Kızıl Damga

8,6/10  (8 Oy) · 
26 okunma  · 
9 beğeni  · 
801 gösterim
Tutkulu bir genç kadın, onun korkak âşığı ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan ihtiyar kocası... Bunlar 17. yüzyıl Boston'unun katı, geleneklerle örülü dünyasında vuku bulan, tutkuyla geleneklerin çatıştığı bir trajedinin başkahramanları. Evli bir kadın olan Hester Prynne işlediği zina suçunun cezası olarak, üzerinde ahlakî düşkünlüğünü simgeleyen kızıl bir harf taşımak zorunda bırakılır; bir anlamda, içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını hiçe saydığı için 'öteki' olarak damgalanır. Yaşadığı bu trajedi ile sahip olduğu gücün farkına varan Hester bu gücü ve duruşu ile doğmakta olan modern Amerikan kadın kahramanının müjdecisidir.O günahıyla tek başına yüzleşirken adlarını açıklamaya yanaşmadığı korkak ve ikiyüzlü âşığı ile intikam hırsının çılgına çevirdiği kocası suçluluk, pişmanlık, intikam duyguları ile kendilerini bekleyen çarpıcı ve hazin sonu kendi elleriyle hazırlarlar.

Yorumlar: Henry James'in Amerikan edebiyatında şimdiye dek ortaya konan yaratıcı yazılı eserler arasında en iyisi olarak nitelendirdiği Kızıl Damga, insanoğlunun suç, günah ve gururla giriştiği sonu gelmez mücadelesini ortaya koyan bir başyapıt; Nathaniel Hawthorne da Amerikan'ın püriten mirasından evrensel bir klasik yaratmayı başaran ilk Amerikalı yazardır....
(Kitabın İçinden)
  • Baskı Tarihi:
    Kasım 2008
  • Sayfa Sayısı:
    264
  • ISBN:
    9789756316559
  • Orijinal Adı:
    The Scarlet Letter
  • Çeviri:
    Utku İlban Coşkunoğlu
  • Yayınevi:
    Bilge Kültür Sanat
  • Kitabın Türü:
İsmail Altunbüker 
02 Haz 06:58 · Kitabı okudu · 2/10 puan

Kızıl Damga
Nathaniel Hawthorne'un yazmış olduğu eser. Bu eser İlk kez 16 Mart 1850'de yayınlandı, tam 264 sayfa şehvet hikayesi ...

Kitabın iyi yönleri konunun kısa olması, sıkmaması, bazı batıl hükümleri ve inançları konu alması vesaire ...

Kitabımızın kötü yönleri ise çarpık ilişkileri anlatması ve bu sapıklığın adına aşk denmesi, insanoğlunun bilinçaltını bu gibi çirkinliklere aşk diyerek zehirlemesi ...

Kitabın konusu bir gün, ufak bir kasabaya taşınan doktorun karısı kasabaya kendi gibi yeni gelen bir peder ile tanışır ve kadın pedere şehvet duyar. Pederde epey uzun zamandır eğitim ve işi yüzünden güzel kadın görmemiştir. Bu yüzden oda kadına şehvet duyar ve böylece aşık olduklarını zannederler. Kadın dürtülerine engel olamaz ve pederin her defasında karşısına çıkar ve onu istediğini söyler, peder de onu ister ve bunun yanlış olduğunu, bir süre görüşmemelerinin iyi olacağını söyler. Bir gün Vahşiler gelip kocasını öldürdüklerini de söyleyinceye kadar, daha doğrusu kadın öyle sanana kadar, sonrasın da olanlar olur peder kadınla zina eder. Kadın hamile kalır ve olaylar ondan sonra başlar ...

