Komünist Manifesto MangaKarl Marx, Friedrich Engels

·
Okunma
·
Beğeni
·
244
Gösterim
Adı:
Komünist Manifesto Manga
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
192
ISBN:
9786055541583
Kitabın türü:
Çeviri:
İnan Öner
Yayınevi:
Yordam Kitap
Karl Marx'ın temel yapıtı Kapital'in çizgi romanı Kapital Manga'yı 2009 yılında okurlarla buluşturan Yordam Kitap, şimdi de bilimsel sosyalizmin en yaygın belgesi Komünist Manifesto'nun çizgi romanı Komünist Manifesto Manga'yı yayınlıyor.

Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto'nun ilk basımı 1848 Şubatında Londra'da yayınlandı. O tarihten bugüne belli başlı dünya dillerinde sayısız basımı yapıldı; bugün de yaygın bir ilginin konusu olmaya devam ediyor. Bu ünlü tarihsel belgenin özünü, çizgi roman formunda, bir öykü ile iç içe sunan Komünist Manifesto Manga, hem Manifesto'nun içeriğini merak eden okuyuculara hem de çizgi roman-manga tutkunlarına zevkli bir okuma vaat ediyor.
Paranın insan canından daha önemli olduğu bir devirde yaşıyoruz. Tabi değeri yüksek olan şeylere taptığımız gibi paraya tapanlarımız da çok oluyor. Tapmayanlar ise onun gücü karşısında dize getiriliyor.

İnsanlar ikiye ayrılır; parası olanlar ve olmayanlar, ezenler ve ezilenler, soylular ve köleler... Daha farklı isimlerde koyabilirsiniz bu iki ayrı gruba ama göreceksiniz ki değişmeyen tek şey “Çalışanların hep yoksul, çalışmayanların ise zenginleşmesi.” olacaktır.

Kitap bir komünizm bildirisi minvalinde. Kitabı okurken size iki hayalet eşlik ediyor; Marx ve Engels. Dünya işçi tarihine şöyle kısa bir yolculuk yapıyoruz. Keşifler çağından, buhar ve makinanın icadına, bireysel üretimden seri üretime varan süreçleri çok basit bir dille okuyucuya nakşediyor bu sevimli hayaletlerimiz. Sevimli dediğime bakmayın, çok sinirliler. Sinirli olmaları bir anlamda çaresiz olmalarından kaynaklanıyor gibi, dertlerini insan gibi anlatıp, hak talep ettiklerinde şiddet gördüklerinden onlar da çözümü şiddete karşı şiddette bulmuşlar gibi geldi bana. Yoksa aklı başında insanlar şiddete başvuracaklarını zannetmiyorum.

Sonra yavaş yavaş bazı izmleri tanıyoruz; Kapitalizm gibi Sosyalizm gibi. Bu izmlerden ne farkı var Komünizmin onu anlatmaya çalışıyor hayaletlerimiz. Hayalet diyorum çünkü okuru bilinçlendirirken uçuyorlar falan ama biraz da bu durumu metafor gibi algıladım ben; “Herkes bizi göremez” minvalinde.

Yahu ezilenleri destekliyorsunuz iyi hoşta ezilenlerin ezen fanatikliğine ne demeli? Onların mallarını onlardan daha çok sahiplenmelerini yahut onlardan daha acımasız olmalarını nasıl izah edeceksiniz bana?

Şu yaşıma geldim ve anladığım (hatta anlamanın da bir adım ötesi olan kavramaktır der BK) daha doğrusu kavradığım bir gerçek varsa o da çürümüş bir düzeni, tekrardan toparlamak için ilahi bir desteğe ihtiyaç olduğudur.

Bundan yüzyıllar öncesinde bir devrimci dünyaya geldi Mısır topraklarında. Adeta çölde bir vaha edasında... Mısır azizi köle olarak yanına almıştı onu hatta sarayda çok da sevilmişti. Onlar gibi yaşamasını, alt sınıfı hor görmesini hatta acımasız olmasını salık vermişlerdi. Tabi o zamanlar taşımacılık çok farklı; dört köle omuzlarında bir tahta ve onun üzerine de yolcu konumlanarak seyahat edilirdi. Ona bu araca bin dediklerinde; “İnsanların sırtına binmeyi sevmiyorum” diyerek reddediyordu onları.

