"Hayatları boyunca koşmayı alışkanlık haline getirenler, bitiş çizgisini görseler bile durabilirler mi?"
Profesör kişisi; alanı psikoloji. Eşiyle ayrıldıktan sonra sahiplendiği Labrador cins köpeğiyle yaşıyor.
Arsal kişisi, profesöre okulda yardım eden zeki öğrenci. Adliyenin Denetimli Serbestlik bölümünde staj yapıyor. İlk vakası 12 yaşında madde bağımlısı bir çocuk.
Ayla kişisi, Arsal'ın staj yaptığı bölümde Uzman Psikolog. Şakacı yönüyle dikkat çekiyor. Sanırım son şakası unutulmayacak!
Ömer kişisi, adliyenin temizlik görevlisi. 40'lı yaşlara yakın. Arsal'a zaafı var. Dini bütün biri.
Teo kişisi, varlıklı bir ailenin tek çocuğu. Babasının zoruyla seçtiği inşaat mühendisliği bölümünü okuyor. Okul bitince şirketin başına geçecek. Bira içmeyi özellikle sever. Travmaları var. Her işini son ana bırakır. Bu arada Arsal'la aynı okulda okuyor.
Kaan kişisi, Teo'nun alem arkadaşı. Birlikte bolca monkey shoulder yuvarlayıp, kızlarla eğlence peşindeler.
Okurken normal hayatlar gibi görünüyor değil mi? Kurguya dahil edilen denetimli serbestlik vakalardan bilerek bahsetmeyeceğim. İnsan psikolojisiyle uğraşırlarken, kendi psikolojilerinin yansıttığı ve bu yansımanın iç dünyaları ele alınmış. Günlük rutinler ilmek ilmek betimlemelerle işlenmiş. Edebi yönü tabii ki yadsınamaz. Ankara ve caddelerin mekan olarak seçildiği psikolojik yönü ağır bir kitap. Bilinen kişilerin, bilinmeyen dünyaları...
Başlarda kitaba adapte olamadım ama pes etmedim tabii ki. Her kişinin kendi bölümü, bir diğer kişiye geçerken merakta bırakıyor.
Ben sevdim ve tavsiye ederim.