Kızımın Katiline MektuplarCath Staincliffe

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.277
Gösterim
Adı:
Kızımın Katiline Mektuplar
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055016623
Kitabın türü:
Çeviri:
Ceren Alkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
İngiliz ITV3'ün Suç Gerilimi Romanları seçkisinde yer alan ve Specsavers Suç Gerilimi Ödülleri 2014'ün en iyi altı suç gerilimi romanından birisi olan Kızımın Katiline Mektuplar, vahşi bir suçun sıradan bir aile için sonuçlarını ortaya koyarken suç, ceza ve oldukça insani bir duygu olan intikam arzusu üzerine temel soruları da keşfe çıkıyor.

Büyükanne Ruth Sutton gezegendeki herkesten daha çok nefret ettiği adama, dört yıl önce kızını öldüren adama mektuplar yazıyor. Ruth'un acısının yükü ve nefreti geçen zaman içerisinde yalnızca daha da büyümüş, intikam almak için duyduğu arzu daha da güçlenmiştir. Ruth kızının katili olduğunu düşündüğü adama yazarak, kendisini kemirip hayatını mahveden duyguları içinden atmak, hakikati öğrenip huzur ve bir çıkış bulmayı umut etmekte, okur da onun gözünden bu cinayetin sırlarını öğrenmektedir.

Fakat Ruth'un onu gerçekten bağışlayıp bağışlayamayacağı başka bir meseledir ve mektuplar bu noktada onun hem son hem de en büyük umududur.

"Zekice ve duygusal olarak insanı içine çeken ahlaki bir yapıt." -
-Daily Telegraph-

"Karmaşık ve tatmin edici."
-Sunday Times -

"Nefes kesici."
-Ann Cleves-

"Bir yazarın gün geçtikçe daha da iyi olduğunu görmek heyecan vericidir. İşte Cath Staincliffe tam da bunu yapıyor."
-Val McDermid -

"Hüzün, suçluluk ve affetmenin karmaşık yapısını hakkında son derece sürükleyici, etkileyici ve düşündürücü bir roman."
-Chris Ewan-
(Tanıtım Bülteninden)
Anne karnında hayat bulan minicik bir beden...  Kokusunda huzur bulduğumuz, gülüşü yaşamımıza anlam katan bir can...  Karnmızda dokuz ay, yüreğimizde bir ömür taşırız. O küçücük bedenin zor zamanımızda bize nasıl hayat verdiğine hayret ederiz. En değerli varlığımız, bizden bir parça... Hayattaki en büyük sınanma hiç şüphesiz her şeyiniz olmuş bu canı kaybetmektir. Hiçbir cümle bu acıyı tarif etmeye yetmez. Keşkelerle, iç çekişlerle uğurlarsınız onu... Zamanın merhem olamadığı tek acıdır belkide... Geçmez bir ömür, yakar yüreğinizi...

Bundan yaklaşık dört yıl önce bir eylül akşamı gelen telefonla başladı cehennemim... Damadımdan gelen o telefonla biricik evladımın katledildiğini öğrendim. Lizzie'nin saçının teline zarar gelse benim canım yanardı, sen onu acımasızca nasıl katlettin? Seni parçalamak, en sevdiğini elinden almak istiyorum... Fakat elimden bir şey gelmiyor malesef bu yüzden sana olan nefretimi bir nebze dindirmek, acı çektiğini görmek için sana bu mektupları yazıyorum... Senin için bir "kurban"dan fazlası olmayan o kadının bir anne, bir eş, bir evlat olduğunu fark etmeni istiyorum... Sen yalnızca Lizzie'yi öldürmedin, ailesini de öldürdün. Hayatımızı mahvettin...

Neyle vurdun ona? Acı çekti mi? Canı çok yandı mı birtanemin? Kafasının arkasına darbe almış, şömine demiriyle vurmuşsun ona... Söyle bana çabuk öldü mü, yoksa can mı çekişti? Beni neden bu bilinmezliklerle yaşamaya mahkun ediyorsun? Ah Lizzie'm... Son kez sarılamadım sana, son kez öpemedim. Seni seviyorum...

Başımıza gelmez diye düşünsek de malesef birçok insanın başına gelen bir durum. Bunun örneklerini görüyoruz. Günümüzde gittikçe artan kadın cinayetleri konu edilmiş kitapta. Katili de çoğu zaman uzakta aramamamız gerektiğini gözler önüne seriyor. Annenin davranışları biraz daha inandırıcı olsaydı bayılabilirdim kitaba. Ama olmadı, düşünceler etkilesede davranışların çok yabancıydı. İki gözyaşı dök, anneliğinden dem vur. Ben de gözlerim dolu dolu "muhteşem!" diyerek kapatayım kitabı...  Ama yok illa berbat edeceksin değil mi? O anneliği hissettirdin de kendin hissedemedin be Ruth... Üzgünüm, unutulup gidecek bir eser oldu.

