Adı:
Kızıl Damga
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756316559
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Scarlet Letter
Çeviri:
Utku İlban Coşkunoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Tutkulu bir genç kadın, onun korkak âşığı ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan ihtiyar kocası... Bunlar 17. yüzyıl Boston'unun katı, geleneklerle örülü dünyasında vuku bulan, tutkuyla geleneklerin çatıştığı bir trajedinin başkahramanları. Evli bir kadın olan Hester Prynne işlediği zina suçunun cezası olarak, üzerinde ahlakî düşkünlüğünü simgeleyen kızıl bir harf taşımak zorunda bırakılır; bir anlamda, içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını hiçe saydığı için 'öteki' olarak damgalanır. Yaşadığı bu trajedi ile sahip olduğu gücün farkına varan Hester bu gücü ve duruşu ile doğmakta olan modern Amerikan kadın kahramanının müjdecisidir.O günahıyla tek başına yüzleşirken adlarını açıklamaya yanaşmadığı korkak ve ikiyüzlü âşığı ile intikam hırsının çılgına çevirdiği kocası suçluluk, pişmanlık, intikam duyguları ile kendilerini bekleyen çarpıcı ve hazin sonu kendi elleriyle hazırlarlar.

Yorumlar: Henry James'in Amerikan edebiyatında şimdiye dek ortaya konan yaratıcı yazılı eserler arasında en iyisi olarak nitelendirdiği Kızıl Damga, insanoğlunun suç, günah ve gururla giriştiği sonu gelmez mücadelesini ortaya koyan bir başyapıt; Nathaniel Hawthorne da Amerikan'ın püriten mirasından evrensel bir klasik yaratmayı başaran ilk Amerikalı yazardır....
(Kitabın İçinden)
371 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
"KARA TOPRAK ÜZERİNDE KIPKIRMIZI BİR __"A"__HARFİ ..

Iyi bir anlatım okuduğumuz da ..
Üzerinden zaman geçse bile aklımızda kalmaya. .
Gerek dili gerek hikayesiyle bize etki etmeye ...
...en nihayetinde ise...
"başkaları da fark etmeli ve okumalı " adı altında bizi de bir şeyler yazdırmaya iter
.. bu duyguyu severim .. gece yattığımda aklımı kitaba geri dönüşler yaşarken bulmayı da dolayısıyla bu bir sabah incelemesi olacak ve 'gün _ aydın" ı ..

#SPOILER #

Nathaniel Hawthorne "Kızıl Harf" yıllar önce beyaz perdede izlediğim bir öykü. .
Şimdi ki aklımda yeniden fragmana baktığımda kitabın ne kadar değiştirilmiş ve yozlaştırılarak filme aktarıldığını farketmiş bulunuyorum .. kitap , sinema ,müzik üçgeni benim vazgeçilmezlerim ama her uyarlama malesef "muhteşem " sıfatına erişemiyor ...

Hawthorne un ilgimi çeken en büyük özelliği köklerinin "Salem"kasabasından gelmiş olması ve kitabı Salem de yazması. . Zamanının en büyük cadı mahkemeleri burada kuruldu ve 1692 de pek çok cadı zannına nail olan " kadın" Gallows tepesinde asılarak idam edildi ..
En önemli bilgi ise ..
John Hawthorne yani büyük büyük baba Hawthorne'nin bu cadı davalarında önemli rol üstlenen bir yargıç olmasıydı

1800 lü yıllarda Amerika ya göç eden bu Ingiliz saygın ailelerin oluşturduğu "püriten " halk __katı ahlak anlayışı __ ve kurallar çerçevesinde ki yaşam yazarın genlerine nüfus etmiş , bunun üzerine birde geçirdiği bir kaza sebebiyle on iki yılını kendini toplumdan yalıtarak yaşamayı seçmiştir ..

"Sanat yalnızlığın tanrılaşmasıdır"
....... Samuel Beckett.

