Kızılderililer Tarihi ve Felsefesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
458
Gösterim
Adı:
Kızılderililer Tarihi ve Felsefesi
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059598927
Çeviri:
Milena Ayseli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Avrupa'dan gelen beyaz adam Kuzey Amerika'da boy gösterdiğinde, bugünkü ABD'nin bulunduğu topraklar üzerinde yaklaşık 2.5 milyon kadar Kızılderili, kabileler ve aşiretler halinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Kızılderililer istilacı göçmenlere mısır ve tütün yetiştirmeyi öğrettiler. Yine bu istilacılar dağlık arazide hayatta kalmayı da onlardan öğrendiler. Kıtaya gelen İngiliz tüccarlar, Kızılderililerin ortaya çıkardıkları zenginlikleri başta kürk vb. gibi ürünleri satın alarak ya da bu mallara zorla el koyarak kısa sürede zenginleştiler.



Kızılderililer sömürgeci Avrupalıların vatanlarını işgal etmesine karşı direniyor, topraklarından ayrılmak istemiyorlardı. Fakat kıtaya yerleşen sömürgeciler kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden Kızılderililerin çoğunu katlettiler. Hatta bir Kızılderili tutsağı ya da kafa derisini getiren herkese, 40 İngiliz Sterlini verileceği ilan edildi. Bu ödül 100 İngiliz Sterlinine kadar yükseltilirken, aynı zamanda kadın ve çocuk kafatası derileri için de ödülün yarısı ödeniyordu. Amerika kıtası, tüm tarih boyunca insanoğlunun yaşadığı en büyük soykırım ve zulümlerden birine sahne oldu. Binlerce kilometre uzaklıktan gelen, okyanusları geçip kıtayı istila eden sömürgeciler, buranın tüm zenginliklerine el koymakla kalmıyor, aynı zamanda yerli halkları köleleştirmeye de çalışıyorlar ve vatanını savunan, esaret altına girmek istemeyen yerli halkların direnişini soykırımla durdurmaya çalışıyorlardı. Kısacası yaşanan bu Kızılderili soykırımı ve yüzlerce kabilenin kıtadan silinmesi üzerine, bugünkü Amerika'nın temelleri atılmaktaydı.

(Tanıtım Bülteninden)
175 syf.
·6 günde
“Sahip olma isteği onlarda hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama yoksulların bozamayacağı birçok kural koymuşlar.”

