Kitab-ül Hiyel

8,2/10  (81 Oy) · 
251 okunma  · 
51 beğeni  · 
1.390 gösterim
Lalezar Necep Bey'in, Kılıç Ali Paşa Camii muvakkitlerinden Kedigöz Beşir Dede'den naklettiği bir rivayete göre, Calüd, Gülhane Hatt-ı Humayunu'ndan bir yıl, Cüstinyani'nin Cadde-i Kebir'de Fransız Tiyatrosu'nu açmasından ise altı ay sonra, Diyarbekirli ikiz hiyelkârların da yardımıyla yeni bir devridaim makinesi yapmaya koyulmuştu. Artık otuz yaşını çoktan geride bıraktığı için, gücünü barındıran saçları ağarmaya yüz tutmuş, ancak Suvaş sefaretinin dükkanlarından birinde perükarlık yapan Angilidis Efendi'nin siyah saç boyaları imdadına yetişmişti. Kendini daha fazla yorup iktidarını israf etmek istemediğinden makinanın hesaplarını Samur ve Yağmur Çelebiler'e yaptırıyor, zavallılar adeta nefes bile alamadan çalışırlarken o gün boyu Galata balozlarını dolaşıp keyfine bakıyordu. kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar'ın ikinci romanı. İlk kitap Puslu Kıtalar Atlası, "meraklısı"ndan olumlu tepkiler aldı. Benzer bir atmosferi yansıtan Kitab-ül Hiyel, Anar'ın çağdaş Türkçe edebiyatta özel bir yer edinmesine yardımcı olacak: "Kitabı basılanlar"a değil, "yazar"lara yakışan bir yer...
  • Baskı Tarihi:
    1996
  • Sayfa Sayısı:
    144
  • ISBN:
    9789754705423.
  • Yayınevi:
    İletişim
  • Kitabın Türü:
Asiye-Melikşah 
19 Mar 17:06 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bir gün biri bana hiyel ilminden bahsetseydi hiçbir şey anlamazdım ama şimdi az çok bir şeyler biliyorum.Son zamanlarda hiçbir kitap beni bu kadar şaşırtmamıştı.Dolayısıyla bu kitabı çok beğenmem için geçerli bir sebep oldu.Kitapta bir kaç mucidin acıklı ve ilmiyle imtihan içinde hayatını okuyacaksınız.Bazı durumlarda bu adamlar Avrupa'da yaşasaydı farklı mı olurdu diyeceksiniz.Yazar hayal gücünde sınır tanımıyor.Öykünün zihnimizde daha kolay canlanması için de kitap içinde bir çok çizim sunuyor.Böylece makineleri üç boyutlu hayal edebiliyorsunuz.
Bilime aşık insanların biraz farklı olduğu ve farklı düşündüğünü zaten biliriz(the big bang theory(sheldon))Bu açıdan Yafes Çelebi de çok farklı bir insan,kitabı okurken onun kıymetini bilen birileri çıksın diye iç geçirdim.Üzerine bir çok film yapılmış bir konuyu anlatan kitabın ana sorusu şu:Makineler mi daha değerli yoksa insan mı?Eğer birisi mühendislik,bilim,teknik üzerine bir kitap sorarsa aklıma gelen ilk kitap olacak.Okunası güzel bir eser.

Tayfun Karadeniz 
13 Şub 2016 · Kitabı okudu · 36 günde · Beğendi · 9/10 puan

hiyel ilmi yani mekanik düzeneklerin kendi kendilerine çalışan ve görevlerini yerine getiren makineler ile ilgili bir ilim... Ve yazarımız İhsan Oktay Anar, bu kitapta bu ilmi araştırıp düstur edinen insanın hikayesini ve bu esnada yaşadığı olayları anlatmış... Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum... ve o kadar bilime yatkın kurgu mevcud ki, mekaniklerin "acaba mümkün mü" diye düşündüren taslaklarını kitapta görebileceksiniz... Nacizane...

Meşrebi Kalender 
05 Şub 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Sahip oldukları iktidar hırsından kendileri bile korktuğundan, bilinç altının yardımıyla dolaylı yoldan bu vuslata ulaşmak amacıyla, Osmanlı İmparatorluğunun bekası için kendilerini yeni silahlar yapmaya adamış, Da Vinci gibi anaları onları kadir gecesinde doğurmadığından hayatları boyunca onları kollayacak bir Medici Ailesine sahip olamamış, sürekli zorluklarla karşılaşan mucitlerin janjanlı hikayesi…

Kitabın içindeki çizimler kimi zaman Zihni Sinir Projelerini hatırlatsa da ( Benim gibi beynin tembel sağ lobu çalışan eşit ağırlıkçılar değil de sol lobu çalışanlar bu aletlerin çalışma disiplini ile ilgili yerlerden çok zevk alacaklar.) İnsan, bu silahlar konuların geçtiği devirlerde herhangi bir ülkenin elinde olsaydı, dünyanın bu halinden bile daha çirkin bir yer olabileceğini düşünmeden edemiyor.

