·
Okunma
·
Beğeni
·
637
Gösterim
Adı:
Kızıl Moskova
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732607
Kitabın türü:
Çeviri:
Ergin Altay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bulgakov'un 1920'lerde yazdığı öykü ve köşe yazılarının temel konusu kültür ve insan ilişkileridir.Rusya'nın yönetimini ele geçirmiş olan Bolşeviklerin ülkenin ekonomisini, güvenliğini ve kendi iktidarlarını ayakta tutmaya çalıştığı bu dönemde, yeni bir kültür de ortaya çıkmaya başlar.Bürokraside, orduda, sanat kurumlarında eski kültürle yeni kültür karşı karşıya gelmiş ve bu karşılaşma çoğu kez ürkütücü ve gülünç durumlara yol açmıştır.Bulgakov'un sivri dilini tutmadığı ve tutarsızlıkları alaya aldığı, derin gözlem yüklü bu metinler yönetimle neden anlaşmazlıklar yaşadığını da berrak bir şekilde sergilemektedir.

"Moskova'yı en son bundan en çok altı ay önce görmüş olanlar şimdi kenti tanıyamazlar; Yeni Ekonomi Politikası (Moskova halkı artık kısaca NEP diyor buna) öylesine değiştirdi onu.

Adım adım başladı bu… az az… Sağda solda tahta perdeler kaldırıldı, arkalarından uzun bir aradan sonra tozlu, donuk dükkân vitrinleri görünmeye başladı. Boşaltılmış yapıların derinlerinde lambalar yanıyor, onların ışığında hayat kıpırdıyor: Çiviler çakılıyor, mıhlanıyor, tamiratlar yapılıyor, içleri malzeme dolu sandıklar, kutular açılıyor. Yıkanıp temizlenmiş vitrinler aydınlatılmış.Sergilerin üzerinde yuvarlak, güçlü lambalar yanıyor ya da vitrinlerin çevresinde parlak ışıyan borular var.

Yoksul düşmüş Moskova'nın bunca malı hangi gizli hazinelerden çıkardığını anlamak olanaksızdır. Ama bulmuş ve hepsini bol bol aynalı vitrinlere boşaltmıştı, tezgâhlara yığmıştı."
240 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Fakirliğin,sefaletin,yoksulluğun ve kelimelerin ifade edemeyeceği pek çok sıkıntının içinde olan Dünyada; sabırlar taşmış,gözyaşı kan olmuş,gurur kor olmuş,milletlerin üzeri kara bir örtüyle kaplanmıştır.İnsanlar yakarmakta ancak sesleri duyulmamakta emperyalizm ve para insanları,halkları,toplumları birer hayvana dönüştürecek,insanlık görüp görebileceği en aşağılık seviyelere düşecektir.

Birinci Dünya savaşı ile Dünya kavrulmakta halklar para için sermaye için birbirlerinin kanını su gibi akıtmaktadır.Topraklar kanla sulanmaya başlamış hasatlar bakır tadı olmaya başlamış insanlık sefaletine bile güler olmuştur.

Bir halk için bıçak artık kemiğe dayanmıştır.1917 Ekiminde kısa boylu keskin hatlı bir adam çıkar ve; “Ekmek,Barış,Özgürlük”der. Kanı kan çözecektir.Dizginler kopmuştur artık.Eğer adı Devrim olacaksa ve rengi de Kızılsa o zaman bu sefer eşitlik için kardeşlik için oluk oluk kan akıtılacaktır.Madem ki sözler yetersizdir madem ki ezilenler ezilmeye devam ettirilmeye çalışılıyordur o vakit kalemin hükmü kılıç ile perçinlenir ve mazlumun adaleti vuku bulur.Artık devir Kızılların devri,devir Bolşeviklerin devridir.Artık komünizmin gölgesi Rusya üzerinde dalgalanacaktır.Artık Dünya eski dünya olmayacaktır.

Bazı dönemlerin yazarı olmak zordur tahmin edilenden oldukça zor.İşte Mihail Bulgakov böyle bir dönemin hem de sıcağı sıcağına her şeyin gerçekleştiği böyle bir dönemin yazarlarının başında gelmektedir.Zaman zaman taze rejimi hevesli bir şekilde övmediği gerekçe gösterilerek zaman zaman Menşevik olmakla zaman zamansa muhalefeti temsil etmekle suçlanmış her zaman tenkit edilmiş eserlerine yasaklar konulmuş önüne engeller çıkartılmıştır.Buna rağmen kaleminden,duruşundan vazgeçmeden bildiğini okuyarak gördüklerini yaşadıklarını ölümsüzleştirmiştir.

Kızıl Moskova eserinde 1920’li yıllarda çiçeği burnunda komünist SSCB’nin içerisindeki bürokrasi sarmalını,toplumun yeni rejimle tanışmasını kısa hikayelerine yere yer kara mizahın sakin esintileriyle yansıtmıştır.Halk ile bürokratik kitlelerin arasındaki pürüzleri çok güzel bir şekilde önümüze sermiştir.
Aslında bize komünizmin bir asır dayanamayacağının şifrelerini daha en başından küçük küçük tatlı anekdotlar şeklinde sunmuştur.

