Komşular ve Düşmanlar

·
Okunma
·
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Komşular ve Düşmanlar
Yazar:
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052995761
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
KOMŞULAR VE DÜŞMANLAR

FİLİSTİN VE İSRAİL'DEKİ ARAPLAR VE YAHUDİLER 1917-2017
Otuz yılı aşkın bir süre boyunca Ortadoğu’da Guardian için muhabirlik ve editörlük yapan Ian Black’ten, Filistin’de yaşanan savaş, işgal ve çatışmalar üzerine kapsamlı, nihai ve dengeli bir kitap.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Kutsal Topraklar’a ilk gelen siyonistlerden başlayan yazar, çok geniş kapsamlı kaynaklardan yararlanıyor: gizliliği kalkmış belgelerden sözlü tarihe ve kendisinin yaptığı gözlemlere. Modern dünyada her iki taraf için de en kutuplaştırıcı çatışmalardan birinin kilometre taşlarını gözler önüne seriyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın üçüncü yılında kaçınılmaz bir çatışmanın tohumları ekildi: Kudüs Valisi İzzet Paşa, İngiliz birliklerine teslim oldu ve Dışişleri Bakanı Lord Balfour “Yahudi halkı için bir anayurt” kurulmasına sıcak bakan bir bildiri yayımladı. Komşular ve Düşmanlar, 30’lardaki Arap isyanını, Nazilerin soykırımının uzun soluklu yankılarını, İsrail için bağımsızlık, Filistin için Nakba’yla sonuçlanan 1948 savaşını, Altı Gün Savaşı’nın lanetli zaferini ve Filistin’in tekrar uyanışını, birinci ve ikinci intifadayı, Oslo Anlaşmaları’nı ve diğer tüm barış görüşmelerini detaylarıyla izliyor. Elli yıl süren işgal, yerleşimler ve Batı Şeria duvarından sonra iki devletli çözüm umutlarının nasıl tükendiğini ve gelecekte bölgeyi nelerin beklediğini araştırıyor.

Tarihi ve siyasi analizi son derece okunaklı bir şekilde birleştiren Komşular ve Düşmanlar, halen Ortadoğu siyasetini ve diplomasisini domine eden bir tarihin en derin gerçeklerini korkusuzca açıklıyor.

2017 YILIN KİTABI
ECONOMIST, SUNDAY TIMES, FINANCIAL TIMES VE GUARDIAN

“Dünyadaki en çetin ve karmaşık çatışmalardan biri hakkında keskin görüşünü mutlak tarafsızlığıyla birleştiren sıra dışı bir kitap. Black Filistinlilerin ve İsraillilerin seslerini eşit şekilde yakalayabilmiş ve liderlerini eşit şekilde sorumlu tutuyor. İnanılmaz bir başarı.”
Prof. Dr. Eugene Rogan, Araplar kitabının yazarı

“Yıllarca İsrail ve Filistin’de gazetecilik yapan Ian Black, deneyimlerinden de faydalanarak Filistin’deki yüz yılı aşan çatışmayı anlatıyor. Bu çatışmanın neden hâlâ devam ettiğinin ve edeceğinin adaletli bir anlatısı.”
Prof. Dr. Rashid Khalidi, Columbia Üniversitesi

“Sürükleyici bir kitap… Can alıcı detaylarla dolu ve bir solukta okunuyor. Bölgede yaşanan olaylara odaklanmış. Barış görüşmelerinin sonuçsuz çıkmasının bütün sorumluluğunun Filistinlilerde olduğu görüşünü yerle bir ediyor.”
New York Times (Editörün Seçimi)

“Bir gün İsrailli ve Filistinli tarihçiler, birbirine zıt söylemler içindeki tarih anlatılarını birleştirmeye karar verseler, Ian Black’in kitabının bu görevi gerçekleştirdiğini fark edecektirler. Bu muhteşem eser bize yine de iyimser bir bakış açısı sunuyor çünkü bir orta yol olduğunu gösteriyor.”
Dr. Meron Benvenisti

“Kapsayıcı ve nefes kesici… Hem İsrailli hem de Filistinli tarihçilerin övgülerine mazhar olmuş, çığır açıcı bir kitap.”
The Times