Bir hastalık ,acılar ,sıkıntılar ve endişe döneminde yazılan "Kızıl harf"günde dokuz saatlik bir yazım serüveninde doğmuş.. 1850 de yayınlanmış

Okuduğunuzda bu kadar şiddetli bir dönem içinde o kadar sakin kelimeler bulacaksınız ki ...tam bir ters köşe yazar :)
Işte bu sebeple bir "klasik" :)

Kayıp bir eş , yanlız bir kadın ve büyük günahı adı altında toplayabiliriz zannetigimiz kitap her sayfasında bize farklı bir duyguyla hücum ediyor ...

Tüm bu karmaşayı bu kadar dingin ve milyon kat sorgulama elektronunu harekete geçirerek okuyucuya aktaran bir yazara saygı duymamak elde değil ..

Yarattığı Haster Pryenne karakteri aklımda kasabanın ortasında dimdik yürüyüşüyle geçiyor .. o göğsündeki muhteşem işlemeli büyük "A" harfini kabullenmiş belkide sevmiş belkide tek bir harfle tüm yaşamını anlamlandırmış ...
Nedir "A" ?
Zaman içerisinde "Able"_ (güçlü duruşundan dolayı muktedir ) mi ?
Ya da "Angel" (iyiliğini ve yardım severliģin den ) meleğe evrilmis bir harf mi ?

Hester şöyle söylüyor. ..

'Bu işareti çıkartmak yargıçların keyfine bağlı değil "
"Ben ondan kurtulmayı hak etseydim eğer kendi kendine düşüp gider ya da başka bir anlam ifade edecek şeye dönüşürdü zaten "

Kitabı okuyun .. benden tavsiyedir

Pearl gibi muhteşem bir çocukla tanışın
Onun elinden tutmanın keyfine varın :)

Eli kalbinin üzerinde yaşayan şeytanı görün

"Hiç bir günah tek başına işlenmez" ?

Onun da elinden tutun ve o idam sehpahasına birlikte çıkın. .

Vicdan sorularına cevap verin ..
Merhamet kelimesini sorgulayın ..
Hayatın bir dar kasaba çitinden koca bir ormana çıkış olup olmadığına karar verin ..
Insan kaderinin insan elinde şekillenmesi, mahkum edilmesi ,yaftalanması
Yine de yıkılmadan nefes almasına şahitlik edin ..

Dip not ..
Daha yazacak çok şey var ..
Ama benden bu kadar okuyun ve siz de yazın "lütfen "
Teşekkürler ..
264 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Çok katı dini ve ahlaki kurallara sahip muhafazakar bir mezhep olan Püriten'liğin , bu taviz vermeyen kurallarının insanlar üzerinde ne kadar trajik etkiler bıraktığını anlatan dramatik bir eser.

Olay, Şimdiki ABD topraklarına İngiliz kolonileri olarak ilk yerleşimlerin yapıldığı 17. yüzyılda New England eyaletinde geçiyor. Yaşlı kocasından iki yıldır ayrı olan çok genç bir kadının, eşinin yokluğu sırasında kimliğini sakladığı birisiyle yaşadığı bir ilişki sonucunda aldığı cezaya odaklanıyor. Kadın işlediği bu günahın cezası olarak ömür boyu göğsünde kızıl bir damgayla yaşayacak ve öldükten sonra da bu damga mezar taşına işlenecektir. İşte okuduğumuz kitap, bu kadının verdiği müthiş ve dramatik hayat mücadelesini anlatıyor.

Yazar burada aslında üstü kapalı olarak, Püriten'liğin bu derece tavizsiz ve aşırı muhafazakar kurallarını eleştiriyor. Düşünün bir kere öyle bir kindar ceza sistemi var ki, insanın bu dünya da ömrü boyunca çektiği ceza yetmiyor, ölümünden sonra da bu cezanın devam etmesi isteniyor ve sağlanıyor.

