Koleksiyoncu Katiller Katillerin Peşinde

8,4/10  (16 Oy) · 
41 okunma  · 
14 beğeni  · 
890 gösterim
Katilleri kaçırıp koleksiyonunu yapan tehlikeli bir akıl hastası ve hapishaneden yeni çıkan eski dedektif Tate...

Ölümler, kundaklanan evler ve ortadan kaybolan insanlar arasında kana bulanan yolunu aydınlatması için Tate en küçük bir ipucunu bile atlamamalı.

"Kalbinizi sıkıştıracak bir seri katil romanı.

Şiddetin kulak tırmalayan senfonisini duyacaksınız!"

-Publishers Weekly-

"Vurucu, karanlık ve bir çırpıda okunan Koleksiyoncu herkesin içindeki o şeytani dürtüyü sorgulamasına neden oluyor ve son sayfaya kadar okuyucuyu hipnoz altında tutuyor."

-Booklist-

"Gerilimin ustası Paul Cleave korkuyu iliklerinize kadar hissettirecek. Işığı açık bırakmadan uyuyamayacaksınız!"

-Kirkus Reviews-

"Yeni Stephen King."

-NDR Almanya-
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2013
  • Sayfa Sayısı:
    440
  • ISBN:
    9786053430568
  • Orijinal Adı:
    Collecting Cooper
  • Çeviri:
    Zeynep Heyzen Ateş
  • Yayınevi:
    Pegasus Yayınları
  • Kitabın Türü:
fazi 
01 May 16:37 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı yaklaşık üç günde, kısıtlı vakitlerde okudum. Ve gerçekten yine büyük keyif aldım. Paul Cleave romanlarını çok seviyorum. Yazarın zekası, işlediği konular her zaman beni derinden etkiler.
Koleksiyoncu için incelemelere baktım tabi ki. Ancak okuyup okumamak konusunda bir fikir edinemedim yapılan incelemelerden.. Ben de okuyup, kendi incelememi yazayım dedim.
Öncelikle kitabın giriş bölümü çok iyiydi. Hemen ana konuya gelmek istedim okurken. Konudan biraz bahsetmek gerekirse; yirmi yıl akıl hastanesinde kalan Adrian seri katillere aşırı derecede takıntılıdır. Onların hayatlarını araştırmakla yetinmeyip, onlardan eğitim almak istemektedir. Ve bu sayede üniversitede profesör ve aynı zamanda 'koleksiyoncu' olan Cooper Riley ile ilgilenmeye başlar. Bu arada hapisten çıkan dedektifimiz Theodore Tate de geçmişte yaptığı hataları telafi etmek için, kaybolan Emma Green'i aramaya başlar. Koleksiyoncu ile yolları kesişecek midir; bunu okuyup göreceksiniz..
Yorumuma gelince, her bölümü heyecanlı, bazı yerleri tahmin edilemeyen, okuyucuyu şaşırtan birçok olaya sahipti kitap.. Gerilim ve kovalamaca sevenler, zeki bir kurgulama arayanlar mutlaka okumalı derim.

DERYA 
05 Nis 23:09 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

paul cleave...geç bulduğum ama kaybetmeyeceğim bir gerilim ustası...benim gibi bu türü bu kadar okuyup,hiç korkmuyorum ki diyen birini bile gerim gerim gerdinya...helal olsun...her sayfası,her satırı,dili,kurgusu,betimlemeleri,tahlilleri olağanüstüydü...velhasıl tanışın yazarla ve kaliteli gerilimin tadını çıkarın...

Nihal Taşcı 
22 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayatımda okuduğum en iyi seri katil romanı diyebilirim. Acayip harika ve heyecanlı. Olayları okurken acaba ben olsam ne yapardım diye düşünüp duruyorsunuz. Ve Tate. Harikaaa. Bir sayfasında bile sıkılmadan okudum. Kesinlikle ama kesinlikle okunmalııı. Yazarın üslubu anlatımı o kadar akıcı ki elinizden bile bırakamayacaksınız.

Elif Küçükler 
12 Tem 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · 8/10 puan

Yazarın sade bir uslubu ve tarzı var konuyu güzel işledi, Tateyi sevdim ve tuttum ama içten içe de zavallı Adriana üzüldüm...

Chorus Of Angels 
 08 Ağu 11:18 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Selam! İngilizce inceleme de bugün öğleden sonra Instagram bloğumda olacak.
Koleksiyoncu. Sen neydin öyle? Gerçekten kitabı tanımlayacak cümle bulamıyorum. Bunun hem pozitif hem negatif iki sebebi var. Negatif sebep, kitapta sırayla bir bölüm tanrısal bakış açısından, bir bölüm eski mahkum, yıllanmış polis memuru ve şimdi de gizli bir dedektif olan Tate'in ağzından anlatılıyor. Sürekli bir günümüz bir eski zamanlardan bahsediliyor. Üstelik çok fazla karakter var. Gerçekten, o İkizler'in cinsiyetini ben baya baya kitabın sonlarında, iş onlara döndüğünde öğrendim. Kitap bu açıdan düzgün değil ve karışık. Kurgu ne kadar güzel olsa da, bu karakter fazlalığı beni ara sıra boğdu. Pozitif kısma döneyim, kitap 440 sayfa, dolu dolu, asla sıkılmıyorsunuz. Polisiye bir kitap ama ara sıra gerginlik de hissediyorsunuz. Üstelik ağır olmamakla beraber rahatsız edici içerekler de var. Eğer insan bedeni, hayvan bedeni ve insan psikolojisinin çürümüş hali sizi korkutacaksa, okumamanızı tavsiye ederim çünkü kitap bunlardan oluşuyor. Bana kalırsa kitap 13 yaş üzeri falan olabilirmiş.
Karakterler, gerçekten mükemmel yazılmış ve harmanlanmıştı. Adrian'ın yerinde olmayı o kadar istedim ki. Çocukken yaşadığı bir trauma tüm hayatını mahvetmiş. Hayvan katili değil, kesinlikle sadist değil ama intikam arzusuyla yanıp tutuşmuş. Cooper'ı arkadaş olarak görüp, "Sen benim arkadaşımsın!" hıçkırıklarını okurken onun yerinde olup Cooper'ı dövmeyi çok isterdim. Cooper, sen ne tarz bir manyaksın? Adam resmen kitaba süs olsun diye konulmuş, aslında ana karakterlerden ama bana sürekli "Bu adam burada napıyor?" hissi verdi. Sevmediğim tek karakter Cooper. Bir de, İkizler. İkizler'den nefret ettim, özellikle Adrian'a yaşattıkları için. Ölmeyi değil sürünmeyi hak ediyorlardı. Üstelik çiftlik evlerinin Çığlık Odası için yeni bir mekan olduğu teorisi ortaya atıldı ama kaldı öyle. Son olarak, kitabın sonu biraz hızlı bitti. Birkaç sayfa daha uzun ve beklemeli bir son olmasını dilerdim. Ama kitap tüm bu şeylere rağmen çok güzeldi. Kesinlikle alın okuyun.

Kitaptan 5 Alıntı