Sıkılmadan okuyacağınızı düşündüğüm bir eser…
240 syf.
·3 günde·7/10 puan
Mihail Bulgakov'un 1921-1926 yılları arasında kaleme aldığı öykü ve makalelerden oluşan bir güzel kitap. Devrimin ardından değişen Rusya'da günlük hayattan bizlere kesitler sunan yazar, işçi sınıfının değişimle beraber yaşantılarını, bürokrasinin işleyişini kısa kısa bizleri sıkmadan yazdıklarıyla oluşturulmuş bir kitap aslında, yani makaleler, öyküler ikişer sayfadan oluşuyor ve sizi zorlamıyor.. Görüp yaşadığı gerçekleri öyküleştiren yazar 1920'lerin Rusya'sında "yoldaşlık" terimi ile birlikte komünizmden dilimize bal çalıyor. Benim çok merak ettiğim bir konuydı zaten bu sebeple çok sevdim kitabı.
240 syf.
·3 günde·6/10 puan
Mihail Bulgakov her zaman icin favori yazarlarimdan. Ukraynali en iyi yazar Gogol'le birlikte. Sovyet rejim destekcisi olmadigi icin buyuk sikintilar yasamis , eserleri yayimlanmamis. Usta ile Margarita kitabi uc nokta. Muthis bir kara mizah eseri.

Tabi Kizil Moskova yapi itibari ile farkli. Kisa oykulerden , kose yazilarindan , gazete yazilarindan olusuyor. Bircok kurumdaki gundelik isleyis , degisen rejimle beraber meydana gelen aksakliklar gulunc yonleriyle eserde aktarilmis. Bolseviklerin egemenligine gecen ulkede meydana gelen degisim bizlere yansitilmis. Hani diger okudugum eserlere nazaran baya sonuk kaldi ama neticede Bulgakov yazmissa okumak farzdir.
Ay, çam ağaçlarının arasından bir an gösterdi yüzünü, utanarak peçesine sarınan bir Türk kadını gibi, bulutların arkasına çekildi.
Mihail Bulgakov
Sayfa 139 - Can Yayınları - 1. Baskı
İnşa etmek, inşa etmek, inşa etmek! Bu düşünceyle barışık olmamız, onunla ayağa kalmamız gerekiyor. Kurtuluşumuz, başarıya ulaşmamız bundadır.
Konuşmacılarımız ne tuhaf insanlar! Konuşurken araya yabacı sözcükler sıkıştıyorlar, işçiler ne dediklerini açıklamalarıni istediklerinde de anlaşılıyorki, ne dediklerini kendileri de bilmiyorlar!.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıl Moskova
Baskı tarihi:
Temmuz 2016
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750732607
Kitabın türü:
Çeviri:
Ergin Altay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Bulgakov'un 1920'lerde yazdığı öykü ve köşe yazılarının temel konusu kültür ve insan ilişkileridir.Rusya'nın yönetimini ele geçirmiş olan Bolşeviklerin ülkenin ekonomisini, güvenliğini ve kendi iktidarlarını ayakta tutmaya çalıştığı bu dönemde, yeni bir kültür de ortaya çıkmaya başlar.Bürokraside, orduda, sanat kurumlarında eski kültürle yeni kültür karşı karşıya gelmiş ve bu karşılaşma çoğu kez ürkütücü ve gülünç durumlara yol açmıştır.Bulgakov'un sivri dilini tutmadığı ve tutarsızlıkları alaya aldığı, derin gözlem yüklü bu metinler yönetimle neden anlaşmazlıklar yaşadığını da berrak bir şekilde sergilemektedir.

"Moskova'yı en son bundan en çok altı ay önce görmüş olanlar şimdi kenti tanıyamazlar; Yeni Ekonomi Politikası (Moskova halkı artık kısaca NEP diyor buna) öylesine değiştirdi onu.

Adım adım başladı bu… az az… Sağda solda tahta perdeler kaldırıldı, arkalarından uzun bir aradan sonra tozlu, donuk dükkân vitrinleri görünmeye başladı. Boşaltılmış yapıların derinlerinde lambalar yanıyor, onların ışığında hayat kıpırdıyor: Çiviler çakılıyor, mıhlanıyor, tamiratlar yapılıyor, içleri malzeme dolu sandıklar, kutular açılıyor. Yıkanıp temizlenmiş vitrinler aydınlatılmış.Sergilerin üzerinde yuvarlak, güçlü lambalar yanıyor ya da vitrinlerin çevresinde parlak ışıyan borular var.

Yoksul düşmüş Moskova'nın bunca malı hangi gizli hazinelerden çıkardığını anlamak olanaksızdır. Ama bulmuş ve hepsini bol bol aynalı vitrinlere boşaltmıştı, tezgâhlara yığmıştı."

Kitabı okuyanlar 50 okur

  • Burak Çap
  • Utku ilanbey
  • Öner Bozdemir
  • Uyur yazar
  • kitap kurdu
  • zeynep akgün
  • Emre Gürkan
  • Mesut Can Duman
  • Dlrch
  • Öğretmenden Notlar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (1)
9
%0
8
%27.8 (5)
7
%11.1 (2)
6
%50 (9)
5
%5.6 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0