlaşılabilmesi için kesinlikle okunması gereken güzel bir kitap. Oldukça akıcı bir üslubu var ve insanı içine çekiyor. Birkaç saatte keyifle bitirilebilir.
Dikkat spoiler içerir.
Özgür adındaki genç kızımız, yaklaşık 2 sene önce okumakta olduğu okulu bırakıp Rio De Janeiro'ya gelmiştir. Bir kitap yazmak için buraya gelen Özgür, ailesi ile sorunlar yaşayan, hayatta başarılı olamayan, geldikten sonra şehrin gerçek yüzünü gören biridir. Kokainin gelişini haber veren havai fişekler, Aids ve tecavüzün yaygınlığı, favelalar adı verilen gettolardaki suç oranı, dışarıdan görünen Rio dışında farklı bir şehir olduğunun da göstergesidir. Yabancılara gringa diyen ve hor gören yerliler, insanların gasp korkusu ile altın, saat gibi eşyaları taşıyamaması ve daha pek çok şey. Bu arada Eli, Ronaldo gibi sevgilileri olan Özgür bir yandan da kendi yaşadıklarına benzer olayları Kırmızı Pelerinli Kent adını verdiği romanında yazmaktadır. Sigara, meyve suyu ve kokain eşliğinde geçen günler sonunda kitabını bitiren Özgür'ün bir gün yolu kesilir ve bir genç kız onu soymaya kalkar. Acaba Özgür ne yapacaktır? Bu kavgadan galip mi yoksa mağlup mu ayrılacaktır? Kitabına benzer bir şekilde mi gelişecektir işler? Keyifle bir solukta okunan bir roman.
Kadınlara cinsiyeti için dayatılan norm ve tabulardan kaçabilme çabası gösteren ve bunu yaşamın gerçekçiliğinden kaçmadan yapmayı başarabilmiş bir kitap..
"Yalnızlığımız çok fazla can yaktığında, acıyı kaptan kaba aktarıyor, aslında zerre kadar anlam içermeyen hayata ne derinlikler yüklüyoruz. "
"Sana gözlerinin benzersiz olduğunu söyledim."
...
"Onun gözleri benimkilerden daha güzel."
"Ben 'güzel' sözcüğünü kullanmadım ki. 'Benzersiz' dedim."
Aslı Erdoğan
Sayfa 66 - Everest Yayınları
Fırtına öncesi gibi değil de, sanki fırtınayı da içeren bir sessizlik...
Aslı Erdoğan
Sayfa 110 - Everest Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kırmızı Pelerinli Kent
Baskı tarihi:
Eylül 2012
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893580
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Kırmızı Pelerinli Kent
Kırmızı Pelerinli Kent
Dünya okurlarınca "geleceğe kalacak elli yazar" arasında sayılan Aslı Erdoğan'ın Türkiye'de olduğu kadar Avrupa'da da ses getirmiş kitabı: Kırmızı Pelerinli Kent. Bir kentin karanlık sokaklarında, kuytu köşelerinde kendi izini süren bir yalnızlık öyküsü.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 293 okur

  • Yusuf Kadri Şirinkan
  • Betül Yılmaz
  • Seyhbani
  • Fitnat Ayşen
  • Zeyneb İstanbullu
  • sinem
  • Esra Seven
  • Mone Burcu
  • Zahid Çetinkaya
  • SADIK PAŞA KURTULUŞ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0.9
18-24 Yaş
%18.9
25-34 Yaş
%42.3
35-44 Yaş
%25.2
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%1.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.9
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%10.5 (10)
9
%14.7 (14)
8
%24.2 (23)
7
%24.2 (23)
6
%13.7 (13)
5
%7.4 (7)
4
%3.2 (3)
3
%0
2
%1.1 (1)
1
%1.1 (1)

Kitabın sıralamaları