Rabbim kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Kimseyi evladıyla sınamasın...
Karnınızda taşıdığınız,dünyaya getirdiğiniz,zorluklarla bakıp büyüttüğünüz,hayatı öğrettiğiniz tek çocuğunuz!Kızınız!Öldürülse...Bir cinayete kurban gitse...Ve...Sizin elinizden hiç ama hiç birşey gelmese...
Katili tanıyorsunuz,ondan nefret ediyorsunuz,ona acılar çektirmek,çok çok fazla eziyet yaşatmak istiyorsunuz ama elinizden birşey gelmiyor.Düşündüklerinizin hiçbirini yapamıyorsunuz ve hiçbir zamanda yapamayacağınızı biliyorsunuz.Sadece kızınızın katiline,o caniye duyduğunuz kin,nefret içinizde büyüyüp duruyor.Hangi psikoloji bununla baş edebilir?Hangi tedavi sizi rahatlatır?
Ruth...Yalnız bir kadın,kızı bir cinayete kurban gitti,işte bunları o yaşıyor.Nemi yaptı?Kızının katiline mektuplar yazmaya başladı.Kinini,Nefretini o şekilde dindirmeye çalıştı.Oldumu?O yanıtı kitapta alıyoruz.
Kocasından boşanan Ruth kendi hayatını kurar,kızını yetiştirir,büyütür,hayatı öğretir ve evlendirir,yalnız olmasına rağmen mutlu,huzurlu bir hayatı vardır.Taaki kızı öldürülene kadar.O günden sonra bütün hayatı değişir ve her dakika kendisine sormaya başlar kızım neden öldü,canı yandımı,katil bunu neden yaptı,nasıl yaptı,kaç kez vurdu?Sonra bu soruları ve hissettiklerini kızının katiline mektuplarlada olsa sormaya karar verir,yazmaya,günlükleştirmeye başlar.
Ruth hala olayın şokundayken onu çok ama çok kötü ve hiç tahmin edilemez bir sürpriz bekler.(Ben bile haydaaa dedim ;) )
Kızı ölen,öldürülen bir anne neler yaşar,neler düşünür,neler hisseder?Bu kitapta bunları bulacaksınız.Ruth'un kendisi,kızı ve katille arasında içsel bir hesaplaşmasına tanık olacaksınız ve eminim çok ilginç bulacaksınız.
Kitap konu bakımından çok değişik ve ilgi çekici,özgün bir konusu ve anlatımı var.Okumam 1.5 günümü aldı,306 sayfa akıcı,sürükleyici,meraklı bir konu,sizdede değişik duygular yaşatacaktır.OKUNMALI!
Okuyan arkadaşlar Ruth'la birlikte üzülecek,düşünecek,hissedecek ve "intikam için ne yapabilirim"in peşine düşecek.
Kitap söyle bir cümle ile başlıyor; "Bize en büyük kötülüğü yapanları bağışlayabilir miyiz? "
Cevabım net :ASLA
Bu kitabı bitirdikten sonra merak edip biraz araştırma yaptım. Cinayete kurban gidenlerin yakınlık derecelerine baktım. Sonuç ürkütücü : 2010-2015 arasında ülkemizde 1134 kadın öldürülmüş. Failleri ise; %86'sı kadının eşi, sevgilisi veya yakın akrabalar...
"Düşmanı uzakta aramamak lazım" derdi büyüklerimiz. Düşününce ne doğru bir söz söylemişler.
Kitabın sonunu okurken kalbim dayanamayacak diye okumaya ara verip tekrar devam ettim. Müthiş bir kitaptı. Sanırım anne olduğum için çok etkilendim.
#kitapyorum

Kitap öyle sardı ki bitirmeden bırakamadım. Bu kitap da sevdiğim kitaplar arasına girdi. Yazar katilin kimliğini kitabın ortalarına rağmen söylese de kitabı sonuna kadar heyecan içerisin de okumaya devam ettiriyor. Kitabın yargı süreci en güzel en keyifli bölümleriydi. Öyle güzel kurgulanmış ki okurken kitabı adeta yaşıyorsunuz., tepkiler gösterip sinirlenip üzülebiliyorsunuz. Bu tür psikolojik kitap severlere tavsiye ederim.
Kızımın Katiline Mektuplar #okudumbitti
Başlarda bende Jack yapmıştır diye düşünüyordum ama sonra Lizze nin kız arkadaşı Rebecca kesin dedim sonra acaba annesi mektupları yazan Ruth mi diye düşündüm kafam karıştı karman çorman bir kafayla kimdir acaba diye merak ede ede kitabı bitirdim. bu tarz kitapların tarzım olmadığına karar vermiş bulunmaktayım keyifle okuyun arkadaşlar
Tesadüfen aldıgım bir kitap olmasına rağmen begenerek bir çırpıda okudum. Bir annenin öldürülen kızının katiline (önce kim oldugunu bilmeyerek) yazdıgı mektuplardan olusuyor. Bu mektuplarda katile sorular sorarken, kendi duygularını ve yasadıklarını da iletmiş.
Kitabi ilk gördüğüm anda adı dikkatimi çekti, bir insan canını öldüren birine nasıl mektup yazar diye düşündüm.
Anne olmak, bir tek evladını kaybetmek (kaç tane olursa olsun sanırım bunun acısı değişmez) daha doğrusu öldürüldüğünü öğrenmek dünyanın en kötü şeyidir mutlaka..
Anne olmasam da içinde hissettim acısını, kitabın ortasında katili öğreniyorsunuz aslında. Ama o sorgulamayı bırakamıyorsunuz katıl için daha kötüsünü diliyorsunuz.. pek keyifli bir içerik olmasa da, merak edenlere iyi okumalar.
Mektupları sanki yıllar önce terk edilmiş evin gizli bir köşesinde bulup, gece yatağıma uzanırken okumaya başlamış ve güneşin doğduğunu ancak mahkemede onun ifade vermesine geldiğin de fark etmiş gibiyim. O, nun ifadesi geldiğin de ara verdim kitaba bir süre. İnanılmaz etkileyici. Baştan sona gergin, sinirli ve öfkeliydim aynı Ruth gibi...
Basit bir dille yazılmış sıradan bir konusu var ancak gayet akıcı ve bana göre sıkıcı olmayan bir kitap. Kızı öldürülen bir annenin yaşadıklarını anlatıyor.
Ona aşık olmuştum. Olmaktan da hiç vazgeçmedim, yalnızca saklamayı öğrendim.
"Yürüttüğünüz araştırmada, eğer bir kişi eşine bir kez fiziksel bir saldırıda bulunduysa, bunu tekrar yapmaları ne kadar olasıdır?"

