Kitaplarla Söyleşi 2

·
Okunma
·
Beğeni
·
67
Gösterim
Adı:
Kitaplarla Söyleşi 2
Baskı tarihi:
27 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
6059444804
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Post Yayınları
Bu bahçe tenkidle, tanıtımla sulanır. Tanıtanlar, sanatın, edebiyatın, hayatın anlamına sırasında eser kadar katkı yaparlar. Okuma alışkanlığı böyle kazanılır. Nasıl okumak gerektiğine dair ışık da bu yazılardadır. Oğuzhan’ın okuma ve okutma seferberliğinden böyle bir sonucun çıkması gerekliydi. Anlamak tabii ki yaşamaktır. Vâr olsun! (Yağmur Tunalı / Şair-Yapımcı)

Oğuzhan Saygılı, “Kitaplarla Söyleşi 2” adını verdiği bu güzel çalışmasında kitapların dünyasına zarif dokunuşlar ve anlamlı yolculuklar yapar. O, millî eksende düşünen aydın bir kalem… Engin bir birikim ve sağlam bir yöntem ile kaleme aldığı analizlerini, güzel Türkçemizin burçlarına yükler ve bize kitaplarla ilgili “fikir şölenleri” sunar. Kitap tahlillerinde “masalcı idrak tarzı” yoktur. İyilerin çok iyi olduğu “prensesler” veya kötülerin çok kötü olduğu “cadılar” göremezsiniz. Bıçak sırtında vicdanlı, objektif bir kalem… Kutluyorum. (Necdet Ekici / Yazar)
220 syf.
Oğuzhan Saygılı, Kitaplarla Söyleşi 2 adlı kitabının sonunda yer alan röportajında: “Bugün onlarca yıldır kitap okumadığı için neredeyse gurur duyan öğretmenler bulunmaktadır. Bu utanç verici bir durumdur.” diyor. Altını çizdiğim satırlardan birisi bu oldu. Hatta aynı minvalde bir hatıram vardır.

Öğretmenliğimin ilk yılı idi. Bir taşra kasabasında çalışıyordum. Okula ilçe milli eğitim müdürü geldi. Toplantı yaptık. Toplantı bitince, bir isteğimiz olup olmadığını sordu. Kendisine, okulumuzda değil kütüphane bir kitaplık bile olmadığını, bir kütüphane oluşturmak için desteklerini beklediğimizi söyledim. Bana, siz bile demeden, “Senin branşın nedir öğretmenim?” demişti. “Sosyal Bilgiler” dediğim zaman, “İyi de, senin branşınla kütüphanenin ne alakası var? Türkçeci misin sen?” demişti. Zihniyet buydu! Tabii ben de sözümü sakınmayıp, kendisine, “Kitapla ve kütüphaneyle ilgilenmek için öğretmen olmak başlı başına yeterli bir kriterdir, branşla ilgisi olamaz.” demiştim.
Kitapsızlık bu coğrafyanın en önemli sorunlarından birisidir maalesef. Oğuzhan Hocam’ın bu cümlesiyle yıllar öncesine gitmiş oldum aslında.

Ancak yıllar öncesinden bugüne dönelim. Oğuzhan Saygılı benim bir dostum, bir arkadaşım. Bununla gurur duyarım. Çünkü kendisi, idealist ve sıradışı her insan gibi istisnai özelliklere sahip bir adam. Gaziantep’ten beri yaptığı kitap okuma/okutma çalışmalarıyla Türkiye’deki pek çok kitapsever tarafından tanınan birisi. Mesela benim de üye olduğum bir whatsapp grubunda onu tanıyan ve mezkur kitap, tıpkı bana olduğu gibi kendilerine de imzalı olarak gitmiş olan dört kişi var.
Oğuzhan Hoca, 2017’de ilkini çıkardığı Kitaplarla Söyleşi adlı eserinin ikincisini çıkarmış. İyi de yapmış. İlk eserde olduğu gibi bunda da “kitapların kitabı” çıkmış ortaya. Toplamda 33 farklı kitabın değerlendirmesi ile bir söyleşi yer alıyor eserde. Kitaplar hatırat ya da biyografik eserler olarak ön plana çıkıyor. Tarih ile edebiyatın iç içe geçtiği bir derleme olmuş. Benim gibi ortalamanın üstünde okuyan birisi bile bu kitaplardan sadece 3’ünü okumuş. ( Cengiz Aytmatov – Çocukluğum, Abdulvahap Kara – Cengiz Dağcı ve M. Nuri Yardım – Romancılar Konuşuyor ) Bu ise şuna işaret ediyor, söz konusu 33 kitabın hepsinin okumak mümkün değilse de Oğuzhan Hoca sayesinde son derece ilginç bilgilere ulaşabiliyorsunuz.