Gel zaman git zaman sahiplerine itaat etmediği için hapse düşüyordu büyük devrimcimiz. Öylesine idealist öylesine akılı ki gelecekteki devlet kadrosunu zindandaki suçlulardan kuruyordu. Marx Reisin yaptığı gibi tabandan güç topluyordu da diyebiliriz. Kendisi aynı zamanda bir rüya yorumcusudur. Bir gün Mısır Kralı bir rüya görür ve yorumunu doğru yapan çıkmaz koskoca Mısır’da. Dedim ya ilahi bir el müdahale etmedikçe çürüme sona ermez diye. O elin etkisiyle devrimcimizin doğru yorumu krala ulaşır ve kral, böylesine bir değeri kaçırmaz ve onu Mısır azizi yapar.

Kral’ın rüyasına göre 7 yıllık bir bolluk sonrasında 7 yıllık bir kıtlık olacağını göz önünde bulundurarak bolluk zamanı mahsullerini ileri teknoloji araçlar olmaksızın ambarlarda yöntemine uygun bir vaziyette kıtlık dönemi için saklanmasını sağlamıştır. İleri düşünceli olmayan ve mahsullerin nasıl depo edileceğini bilmeyen zengin tayfa bu dönemde servetlerini bir şekilde boşa harcamıştır. 7 yılın ardından devrimcimize güvenen halk zenginleşmiş, zengin tayfa ise fakirleşmiştir. Mal mülk sahibi olanlar kaybetmiş olmayanlarsa mal mülk sahibi olmuşlardır.

There is no şiddet, there is no kan.

Evet siz kimden bahsettiğimi anladınız. Nereye varacağım Tanrı’nın kelamı sahipsiz kalınca günümüzdeki gibi bazı şeylere alet oluyor. Şey diyorum, kelime dağarcığımın dar olmasından değil yalnızca o "şey"in içini siz doldurasınız diye. İşte son alıntımla bu yazımı burada noktalayayım da cılkı çıkmasın. Okuyan herkese teşekkür ederim.