"Oldukça olasıdır. Tekrarlanmayan tekil saldırı örnekleri neredeyse yok denilecek kadar nadirdir."
Cath Staincliffe
Sayfa 217 - Yabancı Yayınları, Çeviren: Ceren Alkan
"Bazı insanların hiç saygisı yok," dedi hasar görmüşler yığınına* bakıp kafasını sallayarak. "Hayvan gibi bazıları. Okuyabiliyor olmaları bir mucize."
Cath Staincliffe
Sayfa 265 - Yabancı * kitaplar
"Bu ülkede her yıl kaç kadın aile içi şiddet gördüğü için hayatını kaybediyor?"
Ne de olsa anne babalar çocukları için her şeyi yaparlar. Delilleri yok edebilir, şahit yaratabilir, yeminliyken yalan söyleyebilirler.
Yapmış olduğun şeyin geri dönüşü yok. Bu kostümlü bir prova ya da basın gösterimi değil. Perde indi ve izleyiciler mekanı çoktan terketti. Salon soğuk ışıkların altında pis ve bayağı Kilit altındasın. Üzerine korku ve acı yağdırmak istiyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızımın Katiline Mektuplar
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055016623
Kitabın türü:
Çeviri:
Ceren Alkan
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yabancı
İngiliz ITV3'ün Suç Gerilimi Romanları seçkisinde yer alan ve Specsavers Suç Gerilimi Ödülleri 2014'ün en iyi altı suç gerilimi romanından birisi olan Kızımın Katiline Mektuplar, vahşi bir suçun sıradan bir aile için sonuçlarını ortaya koyarken suç, ceza ve oldukça insani bir duygu olan intikam arzusu üzerine temel soruları da keşfe çıkıyor.

Büyükanne Ruth Sutton gezegendeki herkesten daha çok nefret ettiği adama, dört yıl önce kızını öldüren adama mektuplar yazıyor. Ruth'un acısının yükü ve nefreti geçen zaman içerisinde yalnızca daha da büyümüş, intikam almak için duyduğu arzu daha da güçlenmiştir. Ruth kızının katili olduğunu düşündüğü adama yazarak, kendisini kemirip hayatını mahveden duyguları içinden atmak, hakikati öğrenip huzur ve bir çıkış bulmayı umut etmekte, okur da onun gözünden bu cinayetin sırlarını öğrenmektedir.

Fakat Ruth'un onu gerçekten bağışlayıp bağışlayamayacağı başka bir meseledir ve mektuplar bu noktada onun hem son hem de en büyük umududur.

"Zekice ve duygusal olarak insanı içine çeken ahlaki bir yapıt." -
-Daily Telegraph-

"Karmaşık ve tatmin edici."
-Sunday Times -

"Nefes kesici."
-Ann Cleves-

"Bir yazarın gün geçtikçe daha da iyi olduğunu görmek heyecan vericidir. İşte Cath Staincliffe tam da bunu yapıyor."
-Val McDermid -

"Hüzün, suçluluk ve affetmenin karmaşık yapısını hakkında son derece sürükleyici, etkileyici ve düşündürücü bir roman."
-Chris Ewan-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 56 okur

  • Yağmur
  • Pembe Panter
  • Aleyna Yılmaz
  • Yüss
  • Murat Prckl
  • sibel kasapoğlu
  • Myse Öztürk
  • Franziska K
  • Nurdan Semiz
  • Tanem Türkeinan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%20
18-24 Yaş
%20
25-34 Yaş
%12
35-44 Yaş
%28
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%93.6
Erkek
%6.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.3 (7)
9
%13.3 (4)
8
%26.7 (8)
7
%20 (6)
6
%6.7 (2)
5
%10 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0