Geri Bildirim

Kızlarıma MektuplarEmre Kongar

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.348
Gösterim
Adı:
Kızlarıma Mektuplar
Alt başlık:
Yaşamdan Satırbaşları
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
255
ISBN:
9789751407801
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Prof. Emre Kongar, bu kitabında, bireysel yaşam deneyimlerinden ve bilimsel bilgi birikiminden süzdüğü duygu ve düşüncelerini, kızlarına yazdığı mektuplar aracılığıyla bütün gençlere, anne-babalara ve öğretmenlere aktarıyor.
(Arka Kapak)
Özellikle anne babaların okumasını tavsiye ettiğim bir kitap. Keşke her baba böyle ılımlı anlayışlı olsa dedirten kitap. Ve de gerçekten böyle babalar var mı dedirten akıcı, sade ve anlaşılır bir kitap. Kız çocuğuna bazen annelerin bile cesaret edemediği şeyleri öğütlüyor.
Emre Kongar eğitim amacıyla yurt dışına giden ikiz kızlarına yazdığı mektuplarda , onlara olan özlemini, anılarını, deneyimlerini, bir baba olarak onları büyütürken yaptıklarının sorgulamasını, özlemini, endişelerini, duygularını paylaşmaktadır.

Her mektupta aslında herkesi ilgilendiren sevgi, kıskançlık, cinsellik, yaşamı ertelememe, aşırılıklar, ailede ve ülkede demokrasi, dinleme, şiir, güven, disiplin, sıradan insan olmamak, spor, sağlıklı yaşam gibi yaşamdan satırbaşları var.

Yazarın çocukluğundan, gençlik yıllarından, evlilik, çocuklarıyla anılarından, iş yaşamından sunduğu kesitlerde ele aldığı konularda herkes kendinden bir parça bulabilir.

Yazarın sade, yalın, gerçekçi, içten anlatımıyla mektupların öznesi oluyorsunuz. Hayatta bizi derinden etkileyen, mutluluğumuzu, kişiliğimizi oluşturan unsurları anlatılanlarla değerlendiriyorsunuz. Kendinizi bir kez daha bazı konularda kararlar alırken buluyorsunuz.

Yaşamımı nasıl iyi yaşayabilirim sorusuna yanıt veren rehber niteliğinde bir kitap.

Benzer kitaplar

Aile büyüklerinin okuması gereken bir kitap gibi görünse de, aslında lise yıllarındaki öğrencilerin okuması için ideal bir kitaptır. Bu kitabı arkadaşım hediye etmişti, okuyunca böyle bir kitabı okuyacak yaşı çoktan geçtiğim için, bana bayağı bir basit gelmişti. Fakat bazı kitaplar yaşında okununca güzeldir. Emre Kongar'ın Kızlarıma Mektuplar kitabı da öyle bir kitap. Daha çok bir babanın eğitim gören kızlarına yazdığı mektupları içeriyor adından da anlaşılacağı gibi. Şunu da söylemeliyim ki, yazarın kalemi sade, anlaşılır ve akıcıydı. Lise çağında okunursa sevilecek türden bir kitap.
Emre Kongar'ın okuduğum ilk kitabıydı. Bir baba olarak kızlarına 'hayat' tecrübelerini paylaşıyor..Dili ve üslubu ile siz de karşısında öğüt dinliyor hale geliyor, mutlu oluyorsunuz..
Emre Kongar'ı tanıyorum diyemem. Birkaç kez televizyonda görüp çok ciddi bir adam ve bir bilim insanı olduğunu düşünmüştüm. Onun da herkes gibi insan olduğu veya bir baba olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bu kitabında Emre Kongar karşımıza baba kimliğiyle çıkıyor. Kitap, Kongar'ın yurtdışına eğitim için giden  ikiz kızlarına yazdığı 22 mektuptan oluşuyor. Kongar, her mektubunda farklı bir konuyu ele almış; sevgi, zeka, aşırılık, demokrasi, cinsellik, şiir, aşk... Ayrıca Kongar zaman zaman kendi çocukluğundan,tecrübelerinden ve kızlarının çocukluğundan da bahsediyor. Okurken bir babanın kızlarına olan sevgisine, özlemine ve endişelerine tanık oldum.


