Komünist Manifesto Manga

9,0/10  (8 Oy) · 
22 okunma  · 
13 beğeni  · 
185 gösterim
Karl Marx'ın temel yapıtı Kapital'in çizgi romanı Kapital Manga'yı 2009 yılında okurlarla buluşturan Yordam Kitap, şimdi de bilimsel sosyalizmin en yaygın belgesi Komünist Manifesto'nun çizgi romanı Komünist Manifesto Manga'yı yayınlıyor.

Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto'nun ilk basımı 1848 Şubatında Londra'da yayınlandı. O tarihten bugüne belli başlı dünya dillerinde sayısız basımı yapıldı; bugün de yaygın bir ilginin konusu olmaya devam ediyor. Bu ünlü tarihsel belgenin özünü, çizgi roman formunda, bir öykü ile iç içe sunan Komünist Manifesto Manga, hem Manifesto'nun içeriğini merak eden okuyuculara hem de çizgi roman-manga tutkunlarına zevkli bir okuma vaat ediyor.
  • Baskı Tarihi:
    2012
  • Sayfa Sayısı:
    192
  • ISBN:
    9786055541583
  • Çeviri:
    İnan Öner
  • Yayınevi:
    Yordam Kitap
  • Kitabın Türü:
Anıl 
 26 Mar 15:13 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Paranın insan canından daha önemli olduğu bir devirde yaşıyoruz. Tabi değeri yüksek olan şeylere taptığımız gibi paraya tapanlarımız da çok oluyor. Tapmayanlar ise onun gücü karşısında dize getiriliyor.

İnsanlar ikiye ayrılır; parası olanlar ve olmayanlar, ezenler ve ezilenler, soylular ve köleler... Daha farklı isimlerde koyabilirsiniz bu iki ayrı gruba ama göreceksiniz ki değişmeyen tek şey “Çalışanların hep yoksul, çalışmayanların ise zenginleşmesi.” olacaktır.

Kitap bir komünizm bildirisi minvalinde. Kitabı okurken size iki hayalet eşlik ediyor; Marx ve Engels. Dünya işçi tarihine şöyle kısa bir yolculuk yapıyoruz. Keşifler çağından, buhar ve makinanın icadına, bireysel üretimden seri üretime varan süreçleri çok basit bir dille okuyucuya nakşediyor bu sevimli hayaletlerimiz. Sevimli dediğime bakmayın, çok sinirliler. Sinirli olmaları bir anlamda çaresiz olmalarından kaynaklanıyor gibi, dertlerini insan gibi anlatıp, hak talep ettiklerinde şiddet gördüklerinden onlar da çözümü şiddete karşı şiddette bulmuşlar gibi geldi bana. Yoksa aklı başında insanlar şiddete başvuracaklarını zannetmiyorum.

Sonra yavaş yavaş bazı izmleri tanıyoruz; Kapitalizm gibi Sosyalizm gibi. Bu izmlerden ne farkı var Komünizmin onu anlatmaya çalışıyor hayaletlerimiz. Hayalet diyorum çünkü okuru bilinçlendirirken uçuyorlar falan ama biraz da bu durumu metafor gibi algıladım ben; “Herkes bizi göremez” minvalinde.

Yahu ezilenleri destekliyorsunuz iyi hoşta ezilenlerin ezen fanatikliğine ne demeli? Onların mallarını onlardan daha çok sahiplenmelerini yahut onlardan daha acımasız olmalarını nasıl izah edeceksiniz bana?

Şu yaşıma geldim ve anladığım (hatta anlamanın da bir adım ötesi olan kavramaktır der BK) daha doğrusu kavradığım bir gerçek varsa o da çürümüş bir düzeni, tekrardan toparlamak için ilahi bir desteğe ihtiyaç olduğudur.

Bundan yüzyıllar öncesinde bir devrimci dünyaya geldi Mısır topraklarında. Adeta çölde bir vaha edasında... Mısır azizi köle olarak yanına almıştı onu hatta sarayda çok da sevilmişti. Onlar gibi yaşamasını, alt sınıfı hor görmesini hatta acımasız olmasını salık vermişlerdi. Tabi o zamanlar taşımacılık çok farklı; dört köle omuzlarında bir tahta ve onun üzerine de yolcu konumlanarak seyahat edilirdi. Ona bu araca bin dediklerinde; “İnsanların sırtına binmeyi sevmiyorum” diyerek reddediyordu onları.

Gel zaman git zaman sahiplerine itaat etmediği için hapse düşüyordu büyük devrimcimiz. Öylesine idealist öylesine akılı ki gelecekteki devlet kadrosunu zindandaki suçlulardan kuruyordu. Marx Reisin yaptığı gibi tabandan güç topluyordu da diyebiliriz. Kendisi aynı zamanda bir rüya yorumcusudur. Bir gün Mısır Kralı bir rüya görür ve yorumunu doğru yapan çıkmaz koskoca Mısır’da. Dedim ya ilahi bir el müdahale etmedikçe çürüme sona ermez diye. O elin etkisiyle devrimcimizin doğru yorumu krala ulaşır ve kral, böylesine bir değeri kaçırmaz ve onu Mısır azizi yapar.

Kral’ın rüyasına göre 7 yıllık bir bolluk sonrasında 7 yıllık bir kıtlık olacağını göz önünde bulundurarak bolluk zamanı mahsullerini ileri teknoloji araçlar olmaksızın ambarlarda yöntemine uygun bir vaziyette kıtlık dönemi için saklanmasını sağlamıştır. İleri düşünceli olmayan ve mahsullerin nasıl depo edileceğini bilmeyen zengin tayfa bu dönemde servetlerini bir şekilde boşa harcamıştır. 7 yılın ardından devrimcimize güvenen halk zenginleşmiş, zengin tayfa ise fakirleşmiştir. Mal mülk sahibi olanlar kaybetmiş olmayanlarsa mal mülk sahibi olmuşlardır.

There is no şiddet, there is no kan.

Evet siz kimden bahsettiğimi anladınız. Nereye varacağım Tanrı’nın kelamı sahipsiz kalınca günümüzdeki gibi bazı şeylere alet oluyor. Şey diyorum, kelime dağarcığımın dar olmasından değil yalnızca o "şey"in içini siz doldurasınız diye. İşte son alıntımla bu yazımı burada noktalayayım da cılkı çıkmasın. Okuyan herkese teşekkür ederim.

“Hepiniz farkındasınız; Para da toprak da kanun da fikir de din de bu ülkede her şey sermayedarlara hizmet ediyor.”