Yazarın sadece Puslu Kıtalar Atlası kitabını okuyanlar için özel not diğerleri dağılabilir ( şaka şaka, hemen bırakmayın takibi ): İlk defa böyle bir kitapla karşılaştığımızdan, çok özgün olduğundan Puslu Kıtalar Atlası’nı, hıçkırık olan insanın suyu yudum yudum içmesi gibi herhangi bir şeyi kaçırmamak için emekleye emekleye okumuştuk. Değişen bir şey yok , sayfa sayısına bakıp da fondiplerim diyorsanız yanılırsınız. ( Tamam canım o kadar da korkmayın hemen, en azından namahrem yok. Anar’ın kitaplarının “ kamber”i Uzun İhsan Efendi de burada. )

Şeyma 
05 Kas 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Puslu Kıtalar Atlası ve Âmat'tan sonra Kitab-ül Hiyel de İhsan Oktay Anar serisine eklendi. Kısa, yer yer sıkıcı ama çoģunlukla keyifli bir kitap deneyimi oldu benim için. Yafes Çelebi, Calud ve Üzeyir isimli üç ana karakter üzerinden ilerleyen eserde makinelerin insanların kölesi durumuna geldiğinde nelere sebep olabileceği anlatılmış. Kitabı edinmeden önce bu tarzda bir eser okuyacağımı hayal etmemiştim ama İhsan Oktay Anar farklı tarzıyla beni yine şaşırttı. Felsefe üzerine çalışan bir yazarın hiyel ilmine dair kitapta anlattığı icatları bu kadar özümsemiş olması takdire şayan. Ayrıca bahsedilen icatların resimlerine de sistematik bir biçimde kitapta yer verilmiş olması görsellik açısından güzel. Her ne kadar bu teknik kısımları okurken sıkıldıysam da yazarın bu konudaki başarısını inkâr edemem. Bu kitap için ne söylesem az kalacak biliyorum çünkü kitap pek çok farklı unsuru bünyesinde barındırıyor. Anlatılmaz okunur demek bu kitap için esaslı bir tespit bana kalırsa. Hele ki mühendislik alanına ilgi duyuyorsanız okuyun derim.

Yasemin Yavuz 
20 Şub 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Her Ihsan Oktay Anar kitabini okudugumda yazarin zekasina olan hayranligim artiyor. Bu kitapta da tüm benligiyle hayalgücünü tan anlamiyla ortaya koymuş. Kitaptaki çizimler dehşet verici. Her birini tek tek inceledim. Bunlar uzerinde epeyce kafa patlattigini zannediyorum.
Yabanci kelimeler yine sıklıkla kullanilmis hatta diğer kitaplarina oranla bu kitabinda teknik kelimelerin var olmasi sebebiyle bana biraz daha ağır geldi. Gelgelelim birçoğunu yazinin devamindan cikarmakta sorun yasamadim kalanini ise yazarımızın cizimleriyle gorsellestirmesi gayet iyi olmuş.
Sayfa sayısı olarak ince bir kitap. Bilim, mekanik ,icat, mühendislik... Bu tarz konulara ilginiz varsa mutlaka okumalisiniz.

Hiyel Kalemi Reisi 
02 Şub 01:27 · Kitabı okudu · 9 günde · 9/10 puan

Kitabın dili ve içinde bulunan çizimler biraz agır fakat konusu bakımından çok sürükleyici ve temelinde anlatılan muktedir olma tutkusu başarılı bir şekilde anlatılmış.

Yasemin 
20 Şub 21:10 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Blogumdan alıntıdır.
http://birtutamkarinca.blogspot.com/...hsan-oktay-anar.html

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar'ın 1996 yılında okuyucuları ile buluşturduğu ikinci kitabıdır. 144 sayfa olan kitabın her sayfasında bir olay vuku bulmaktadır. İçinde birçok mekanik çizim de bulundurduğundan, mühendislik mesleğini icra edenlerin oldukça ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

İhsan Oktay Anar'ın hayal gücünü en iyi kullandığı romanlarından biridir Kitab-ül Hiyel. Osmanlı döneminde yaşayan 3 hiyelkarın hikayesini konu alır.

Kitabın ilk kahramanı Yasef Çelebi, bir denizaltı yapma hayali ile yanıp tutuşur. Mühendisliğe olan merakı sayesinde hesaplamalar yapar, bunları çizime döker ve bir denizaltı tasarlar. Siz de tasarım sürecinde yaşadıklarına sayfaları çevirdikçe tanıklık edersiniz.

İkinci kahramanımız Calüd ile tanışmamıza vesile olan da Yasef Çelebidir. Calüd'ü köle olarak satın alır ve tüm bilgisini ona aktarır. Köle öğrendiği bilgiler ışığında yeni tasarımlar için kolları sıvar. Calüd'ün en büyük hayali ise bir devri daim makinesi yapmaktır. Fakat Yasef Çelebi gibi ince düşünemez. Aç gözlü ve kibirli bir karaktere sahiptir. Bu da onun sonunu getirir.