Sonuç iyi yönleri de var, kötü yönleri de var kitabın, bu yüzden orta halli bir kitap diyorum. Mesela Hristiyanlıkta pederler, Yahudilikte hahamlar, İslamda İmamlarla, Masonlar dünyaya egemen olsunlar diye, insanların duygularını sömürerek onlara istediklerini böyle yaptırıyorlar. Halbuki İslamın imama, Hristiyan'ın pedere, Yahudi'nin hahama ihtiyacı yok. Kutsal kitap yeterli ama bu sefer Hüküm yalnız Allah'a ait olursa, insanoğlu özgür olacak ve kimse insanoğluna hükmedemeyecek, bütün sorunda burada maalesef. Kitapta da dediği gibi bize ne oluyor böyle biz mi Allah adına karar verir olduk. Kadınları taşlamalar, onlara şeytan demeler, onlara cadı gözüyle bakmalar insanoğlunu yüceltmez. Bu davranışlar tam aksine insanoğluna zarar verir. Allah'ın bu dünyada din adına seçme hakkı bıraktığı insana da baskı yapılmaz. Eğer inancı varsa, Allah'ın uygun gördüğü ceza uygulanır her iki tarafa da insanlar kendi keyifleri ve arzularına göre insanoğlunu cezalandıramaz. Zaten insanoğlu Allah'a hesap vereceği yetmeyecekmiş gibi bir de bu dünyada ki zorbaya hesap vermek zorunda mı? hayır değil. dediğim gibi kitap orta şekerli, orta şekerli bir Türk kahvesiyle iyi gider. Okuyan, okuyacak olan herkese keyifli okumalar dilerim. En tatlı, en güzel kitaplar sizlerin olsun Türkiye ...

abdülmecid barış 
23 May 10:52 · Kitabı okudu · 10/10 puan

kadın kızıyla birlikte günahın bedelini göğsünde taşıdığı damgayla bu dünyada öderken ,peder günahın ıstırabını içindeki dünya da yaşayarak ödüyor. Güzel bir kitap.

Amerikan edebiyatının ilk çarpıcı eserlerinden, orjinal adı Scarlet Letter, Türkçeye Kırmızı Leke olarak da çevrilmiştir. Toplum, ahlak, ve sıkıcı bir hale gelmiş olan Puritan inancına sahip insanların hikayesi. Hester zor durumda olan, kocası tarafından çocuğuyla bırakılmış ve toplum tarafından ayıplanan biridir. Fakat yazar sadece toplumun Hester'e olan bakışını değil, daha çok Hester'in topluma olan bakışına odaklanmıştır. Çünkü Hester ayıplanmaya boğun eğmemiş inancı sorgulayan birisidir.

Hande Kırkımcı 
02 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

17 yüzyılda evli olan bir bayanın ,eşini aldatması ve bu yuzden dolayı boynunda kızıl damga olarak taşıdığı A harfi.Kadının asla zina yaptığı kişiyi açıklamadığı ve her türlü tepkilere tek başına katlanması ve sonrsında gelişen olaylar...Akıcı bir kitaptır

Kitaptan 3 Alıntı

'' Sırtında, gönlünde taşıdığın yükü üstlenmiş olduğun yere bırak, onunla artık uğraşma! Her şeye yeniden başla! Bir kere yanılmış olmak her şeyin bittiği anlamına gelmez! Gelmemeli! Önünde çalışıp çabalayıp başarıya ulaşabileceğin bir gelecek uzanıyor. Mutlu olabilir, insanlara iyilik edebilirsin. Yalanın gölgesinde geçen bu hayatın yerine doğruyu ve dürüstlüğü seç! ''

Kızıl Damga, Nathaniel HawthorneKızıl Damga, Nathaniel Hawthorne

Kadınların eşit bir düzeye gelebilmeleri için önce karşı cinsin doğal karşılanan birtakım alışkanlıklarının ele alınması gerekecektir.

Kızıl Damga, Nathaniel HawthorneKızıl Damga, Nathaniel Hawthorne

Dışarıdan bakılınca yaşlı adamların neşesi çocuklarınkine benzer; zeka ve espri yeteneğinin pek önemi yoktur; her iki grubun üzerine aynı türden, yüzeysel, gelip geçici bir ışık düşer ve körpecik yeşil filizler de yaşlı kalın gövdeler de aynı biçimde aydınlanır.

Kızıl Damga, Nathaniel HawthorneKızıl Damga, Nathaniel Hawthorne

Kitapla ilgili 1 Haber

Beyin Geliştiren On Kitap
Beyin Geliştiren On Kitap Edebiyatın tedavi edici, sağaltıcı bir işlevi olduğu varsayımına dayanan bir grup bilim insanı, roman okumanın insan beynini geliştiren bir etmen olduğunu kanıtladı.