Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık

·
Okunma
·
Beğeni
·
4117
Gösterim
Adı:
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054183906
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
Baskılar:
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Erdal Atabek, duygularımızı korumak, geliştirmek ve açıklamak için daha çok başkaldırı gerektiğini anlatıyor: "Elimizi sevdiğimizin elinin üstünekoymaktan korkmamalıyız. Elimizi hayatın elinin üstüne koyalım. Seni seviyorum, diyelim."
(Arka Kapak)
228 syf.
·2 günde
Merhaba 1000k sakinleri. :) Kitabımız “ Kışkırtılmış Erkeklik ve Bastırılmış Kadınlık ” üstüne birkaç kelime etmek planlarım arasında yoktu aslında lakin bazen bazı kitapların bitmesiyle kısada olsa bazı şeyler söyleyesi geliyor insanın. Bu kitapta onlardan biri oldu ve tabiki okuyacak arkadaşlarada neyle karşılaşacaklarını en azından göstermek için birkaç kelime sarfetmeye çalışacağım kitap hakkında.

Yazarımız Erdal Atabek ‘in önceden Kendi Yurdunda Sürgünsün kitabını okumuştum. Kitap daha çok yazarın o dönemki siyasi yazılarını içeriyordu. Yer yer ağırlaşan ve konudan uzaklaşan bir çizgisi vardı ama sonuçta köşe yazılarını derlediği bir kitaptı. Bu kitaba gelirsek aslında yazarın okuduğum iki kitabını da birazda isimlerinin çekiciliğine aldanarak aldığımı itiraf etmeliyim. Kitap iki bölümden oluşmakta ve kitabada ismini veren “Kışkırtılmış Erkeklik ve Bastırılmış Kadınlık “ konusu daha ağırlıklı olarak ilk bölümde geçmekte ikinci bölüm ise şahsi fikrime göre daha basit kalmış ilk bölüme göre. İkinci bölüm biraz daha kadınlara tavsiye noktasında kaleme alınmış. Kadının sürekli, sorunu ve çözümü bir başkasında arama yerine kendine dönmesi gerektiği ifade edilmiş. Kitap kadın merkezli olmasına rağmen erkeği saf dışı bıraktığını düşünmeyin çünkü kadını ortaya koyan toplum aynı şekilde erkeğide meydana getirmektedir.

Yazar kitaba başlarken anne – babaya sorulan “ Neyiniz olsun istiyorsunuz? Kızınız mı? Oğlunuz mu? “ sorusuna yanıt arayıp bu soruya verilen cevapları irdeliyor. Şimdi ben bu ifadelere çok fazla yer vermeden aslında verilen bütün cevapların altında erkek egemen toplumun “ erkek adamın oğlu olur “ ifadesi yatmakta olduğunu hatta bunun bir uzantısınında “erkek adamın erkek damadı olur” kullanımı olduğunu belirtmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Daha sonra ise aslında toplumun yarısını oluşturan kadınların çocukluk fotoğraflarının neden az olduğu üzerinde durulmakta. Bunun sebebinin ise Fallo-krasi oduğunu ifade etmekte. Fallo-krasi nedir diye baktığımızda fallus erkek cinsel organı, krasia ise güç anlamına gelmektedir. Fotoğraflarda genelde sırt üstü yatan çıplak erkek bebeklerinin olmasının en büyük sebebinin Fallo-krasi olduğu üstünde durmaktadır yazar.

Bir diğer değinilmesi gereken konu ise “ sünnet düğünü “ dür. Kadınların genç kadınlığa adım atması noktasında böyle bir “ düğün “ kutlaması olduğunu düşünebiliyor musunuz? Durun hemen gözleriniz kararmasın olur mu öyle bir şey demeyin. Çünkü şu anda olduğunuz toplumun önyargılarını kusuyorsunuz bana. Bu tarz bir kutlama İtalya da mevcut . Bir kız regl olduğunda arkadaşları, akrabaları ve ebeveynleriyle birlikte kutlanıp ona artık “genç kadın” anlamına gelen “ Signorina “ denmektedir. Başka çözümlerde var tabi misal “ sünnet düğünü ” kavramını kültürünüzden ihraç etmek gibi. Bu da mı memnun etmedi sizi. Kadın-erkek eşitliğini pek umursamıyorsunuz o zaman herhalde. Bende daha çok kelam sarfedip kendimi yormayacağım. : )

Benim ilgimi çeken yerlerden biride kadının varolmasının iki noktaya indirgendiğini ifadesi oldu yazarın. Bu iki nokta kadının bir erkeğin eşi olarak yada anne olmak olduğunu ifade ediyor. Hatta bende katkı yapayım bu ifadeye anne olmak noktasında eğer çocuk erkek olursa bu varoluş dahada sağlamlaşmaktadır. Çok mu sert oldu bu ifade bence yumuşak bile kaldı biraz pratiğe dönün.

