Kız Kulesi'ndeki Kızılderili

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.117
Gösterim
Adı:
Kız Kulesi'ndeki Kızılderili
Baskı tarihi:
Şubat 2000
Sayfa sayısı:
182
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753480970
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Baskılar:
Kız Kulesi
Kız Kulesi
Bir yaz akşamı Boğaz'ın ortasındaki Kız Kulesi'nin beyaz duvarlarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin... İşte, o an, omuzunuza konan martı kulağınıza şunları söyleyecektir: "Kız Kulesi"ne de bakıyorsun, Kızılderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun... Gel benimle."
182 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Sunay Akın'ın bilgilerini tüm çıplaklığıyla, ayrıntısıyla ve alakasız sanılan başka konularla bağlamasını çok beğeniyorum. Yine bir çok gerçeği yüzüme çarptı ve Kızılderililerin şuanda benzerleri yapılan katliamlar gibi nasıl yok edildiğini anlattı.
Ve belki de bu daha acıydı, sonuçta Kızılderililerden dökülen ilk kan, bir Kızılderilinin kılıcın ne olduğunu bilmediğinden elini sivri tarafına sürtmesiydi.
Daha önceden de okumuş olduğum Kızılderili tarihi ve Gerenimo ile ilgili kitaplar sayesinde hızlıca ilerleyebildim ama aynı zamanda okuduğum vahşetle yavaşladım da.
182 syf.
·Beğendi·10/10
Beyaz adam, sen ne kadar acımasız ve güvenilmezmişsin dedirtti. Zor bitirdim, insan kavramını tekrar sorguladım. O kadar etkiledi ki beni Kızılderililere yapılan soykırım, şuan kelimeleri zor toparlıyorum.
182 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Popüler kültür Amerikan progandasıyla birlikte soluk benizlileri övse de bize yakışan mazlumun yanında yer almaktır. Sunay Akın'ın tavrı ise baştan belli: "Kovboyların at koşturduğu bir ülkede, bütün şairler Kızılderilidir."
182 syf.
Bu kitaba başlayıp da bitirdiğim tarihler arasında herhalde bir 10 kitap okumuşumdur. Metroda, otobüste telefondan okuduğum bir kitap oldu benim için.
Sunay Akın'ın akıcı dili hoşuma gitse de hemen okumalıyım devamını merak ediyorum hissi uyandırmadı. Kızılderililer hakkında biraz bilgi birikimi oluşturdu, yer yer düşüncelere sürükledi. Okumak için boş vakit yarattığım değil ama boş vaktimi güzel değerlendirmemi sağlayan bir kitaptı diyebilirim.
Teşekkürler 'araştırmacı şair' Sunay Akın :)
182 syf.
·Beğendi·7/10
Rastgele seçip okumaya başladığım ve daha önce hakkında bu kadar bilgi sahibi olmadığım Kızılderililer hakkında okuduğum tavsiye niteliğinde bir kitap. Yazarımız Sunay Akın gerçek manada bu kitabıyla hem Kızılderili hayatını anlatmış hem de kitabı okurken insanları düşünmeye teşvik etmiş. Özellikle dünya ülkelerinin genelinin sözde ermeni soykırımını tanırken Kızılderili soykırımına sessiz kalması dünyada adaletin değil gücün ön planda olduğunun en büyük kanıtlarından birisidir. Sunay Akın'ın araştırmaları, verdiği örnekler hepimizin doğru bildiği bir çok yanlışı da açığa çıkarıyor. Okumanızı tavsiye ederim.
182 syf.
·18 günde·10/10
Bir yaz akşami Boğaz'in ortasindaki Kiz Kulesi'nin beyaz duvarlarinda Kizilderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin. İşte, o an, omzunuza konan marti kulağiniza şunlari söyleyecektir: "Kiz Kulesi"ne de bakiyorsun, Kizilderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun... Gel benimle." Bu sözlərlə başlayan, bir şairin bütün gerçəkləri araşdıraraq qələmə aldığı bir kitabla qarşılaşdım. Kitab Amerikanın yerli xalqlarının Amerika müstəmləkəçiləri tərəfindən necə yox edildiyindən bəhs edir. Kitab o qədər məlumatla zəngindir ki, kiçik bir kitaba bu qədər məlumatın sığdığına inana bilmirəm. Ən əsası isə kitabda çox fakt var. Ən maraqlısı isə Amerikanın bu gün İsrailin tarixi torpaqlarını zilas etmək üçün kömək əlini uzatmasının tam əksi olaraq bir zamanlar öz torpaqlarından məhrum edilən öz yerli xalqına heç bir azadlığın verilməməsidir. Azadlığın, demokratiyanın yüksəldiyi bir ölkənin bir irqin yox edilməsi ilə yarandığını görürük. Üstəlik bütün bunları edib birdə onların torpaqların "Azadlıq" heykəli yaradıbdır. Hansı heykəl ki, bu dünyanın insanına bənzəmir . Qırmızıdərililərin dediyi kimi yəqin ki, marslıdır. Üstəlik bütün bu olanlar Fenimor Kuper, Tomas Mann öz əsərlərində, Western filmerinde o qeder təbii şəkildə göstəriblər ki, insan düşünür ki, qızıldərəlilər Amerikanı müstəmləkəyə çevirib. Kitabı şiddətlə tövsiyə edirəm.
