Geri Bildirim

Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış KadınlıkErdal Atabek

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.965
Gösterim
Adı:
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
228
ISBN:
9786054183906
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
Erdal Atabek, duygularımızı korumak, geliştirmek ve açıklamak için daha çok başkaldırı gerektiğini anlatıyor: "Elimizi sevdiğimizin elinin üstünekoymaktan korkmamalıyız. Elimizi hayatın elinin üstüne koyalım. Seni seviyorum, diyelim."
(Arka Kapak)
Kitap iki bölümden oluşuyor.
İlk bölümde "kadın" sosyolojik boyutta detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu bölüm müthiş, yazarın casareti ve aktarımı, sunduğu görüşler çok etkileyici. Sırf bu bölüm bile ayrı bir kitap olabilirmiş ki ben bunu tercih ederdim. Ülkemizdeki her birey okumalı diye de not düşüyorum.


Ikinci bölüm daha çok bastırılmış kadın için kişisel gelişim yazılarından oluşuyor. Daha çok genel kitleye hitap eden sorgulama ve düşünmeye iten yazılar.
Kitabı yıllar önce yeni yetme ergenlik döneminde okumuştum vurucu kısım şuydu;
Erkekliğe adım sünnet davulla zurnayla bando ile
Kadınlığa geçiş ise karanlık ve ıslak sessiz gizli
Sadece bu iki satır bile her şeyi anlatmaya yetiyor
Diğer her şey bunun üzerine temelleniyor

Benzer kitaplar

Erdal Atabek'in okuduğum ikinci kitabıydı. Aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinde takip ettiğim köşe yazarlarından. Dili inanılmaz kıvrak. Kelime oyunlarına mest oluyorsunuz okurken. Aynı zamanda haksızlığa tahammül etmeyip tüm düşünceleriyle de bunu dile getiren dobra yazarlardan. Özellikle psikoloji ve kişisel gelişim alanında yazıyor. Okuduğum ilk kitabı Kırmızı Işıkta Yürümek'ti. İki kitabında yazılış amacının aynı olduğunu farkettim: Kadınlara kadın olduklarını hatırlatmak. Bizlerin hele ki şu dönemde kendimiz gibi olamama sorunumuz var. Farklı görevler ve roller üstleniyoruz cinsiyetçi temele dayanan. Günümüzde bunu eleştiren, adına bakmadığınızda feminist sanacağınız erkek yazarlardan :)
Erkek bir yazar olması ve bu kadar noktasal objektif tespitlerde bulunması etkilemişti okuduğum yıllarda.
"Kendine güvenmeye alıştırılmamış, başkasına güvenmesi de korkularla engellenmiş kadının duyduğu ''sürekli güvensizlik'' davranışlarını olumsuz etkilemeyecek midir? Böylece ortaya '''baskıcı toplumun güvensiz kadını ''' çıkmayacak mıdır?"
Tanrı kadını çocuk doğursun, evine baksın diye yaratmıştı öyle mi? Peki, tarlalarda yıllardan beri çalışan kadınlar Tanrı'nın isteğine karşı mı geliyordu?
Savaşlar çıkıp da erkekler cepheye gidince, cephe gerisinde, kentlerde, kasabalarda, köylerde bütün hizmetleri üstlenen kadınlar değil miydi?
Bütün bunları görmezden "kadın olmak" konusuna yanlış bakmaktan kaynaklanıyor kuşkusuz.
Açık söyleyeyim, yeni kadınları beğeniyorum, çok beğeniyorum. Kadın kimliğini aramalarını beğeniyorum, erkek üstünlüğüne kafa tutmalarını beğeniyorum, atılganlıklarını beğeniyorum.
Sert buluyorsunuz değil mi, aşırı buluyorsunuz. Sertler de ondan, aşırılar da ondan. Öyle olmaları gerekiyor. Anlamanız gereken bu.
Bu öyle uzun sürmüş bir ezilme ki, anlamanız gerekiyor.
Öyle uzun sürmüş bir öfke ki, öyle uzun sürmüş bir baskı ki. Yıllar, yıllar, yıllar boyu sürmüş bir sıkıntının birikimi. Anlamanız gerekiyor.
Toplumsal değer yargıları "ahlak" demek.
Ahlakımız büyük ölçüde geleneksel.
Ahlak-namus-kadın gelenekselde özdeş. Bugün de özdeş yaşıyor.
Gelenekselde " ailenin namusunu kadın taşıyor ve namus onun bacak arasında ve onun korunması gerekiyor, çünkü o zayıf ve her an kötülük yapabilir, çünkü mayası öyle ve bu biliniyor."
"Cinsel özgürlük" , özgür düşünebilen, duygularını zenginleştirebilen, tabuları aşabilmiş, kalıpları dışına çıkabilmiş "kişilik" lerin başarabileceği bir şeydir. O da tek başına olmaz, eşin de birlikte ulaşabileceği bir yerdedir.
''Çarpıcı güzellikte bir kadın'' erkeklerin başını döndürür, doğrudur. Ama, kalıcı etkiyi ''erkek için anlamlı kadın'' yaratır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
228
ISBN:
9786054183906
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
Erdal Atabek, duygularımızı korumak, geliştirmek ve açıklamak için daha çok başkaldırı gerektiğini anlatıyor: "Elimizi sevdiğimizin elinin üstünekoymaktan korkmamalıyız. Elimizi hayatın elinin üstüne koyalım. Seni seviyorum, diyelim."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 98 okur

  • Cnn hsn
  • Levent Öz
  • Serpil Kurt
  • Fethiye
  • Esranur Demircan
  • ya sen kimsin
  • Sadun terlemezler
  • Lilakitap
  • Amebix
  • Şule Bahadır

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.1
25-34 Yaş
%29.3
35-44 Yaş
%34.5
45-54 Yaş
%15.5
55-64 Yaş
%5.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.6
Erkek
%23.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%19.4 (6)
9
%16.1 (5)
8
%32.3 (10)
7
%22.6 (7)
6
%6.5 (2)
5
%0
4
%3.2 (1)
3
%0
2
%0
1
%0