Kadının sürekli kendini daralttığını söylememe gerek var mı bilmiyorum ama gözlemlediğiniz düşünüyorum hele ki kadınların bunu deneyimlediği konusunda şüphem yok. En basitinden ev paylaşılmaya çalışılsa evin kadınına düşecek yeri bellidir. Neresi olduğunu tahmin ettiniz mi? Tabiki “ mutfak”. Mutfak deyip geçmeyin aslında evin kontrol merkezidir bir çerçevede. Kadının kendi isteğiyle hapsolduğu hücresinden farkı yoktur. Çoğu zaman erkek ve çocuklar o kontrol merkezine sokulmaz bile oysaki kadın aslında kendi hücresinin duvarlarını örmekte ve her seferinde bir tuğla eklemektedir.

Yazarın kitapta vurguladığı ve evli çiftlere yönelttiği bir soru var bende ayni şekilde evli çiftler için paylaşayım: " Bir kere daha dünyaya gelseniz yine aynı erkekle/kadınla mı evlenirdiniz? " Az çok cevapları tahmin ediyorum umarım sizde kendinize dürüst olursunuz. :)

Aslında bu konuda daha çok şey söylenebilir lakin ben daha fazla sizi yormayayım ve yazarın söylediği bir ifadeyle yazımı sonlandırayım.

Erkek kadınla erkek olur.
Kadın erkekle kadın olur.
Melike
Melike Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık'ı inceledi.
228 syf.
·3 günde
Bir solukta okunabilecek, cinsiyet eşitsizliği ve öğretilere odaklanmış güzel kitap. İçerisinde iki bölüm yer almakta. Birinci bölümde toplumumuzda kadından bahsediliyor daha çok, bir miktar da erkekten. Tarihsel süreç boyunca olan olayların günümüz kadınını ve günümüz erkeğini meydana getirmekteki etkilerini anlatılıyor. İkinci bölümde ise aşk ile sevgi ile ilgili kısa kısa yazıları yer alıyor, ufak tavsiyelerde bulunuluyor . Her biri farklı tatta, farklı bir pencereden. Kitabı mutlaka okumanızı, okuduktan sonra kitabı okumasını istediğiniz insanlara hediye etmenizi veya ödünç vermenizi tavsiye ediyorum.:)
228 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitap iki bölümden oluşuyor.
İlk bölümde "kadın" sosyolojik boyutta detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu bölüm müthiş, yazarın casareti ve aktarımı, sunduğu görüşler çok etkileyici. Sırf bu bölüm bile ayrı bir kitap olabilirmiş ki ben bunu tercih ederdim. Ülkemizdeki her birey okumalı diye de not düşüyorum.


Ikinci bölüm daha çok bastırılmış kadın için kişisel gelişim yazılarından oluşuyor. Daha çok genel kitleye hitap eden sorgulama ve düşünmeye iten yazılar.
S
S Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık'ı inceledi.
228 syf.
·9/10
Sevgi yumuşatır. Sevgi serinletir. Sevgi insanın içine bir gülümseme yerleştirir. Sevgi bir akarsu kıyısıdır, ağaç gölgesidir, filizin yeşili, gölün mavisidir. Sevgi paylaşmadır, bencil değildir. Seven kendini değil “o"nu düşünür. Sevgi anlar, hoşgörür ve bağışlar. Sevgi yaşayan her şeyi içine alır ve genişletir.’