“Hepiniz farkındasınız; Para da toprak da kanun da fikir de din de bu ülkede her şey sermayedarlara hizmet ediyor.”
"Abi komünistim ben ya.d"
"Zincirlerimizden başka neyimiz kaldı kaybedecek!!!!"
"İki fotoğraf çekineyim de anarşist olayım."
"Karl Marx babamız yaaaa"
Evet Yukarıdaki cümlelerden herhangi birini kurmuşsanız bu yaşınıza kadar, tebrik ederim. Ne demiş Nazım Hikmet "Artık sende herkes gibisin". (Kendisini saygıyla anıyorum.)
Evet, siz de herkes gibisiniz. Neden mi??
Hayatta benimsediğim fikirlerden birisi de bilmediğim konu hakkında konuşmamak olmuştur. Ve bilmediğimi de utanmadan söylerim çünkü "bilmemek değil öğrenmemek ayıp :)"
Neyse çok uzatıyorum, Komünizm bana göre insanlar tarafından en çok yıpratılan kavram olmuştur. (Buradan da Karl Marx, Engels ve Lenine saygılar :D)
Neden mi yıpratıldı?
Hayatında kaç defa Komünist Manifesto'yu, Kapital'i okudun?
Bu sistemin arkasında yatan felsefeyi kaç defa araştırdın?
Kaç kitabın arasına gömüldün?
Ya da Komünizm senin için en iyi sistemse, bütün sistemleri inceledin mi ki bu sonuca vardın?
(Aynı durum dinler için de geçerlidir.Hiçbir dini incelemeden doğrusu bu diyenlere de buradan saygılar :))
Ama yok, hiçbirini yapma ama git ben komünistim de...
Evet bu yüzden siz de herkes gibisiniz...
Herkes okumadan popüler kültürün etkisine girerek bir şeyleri benimsiyor. Tamam biz de benimseyelim benimseyeceksek ama okuyup araştırdıktan sonra :)
Bu yüzden demem o ki, siz yukarıdaki cümleleri kuranlar gibi olmayın.
Ben de kurmuyorum ama yine de sempatik geliyor bana, neden?
Çünkü güzel bir şey bu. İşçinin yanında olmak, toplumun iyileşmesini istemek, bütün insanlığı adaletli ve eşit bir sistemde yaşatmak...
Bunlar çok güzel şeyler hele ki "Zincirlerimizden başka neyimiz kaldı kaybedecek!!!!" demek çok havalı beee :D
Ama bunları demeden önce durun ve biraz araştırın. Buradaki çoğu arkadaşım ve takip edenim çok iyi okurlar ve araştırmacılar :)
Ben sistem eleştirileri yapmayı seven birisiyim ama araştırmalarım çok az :D
Yıllardır yeterli seviyeye gelmemin ardından Felsefe,Sosyoloji, Politika ve Ekonomi konularında araştırma ve kitap okumaya başlamak istiyordum. O zaman geldi artık birkaç kitapla giriş yaptım :)
Siz de bu tarz kitaplar okumak isterseniz Komünist Manifesto Manga çok iyi bir tercih olacaktır. Güzel bir manga ve ben okurken çok beğendim.
Buradan beni bu manga ile tanışmamı sağlayan Anıl Beye ve incelemesine teşekkür ediyorum :)
Kendisinin hesabı: Anıl
Okumak isteyenler için link:https://docviewer.yandex.com.tr/...DQyNX0%3D&page=1
HERKESE İYİ OKUMALAR DİLERİM :)
Biraz tarihi kazı yapmak istiyorum.
İngiltere'de coğrafi keşiflerle birlikte yeni ham madde ve zenginlikleri keşfeden, keşfettikçe büyüyen bir tüccar kesimi vardı. İngiltere'deki kral ve kraliçe bu tüccarlara maddi anlamda destek vererek kumpanyaların/şirketlerin kurulmasını sağladı. Ve bu şekilde izlenen eşitsiz politikayla İngiltere'de gittikçe artan bi' büyüme yakalandı.

Eşitsiz büyümenin gittikçe yayılması, tüccarların gittikçe büyümesi, zenginleşmesi sonucunda ise gittikçe altta kalan bir serf kesimi oluştu. Bu, dünyaya pazarlamanın emek gücü ile olduğu dönemde kendini serf, toprağa bağlı kölelik diyebileceğimiz bir kesimle baş gösterdi. Üretimin gittikçe fabrikalaşması aşamasında ise işçilerle ortaya çıktı. Niteliksiz, salt emek gücü olan serf/işçi aynı işi görüyordu. Değişmeyen tek şey gittikçe zenginleşen, sivrilen tüccarlar/sermayedar kesimi ve gittikçe ezilen,sömürülen serf/işçi kesimin varlığı arasındaki eşitsizlikti!
Eşitsizlik ki tarihte çılgın bir olgu, farkındalık yaratacak kadar gerçek, her zaman anılacak kadar önemli; pek çok ülkeyi ayaklandıracak kadar büyük!

Karl Marx'ın ve Engels'in yazmış olduğu Komünist Manifesto aslında bu eşitsizliğin geldiği uç noktadaki zihniyeti anlatıyor. Yani izlenen eşitsiz politika sonucu toplumun resmen iki farklı tarafa kutuplaşması, bu makasın ''kapitalist'' kısmının gittikçe güçlenmesiyle aranın gittikçe açılması ve artık bu duruma bir dur demek isteyen işçi sınıfını, onun güçlerini birleştirme çabasını anlatıyor.