Beni de misafir ettikleri ve doyumsuz bir söyleşiye imza attığımız TÜRKAV binasında, yani Gaziantep’te yanan ilk kıvılcım, ülke sathına yayılıyor. Bana ise, umudumu yitirdiğim bu dönemde iyi ki halen böyle güzel insanlar var bu ülkede demek düşüyor.
220 syf.
·10/10
#OKUDUMBİTTİ
#KİTAPLARLASÖYLEŞİ2
#OĞUZHANSAYGILI

Eveeeetttt muhteşem bir kitabın sonuna geldiiiikkkk.Oğuzhan Saygılı hocamın ilk kitabının devamı olan #kitaplarlasöyleşi2 aynı lezzette devam etti,okundu ve bitti.Yine harika şeyler öğrendim.Harika kitap isimleri listeme ekledim ve harika tenkitler okudum.Üç bölümden oluşan kitap en ince ayrıntısına kadar incelenmiş ve tenkit edilmiş.Bu da bize harika kitaplar hakkında gerçekten okunabileceği ile ilgili fikir vermekte.Hocam devamını bekliyorum inşallah.Çok ama çooooook keyif alarak okudum.Allah başarılarınızı daim etsin inşallah Okumama vesile olan Türkav Gaziantep sayfasına da çok teşekkür ederim
220 syf.
·Beğendi·10/10
Evet söz ağızdan çıkar, kulak duyar. Söyleşinin temelinde bu temel iletişim kanalı vardır. Fakat yazı ile okur arasında eşsiz bir rabıta vardır ki tarif edilemez. Ancak mütevazı bir izahla adı söyleşi olur. Kitapla söyleşmek bir yerde yazarla hasbıhal etmek… Ama her söyleşide her şey akılda kalmaz. Üçüncü şahıslara kitapla girilen bu tarifsiz muhabbetin en rafine, en kalburüstü, en müstesna yerlerinin sunulması ve okuyanın yorumunun bu alegorik kokteyle katılarak servis edilmesi gerekir. Böylece afişe edilen kitap söyleşisi okuyanın elini mezkur kitaba uzatmasına vesile olur. Kitaplarla söyleşinin aracılığıyla ilk aşamada kurulan rabıtanın ağı genişler. Oğuzhan Saygılı “Kitaplarla Söyleşi 2” isimli son kitabıyla tam olarak bu hissiyatı okura vermeye çalışır. Kitaptaki söyleşiler tadımlık ama kitabın sayfaları arasındaki kitap isimleri okur için doyumluk… Ziyadesiyle kitaba doymak temennisiyle.
220 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
KİTAPLARLA SÖYLEŞİ-2
Kıymetli büyüğüm,ağabeyim,kitapların ve yazının büyüsüne kapılmış hocamız Oğuzhan Saygılı’nın ikinci kitabı “Kitaplarla Söyleşi 2”
Kitap ilk elime geçtiğinde isminden ötürü biraz şaşırmıştım,kitaplarla şöyleşi olabilir mi? Evet olabiliyormuş demek ki.Oğuzhan hocamdan bizzat kendisinden temin ettiğim hatta imzalı şekide elime ulaşan kitabının ön sözünü açtığımda Sir Seyid Ahmed Han,Mirza Elekber Sabir,Ahmed Midhat Efendi ve İsmail Gaspıralı Beylerin isimleri anılmış ve aziz ruhları birkez daha hatırlanmıştır.Kitabın ilk bölümlerinde mektublar ve hatta anılar ilk dikkatimi celbeden unsurlar olmuştur.Üstad Yusuf Akçura’nın Suriye ve Filistin mektupları,Bogdan Filov’un gerçekten bugünkü bilim adamlarına örnek olacak şekilde gösterdiği davranışlar ki bu davranışı ile tarihe ve onun ikiz kardeşi olan sanat tarihine gösterdiği önem,tam anlamıyla vefakarlıktır ve takdire de şayandır.Birinci bölümde yer alan “İngiliz İstihbarat Raporlarında:Fişlenen Türkiye” adlı eser ise bende gerçekten merak uyandırdı,İttihat ve Terakki ve onun kuklası mahiyetinde dönemin padişahı Sultan Reşad’dan okuduğum kadarıyla bahsetmektedir.Oğuzhan Bey merakımın imdadına yetişti ve bana bu kitabı tedarik edeceğini ve bana hediye edeceğini söyledi.Kitabın ikinci bölümünde ise artık Osmanlı Devleti’nin son dönemleri ve yavaş yavaş Cumhuriyete yol alınan dönemden bahsedilmektedir.İstiklal Savaşının içerisinde propaganda malzemesi olarak karikatürler bolca kullanıldığını ve bir o kadar da devlet ve millet karşıtı karikatürlerde yapılmıştır,bize bunlardan bahseden Oğuzhan Beyin kitabında da yer alan “Asi’den Gazi’ye Karikatürlerle Atatürk” kitabıdır.Benim merakımı uyandıran bir diğer eserdir.