Kitapta ilk 50 sayfalık kısımda bu öykünün nasıl ortaya çıktığının anlatıldığı ''Gümrük Dairesi'' isimli ilk bölüm var. Bu kısım hariç kitabın tamamı akıcı ve sürükleyici bir şekilde yazılmış. İlk bölüm ise yeteri kadar akıcı olmasa da sıkılmadan okunuyor. Tercüme ise mükemmel ve çok kolay okunacak şekilde yapılmış.

Yazarın okuduğum ilk kitabı olan bu dramatik ve muhteşem eseri, ben beğenerek okudum ve okunmasını da tavsiye ederim.
  • Sevilen
    7.8/10 (197 Oy)186 beğeni595 okunma1.259 alıntı10,2bin gösterim
  • Güneş de Doğar
    6.7/10 (177 Oy)116 beğeni551 okunma404 alıntı7,8bin gösterim
  • Mrs. Dalloway
    7.6/10 (740 Oy)653 beğeni2.487 okunma4.088 alıntı25,2bin gösterim
  • Huckleberry Finn'in Maceraları
    8.2/10 (376 Oy)283 beğeni1.231 okunma632 alıntı10,2bin gösterim
  • Mezbaha No:5
    7.7/10 (207 Oy)144 beğeni470 okunma410 alıntı6,2bin gösterim
  • Zor Zamanlar
    7.6/10 (129 Oy)104 beğeni483 okunma705 alıntı7,9bin gösterim
  • Doktor Jivago
    8.1/10 (202 Oy)211 beğeni577 okunma1.452 alıntı11,8bin gösterim
  • Isabelle
    7.0/10 (128 Oy)81 beğeni404 okunma392 alıntı3.733 gösterim
  • Tess
    7.9/10 (154 Oy)150 beğeni519 okunma527 alıntı16,1bin gösterim
  • Ebedi Koca
    7.6/10 (350 Oy)308 beğeni1.456 okunma2.395 alıntı14,1bin gösterim
264 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Nathaniel Hawthorne Salem’de Püriten bir ailenin çocuğu olarak doğmuş.Ataları Salem cadı avlarına katılmış.
Nathaniel Hawthorne ailesinin inançlarına karşı çıkmış yaşamı boyunca.
Kızıl Damga (The Scarlett Letter) 17. yüzyılda geçiyor.Hester Pryanne kendisinden yaşça büyük, zengin kocasını ayrı kaldıkları dönemde aldatır.Zina suçuyla hapse girer, bir kız çocuğu dünyaya getirir.
Cezasını tamamlayıp, tekrar dışarı çıktığında da işlediği günahın (zina-adultery) sembolü olan A harfini elbisesinde taşımak zorundadır.
Kitabın adı buradan geliyor.
Kitabın başındaki “Gümrük Dairesi” bölümü biraz sıktı beni.Kızıl Damga’nın kaynağından da bu bölümde bahsediliyor.
Doğaüstü ve alegorik öğelerin de bulunduğu roman kadın odaklı.
Hester kadar kızı Pearl de güçlü bir karakter.
İkiyüzlülük ve bağnazlığın pençesine düşmemiş toplum yok sanırım.
248 syf.
Nathaniel Hawthorne was a very much believer in the romantic ideas, dark side of the men. So, he focuses on the dark side of mankind and power of individual such as Hester Prynne,and importance of her heart. The reason why the heroine was a female in this novel is because puritan society ignores human desires,individual power, especially on women.According to puritan society, women are really comes after men,so they’re male dominant society. And Nathaniel hawthorne criticizes it by bringing a powerful heroine on the novel that she has more strength than all the men in the story. And She can stand against the practises of the society.