Kitabı noktalayacak olan kişi ise Üzeyir'dir. Yazar, Calüd'ün yetimhaneden sahiplendiği Üzeyir üzerinden insan psikolojisinin değişim sürecine derin göndermeler yapar. Üzeyir oldukça ağır bir imtihandan geçer. Tek yoğunlaştığı konu olan hiyel üzerine düşünmesi son bulur ve beynindeki o ince ipin koptuğuna tanıklık edersiniz.

Ayşen Çağlayan 
18 Şub 00:44 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Okudum lakin neden yarım bırakmadığıma dair soruların cevabını henüz kendime verebilmiş değilim. İhsan Oktay Anar'ın büyülü diline kapıldıktan sonra kurtuluşun olmadığını en iyi anlatan eseri belki de. Edebi eserin sadece bir ilhamla ortaya konulmadığını her eserinde olduğu gibi burada da göstermiş. Nasıl büyük bir emeğin sonucu olduğu kitaptaki çizimlerden bile kolayca anlaşılıyor. Hiç bilmediğim makinelerin dünyasını hem de bugüne ait olmayan bir dolu terimle hem böyle doğal hem de her eserinde görülen masalsı atmosferde anlatması hayranlığımı kat kat arttırdı.

A.Cmert 
17 Mar 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

İhsan Oktay Anar'ın kitaplarını her okuduğumda her defasında yeni düşünceler aklıma geliyor yeni ufuklara yelken açıyorum. Böylesine düşündürücü farkındalık yaratıcı ve araştırmaya teşfik edici (kitaptaki isimler- Örn :Yafes) kitaplar yazdığı için teşekkür ederim :)

Zafer DENİZ 
12 Oca 17:00 · Kitabı okudu · Puan vermedi

İnanılmaz bir kitap ihsan oktay ın tum kitapları gibi bu da muhtesem bu kadar kısa bır kıtapta bu kadar çok şey anlatmayı nasıl becermiş insan hayret edıyor doğrusu. Gerçek bir yazar ihsan oktay anar

2 /

Kitaptan 58 Alıntı

Asiye-Melikşah 
19 Mar 16:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dünyadaki her şey bir mucizeyken insan nasıl hayret etmeden durabilirdi?

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 150)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 150)
Asiye-Melikşah 
19 Mar 16:24 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Ses ona,bu canavarın aslında insanoğlunun kibrinin ta kendisi olduğunu ve kibirin de kendi kendisini tüketeceğini söylüyordu.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 139)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 139)
Asiye-Melikşah 
19 Mar 16:27 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Noktanın dışında hiçbir şey bilmiyordu.Adını bilmiyordu.Nerede olduğunu bilmiyordu...Geçmişini,yaşadıklarını bilmiyordu.Ne var ki zihnindeki nokta ona huzur veriyordu.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 140)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 140)

Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder. Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır. Tutkularının büyüklüğü onları böylece sakat kıldığından, bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar. İcat ettiğin silah işte onların tutkularını büyütecek ve zulümlerini arttıracak. Sen onların kollarını uzattın. Oysa kılınçlar yeterince uzun değil miydi?”

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay AnarKitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar
Asiye-Melikşah 
19 Mar 15:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır.Tutkularının büyüklüğü onları böylece sakat kıldığından,bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 14 - iletişim)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 14 - iletişim)
Asiye-Melikşah 
19 Mar 15:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bir evliya mucizesi,bir cin ya da hayal gören yahut gök kubbenin değil de aslında dünyanın döndüğünü hayatında ilk kez anlayan insanların çoğunda olduğu gibi,onun da gerçeklik duygusu adamakıllı zedelenmişti.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 81)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 81)
Asiye-Melikşah 
19 Mar 15:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Mucizelerin gerçeklik duygusunun değil,gerçeğin bir parçası olduğunu anlatıyordu.Zaten gerçeğin kendisi bir mucizeydi.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 81)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 81)
Asiye-Melikşah 
19 Mar 15:49 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

O dünyadaki bütün güçlerin ve fiillerin öznesi olmak peşinde koşmuş,dünyayı ve içindekileri de bir makineye dönüştürmeye çalışmıştı.İşin acıklı yanı kendisinin de bir makine olduğunu sanmıştı.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 67)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 67)
Asiye-Melikşah 
19 Mar 16:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hiyelkar sayısız hiylelerle tabiatın kuvvetlerini tuzağa düşürüp esir etmenin yolunu ararken,hayalkar kainatın kendisinin gerçekleşmiş bir hayal olduğuna,bu hayali örnek alıp yeni yeni hayaller yaratmak gerektiğine inanıyordu.

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 150)Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar (Sayfa 150)