▶II dünya müharibəsi zamanı Amerika müharibəyə daha çox qaradərili insanları göndərirmiş, Qızıl Xaç cəmiyyəti qaradərili insanlardan qan almırmış çünki, bununla irqlərin qarışa biləcəyini düşünürmüşlər. Elə bu səbəbdən də məhşur boksçu Məhəmməd Əli Viyetnam müharibəsinə göndərildiyi zaman imtina edir. Bildirir ki, Vietnamlıların heç bir günahı olmadığı üçün onlarla qarşı savaşa bilmərəm elə buna görə də boksçu həbs edilərək dünya çempionluğu əlindən alınır.
▶Məhşur Amerikan aktyoru Marlon Brando yerli xalq olan qızıldərəliləri daim müdafiə etmişdir. Hətta 1972-ci ildə The Godfather filminə görə Oscara layiq görülür, ancaq o Oscarı rədd edən ilk aktyor olur. Mərasimə onun sözlərini ifadə etmək üçün qızıldərəli bir qadını göndərir.
Bundan daha çox məlumat var kitabda hətta 60cı illərdə türklərin imperilaizmlə savaşı, Deniz Gezmiş, Amerikanın Azadlıq heykəlinin yaranması və s.
182 syf.
·Beğendi·6/10
Son bölüm hariç net olarak beğendiğim bir kitaptı. Birkaç saat, okumam için fazlaca yeterliydi ..
182 syf.
·Beğendi·8/10
Kızılderililere yaşatılanları ve soluk benizlilerin zalimliklerini akıcı bir dille anlatan çok güzel bir kitap. Sunay Akın seviyorsanız kesinlikle okumalısınız
182 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kristof Kolomb’un Amerika’ya ayak basmasıyla birlikte, Amerika kıtasında yerli halk Kızılderililere karşı başlayan soykırımın hikayesi. Savaşı bilmeyen, avlanmaktan başka silaha ihtiyacı olmayan özel bir halkın sömürülerek yok edilmesini okurken yaşadıkları haksızlıklara karşı dehşete kapılıyorsunuz.
Jesse James’in Amerikan filmlerinde anlatılandan farklı olarak gerçek yüzü, Pocahantas’ın hüzünlü hikayesi, Apache’lerin efsanevi lideri Geronimo’nun ailesinin katledilişi ve kendisine yapılan haksızlıklar ve daha pek çok gerçek hikaye var paylaşılan.
Kısaca Sunay Akın klasiği kitap.Ciddi bir araştırma,inceleme ve emek harcanmış , sürükleyici ve bir o kadar da etkileyici
182 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hepimiz kızılderilileri biliriz. Bu kitapta kızılderililerin nasıl soykırıma uğradıkları , yıllarca izlediğimiz filmlerde nasıl lanse edildikleri ,insanların farkında olmadan yapılan karalamalara katkıda bulunduklarını ,onların sırf “farklı” oldukları için nasıl saygısızca yok edilmeye çalışıldıkları , boyunduruk altına alınmaya çalışıldıkları anlatılıyor. Bu kitap bir nevi okurun gözünü açmak amaçlı kaleme alınmış. Okudukça insanın dehşete düşmesini sağlayan ve bir o kadar da üzülmesini sağlayan bir kitap. Her yerde onlardan “vahşi ,saldırgan” olarak bahsedilmesine karşın aslında olayların hiç de öyle olmadığını okuyunca fark edeceksiniz. Okunmasını şiddetle öneririm. İnsanların hayatına geniş çapta yayılmış bir olay bir gerçeklik üzerinde fikir sahibi olabilmesi önemli bir mevzu.
182 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Bir afrika atasözü "Arslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir." ile başlayan Sunay Akın'ın kızılderililer ile ilgili yazdığı, onların tarihleri ve kültürlerini anlattığı ve Amerika tarafından nasıl yok edildiklerini anlatan kitap.
182 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Her gittiği yere barış götüren (!) Amerika tarafından Kızılderilere yapılan soykırımı Sunay Akın farkıyla okumalı.Western filmlerinde vahsi olarak gosterilen Kızılderililer olmadık işkenceye maruz kalmış ,en şanslıları göçe zorlanmışken vahşi kim dersiniz?
Bir yaz akşamı, Boğaz'ın ortasındaki Kız Kulesi'nin beyaz duvarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin. İşte, o an, omuzunuza konan bir martı kulağınıza şunları söyleyecektir: "Kız Kulesi'ne de bakıyorsun, Kızılderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun... Gel benimle."