En çok dikkatimi çeken üç şey oldu. Birincisi; Kongar, cinselliğin de yemek, uyumak kadar doğal bir şey olduğundan, utanılacak bir şey olmadığını belirtmiş ve bununla birlikte zinayı kesinlikle savunmadığının da altını çizmiş. Her nedense ülkemizde cinsellik konusuna tabiri caizse öcü gözüyle bakılır. Bu konu öyle ulu orta konuşulmaz, çocuk " ben nasıl oldum?" gibi bir soru sorduğunda anne baba ya sessiz kalır, ya "ayıp" derler ya da çocuğa kızarlar. Çocuğun bunu sorması kadar doğal bir şey yoktur. Buradaki yanlış, anne babanın tutumudur. Hal böyleyken çocuğa, gence verilmesi gereken cinsel eğitimde verilmez. Neden? Çünkü ayıp (!) tır. Ama her ne hikmetse bu zihniyetteki insanlar evli çiftlere " çocuk düşünüyor musunuz?" gibi sorular sorar, " çocuk yapsanıza" gibi şeyler söylerler (Kardeş, ayıp (!), çok büyük ayıp (!) sorulmaz öyle şeyler!!!). Madem ayıp o zaman sormayın! Bazıları ayıpla özeli karıştırıyor. Cinsellik ayıp değildir sadece özel bir konudur.Bu yüzden evli çiftlerin çocuk sahibi olup olmaması veya kaç cocuk sahibi olmaları gerektiği kimseyi ilgilendirmez. Kızlar anneleriyle bile cinsellik konuşamazken bir baba olan Kongar'ın bu konuya değinmesi ve bunun da diğer her şey gibi normal bir şey olduğunu söylemesi takdiri hak ediyor doğrusu.


En çok dikkatimi çeken ikinci şey ise; Kongar'ın bir kadının ekonomik bağımsızlığını elde edip bunu sonuna kadar devam ettirmesi gerektiğini  ve karşı tarafın (erkeğin) hoşgörülmeyecek bir hareketi, sözü olduğunda ilişkiyi bitirmesi gerektiğini söylemesidir ve bu iki konu maalesef  kadınların en büyük dertlerindendir.
( Kadınlarla ilgili bölümlerde kadını aşağılayan erkeklere bir feminist yumruğu çakmak istedim, şiddete karşıyım aslında. :) )


En çok dikkatimi çeken üçüncü şey ise; Kongar'ın ikiz kızlarıyla olan bir anısıydı. Kongar'ın kızları ilkokuldayken okula tek başlarına gidiyorlarmış. Bir gün babalarının onları takip ettiğini görmüşler. Kongar aslında kızlarına bilerek görünmüş (Çünkü Kongar'a göre bu sayede kızlar hem tek başlarına okula giderek özgüven sahibi olacaklar hem de arkalarında babalarının olduğunu bilmek onlara güven verecekmiş). Kızları bizi takip etme deyince "tamam" demiş Kongar. Ama takibe devam etmiş, bu sefer hiç görünmeden.:) Keşke tüm anne babalar Kongar gibi olsa. Çocuklarına sorumluluk verebilseler keşke. Bir çocuğun okula tek başına gidebilmesi ona o kadar çok şey katar ki. En basiti hangi havada nasıl giyinmesi gerektiğini öğrenir, yanına ne zaman şemsiye alması gerektiğini öğrenir. Tabii bir taraftan da zaman kötü olunca bir çocuğun tek başına okula gitmesi tehlike olur. O zaman ya biz de Kongar gibi takip edelim :) veya başka şeylerde çocuğumuza sorumluluk verelim.