“Detaylıca araştırılmış, müthiş okunaklı bir kitap. Konu hakkında kapsamlı bilgi sahibi olanlar bile yeni bilgiler öğrenebilir.”
Raja Shehadeh

“Hem tarihî olarak kapsayıcı hem de inanılmaz detaylı. Herkese karşı adaletli bir biçimde yaklaşıyor ve sosyal, ekonomik ve siyasi güçleri analiz ediyor. Filistin ve İsrail’deki Arapların ve Yahudilerin tarihini anlatan bu kitap bu konuyla ilgilenen herkesin ilk önce okuması gereken eser.”
Nathan Thrall

“Taraflı ‘anlatıların’ olağan olduğu bir konuda, ne kadar acı ve elem verici olsa bile tarihî gerçekleri anlatan bir kitapla karşılaşmak çok ferahlatıcı. Çatışmanın makul bir şekilde çözümlenebileceğini uman herkesin ayılması için bu kitabı okuması gerekir.”
Prof. Dr. Sari Nuseybe
576 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Komşular ve Düşmanlar
Kitap özelinde bir Filistin incelemesi demek daha doğru olur.

Filistin coğrafyasında uzun yıllar gazetecilik yapmış Ian Black tarafından yazılan 1917-2017 yılları arasındaki 100 yıllık dönemi anlatıyor. Yazar, yaşanan olayların Son 20 yıllık bir kısmının birebir tanığı. Kitap oldukça pahalı almak isteyenler internetten alsınlar. Yarı yarına indirim olacaktır. Ayrıca Pegasus Yayınları, bu alandaki kitaplar için oldukça başarılı diye bilirim. Kitabın kötü tarafı 100'den fazla sayfası dipnot, açoklama ve teşekkürlerden oluşması nedeniyle çöpe gitmiş. Daha önce de yayınevinin bu konuyla alakalı okuduğum kitapları oldukçà iyiydi.

EŞİTLİKÇİ BİR YAKLAŞIM

Yerli yazarlar genellikle Filistin -İsrail meselesini din merkezli ele alır. Bu sebeple mesele ile ilgili gerçekler gözardı ediliyor. Yabancı yazarlar ise konuya daha objektif bir pencereden bakıyor. Ian Black da bunlardan biri diye bilirim. Bugün içimizi açıtan Filistin Meselesinin nasıl bir tarihi süreçten geçerek günümüze ulaştığı ve bugün ki halini aldığını öğrenmek bakımından beğendiğim bir kitap. Yazdıklarımla bunu anlatmaya çalıştım.

FOTOĞRAFLARLA ANLATIM

Geçmiş dönemlere ait fotoğraflarla desteklenen kitap, yaşananları görsel olarak da anlatıyor. Kitabın ilk kısımları biraz sıkıcı gibi görünse de ilerleyen sayfalar hiç öyle değil. Yazdıklarımın bir kısmı bu kitaptan edindiğim bilgiler bir kısmı ise daha önce edinmiş olduğum bilgilerin bu kitapla birleşmesiyle ortaya çıkanlar oluşturmaktadır.

DEĞİŞEN TOPLUM YAPILARI

Kitap, kuruluş aşamasında savaş ve çatışmalara yer verirken daha sonraki bölümlerde Arap -İsrail savaşları öncesinde iki toplumun durumunu ve savaş sonrasında iki toplumun değişen şartlarını anlatıyor. Aşama aşama değişen Arap-Yahudi toplum yapısını anlatması, meselenin günümüzdeki durumunu anlamamız için önemli.

YAHUDİLERİN AVANTAJLARI

İsrail Devleti kurulurken, Yahudilerin ellerinde büyük sermayeleri, dünya siyasetini bilen başarılı önderleri ve I.Dünya Savaşı'na katılmış, burada tecrübe kazanmış komutanları vardı. Kısa sürede organize olan Yahudiler, silahlanmayı da başarmıştı.

FİLİSTİNLİLERİN DEZAVANTAJLARI

Filistinlilerin ise ellerinde Osmanlı ordusunda bulunmuş Komutanlıktan anlamaz, siyaset bilmez ama boğazlarına kadar siyasete batmış bir kaç komutanı vardı. Yahudilerin birlik beraberliğine karşı Filistinliler birlik -beraberlikten yoksundu. Organize olmayı beceremeyen, olsa bile kısa sürede dağılan Filistinliler gerek askeri disiplin gerekse silah malzemesinden yoksundu. Kitap bu durumu iyi bir şekilde belirtiyor.