Üçüncü bölüm ise artık isminden de anlaşıldığı üzere “Söz Sanatçıların” kısmıdır.Oğuzhan Bey bu kısımda ise Cengiz Aytmatov’dan tutun da pek yakın zamanda kaybettiğimiz Ara Güler’e kadar birçok sanatçıdan ve fikir üstadından bahsetmiştir.Bu bölümde beni en çok etkileyen Cengiz Aytmatov’un edebi kişiliği ve edebi kişiliğinin nasıl başladığıdır.Aytmatov,büyükannesini hep bir televizyon olarak görürmüş ve büyükannesi Aytmatova hep masal anlatır ve torununa ondan tekrar etmesini istermiş,Aytmatov ise pürüzsüz şekide anlatırmış büyükannesine.Aytmatovu yazarlığa hazırlayan etkenlerden birisidir büyükannesi.Kitabın sonuna doğru Oğuzhan Bey,Türkçülüğün fikir babalarından olan H.Nihal Atsızdan “Atsızlı Söyleşiler” adlı kitap ile beraber bolca değinmiştir.Atsızın kişiliği hatta günümüzde Atsız hakkında kalıplaşmış düşünceleri o zamanın tanıklarıyla boşa çıkarmaktadır.Şu ana kadar “Bozkurtlar” ve “Deli Kurt” adlı eserlerini okuduğum Atsızın diğer eserlerine de başlamayı düşünüyorum.Oğuzhan Beyin gerçekten kitaplarla hasbihal ettği ve onlarla birer birer söyleşi yaptığı kitabını 8 gün gibi bir sürede bitirdim.Eserin sonunda Oğuzhan Bey ile Elif Yavaş Hanımefendinin yaptığı röportaj da yer almaktadır.Oğuzhan Beyin kitabını değerlendirecek olursak kitaplara merak salmak isteyenlerin ve o kitaplara bir başka kişinin gözünden bakmak isteyenler Oğuzhan Beyin eserini okuyabilir.Ben okuduktan sonra kitapta yer alan eserlere gerçekten merak salmış durumdayım.Bana eserini takdim eden Oğuzhan Beye şükranlarımı sunar ve TÜRKAV Gaziantep şubesinin başlatmış olduğu kitap okutturma cehdinde başarılar diliyorum.
Bugün onlarca yıldır kitap okumadığı için neredeyse gurur duyan öğretmenler bulunmaktadır. Bu utanç verici bir durumdur.
Mustafa Kemal'in (Ali) Çavuş'a bir kez bile emir vermediğini, "Çocuk, bir kahve yaptırır mısınız?","Çocuk, su söyler misiniz?" gibi nezaketle yaklaştığını, bunun sonucu olarak da Paşa'ya olan sevgi ve hayranlığının her geçen gün arttığını belirtir.
Misal; yol güzergahındaki karşılaştığı yerlerde İslam ahalisinin, yanlarından, "kurbanlık kuzu gibi geçen askerlere!" bir yakınlık göstermediğini, bir su ikramında bile bulunmadığına...
Haşim Akman: Evlilik aşkı öldürür mü?
Neşet Ertaş: Aşk hasretten doğan yankıdır. Evlendiğin zaman bu ateş tabii haliyle harını kaybeder ama narı gene kalır. Üstü küllense de altından ateş durur.
Oğuzhan Saygılı
Sayfa 168 - Post Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kitaplarla Söyleşi 2
Baskı tarihi:
27 Aralık 2018
Sayfa sayısı:
220
Format:
Karton kapak
ISBN:
6059444804
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Post Yayınları
Bu bahçe tenkidle, tanıtımla sulanır. Tanıtanlar, sanatın, edebiyatın, hayatın anlamına sırasında eser kadar katkı yaparlar. Okuma alışkanlığı böyle kazanılır. Nasıl okumak gerektiğine dair ışık da bu yazılardadır. Oğuzhan’ın okuma ve okutma seferberliğinden böyle bir sonucun çıkması gerekliydi. Anlamak tabii ki yaşamaktır. Vâr olsun! (Yağmur Tunalı / Şair-Yapımcı)

Oğuzhan Saygılı, “Kitaplarla Söyleşi 2” adını verdiği bu güzel çalışmasında kitapların dünyasına zarif dokunuşlar ve anlamlı yolculuklar yapar. O, millî eksende düşünen aydın bir kalem… Engin bir birikim ve sağlam bir yöntem ile kaleme aldığı analizlerini, güzel Türkçemizin burçlarına yükler ve bize kitaplarla ilgili “fikir şölenleri” sunar. Kitap tahlillerinde “masalcı idrak tarzı” yoktur. İyilerin çok iyi olduğu “prensesler” veya kötülerin çok kötü olduğu “cadılar” göremezsiniz. Bıçak sırtında vicdanlı, objektif bir kalem… Kutluyorum. (Necdet Ekici / Yazar)

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Reha Balkan
  • Kumani Turancı
  • Burcu Ün
  • Gonca Çolak
  • Emirhan Altun
  • Muhammed Ali ÇEKİÇ
  • Muhammed Şener
  • Mehmet Y.
  • zafer saraç

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (5)
9
%14.3 (1)
8
%0
7
%14.3 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0