Adı:
Kitab-ül Hiyel
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754705423
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Puslu Kıtalar Atlası'yla birçok okuru şaşırtan ve sevindiren İhsan Oktay Anar'ın ikinci romanı Kitab-ül Hiyel, "eski zaman mucitlerinin inanılmaz hayat öyküleri"ni anlatıyor. Yafes Çelebi, Calud ve Lalezar Necef Bey'den Angilidis Efendi'ye, Samur ve Yağmur Çelebiler'den Uzun İhsan Efendi'ye bir sürü mucit, hiyelkar, aktarıcı, "rivayet edici", mağdur, sarhoş, meyhaneci, kahveci... Okuyanın okumayanlara kolay anlatamayacağı ama insanın birileriyle paylaşmak isteyeceği romanlardan, Kitab-ül Hiyel.
Bir gün biri bana hiyel ilminden bahsetseydi hiçbir şey anlamazdım ama şimdi az çok bir şeyler biliyorum.Son zamanlarda hiçbir kitap beni bu kadar şaşırtmamıştı.Dolayısıyla bu kitabı çok beğenmem için geçerli bir sebep oldu.Kitapta bir kaç mucidin acıklı ve ilmiyle imtihan içinde hayatını okuyacaksınız.Bazı durumlarda bu adamlar Avrupa'da yaşasaydı farklı mı olurdu diyeceksiniz.Yazar hayal gücünde sınır tanımıyor.Öykünün zihnimizde daha kolay canlanması için de kitap içinde bir çok çizim sunuyor.Böylece makineleri üç boyutlu hayal edebiliyorsunuz.
Bilime aşık insanların biraz farklı olduğu ve farklı düşündüğünü zaten biliriz(the big bang theory(sheldon))Bu açıdan Yafes Çelebi de çok farklı bir insan,kitabı okurken onun kıymetini bilen birileri çıksın diye iç geçirdim.Üzerine bir çok film yapılmış bir konuyu anlatan kitabın ana sorusu şu:Makineler mi daha değerli yoksa insan mı?Eğer birisi mühendislik,bilim,teknik üzerine bir kitap sorarsa aklıma gelen ilk kitap olacak.Okunası güzel bir eser.
Kitabın arka kapağında “Okuyanın okumayanlara kolay anlatamayacağı...” diye bir bölüm var. Cidden öyle yazarın okuduğum ikinci kitabı, ne desem böyle okurken yazarın zekasına hayran kalıyorsun ama anlat desen anlatamıyorsun. İlk kitabı Puslu Kıtalar Atlasını okuduğumda böyle saf gibi kalmıştım okumuştum ama bir parça anlatamazdım. Yazar bu kitap ile tekrar beni şaşırttı biraz ağır olsada severek ve eğlenerek okudum. Eski zaman mücitlerinin inanılmaz hikayelerini anlatıyor bize süper bir hayal gücü ile gerçek mi yoksa kurgu mu diye çok ikilemde kalıyorsun. Böyle çizimlere bakarken okumayı unutuyorsun. Çizimlerin hepsi gerçekten inceleme yapmayı hak ediyor. Ben severek okudum tavsiye ederim.
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (14.058 Oy)17.441 beğeni39.387 okunma2.097 alıntı164.889 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (7.826 Oy)8.114 beğeni25.930 okunma618 alıntı126.295 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.206 Oy)8.120 beğeni23.912 okunma1.884 alıntı102.072 gösterim
  • Satranç
    8.7/10 (8.445 Oy)8.391 beğeni22.765 okunma1.436 alıntı105.191 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (6.801 Oy)7.338 beğeni20.524 okunma684 alıntı79.233 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (9.986 Oy)12.446 beğeni31.662 okunma2.762 alıntı132.143 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (5.508 Oy)5.787 beğeni15.187 okunma2.201 alıntı78.295 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.239 Oy)5.348 beğeni18.089 okunma687 alıntı91.996 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.040 Oy)7.305 beğeni19.780 okunma3.172 alıntı116.201 gösterim
  • Semerkant
    8.6/10 (2.173 Oy)2.058 beğeni6.825 okunma912 alıntı35.984 gösterim
hiyel ilmi yani mekanik düzeneklerin kendi kendilerine çalışan ve görevlerini yerine getiren makineler ile ilgili bir ilim... Ve yazarımız İhsan Oktay Anar, bu kitapta bu ilmi araştırıp düstur edinen insanın hikayesini ve bu esnada yaşadığı olayları anlatmış... Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum... ve o kadar bilime yatkın kurgu mevcud ki, mekaniklerin "acaba mümkün mü" diye düşündüren taslaklarını kitapta görebileceksiniz... Nacizane...
Sahip oldukları iktidar hırsından kendileri bile korktuğundan, bilinç altının yardımıyla dolaylı yoldan bu vuslata ulaşmak amacıyla, Osmanlı İmparatorluğunun bekası için kendilerini yeni silahlar yapmaya adamış, Da Vinci gibi anaları onları kadir gecesinde doğurmadığından hayatları boyunca onları kollayacak bir Medici Ailesine sahip olamamış, sürekli zorluklarla karşılaşan mucitlerin janjanlı hikayesi…