BIRAKIP KAÇAN FİLİSTİNLİLER

Yahudilerin silahlı eylemleri karşısıda Filistinlilerin durup direnmek ve karşı koymak yerine hemen tası tarağı toplayıp başka Arap ülkelerine kaçması bana ilginç geldi. Bu davranış şekli yıllar sonra ülkelerinde yaşanan iç çatışma ve İŞİD-PYD işgali sonucunda direnmeden kaçan Suriyelilerde görülecekti. Filistinlilerin özellikle 1948 yılında yüzbinlerce kitleler halinde evlerini terk etmeleri Yahudilerin işine geldi. Hem bir daha Filistinlileri terk ettikleri topraklara almadılar hem de boşalan yerlere dünyanın çeşitli noktalarından getirilen Yahudileri yerleştirdiler. 1948 yılında Yahudilerin bağımsızlığı öncesinde çıkan olaylar nedeniyle 400 binden fazla Filistinli Arap bölgesini terk etti. Kitapta yer verilen bu bilgiler meselenin temelini oluşturuyor.

NE HALİNİZ VARSA GÖRÜN

İngilizler, Filistin'i işgal ettiğinde aslında daha çok denge politikası güttüklerini görüyoruz. İki tarafı ulaştırıp iki devletli bir yapı kurma arzusu taşıyorlardı. Ancak gerek Yahudi gerekse Filistinli Arapların uzlaşamaması üzerine Yahudi Lobilerinin de baskısıyla İngiltere Filistin'den ne haliniz varsa görün mantığıyla çekilince meydan Yahudilerin kabiliyeti ve gücüne kaldı. Yahudiler de dağınık, bir düzen içinde olmayan Filistinli Arapların durumundan istifade ederek dünyanın çeşitli yerlerindeki ve İngiltere ve ABD'deki destekçilerinden aldıkları güçle kısa sürede kendi devletlerini kurdu.

TOPRAK SATIŞI KONUSU

Filistinli Arapların toprak satma konusu. Türkiye'de Filistin meselesinin ele alınmasında temel noktalardan birisidir. Filistinli Araplar, topraklarını Yahudilere satıyor ancak bu satış oranı ne kadardır rakamsal olarak toplam Filistin bölgesi yüzölçümünün ne kadarına denk geliyor bilmiyoruz. Benim bu kitapta ve Filistin meselesi üzerine okuduğum başka kitaplarda gördüğüm toprak satışı başlangıçta Yahudilerin bölgeye gelmesinde ve kalmasında önemli olarak görülse de daha sonraki süreçte bunun pek bir önemi kalmıyor. Keza Yahudiler, Filistin'de kontrol ettikleri bölgelerin çok büyük bir kısmını satın alarak değil silahlı güçle işgal ederek ele geçirdikleri anlaşılıyor. Buna rağmen Filistin meselesinde toprak satışını baş aktör yapmak meselenin özünü kaçırmamıza sebep olacaktır.

ARAP DEVLETLERİNİN DURUMU

Filistin'de Yahudi devleti kurulması sonrasında Mısır, Ürdün, Suriye ve Irak devletleri İsrail'e tepki göstererek savaş ilan ediyor. İlan edilen savaşlarda bu Arap devletleri Filistinli Arapları savunmaktan oldukça uzak hareket ediyor. Yine bu kitap ve başka okuduğum kitaplardan anladığım adı geçen dört devlet Filistin meselesi üzerinden kendilerine politik çıkar sağlama amaçı taşıyor. Bu sebeple kendi aralarında dahi birlik olamıyorlar. Aralarında sağlanan birlik görüntüden ibaret. Örnek verecek olursak Mısır, Ürdün bu olayda daha fazla kazanım elde etmesin diye hareket ediyor. Ürdün keza yine öyle. Bunu anlayan İsrail ise bu durumu avantaja çeviriyor.