Bazı mektupları okurken,konusundan dolayı, sıkıldım ama genel olarak gayet güzel, samimi ve akıcı bir kitaptı.
Emre Kongar'ın kızları Ebru ve Elif'e bilgi birikimlerinden hareketle yazdığı yirmi iki adet mektuptan oluşuyor..Yazılı olan metinlerde bir babanın bu denli olgun davranması ve aklınıza gelebilecek her türlü konuda sağduyulu olması hayranlık uyandırıcı..Her ebeveynin okuması ve üzerine düşünmesi gereken bir kitap..
Her ne kadar kitabı okurken defalarca araya bir şeyler girse bile okurken çok zevk aldığım bir kitap oldu. Kelimeler okurken size zorluk çıkarmıyor ve Kongar'ın güzel dilinin tüm zevkini çıkarıyorsunuz. Kurduğu aile ve ailesindeki sevgi, güven ortamı, kızlarına olan sevgisi ve aralarındaki ilişki insanı kıskanmaya itiyor doğrusu :) Kendine ve ailesine bir şeyler katmak isteyenler mutlaka okumalı. Okuduktan sonra çok farklı hissedeceğinize eminim.
Emre Kongar bir baba olarak sosyal sorumluluk bilinci ile kızlarımıza altın öğütlerde bulunmuş. İlk gençlik dönemindeki kızlara yol gösterdiği gibi hayat maratonunda kız çocuklarına destek vermek isteyen anne babalara da ışık tutuyor.
Bir akşam babam işten döndüğünde elinde bu kitap vardı. O yüzden değerlidir benim için. Sanırım babam da kendi söyleyemediklerini bu sayede aktarabileceğini düşünmüştü.
Sırf üniversitedeki türkçe dersinde okumam gereken kitaplar arasında olduğu için zorunlu olarak okumuştum. Ama iyi ki okumuşum. Emre Kongar kızlarına mektup olarak yazdığı bölümlerde aslında kızlara ve kız çocuğu olan ana-babalara çok güzel bilgiler aktarıyor, hayat dersleri veriyor. Ben okuduktan sonra anneme de verdim, keşke babam da okusa...
İnsanları sevin ve onlardan karşılık beklemeyin.
Kendinizi aptal yerine koymadan sevmenin tek yolu budur.
"İnsanlar, gözlerinin gerçek önemini ve görmenin mucizevi güzelliğini ancak kör olduklarında anlayabilirler. "
Ne yazık ki tarım toplumlarının kültürlerinin altında yatan tek tanrılı dinler de, ister Musevilik olsun, ister Hristiyanlık, ister Müslümanlık, kadının bu ikinci sınıf kimliğini pekiştirmişlerdir.
Bir yandan onu şeytan gibi, günaha çağıran bir mahluk olarak görmek ve gösterme, bu yüzden de peçe ve çarşaf içine sokmak, öte yandan toplumsal ve hukuksal olarak, mahkeme tanıklığından, aile içi ilişkilere ve miras hukukuna kadar, erkeğin yanında aşağı bir durumda tutmak, ne yazık ki, tarım toplumlarının erkek egemen kültürünün tek tanrılı dinler tarafından da desteklenen bir özelliği olmuştur.
Galiba çağdaş ve başarılı bir ilişkide işin sırrı “karşılıklı saygının eşitliğinde".
Biliyorsunuz, matematiğin bir kuralına göre herhangi bir sayı sonsuza bölündüğünde çıkan sonuç sıfırdır.

Bu, mantığa da uygundur.

Çünkü her sonlu sayı, ne denli büyük olursa olsun, sonsuzluğun karşısında sıfırdan başka ne ifade edebilir ki?
Dilerim sizler için, sizi anlayabilen bir baba, anneniz için de onu anlayabilen bir eş olmuşumdur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızlarıma Mektuplar
Alt başlık:
Yaşamdan Satırbaşları
Baskı tarihi:
2008
Sayfa sayısı:
255
ISBN:
9789751407801
Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Prof. Emre Kongar, bu kitabında, bireysel yaşam deneyimlerinden ve bilimsel bilgi birikiminden süzdüğü duygu ve düşüncelerini, kızlarına yazdığı mektuplar aracılığıyla bütün gençlere, anne-babalara ve öğretmenlere aktarıyor.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 385 okur

  • Sibel T
  • Melek Işık
  • Hilal Oral
  • Esranur Demircan
  • Kayra
  • Gülnur Balcıoğlu
  • Naziko
  • Sevda
  • ZEYNEP
  • Şevval Ergovam

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.7
14-17 Yaş
%1.4
18-24 Yaş
%13.7
25-34 Yaş
%30.1
35-44 Yaş
%33.8
45-54 Yaş
%12.8
55-64 Yaş
%4.1
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%87.1
Erkek
%12.9

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.3 (23)
9
%14.5 (11)
8
%27.6 (21)
7
%11.8 (9)
6
%7.9 (6)
5
%5.3 (4)
4
%2.6 (2)
3
%0
2
%0
1
%0