Gidip gitmemek sizin elinizde!
Kızılderili kadın yeni doğan bebeğin ağzını eliyle kapatır. Nefes alması için elini çekince bebeğin ağlamasına olanak vermeden tekrarlar aynı hareketi. Ağlamamak, gözlerini dünyaya açan bir Kızılderilinin aldığı ilk derstir. Beyaz adamdan kaçarken ya da bir av hayvanının izini sürerken, kucaktaki bebeğin ağlaması her şeyin sonudur. Dersini iyi alamayan bir bebeğin çıkaracağı ses, kurşun yağmuru ya da açlıktan ölmek demektir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kız Kulesi'ndeki Kızılderili
Baskı tarihi:
Şubat 2000
Sayfa sayısı:
182
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753480970
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Baskılar:
Kız Kulesi
Kız Kulesi
Bir yaz akşamı Boğaz'ın ortasındaki Kız Kulesi'nin beyaz duvarlarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin... İşte, o an, omuzunuza konan martı kulağınıza şunları söyleyecektir: "Kız Kulesi"ne de bakıyorsun, Kızılderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun... Gel benimle."

Kitabı okuyanlar 326 okur

  • Elif Şengül
  • Fatih
  • Mir'ât-ı Cünûn
  • Özgür Göksu
  • Battal ODABAŞI
  • seher vakti
  • Ali Öztürk
  • Derya
  • Kübra Demirtaş
  • Serkan Demirci

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.5
14-17 Yaş
%0.7
18-24 Yaş
%19.9
25-34 Yaş
%32.4
35-44 Yaş
%33.8
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%2.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.1
Erkek
%50.9

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%26.7 (28)
9
%18.1 (19)
8
%21.9 (23)
7
%12.4 (13)
6
%13.3 (14)
5
%1.9 (2)
4
%2.9 (3)
3
%1 (1)
2
%0
1
%0