ARAPLARIN LİDERİ OLMA HAYALİ

Bu dört Arap Devleti'nin Filistin meselesi üzerinden kendilerine çıkar sağlamaya çalışmasının sebebi ise bana göre ortaya attıkları ve kurulmasını arzuladıkları Birleşik Arap Cumhuriyeti'nde önemli bir konum elde ederek Arapların önderi olma hayali. Bu sebeple kimse diğerinin kendisinden bir adım önde olmasını istemiyor. Tabi bu düşünce Filistin meselesi ile ilgili daha önce okumuş olduğum kitapların birleşmesiyle elde ettiğim bir fikir.

DİRENİŞ HAREKETLERİNİN KURULMASI

Arap devletlerinin kendi politik çıkarlarını düşündüğünü ve bu doğrultuda Filistin Meselesini sıçrama tahtası olarak kullandıklarını anlayan Filistinliler seslerini duyurabilmek ve davalarını sürdürebilmek adına kendi direniş hareketlerini kurmaya başlıyor. El Fetih ve onun çatı örgütü olan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) bu amaçla kurulmuştur. HAMAS ile ilgili düşüncelerim biraz karışıktır. HAMAS'ın kurulmasının Filistin Meselesi'ni çıkmaza sokmadan katkısı olduğunu düşünüyorum. Tabi bunu tam manasıyla söylemek için daha detaylı bilgiler edinmek gerekiyor.

KÖYLERİN YOK EDİLMESİ

Filistin'de toprakları ele geçirmeye başlayan Yahudiler, temel strateji olarak ele geçirdikleri bölgelerdeki Arapların evlerini yıkarak köyleri haritadan siliyorlar. Böylece yerini yurdunu terk etmiş Araplardan geriye kalan evler de yıkılarak Son kalan izler yok ediliyor.

OSLO BARIŞI VE FİLİSTİN DEVLETİ

Bugün var olan Filistin Devleti, 1993 yılında Oslo Barışı olarak bilinen ve Yaser Arafat'ın binbir güçlükle imzaladığı anlaşmayla kurulmuştur. Bu anlaşma üzerine HAMAS, Arafat'ı Filistin Meselesine ihanet etmekle suçlamış bununla yetinmeyen HAMAS'ın barış anlaşmasının bozulması için onlarca kanlı eyleme de imza attığını görüyoruz. Sanki HAMAS, Arafat'ın binbir emekle yaptıklarını yıkmaya odaklanmış gibi. Sorunun bugüne kadar çözülememesinde bence önemli bir nokta ulusal bir birliğin kurulamaması olmuştur. Taraflar birbirlerinin dünya görüşüne yaşam şekline takılarak olayı değerlendirmesi, İsrail'in de işine gelmiş olmalı.

ÇÖZÜM KUDÜS'ÜN İLHAKI(!)