Kitabın içindeki çizimler kimi zaman Zihni Sinir Projelerini hatırlatsa da ( Benim gibi beynin tembel sağ lobu çalışan eşit ağırlıkçılar değil de sol lobu çalışanlar bu aletlerin çalışma disiplini ile ilgili yerlerden çok zevk alacaklar.) İnsan, bu silahlar konuların geçtiği devirlerde herhangi bir ülkenin elinde olsaydı, dünyanın bu halinden bile daha çirkin bir yer olabileceğini düşünmeden edemiyor.

Yazarın sadece Puslu Kıtalar Atlası kitabını okuyanlar için özel not diğerleri dağılabilir ( şaka şaka, hemen bırakmayın takibi ): İlk defa böyle bir kitapla karşılaştığımızdan, çok özgün olduğundan Puslu Kıtalar Atlası’nı, hıçkırık olan insanın suyu yudum yudum içmesi gibi herhangi bir şeyi kaçırmamak için emekleye emekleye okumuştuk. Değişen bir şey yok , sayfa sayısına bakıp da fondiplerim diyorsanız yanılırsınız. ( Tamam canım o kadar da korkmayın hemen, en azından namahrem yok. Anar’ın kitaplarının “ kamber”i Uzun İhsan Efendi de burada. )
Puslu Kıtalar Atlası ve Âmat'tan sonra Kitab-ül Hiyel de İhsan Oktay Anar serisine eklendi. Kısa, yer yer sıkıcı ama çoģunlukla keyifli bir kitap deneyimi oldu benim için. Yafes Çelebi, Calud ve Üzeyir isimli üç ana karakter üzerinden ilerleyen eserde makinelerin insanların kölesi durumuna geldiğinde nelere sebep olabileceği anlatılmış. Kitabı edinmeden önce bu tarzda bir eser okuyacağımı hayal etmemiştim ama İhsan Oktay Anar farklı tarzıyla beni yine şaşırttı. Felsefe üzerine çalışan bir yazarın hiyel ilmine dair kitapta anlattığı icatları bu kadar özümsemiş olması takdire şayan. Ayrıca bahsedilen icatların resimlerine de sistematik bir biçimde kitapta yer verilmiş olması görsellik açısından güzel. Her ne kadar bu teknik kısımları okurken sıkıldıysam da yazarın bu konudaki başarısını inkâr edemem. Bu kitap için ne söylesem az kalacak biliyorum çünkü kitap pek çok farklı unsuru bünyesinde barındırıyor. Anlatılmaz okunur demek bu kitap için esaslı bir tespit bana kalırsa. Hele ki mühendislik alanına ilgi duyuyorsanız okuyun derim.
Her Ihsan Oktay Anar kitabini okudugumda yazarin zekasina olan hayranligim artiyor. Bu kitapta da tüm benligiyle hayalgücünü tan anlamiyla ortaya koymuş. Kitaptaki çizimler dehşet verici. Her birini tek tek inceledim. Bunlar uzerinde epeyce kafa patlattigini zannediyorum.
Yabanci kelimeler yine sıklıkla kullanilmis hatta diğer kitaplarina oranla bu kitabinda teknik kelimelerin var olmasi sebebiyle bana biraz daha ağır geldi. Gelgelelim birçoğunu yazinin devamindan cikarmakta sorun yasamadim kalanini ise yazarımızın cizimleriyle gorsellestirmesi gayet iyi olmuş.
Sayfa sayısı olarak ince bir kitap. Bilim, mekanik ,icat, mühendislik... Bu tarz konulara ilginiz varsa mutlaka okumalisiniz.
Hem tarihe hem de mekaniğe olan ilgimden dolayı bu kitap dikkatimi çekti. Özellikle kitabın inceleme ve alıntılarını okurken: “Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder. “ demesi ben de büyük bir beklenti oluşturdu ve kitaba heyecanla başladım.
Osmanlı dönemindeki bürokrasinin, yozlaşmanın ve isyanların anlatıldığı bölümler ve mekanik çizimlerdeki başarı dışında okumaya değer bulmadığımı söyleyebilirim. Yazarımızın Osmanlı dönemindeki savaşlar ve savaş aletleri hakkında önemli bir birikime sahip olduğunu kabul etmekle birlikte bunun roman haline getirilmesini çok başarılı bulmadım.