“that many people refused to interpret the scarlet A by its original signification. They said that it meant Able; so strong was Hester Prynne, with a woman's strength. “
264 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Günahın, suçun, aşkın rengi... Kırmızı
Kızıl Damga bize bu metalaştırılmış şeylerin hiçte göründüğü gibi olmadığını gösteren güzel, kuytu köşede kalmış ve hak ettiğinden daha az okunmuş bir roman.
Kitabımızın baş karakterlerinden Hester 17.yy'da yaşayan ve göğsünde hep A (adultery) harfini taşımak zorunda olan biridir. Çevresindekilere yardımda bulunan, cömert ve iyi biri olmasına rağmen zina yaptığı için damgalanmış bir kadındır. Bir diğer baş karakterimiz ise bize Rahip Dimmesdale herkes tarafından sevilen, dini bütün olarak gözükmesine karşı döneminde büyük bir suç olarak görülen bir olaya karışmıştır. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Rahip Dimmesdale'in suçunun Hester ile zina yapmak olduğu ortaya çıkar ve ölür. Hester ise kızı Pearl ile bir müddet bulundukları yeri terk ettikten sonra tekrardan geri dönerler ve orada yaşamlarını devam ettirirler.
Genel çerçeve bu şekilde ilerleyen kitap bize dönemin adaletsizliklerini göz önüne sererken o yüzyılın kültürünü ve günah kavramını da anlatır. Kitaptaki baş karakterlerin çaresizliğinin anlatımının etkileyiciliğinin yanında Hester'in kızının doğayla bütün bir şekilde tasvir edilmesi ve kuşa benzetilerek vahşi bir şekilde tanımlanması çok yerinde ve güzeldi. Çünkü günah olarak gösterilen şeyin meyvesinin bu denli aslında olağan, insan yaşamının bir parçası olan eylemler bütününde yanlışlığın en ufak zerresini bile barındırmaması kitabın konusunu ve ilerleyişini kanımca sağlamlaştırmıştır.
Sonuç olarak ise yarı tarihi yarı kurgu olarak yazılan bu kitap günümüzde dahi belirli kesim tarafından günah diye algılanan bu doğal yaşamın parçasını aslında suçsuz olan insanların duygu aktarımıyla, karakter etkileşimleriyle birlikte etkileyici bir şekilde anlatılmıştır. İnsanları damgalayanların aslında kendilerinin ruhlarının damgalanmış ve eksik olduğunu çok güzel bir şekilde göstermiştir.
288 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bu kitabı okuduktan sonra yaşamımda ne değişti? Öncelikle şunu itiraf etmeliyim. Söz konusu insan olduğunda titiz ve saygılı olmam gerektiğini bir kez daha duyumsadım. İnsan öyle bir varlık ki bütün kesin yargıları ve yargılamaları anlamsız kılabiliyor. Okuma sürecinde ben tam da bu durumu yaşadım. Romanı okurken Arthur Dimmesdale'ye kızdım. Onu sert bir dille eleştirdim. Yalnızca günahlarını gizleyenler rahip olabilir, senden de başka bir şey olmazdı zaten dedim. Yanıldığımı romanın sonunda anladım. Karşında insan varsa, dur bir düşün Bahar dedim! Evet, evet bu bir insan sorunu. Ne yazık ki biz hâlâ bunun bilincinde değiliz. Sözgelimi kadına şiddet vb söylemleri ayakta tutarak bu toplumsal sorundan erkekleri