Komşum Sade (Alçak Filozof İle Birlikte)

·
Okunma
·
Beğeni
·
38
Gösterim
Adı:
Komşum Sade
Alt başlık:
Alçak Filozof İle Birlikte
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755399546
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sade mon prochain précéde de Le philosophe scélérat
Çeviri:
Nihan Çetinkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı
Elinizdeki kitap, Pierre Klossowski’nin, Sade’ı bütünlüklü bir analizden geçirdiği 1947 tarihli çalışması Sade Mon Prochain ile bu çalışmaya bir nevi yeni bir bakış açısı sunan 1967 tarihli Le philosophe scélérat olmak üzere, iki ayrı metninden oluşmaktadır. Sade’ın düşünce sahnesine taşınmasında etkili olan Sade Mon Prochain ?Komşum Sade? 1967 yılında tekrar yayımlanmış ancak bu defa kitabın başına Le Philosophe Scélérat ?Alçak Filozof? isimli bir makale eklenmiştir. Hem gövde metin hem de sonradan eklenen metne bakarak, yirmi senelik zaman zarfında Klossowski’nin gelişimini izlemek de ayrıca heyecan vericidir. İlk kitabında yazar, Sade’cı ateizmin teolojinin karşısında olma eğiliminden esinlendiği görüşündedir; Sade’ın, yadsıdığı Tanrı’ya tam da onu yadsımak zorunda hissettiği için bağlı olduğu görüşü çalışmanın omurgasını oluşturmuştur. Ana metnin başına yerleştirilen 1967 tarihli ikinci çalışmasında ise Klossowski, Sade’daki sapkınlığın analizine girişir; sapkınlığın Sade’ın bütüncül ateizminin formülasyonunda nasıl bir rol oynadığıyla ilgilenir ve Sade’ın normatif aklın dilini kullanarak yazıyla kurduğu ilişkinin inceliklerine değinir. Aklın sapkınlıkta rolü nedir? Şöyle der Klossowski: “Akıl Tanrı’dan özgürleşmiş olmayı hedef alıyordu. Sade ise, gizliden gizliye, düşünceyi, yerleşik tüm normatif akıl yürütmelerden özgürleştirmek istiyordu: Bütüncül ateizm, insanmerkezci aklın sonu olacaktır.” Yazar, düşüncelerini pek çok farklı perspektiften bize aktarmış olsa da, söz konusu Sade olduğunda, tüm arayolların Sade’ın ironisiyle kesişen tek bir yola çıktığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla Klossowski’nin her iki metnini okurken de, söylediklerinin güncelliğini buz gibi koruduğunu görerek etkilenmemek mümkün değil. Ortaya koyduğu içinden çıkılması neredeyse imkânsız çelişkilerle, erdemle rezaletin iç içeliği ve suçortaklığında toplum tarafından kabul görme ama bunun yanında tüm farklılıklarını muhafaza etme isteği, kendiyle mukayese etmeye ihtiyaç duyduğu ölçüde yadsımak istediği ötekinin gerçekliğine perçinlenişi Sade’ı hâlâ bizim komşumuz kılmakta, bizi bilinmeyenin arayüzüne taşımaktadır.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Komşum Sade
Alt başlık:
Alçak Filozof İle Birlikte
Baskı tarihi:
Kasım 2014
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9755399546
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Sade mon prochain précéde de Le philosophe scélérat
Çeviri:
Nihan Çetinkaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı
Elinizdeki kitap, Pierre Klossowski’nin, Sade’ı bütünlüklü bir analizden geçirdiği 1947 tarihli çalışması Sade Mon Prochain ile bu çalışmaya bir nevi yeni bir bakış açısı sunan 1967 tarihli Le philosophe scélérat olmak üzere, iki ayrı metninden oluşmaktadır. Sade’ın düşünce sahnesine taşınmasında etkili olan Sade Mon Prochain ?Komşum Sade? 1967 yılında tekrar yayımlanmış ancak bu defa kitabın başına Le Philosophe Scélérat ?Alçak Filozof? isimli bir makale eklenmiştir. Hem gövde metin hem de sonradan eklenen metne bakarak, yirmi senelik zaman zarfında Klossowski’nin gelişimini izlemek de ayrıca heyecan vericidir. İlk kitabında yazar, Sade’cı ateizmin teolojinin karşısında olma eğiliminden esinlendiği görüşündedir; Sade’ın, yadsıdığı Tanrı’ya tam da onu yadsımak zorunda hissettiği için bağlı olduğu görüşü çalışmanın omurgasını oluşturmuştur. Ana metnin başına yerleştirilen 1967 tarihli ikinci çalışmasında ise Klossowski, Sade’daki sapkınlığın analizine girişir; sapkınlığın Sade’ın bütüncül ateizminin formülasyonunda nasıl bir rol oynadığıyla ilgilenir ve Sade’ın normatif aklın dilini kullanarak yazıyla kurduğu ilişkinin inceliklerine değinir. Aklın sapkınlıkta rolü nedir? Şöyle der Klossowski: “Akıl Tanrı’dan özgürleşmiş olmayı hedef alıyordu. Sade ise, gizliden gizliye, düşünceyi, yerleşik tüm normatif akıl yürütmelerden özgürleştirmek istiyordu: Bütüncül ateizm, insanmerkezci aklın sonu olacaktır.” Yazar, düşüncelerini pek çok farklı perspektiften bize aktarmış olsa da, söz konusu Sade olduğunda, tüm arayolların Sade’ın ironisiyle kesişen tek bir yola çıktığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla Klossowski’nin her iki metnini okurken de, söylediklerinin güncelliğini buz gibi koruduğunu görerek etkilenmemek mümkün değil. Ortaya koyduğu içinden çıkılması neredeyse imkânsız çelişkilerle, erdemle rezaletin iç içeliği ve suçortaklığında toplum tarafından kabul görme ama bunun yanında tüm farklılıklarını muhafaza etme isteği, kendiyle mukayese etmeye ihtiyaç duyduğu ölçüde yadsımak istediği ötekinin gerçekliğine perçinlenişi Sade’ı hâlâ bizim komşumuz kılmakta, bizi bilinmeyenin arayüzüne taşımaktadır.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Amebix
  • Biri

Kitap istatistikleri