Calut üzerinden devam eden hikayenin teknik birikimden, önce fiziksel birikime, daha sonra abartılı cinsel hikayelere doğru kaymış olması hiyel ilmindeki beklentiyi bambaşka bir noktaya taşımış ve amacından uzaklaşmış, hatta çığırından çıkmış olduğunu düşünüyorum.
İhsan Oktay Anar,yaşayan en iyi Türk yazarlardan biri,belki de birincisi..Okumayan varsa çok büyük kayıp..İvedi bu büyük edebiyatçıyla tanışın derim..
#kitapyorumum
Bitti...
*"Arapçada "noktasız" ha ile yazılan tahayyül becerikli olmak, maharet göstermek, hiyle yapmak, hiyel ilmiyle uğraşma, hiylekar ve hiyelkar olmak gibi anlamlara geliyordu. "noktalı" hı ile yazılan tahayyül ise hayal etmek, imgelemek anlamına geliyordu. sonuçta, hiyelkar da hayalkar da tahayyül ediyordu. gelgelelim, adına ilim denen, yokluğu gözleri kör eden, belki de karacahillerin görmek makasadıyle büyüttükleri o nokta, onlardan sadece birinin tahayyülünde vardı. hiyelkar sayısız hiylelerle tabiatın kuvvetlerini tuzağa düşürüp esir etmenin yolunu ararken, hayalkar, bütün dünyayı gözündeki o noktayla görüyor, kainatın kendisinin gerçekleşmiş bir hayal olduğuna, bu hayali örnek alıp yeni yeni hayaller yaratmak gerektiğine, çünkü onu mutlu eden şeyin sanayi ya da teknoloji değil, hulkiyyat ya da kreatoloji olduğuna inanıyordu."*
Alıntı kitabın özeti gibi aslında. Demir dövme ustasına çırak olan Yasef Çelebi'den başlayarak arkasından gelen kölesi Kara Calud ve sonrasında iktidarının ve fikrinin devam etmesi için aldığı talebesi Üzeyir beye kadar süren bir icadlar ve menkibeler diziniydi kitap. İlk defa İhsan Oktay Anar kitabı okudum. Dili Osmanlıca, Arapça ve Farsça ağırlıklı olsada sözcüklerin anlamlarını araştırıp yerine koyduğunda anlamını kavrayabilidiğin bir anlatımı var. Durup düşününce çok şey alınacak bir kitap bu yüzden geç tanıştığım bu kalemi herkese tavisye ediyorum ve ben inşallah en kısa zamanda diğer kitaplarını da okuyacağım .
Kitabın dili ve içinde bulunan çizimler biraz agır fakat konusu bakımından çok sürükleyici ve temelinde anlatılan muktedir olma tutkusu başarılı bir şekilde anlatılmış.
Yazarın okuduğum üçüncü kitabıydı. Artık kanaat getirdim ki yazar çizgisinden pek çıkmıyor hep aynı tarzda farklı hikayeler yazıyor. Bu kitapta da bilmediğim birçok kelime vardı ama aynı zamanda bilmediğim birçok şey de öğrendim. Kurgu yine Osmanlı devrine ait. Benim için çekici kılan yanlarından biri bu. Hiyel ilmi ile uğraşan üç ustanın buluşları, hayatları ve iktidar hırsının insanı ne hallere soktuğundan bahsediyor. Makinelerin işleyişi hakkındaki bilgileri okurken sıkıldım biraz bu da galiba ilgi alanım olmadığı içindi. Yazara alıştım galiba diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Kitap bir “Amat” tadı vermedi ama yine de güzeldi. Tavsiye ederim.
Blogumdan alıntıdır.
http://birtutamkarinca.blogspot.com/...hsan-oktay-anar.html

Kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar'ın 1996 yılında okuyucuları ile buluşturduğu ikinci kitabıdır. 144 sayfa olan kitabın her sayfasında bir olay vuku bulmaktadır. İçinde birçok mekanik çizim de bulundurduğundan, mühendislik mesleğini icra edenlerin oldukça ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

İhsan Oktay Anar'ın hayal gücünü en iyi kullandığı romanlarından biridir Kitab-ül Hiyel. Osmanlı döneminde yaşayan 3 hiyelkarın hikayesini konu alır.