soyutlayabiliyoruz. Belki de insana şiddet desek ortak bir paydada buluşabiliriz. Bence kitaptaki insan ilişkileri de bunu gözler önüne sermekte. Damgalanan Hester olabilir, ancak yaralanan Pearl'dir, Arthur'dur, Roger'dır. Hester demişken şunları da belirtmeden geçemeyeceğim. Hester gibi bir kadına günümüz dünyasında da gereksinim vardır. Bütün aşağılamalara, yok saymalara karşı dimdik ayakta duran, en önemlisi kendi kendine yetebilen bir kadın... Onu hiç unutmayacağım. Karakterler ülkeme bir birey daha katıldığı için mutluyum.
264 syf.
·Puan vermedi
Püriten (tutucu) kesimin yerleşmiş olduğu, din kurallarının her şeyden üstün tutulduğu ve bu sebeple de rahiplerin söylediklerine her şeyden fazla önem verildiği 17.yy döneminin katı dünyasında, New England'da geçer Hester Prynne'in hikayesi.. İşlediği zina suçunun cezası olarak göğsünde kırmızı bir A harfiyle yaşamak zorunda kalan Hester intikam isteyen kocası, korkak aşığı ve onu her fırsatta aşağılayan insanların arasında bir yandan günahının meyvesi olan kızını büyütürken, diğer yandan da ayakta kalmaya ve özgürlüğü için mücadele vermeye çalışır..
Konusu, hatta isimlerin benzerliğiyle bana sık sık Uyandığında'yı anımsattı Kızıl Damga. Ama onun gibi bir solukta okuyamadım nedense.. Tabi bu memnun kalmama ve tavsiye etmeme bir engel değil..
264 syf.
·40 günde·Beğendi·8/10 puan
Orijinal adı The Scarlet Letter olan Türkçe’de Kızıl Damga adıyla yayınlanan;ömrü boyunca Püritan değerlerin biçimlendirdiği Amerikan koloni toplumundan rahatsızlık duyan Nathaniel Howthorne’un novellası dönemin Amerikasını anlamak açısından eşsiz bir kaynak. Tarihte cadı avının yapıldığı yer olarak bilinen Salem’de zina suçu işleyen Hester Prynne üzerinde ahlaki zaafını belgeyeleyen kızıl bir damga taşımak zorundadır,toplumda zaten yeri olmayan kadının bir de damgalanmış bir şekilde yaşamaya mecbur bırakılmasının hikayesi. Amerika’nın devrim öncesi sahip olduğu toplumsal yapıyı, Püritanlığın tüm kanunlar ve insanlar üzerinde ne gibi büyük bir etkiye sahip olduğunh anlamak adına, özellikle Amerikan tarihine ilgi duyanlar için eşsiz bir kaynak.
264 syf.
Amerikan edebiyatının ilk çarpıcı eserlerinden, orjinal adı Scarlet Letter, Türkçeye Kırmızı Leke olarak da çevrilmiştir. Toplum, ahlak, ve sıkıcı bir hale gelmiş olan Puritan inancına sahip insanların hikayesi. Hester zor durumda olan, kocası tarafından çocuğuyla bırakılmış ve toplum tarafından ayıplanan biridir. Fakat yazar sadece toplumun Hester'e olan bakışını değil, daha çok Hester'in topluma olan bakışına odaklanmıştır. Çünkü Hester ayıplanmaya boğun eğmemiş inancı sorgulayan birisidir.
264 syf.
·6/10 puan
Eğer Roman tarihine Çocukluk - Ergenlik - Yetişkinlik vb. Şeklinde bakarsak Kızıl Damga 19. yüzyıl Amerikan edebiyatının ilginç ergenlik romanlarındandır. Farklı bir şekilde ergenlikle özdeşleştirebileceğimiz bir Tarz oluşturmakta.