Tüm bunların sonucunda barış nasıl olacak? Amerika'nın büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması İsrail'in kurulduğu gün ilan ettiği Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak kabul etmeleri gerçeğinden hiç sapmadıklarını gösteriyor. Filistin tarafına sunulan öneriler, İsrail'in devlet olarak Filistin tarafından tanınması ama karşılığında bir şey verilmemesi esasına dayanıyor. İsrail, aheste aheste sindire sindire isteklerini gerçekleştiriyor. İsrail'in temel amacı Küdus'ü kendi sınırlarına dahil edip kıyamete kadar başkent yapmak. İsrail'in çözümden anladıpı bu. Bunu yaptıktan sonra Filistin ile bir alıp vereceği kalmayacak. Araplar ise sadece taş atarak Türk Bayrağı taşıyarak Allahu ekber diye Slogan atarak bunu engelleyemez.
Filistin'in 750 bin sakininin ezici çoğunluğunu Araplar oluştururken 83 bin kişilik Yahudi azınlık nüfusun yüzde 11'iydi. Ama göç hızla devam ediyordu.
Ian Black
Sayfa 45 - Pegasus Yayınları
Hem Araplar hem de Yahudiler bağımsızlık istiyordu. Bir Arap devleti kurulması Yahudi azınlığın haklarını ihlal ederdi ama Filistin'in tümünde bir Yahudi devleti yaratmak hem Arapların haklarını ihlal eder hem de daha geniş bir Arap-Müslüman kitlesinin karşı çıkmasına sebep olurdu. Uygulanabilir tek çözüm iki egemen devletin kurulmasıydı
Ian Black
Sayfa 72 - Pegasus Yayınları
El Karmil Yazıişleri Müdürü Necip Nassar, siyonizmin amaçları üzerine yazdığı kitapçıkta hedefin sadece göç olmadığını Filistin'i ele geçirmek olduğu uyarısında bulundu ve Araplara yeni gelenlere toprak satmamaları öğütledi.
Ian Black
Sayfa 28 - Pegasus Yayınları
15 Kasım 1988'de Filistin Ulusal Konseyi, görkemli bir şekilde intifada ve bağımsızlık oturumu için Cezayir'de bir araya geldi. Arafat, İsrail'in kuruluşundan 40 yıl sonra bir Filistin Devleti'nin kuruluşunu resmen ilan etti.
Ian Black
Sayfa 254 - Pegasus Yayınları
El Fetih'in hedefi; Filistin'in tümünü kurtarmak ve Siyonist işgal devleti ve toplumu dediği şeyin temellerini yıkmak ve Filistin'i pek çok Filistinlinin zihninde hala var olduğu şekliyle 1948'den önce var olan Anayurt olarak yeniden kurmaktı. İngiliz mandasından önceki Yahudi topluluğu kalabilirdi ama Arap egemenliği altında.
Ian Black
Sayfa 155 - Pegasus Yayınları
1987 sonunda Şeyh Yasin liderliğinde ve direnişin radikalleştirdiği yandaşlardan yeni bir İslami Diriliş Hareketi(Hareketül Mukavemet El İslamiye-HAMAS) kuruldu. Ağustos 1988'de yayınlanan ve Filistin Kurtuluş Örgütü sözleşmesine bir alternatif olarak tasarlanan HAMAS anlaşmasında, HAMAS, Müslüman Kardeşlerin bir kanadı olarak tanımlanıyor ve Filistin'i ahiret gününe kadar Müslümanlara adanmış dini bir vakıf olarak tanımlıyordu. "Yahudilerin, Filistin'e el koymasının karşısında onun hiç bir parçası teslim edilemezdi. Kurtarılması dinsel bir görevdi. Filistin sorunu ancak cihat ile çözülür. Girişimler, öneriler ve uluslararasi toplantılar zaman kaybı ve boş çabalardı."
Ian Black
Sayfa 258 - Pegasus Yayınları
Temmuz 1949'da İsrail, Mısır,Ürdün,Lübnan ve Ürdün ile ateşkes anlaşmaları imzaladığında manda Filistin'inin yüzde 78'ini denetimi altına almıştı. Bu Birleşmiş Milletlerin 20 ay önce verdiği yüzde 55'in çok üzerinde bir ilerlemeydi. Doğu Kudüs Ürdün, Gazze Şeridi ise Mısır yönetimindeydi. Ortadoğu haritası değişmişti. İsrail bir gerçeklikti. Arap Filistin'i artık yoktu.
Ian Black
Sayfa 117 - Pegasus Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Komşular ve Düşmanlar
Yazar:
Baskı tarihi:
Aralık 2018
Sayfa sayısı:
576
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052995761
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
KOMŞULAR VE DÜŞMANLAR

FİLİSTİN VE İSRAİL'DEKİ ARAPLAR VE YAHUDİLER 1917-2017
Otuz yılı aşkın bir süre boyunca Ortadoğu’da Guardian için muhabirlik ve editörlük yapan Ian Black’ten, Filistin’de yaşanan savaş, işgal ve çatışmalar üzerine kapsamlı, nihai ve dengeli bir kitap.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde Kutsal Topraklar’a ilk gelen siyonistlerden başlayan yazar, çok geniş kapsamlı kaynaklardan yararlanıyor: gizliliği kalkmış belgelerden sözlü tarihe ve kendisinin yaptığı gözlemlere. Modern dünyada her iki taraf için de en kutuplaştırıcı çatışmalardan birinin kilometre taşlarını gözler önüne seriyor.