Kitabın ilk kahramanı Yasef Çelebi, bir denizaltı yapma hayali ile yanıp tutuşur. Mühendisliğe olan merakı sayesinde hesaplamalar yapar, bunları çizime döker ve bir denizaltı tasarlar. Siz de tasarım sürecinde yaşadıklarına sayfaları çevirdikçe tanıklık edersiniz.

İkinci kahramanımız Calüd ile tanışmamıza vesile olan da Yasef Çelebidir. Calüd'ü köle olarak satın alır ve tüm bilgisini ona aktarır. Köle öğrendiği bilgiler ışığında yeni tasarımlar için kolları sıvar. Calüd'ün en büyük hayali ise bir devri daim makinesi yapmaktır. Fakat Yasef Çelebi gibi ince düşünemez. Aç gözlü ve kibirli bir karaktere sahiptir. Bu da onun sonunu getirir.

Kitabı noktalayacak olan kişi ise Üzeyir'dir. Yazar, Calüd'ün yetimhaneden sahiplendiği Üzeyir üzerinden insan psikolojisinin değişim sürecine derin göndermeler yapar. Üzeyir oldukça ağır bir imtihandan geçer. Tek yoğunlaştığı konu olan hiyel üzerine düşünmesi son bulur ve beynindeki o ince ipin koptuğuna tanıklık edersiniz.
Ses ona,bu canavarın aslında insanoğlunun kibrinin ta kendisi olduğunu ve kibirin de kendi kendisini tüketeceğini söylüyordu.
Noktanın dışında hiçbir şey bilmiyordu.Adını bilmiyordu.Nerede olduğunu bilmiyordu...Geçmişini,yaşadıklarını bilmiyordu.Ne var ki zihnindeki nokta ona huzur veriyordu.
İnsanların akıllı ya da cahil olmaları da onları zalimlikten alıkoyamazdı.
Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder. Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır. Tutkularının büyüklüğü onları böylece sakat kıldığından, bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar. İcat ettiğin silah işte onların tutkularını büyütecek ve zulümlerini arttıracak. Sen onların kollarını uzattın. Oysa kılınçlar yeterince uzun değil miydi?”
Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin? O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder.
İhsan Oktay Anar
İletişim Yayıncılık EPUB
Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır.Tutkularının büyüklüğü onları böylece sakat kıldığından,bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar.
İhsan Oktay Anar
Sayfa 14 - iletişim

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kitab-ül Hiyel
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
144
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754705423
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Puslu Kıtalar Atlası'yla birçok okuru şaşırtan ve sevindiren İhsan Oktay Anar'ın ikinci romanı Kitab-ül Hiyel, "eski zaman mucitlerinin inanılmaz hayat öyküleri"ni anlatıyor. Yafes Çelebi, Calud ve Lalezar Necef Bey'den Angilidis Efendi'ye, Samur ve Yağmur Çelebiler'den Uzun İhsan Efendi'ye bir sürü mucit, hiyelkar, aktarıcı, "rivayet edici", mağdur, sarhoş, meyhaneci, kahveci... Okuyanın okumayanlara kolay anlatamayacağı ama insanın birileriyle paylaşmak isteyeceği romanlardan, Kitab-ül Hiyel.

Kitabı okuyanlar 622 okur

  • AYCA ÖNCÜ
  • Kerem İNAN
  • zebercet zengin
  • anakronist
  • Serkan katırcı
  • NURŞEN PEHLİVAN
  • Loonyozi.
  • Özge Batan
  • GÜLŞEN PEHLİVAN
  • Emre Kekilli

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.8
14-17 Yaş
%1.5
18-24 Yaş
%8.4
25-34 Yaş
%38.8
35-44 Yaş
%38.1
45-54 Yaş
%8.8
55-64 Yaş
%1.1
65+ Yaş
%1.5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%39.3
Erkek
%60.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.6 (57)
9
%25.4 (59)
8
%25.9 (60)
7
%12.5 (29)
6
%6.9 (16)
5
%2.2 (5)
4
%1.7 (4)
3
%0.4 (1)
2
%0.4 (1)
1
%0

Kitabın sıralamaları