Kızılderililerin mitolojine merak saldığım bir dönemde bu kitabı alıp okumuştum. Kitap konu itibariyle iki bölüme ayrılıyor: Tarih ve Felsefe. Kızılderililer, şimdi bile gördükleri zulümlerin halı altına itildiği ve duyarlı olduğunu iddia eden toplulukların hala reddettiği bir halk. Tarihlerini okurken insan hem üzülüyor hem de böyle bir halk karşısında hayranlık duymadan edemiyor. Alçak gönüllülüklerinin ve yaşama şekillerindeki sadeliğin insanlara fazla geldiği açık; öyle ki yıldan yıla nasıl da sömürüldüklerini okurken de görebiliyoruz. Şans verilseydi dünyayı daha bir yer haline getirebilecek pek çok insan gibi onlar da yitip giden bir halk. Düşünceleri ve bakış açılarının özellikle İslamiyet öncesi Türk kültürüyle ne kadar da kesiştiğini fark etmemek imkânsız. Tıpkı Türk mitolojisinde olduğu gibi onlar da doğaya ve evrene fazlasıyla anlam yüklüyor, hatta tapıyorlar. Yaşayış biçimlerini okumak huzur vericiydi. Öte yandan, tam olarak umduğumu bulduğum söylenemez. Bana kalırsa bunun nedeni çevirinin akıcı olmaması ve tarih kısımlarının da işlenişinin sıkıcı olmasıydı. Eğer siz de Kızılderililer hakkında bilgi sahibi olmak istiyorsanız, bunun için daha farklı kitaplar araştırabilirsiniz.
175 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kızılderililerin tarihini anlatan sadece tarihini değil onların nasıl örselendiğinide anlatıyor aynı zamanda beni derinden etkiledi elimden bırakmadığım bir kitap olmuştu...Hiç bir dil, din, ırk ayrımı yapmayan bu toplumun hep dışlanması ve savaşlar açılması sonucu doğa ile bütünleşmiş bu insanları bir avuç toprak için doğal yaşamdan ve hayatlarından nasıl koparıldıkları kaleme alınmış...
175 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Dünya tarihinde yaşanmış en büyük katliam ve soykırım. Bir milletin tarih sahnesinden silinmesi. Amerika topraklarının gerçek sahibinin Kızılderililierin uğradığı soykırım tarihe büyük utanç kaynağı olarak geçirildi.
Soluk benizliler, Kızılderililerin topraklarını işgal etti ve kendisinin maal etti. Amerika’ya ilk geldiklerinde yerel halktan yani Kızıldeililerden yaşam koşullarını, avlanmayı, yeni kıtanın coğrafi koşullarını ve bunla mücadele şeklini öğrendiler. Sonrasında ise onlardan öğrenecekleri başka şey olmadığını düşünen işgalci birlikler Kızılderilileri haince öldürmeye katletmeye, kadın erkek çocuk yaşlı demeden canlı canlı yakmaya başladılar.
Yeni dünya vaadi soluk benizlilere çok cazip geldi. Toprağın altındaki altına susadılar. Ama üstündeki canlara hiç acımadılar.
Okurken o kadar üzüldüm ki Kızılderililer kendi hallerinde doğa ile barışık bir hayat yaşıyorlarmış. Tabi ki kendi aralarında kabileler arasında bazı anlaşmazlıklar oluyormuş. Ama bunu olabildiğice sorunsuz çözüyorlarmış.
Hala inanılır gibi değil kilometlerce uzaktan Avrupadan, İngiliz İspanyol Fransız ve daha bir çok devlet gelip yeni dünyayı yakıp yıkmış, yerel halkı yoketmiş. Şimdi medeniyet timsali olan Amerika ve Avrupa tarihinde yaşattığı bu ve bunun gibi kötü olayları nasıl unutabilir?
Yazık..
Daha çok yazmak isterim ama sizin okumanızı tavsiye ederim.
Kızılderililer’in yaşamı, Amerikanın keşfi ve işgali, Kızılderililerin tarihi ve felsefesi hakkında bilgiler edinebilirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim.
175 syf.
·15 günde·9/10 puan
Gayet güzel. Kızılderililer hakkında genel bilgileri içeren bir araştırma. Kızılderililerin , Western filmlerdeki gibi ilkel , duygu ve ruhtan yoksun gösterilmesini tümüyle çürüttü.
175 syf.
·2 günde·10/10 puan
Kızılderililerin tarihini anlatan sadece tarihini değil onların nasıl örselendiğinide anlatıyor aynı zamanda bu kitap ve beni derinden etkiledi elimden bırakmadığım bir kitap oldu...Hiç bir ırk, din, dil ayrımı yapmayan bu toplumun hep dışlanması ve savaşlar açılması sonucu doğa ile bütünleşmiş bu insanları bir avuç toprak için doğal yaşamlarından ve hayatlarından,yaşamdan nasıl koparıldıkları anlatılıyor...
175 syf.
·4 günde·10/10 puan
Adı belli olmayan bir halk: Kızılderililer
Küçüklüğümden beri bana son derece ilginç gelen ve hep merak ettiğim Kızılderilileri bu kitapta okudum.
Tarihlerinden, mitolojilerine, burçlarına efsanelerine ve önemli kişiliklerine kadar geniş alanda bilgi verilmiş.
Avrupa'dan göçen insanlara ne kadar iyi davransalar da aynı karşılığı görememişler hiçbir zaman. 19. yüzyılın sonlarına kadar katliamlar, soykırımlar devam etmiş. Bu satırları okurken gerçekten duygulandım ve hayretler içinde kaldım.Uzay çağının başladığı zamanlarda insanların hala soykırımlar katliamlar peşinde olması oldukça üzdü beni, bütün bunların Kızılderililer'e yapılması insanoğlunun kötülükte sınır tanımadığını gösterdi bana.
Son olarak, bu kitabı tavsiye etmesem içimde kalacak diye düşünüyorum.
İyi okumalar.
Bu söz de hep aklınızda kalsın.
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak.
Kızılderili Atasözü
175 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Tarihi kitapları sevenlere tavsiye ederim.. Özellikleri felsefeleri çok hoşuma gitti. Hani görürsünüz sosyal medyada 'Kızılderili Atasözü' diye paylaşılır ya..
İşte o halkı anlatıyor size ..ve sistematik bir şekilde nasıl sömürüldüğünü de:(
Kızılderînîn bir kabilesinde reisleri hastalanır . Ölüm döşeğinde iken . Papas yanına gelir ve İsa'nın dinine gel ve cennete gideceksin der .
Kızılderi cevap verir cennete kimler var senin gibiler mi var . Papaz cevap verir evet der kızıl deri reisi cevap verir o zaman cehenneme gitmek isterim
Hayat dört yönde, dört aşaması olan bir halkadır. Bebeklik çağı GÜNEY ile başlar. Sonra çocukluğun neşeleriyle dolu BATI'ya hareket eder. KUZEY yetişkinlik çağını getirir. Sonunda yaşlılık demek olan DOĞU gelir. Beden toprağa geri döndüğünde halka tamamlanmış olur.
sürgüne gönderilen kızılderililere yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda insanın öldürülmesi sağlanmıştır.
"kızılderililer,beyazlardan toplu yıkımdan başka bir şey görmeyi hak etmeyen vahşi hayvanlardır. kurtlardan pek farkı yoktur,en sonunda her ikisi de,biçim olarak farklı olsalar da av hayvanlarıdır."
çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır.onların yüreklerine sevgi ek bilgelik ve hayatın dersleriyle sula.onlar büyürken,onlara büyümeleri için yer bırak.
Cherokee yaratılış mitinde, "Ulu Güç", insanları yaratmadan önce bitki ve hayvanları yaratır. Tanrı'nın yedi gün yedi gece uyumadan bekleme emrini yerine getiren sedir , çam ve defne ağacı mükâfat olarak yapraklarını dökmeme , dolayısıyla daima canlı kalmasıyla ödüllendirilmiştir. Bu ağaçların ebedi yeşillikleri Tanrı'nın ebedi oluşunu simgeler.
Adam John
Sayfa 113 - Kızılderililer
sizin çürüme zamanınız uzak olabilir;fakat doğal olarak beyaz adamın bile sonu gelecektir.kimin Tanrı'sı onunla dost gibi,dostça yürüdü ve konuştu ki?bütünün kaderi örneklenemez ve bilinemez...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızılderililer Tarihi ve Felsefesi
Baskı tarihi:
Nisan 2017
Sayfa sayısı:
175
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059598927
Çeviri:
Milena Ayseli
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Siyah Beyaz Yayınları
Avrupa'dan gelen beyaz adam Kuzey Amerika'da boy gösterdiğinde, bugünkü ABD'nin bulunduğu topraklar üzerinde yaklaşık 2.5 milyon kadar Kızılderili, kabileler ve aşiretler halinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Kızılderililer istilacı göçmenlere mısır ve tütün yetiştirmeyi öğrettiler. Yine bu istilacılar dağlık arazide hayatta kalmayı da onlardan öğrendiler. Kıtaya gelen İngiliz tüccarlar, Kızılderililerin ortaya çıkardıkları zenginlikleri başta kürk vb. gibi ürünleri satın alarak ya da bu mallara zorla el koyarak kısa sürede zenginleştiler.