Birinci Dünya Savaşı’nın üçüncü yılında kaçınılmaz bir çatışmanın tohumları ekildi: Kudüs Valisi İzzet Paşa, İngiliz birliklerine teslim oldu ve Dışişleri Bakanı Lord Balfour “Yahudi halkı için bir anayurt” kurulmasına sıcak bakan bir bildiri yayımladı. Komşular ve Düşmanlar, 30’lardaki Arap isyanını, Nazilerin soykırımının uzun soluklu yankılarını, İsrail için bağımsızlık, Filistin için Nakba’yla sonuçlanan 1948 savaşını, Altı Gün Savaşı’nın lanetli zaferini ve Filistin’in tekrar uyanışını, birinci ve ikinci intifadayı, Oslo Anlaşmaları’nı ve diğer tüm barış görüşmelerini detaylarıyla izliyor. Elli yıl süren işgal, yerleşimler ve Batı Şeria duvarından sonra iki devletli çözüm umutlarının nasıl tükendiğini ve gelecekte bölgeyi nelerin beklediğini araştırıyor.

Tarihi ve siyasi analizi son derece okunaklı bir şekilde birleştiren Komşular ve Düşmanlar, halen Ortadoğu siyasetini ve diplomasisini domine eden bir tarihin en derin gerçeklerini korkusuzca açıklıyor.

2017 YILIN KİTABI
ECONOMIST, SUNDAY TIMES, FINANCIAL TIMES VE GUARDIAN

“Dünyadaki en çetin ve karmaşık çatışmalardan biri hakkında keskin görüşünü mutlak tarafsızlığıyla birleştiren sıra dışı bir kitap. Black Filistinlilerin ve İsraillilerin seslerini eşit şekilde yakalayabilmiş ve liderlerini eşit şekilde sorumlu tutuyor. İnanılmaz bir başarı.”
Prof. Dr. Eugene Rogan, Araplar kitabının yazarı

“Yıllarca İsrail ve Filistin’de gazetecilik yapan Ian Black, deneyimlerinden de faydalanarak Filistin’deki yüz yılı aşan çatışmayı anlatıyor. Bu çatışmanın neden hâlâ devam ettiğinin ve edeceğinin adaletli bir anlatısı.”
Prof. Dr. Rashid Khalidi, Columbia Üniversitesi

“Sürükleyici bir kitap… Can alıcı detaylarla dolu ve bir solukta okunuyor. Bölgede yaşanan olaylara odaklanmış. Barış görüşmelerinin sonuçsuz çıkmasının bütün sorumluluğunun Filistinlilerde olduğu görüşünü yerle bir ediyor.”
New York Times (Editörün Seçimi)

“Bir gün İsrailli ve Filistinli tarihçiler, birbirine zıt söylemler içindeki tarih anlatılarını birleştirmeye karar verseler, Ian Black’in kitabının bu görevi gerçekleştirdiğini fark edecektirler. Bu muhteşem eser bize yine de iyimser bir bakış açısı sunuyor çünkü bir orta yol olduğunu gösteriyor.”
Dr. Meron Benvenisti

“Kapsayıcı ve nefes kesici… Hem İsrailli hem de Filistinli tarihçilerin övgülerine mazhar olmuş, çığır açıcı bir kitap.”
The Times

“Detaylıca araştırılmış, müthiş okunaklı bir kitap. Konu hakkında kapsamlı bilgi sahibi olanlar bile yeni bilgiler öğrenebilir.”
Raja Shehadeh

“Hem tarihî olarak kapsayıcı hem de inanılmaz detaylı. Herkese karşı adaletli bir biçimde yaklaşıyor ve sosyal, ekonomik ve siyasi güçleri analiz ediyor. Filistin ve İsrail’deki Arapların ve Yahudilerin tarihini anlatan bu kitap bu konuyla ilgilenen herkesin ilk önce okuması gereken eser.”
Nathan Thrall

“Taraflı ‘anlatıların’ olağan olduğu bir konuda, ne kadar acı ve elem verici olsa bile tarihî gerçekleri anlatan bir kitapla karşılaşmak çok ferahlatıcı. Çatışmanın makul bir şekilde çözümlenebileceğini uman herkesin ayılması için bu kitabı okuması gerekir.”
Prof. Dr. Sari Nuseybe

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Mustafa BAKIRHAN
  • Serdar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0