“Kızlar güzel mi güzel bi kadın olduğunuzda kendi atınız olsun.
Kendi paranızı kendiniz kazanın, onu şakır şakır harcayın.
Böylece ayrılıklarla ve boşanmalarla attan inip eşeğe binmezsiniz.
Atınızı kimse altınızdan alamaz.
Dört nala başka yere gidebilirsiniz.
Erkekler; yakışıklı mı yakışıklı bir erkek olduğunuzda kadınlara çocuklara ve hatta
birbirinize asla el kaldırmayın.
O güç, güç değil!
Kaba kuvvet o.
Korkudan kaynaklanır.
Kaybetme korkusundan.
Ve kimseyi avucunuzda sıkarak elinizde tutamazsınız.
Tam tersi avucu apaçık bırakacaksınız.”
••Kışkırtılmış Erkeklik ve Bastılmış Kadınlık- Erdal AtabekMükemmel akıcı ve her yetişkin bireyin mutlaka okuması gereken bir kitap. Ben ise üniversite de kadın ile erkek eşitliğinin sürekli üzerinde duran bir hocam sayesinde bu kitapla tanıştım. İyi ki de okudum
Damla Lecter
Damla Lecter Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık'ı inceledi.
159 syf.
·Puan vermedi
Aslında ilk başlarda oldukça iyi gidiyordu ama gelin görün ki sonlara doğru kendini tekrarlamaya ve benim 'saçma' diye nitelendirdiğim yazılarla doldu sayfalar. 10/6
Sadun terlemezler
Sadun terlemezler Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık'ı inceledi.
228 syf.
·9/10
Kitabı yıllar önce yeni yetme ergenlik döneminde okumuştum vurucu kısım şuydu;
Erkekliğe adım sünnet davulla zurnayla bando ile
Kadınlığa geçiş ise karanlık ve ıslak sessiz gizli
Sadece bu iki satır bile her şeyi anlatmaya yetiyor
Diğer her şey bunun üzerine temelleniyor
seaaa
seaaa Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık'ı inceledi.
228 syf.
·11 günde·10/10
Tavsiye üzerine okuduğum ve ilk basım yılı 1989 olan Dr. Erdal Atabek'in bu kitabı kadın erkek herkes tarafından mutlak okunması ve okutulması gereken bir kitap.
Elbette ki şu dönemde çoğu kadının bildiği konulara değinilmiş; ancak okuyarak kendimize hatırlatma yapmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Kitabın basımının üzerinden neredeyse 30 yıl geçmiş olmasına rağmen, kitapta bahsedilen sorunların çoğu kadın için hala güncel olması da ayrıca üzücü..
228 syf.
·9/10
Erkek bir yazar olması ve bu kadar noktasal objektif tespitlerde bulunması etkilemişti okuduğum yıllarda.
Selen Kıreylioğlu
Selen Kıreylioğlu Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık'ı inceledi.
228 syf.
·Beğendi·7/10
Erdal Atabek'in okuduğum ikinci kitabıydı. Aynı zamanda Cumhuriyet gazetesinde takip ettiğim köşe yazarlarından. Dili inanılmaz kıvrak. Kelime oyunlarına mest oluyorsunuz okurken. Aynı zamanda haksızlığa tahammül etmeyip tüm düşünceleriyle de bunu dile getiren dobra yazarlardan. Özellikle psikoloji ve kişisel gelişim alanında yazıyor. Okuduğum ilk kitabı Kırmızı Işıkta Yürümek'ti. İki kitabında yazılış amacının aynı olduğunu farkettim: Kadınlara kadın olduklarını hatırlatmak. Bizlerin hele ki şu dönemde kendimiz gibi olamama sorunumuz var. Farklı görevler ve roller üstleniyoruz cinsiyetçi temele dayanan. Günümüzde bunu eleştiren, adına bakmadığınızda feminist sanacağınız erkek yazarlardan :)
Erkeğin elinin kınası,kadının yüzünün karası.
Bu söz,kural dışı cinsel ilişki için kullanılıyor.
Erkekler,evlilik dışı bir cinsel ilişkide bulundukları zaman bir kadını daha fethetmiş oluyorlar,zaferlerinden ötürü hoşnutluk duyuyorlar ve kadının saçlarını ( daha kim bilir nelerini) içlerindeki av panosuna asıyorlar ve kıs kıs gülerek,görünmez bir tahtaya bir çizik daha atıyorlar.
Bu bir kaçamak oluyor,şirin bir yaramazlık.
Kadınlar evlilik dışı bir cinsel ilişkide bulundukları zaman bütün kutsal varlıkları kirleten bir ihaneti yaşıyorlar,namuslarını kirletiyorlar,suçludurlar ve ve günahın ezikliği (kaçınılmaz tadını da) duyuyorlar.
Bu bir namussuzluktur ve bağışlanmaz.
Erkek için doğru olanın kadın için yanlış olması çok normal çünkü o erkektir ve öteki kadın.
Ama hep erkek için doğal olan,kadın için yanlış oluyor.
Kadın için doğru olanın erkek için yanlış olduğu bir örnek yok.
"Gündüzleri radyoyu açıp şarkılar dinlediği zaman da ne çok duyardı bu << Kader >> sözünü.``Kaderimsin,kaderimmiş,kader bunu verdi,kader böyle istedi,kaderim sensin,kaderim kötüymüş...`` Kadere inanmak insanı rahatlatır. Gücü burda.
Kadere inanmak insanı sorumluluktan kurtarır. Yanlışı burda. Kaderle rahatlamak insan çaresizliğinin ürünü.
Ya çaresizlik? O neyin ürünü ? "

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Baskı tarihi:
Mart 2010
Sayfa sayısı:
228
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054183906
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
Baskılar:
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık
Erdal Atabek, duygularımızı korumak, geliştirmek ve açıklamak için daha çok başkaldırı gerektiğini anlatıyor: "Elimizi sevdiğimizin elinin üstünekoymaktan korkmamalıyız. Elimizi hayatın elinin üstüne koyalım. Seni seviyorum, diyelim."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 245 okur

  • Ali Fazıl Karasu
  • KİTAB - I AŞK
  • Leyla Akgül
  • Mustafa Biricik
  • Özgür Heval
  • Aytence
  • Nur
  • Derya Güner
  • TugbaA
  • Özgür Yılmaz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%12.1
25-34 Yaş
%29.3
35-44 Yaş
%34.5
45-54 Yaş
%15.5
55-64 Yaş
%5.2
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%76.6
Erkek
%23.4

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.4 (11)
9
%13.4 (9)
8
%20.9 (14)
7
%13.4 (9)
6
%7.5 (5)
5
%1.5 (1)
4
%1.5 (1)
3
%1.5 (1)
2
%1.5 (1)
1
%0