Sermayedar dediğimiz sömürgeden beslenip kralla bir nevi ''köprüyü geçene kadar ayıya dayı de'' modunda yakın olan bu tüccar kesimin gittikçe zenginleşmesi, kendini insan üstü görmesine, ''para bunların gözünü boyamış''ı tam manasıyla yaşayarak adeta kendilerini tanrılaştırmalarına bir dur demek istemelerini anlatıyor aslında manifesto. Dönemdeki iktidarın sessizliği ve tüccara verdiği destek aslında bize büyümenin karşılığında halkların eşitliğinin, haklarının ne kadar mübadele edilebilir bir şey olarak gördüklerini gösteriyor. ''Hak''kın zenginleşmeyle değiştirilmesi, hakkın acımasızca ''meta''laştırılması...
Komünist Manifesto tarihin sürtüne sürtüne yaşadığı, yaşattığı bir gerçeği ele alıyor.


Günümüze baktığımda gittikçe artan gelir eşitsizliğini, adaletsizliği gördükçe acaba böyle bir hareketlenme günümüzde olsaydı nasıl olurdu diye düşünmeden edemiyorum.Tarihe baktığımdaysa her noktada, her aşamada zenginle fakirin, sömürenle sömürülenin var olageldiğini görüyorum. O halde tarihte yaşayan tek şeyin, sömüren ve sömürülen arasında sömürülenin içinden ''dur'' demek fikri olduğunu düşünüyorum. Zaman geçtikçe zenginlik ve fakirlik çok değişik noktalara evriliyor, dur demek fikri de evriliyor ama. Hep var olacak...
Sözün özü: Komünist Manifesto'yu okumanızı tavsiye ederim!


Not: Kapitalizmin tarihi bir tutanağı niteliğinde olan, 1929 krizinde nasıl bir sosyoekonomik çöküş yaşandığını görmek istiyorsanız Jack Lonon'ın Uçurum İnsanları'nı kesinlikle okumalısınız!

Not: ''Kapitalist düzen içinde komünizm için birleşmeye çalışan işçilerin iktidarla mücadelesi'' konulu bir distopya okumak istiyorsanız Jack London'ın Demir Ökçe'sini tavsiye ederim!
İnsanlık tarihinin ortak noktası, çalışanların hep yoksul olması, çalışmayanların zenginleşmesidir.
Karl Marx
Sayfa 110 - Yordam Kitap, 1. Basım 2009
Hepiniz farkındasınız; Para da toprak da kanun da fikir de din de bu ülkede her şey sermayedarlara hizmet ediyor.
Karl Marx
Sayfa 145 - Yordam Kitap, 1. Basım 2009
Kapitalist toplum rekabet toplumudur. Zayıf tüccar ve sanayiciler yok olurlar.
Karl Marx
Sayfa 116 - Yordam Kitap, 1. Basım 2009

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Komünist Manifesto Manga
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
192
ISBN:
9786055541583
Kitabın türü:
Çeviri:
İnan Öner
Yayınevi:
Yordam Kitap
Karl Marx'ın temel yapıtı Kapital'in çizgi romanı Kapital Manga'yı 2009 yılında okurlarla buluşturan Yordam Kitap, şimdi de bilimsel sosyalizmin en yaygın belgesi Komünist Manifesto'nun çizgi romanı Komünist Manifesto Manga'yı yayınlıyor.

Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından kaleme alınan Komünist Manifesto'nun ilk basımı 1848 Şubatında Londra'da yayınlandı. O tarihten bugüne belli başlı dünya dillerinde sayısız basımı yapıldı; bugün de yaygın bir ilginin konusu olmaya devam ediyor. Bu ünlü tarihsel belgenin özünü, çizgi roman formunda, bir öykü ile iç içe sunan Komünist Manifesto Manga, hem Manifesto'nun içeriğini merak eden okuyuculara hem de çizgi roman-manga tutkunlarına zevkli bir okuma vaat ediyor.

Kitabı okuyanlar 28 okur

  • naci er
  • Samet Hızır
  • Şinka
  • Elanur Dalbudak
  • Feyzi Demirelli
  • Hasan Yıldırım
  • Sara
  • °Yağmur M°
  • Ramadan Gündoğdu
  • Songül

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%45.5 (5)
9
%27.3 (3)
8
%9.1 (1)
7
%18.2 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0