Kızılderililer sömürgeci Avrupalıların vatanlarını işgal etmesine karşı direniyor, topraklarından ayrılmak istemiyorlardı. Fakat kıtaya yerleşen sömürgeciler kadın-erkek, çoluk-çocuk demeden Kızılderililerin çoğunu katlettiler. Hatta bir Kızılderili tutsağı ya da kafa derisini getiren herkese, 40 İngiliz Sterlini verileceği ilan edildi. Bu ödül 100 İngiliz Sterlinine kadar yükseltilirken, aynı zamanda kadın ve çocuk kafatası derileri için de ödülün yarısı ödeniyordu. Amerika kıtası, tüm tarih boyunca insanoğlunun yaşadığı en büyük soykırım ve zulümlerden birine sahne oldu. Binlerce kilometre uzaklıktan gelen, okyanusları geçip kıtayı istila eden sömürgeciler, buranın tüm zenginliklerine el koymakla kalmıyor, aynı zamanda yerli halkları köleleştirmeye de çalışıyorlar ve vatanını savunan, esaret altına girmek istemeyen yerli halkların direnişini soykırımla durdurmaya çalışıyorlardı. Kısacası yaşanan bu Kızılderili soykırımı ve yüzlerce kabilenin kıtadan silinmesi üzerine, bugünkü Amerika'nın temelleri atılmaktaydı.

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 27 okur

  • Fatma
  • Biricik Taştan Güleç
  • Sg
  • Ekin İnal
  • Mert Kaya
  • Bilgin Kadir
  • ➺《 Prenses Leyla 》➺
  • Fikret Özer
  • Yunus Türk
  • Funda polyana

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (3)
9
%30 (3)
8
%10 (1)
7
%0
6
%10 (1)
5
%10 (1)
4
%0
3
%0
2
%10 (1)
1
%0