Çok çok ağır sembolizmler var, o yüzden ilk okuyuşta anlamak çok zor. Ama kitabı güzel hale getiren de bu zaten.
Ayrıca erken Amerikan tarihi toplumu dediğimiz Puritanlar hakkında çok fazla bilgi barındırıyor içerisinde. Ve kitap 1850'de yazılmasına rağmen anlattığı problemler hala günümüzde canlılığını koruyor...

Şimdiden keyifli okumalar dilerim...
264 syf.
·10/10 puan
Kızıl Damga, Amerikaya ilk yerleşen topluluklardan birisi olan Püritenlerin yaşam şeklini merkezi tema alan bir kitap. Yazarımız Püritenlerin toplumlarda işlenen günahlara verdiği tepkileri gayet iyi yansıtmış, bu açıdan Amerikan edebiyatı ile ilgilenenlere iyi bir kaynak ve bakış açısı sağlıyor. Nathaniel Howthorne bu kitabıyla dilinin ne kadar akıcı ve toplumda yaptığı gözlemlerin ne kadar yerinde olduğunu bana bir kez daha kanıtlamış oldu. Okurken sıkılmayacağınız aksine olayların akışıyla elinizden düşmeyecek nitelikte bir kitap. Ben çok sevdim, Amerikan edebiyatının en önemli yapıtından birisi olan Kızıl Damga'yı kesinlikle okuyun!
Benim kaderim intihar etmeyi düşünürken hayallerinin de ötesinde şans eseri öldürülen bir adamın kaderine oldukça benziyordu.
Bırakın erkekler, kadının elini kazanırken kalbinin tutkusunu da kazanmak için titresinler! Aksi halde... kendi hazin sonlarına ulaşırlar.
Sırf ellerinde zarar verme gücü var diye gittikçe zalimleşmek gibi insan doğasının bu eğilimden daha kötü birkaç karakteri daha vardır...
Bir zamanlar kadın olan ve kadınlığını terk eden biri değişimi etkileyecek sihirli bir dokunuşa maruz kaldığında her an tekrar kadın olabilir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıl Damga
Baskı tarihi:
Kasım 2008
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756316559
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Scarlet Letter
Çeviri:
Utku İlban Coşkunoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Tutkulu bir genç kadın, onun korkak âşığı ve intikam ateşiyle yanıp tutuşan ihtiyar kocası... Bunlar 17. yüzyıl Boston'unun katı, geleneklerle örülü dünyasında vuku bulan, tutkuyla geleneklerin çatıştığı bir trajedinin başkahramanları. Evli bir kadın olan Hester Prynne işlediği zina suçunun cezası olarak, üzerinde ahlakî düşkünlüğünü simgeleyen kızıl bir harf taşımak zorunda bırakılır; bir anlamda, içinde yaşadığı toplumun değer yargılarını hiçe saydığı için 'öteki' olarak damgalanır. Yaşadığı bu trajedi ile sahip olduğu gücün farkına varan Hester bu gücü ve duruşu ile doğmakta olan modern Amerikan kadın kahramanının müjdecisidir.O günahıyla tek başına yüzleşirken adlarını açıklamaya yanaşmadığı korkak ve ikiyüzlü âşığı ile intikam hırsının çılgına çevirdiği kocası suçluluk, pişmanlık, intikam duyguları ile kendilerini bekleyen çarpıcı ve hazin sonu kendi elleriyle hazırlarlar.

Yorumlar: Henry James'in Amerikan edebiyatında şimdiye dek ortaya konan yaratıcı yazılı eserler arasında en iyisi olarak nitelendirdiği Kızıl Damga, insanoğlunun suç, günah ve gururla giriştiği sonu gelmez mücadelesini ortaya koyan bir başyapıt; Nathaniel Hawthorne da Amerikan'ın püriten mirasından evrensel bir klasik yaratmayı başaran ilk Amerikalı yazardır....
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 420 okur

  • Sabahattin Seden
  • İremnur Demir
  • GamzeKaya
  • Fatma Melis Yılman
  • Emine Çalışkan
  • Tuğçe Kılıç
  • Mehmet Bozkuş
  • Musa önen
  • Hülya Ç.
  • Sude Çatal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%0
13-17 Yaş
%2.8
18-24 Yaş
%5.6
25-34 Yaş
%38.9
35-44 Yaş
%30.6
45-54 Yaş
%16.7
55-64 Yaş
%2.8
65+ Yaş
%2.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%72.9
Erkek
%27.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13.5 (15)
9
%12.6 (14)
8
%15.3 (17)
7
%6.3 (7)
6
%5.4 (6)
5
%1.8 (2)
4
%0.9 (1)
3
%0.9 (1)
2
%0.9 (1)
1
%0