Kitap
Komünist Parti Manifestosu ve Komünizmin Temel İlkeleri

Komünist Parti Manifestosu ve Komünizmin Temel İlkeleri

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.2
1.621 Kişi
7,8bin
Okunma
1.687
Beğeni
67,7bin
Gösterim
104 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 57 dk.
Adı
Komünist Parti Manifestosu ve Komünizmin Temel İlkeleri
Basım
Türkçe · Türkiye · Kitap Dostu Yayınları · 1 Aralık 2015 · Karton kapak · 9786054409037
Diğer baskılar
Komünistler, kendi fikirlerini ve amaçlarını saklamayı reddederler. Kendi amaçlarına ancak mevcut toplumsal düzenin zorla yıkılmasıyla erişebileceklerini açıkça belirtirler. Egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla tir tir titresinler. Proleterlerin, kendi zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Hâlbuki kazanacakları bir dünya var. Bütün Ülkelerin İsçileri, BIRLEŞIN...
5 mağazanın 120 ürününün ortalama fiyatı: ₺9,27
8.2
10 üzerinden
1.621 Puan · 226 İnceleme
Sercan Akbayrak
Komünist Manifesto'yu inceledi.
96 syf.
·
6 günde
·
Puan vermedi
Sanırım mütercimden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu, kelime hataları mevcut. Göze batıyor ama okumayı çok zorlaştırmıyor. Bunun yanı sıra bazı gereksiz eklemeler ile kitabın içeriği hacim olarak artmış. Bazı bilgi araştırmalarını okuyucuya bırakmak hem onu hazıra konmaktan hemde uyuşukluktan kurtarır. Yani aslında kitabın hacmi 40-50 sayfa aralığında bırakılabilirmiş. Ben karşıt olan ideolojilere saygı duymam ancak bu o ideoloji savunucularına da saygı duymayacağım anlamına gelmez. Misalen Engels'in takdir edilmesi gereken biri olduğunu düşünüyorum. Hayatını adaması, kibirden kendisini soyutlaması ve mütevazi hayatı ile saygıyı hakediyor. Aslında bizim İslami cenahın bu yönüyle ibret alması gereken bir şahsiyet olduğunu düşünüyorum. Son olarak Komünizmin doğruları olduğunu, hakkının teslim edilmesi gerektiği noktaları olduğunu belirtmekle beraber bir labirent misali düşünce sistemi olduğunu düşünüyorum. Müphem, bir noktadan sonra ucu bucağı olmayan belli bir döneme etki edebilecek bir fikir sistemi diyebilirim. Üretim araçları, Burjuvazi (günümüzde etkisi daha da artmış olsa da) ekonomik temel vs. varsayımları bir yerden sonra ışık olamıyor. Wesselam.
Komünist Manifesto
8.2/10
· 7,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
7
Ahmet Humanist
Komünist Manifesto'yu inceledi.
136 syf.
·
3 günde
·
7/10 puan
Bu kitap, yani bildiri, 19.YY’larin ortasına ait bir çalışma. Marx ve Engels tarafından hazırlanmış ve komünizmin ilk bildirgesi olarak sayılmakta. Engels bir önsözünde ise bu bildirinin sadece Marx’a ait olduğunu söylemiştir. Kitabin başında Marx ve Engels’in kısa biyografilerini okuyacaksınız, akabinde "sosyalimizim ilkelerini, burjuva ve proletaryan arasında ki savaşı, sosyalizm bir devletin yapısını" gibi bilinen konular ele alınmakta. Anlaşılır bir dilde yazılmış. Keyifli okumalar.
Komünist Manifesto
8.2/10
· 7,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
21
Samet Ö.
Komünist Manifesto'yu inceledi.
136 syf.
·
Beğendi
İncelemeye ciddi bir başlangıç yapalım. Çünkü kırmızı yağan kardan değil katran gibi bir konudan bahsedeceğiz. Komünist Manifesto yada yayınlandığı adıyla Komünist Parti Manifestosu; uzun ve eserin anlaşılması için elzem olan 'sunu' kısmıyla başlıyor, 4 ana başlık üzerinden devam edip Marx ve Engels'in çeşitli ülkeler ve sonraki basımları için yazdıkları önsözlerle sona eriyor. Proleterya ile burjuvazi savaşı üzerinden kendi devrinin çoğu olayına geniş bir bakış açısı sunuyor. Tarihin tekerrür ettiğini göz önünde bulundurarak kitabın 'şimdi'yi hatta' geleceği' de anlattığını söyleyebiliriz. Burada Burjuva tabakasını hepimiz biliyoruz, Proleter ile komünist arasındaki farkı ise geçen gün yaşadığım bir olaydan örnekle anlatayım: Serin bir öğlen sabahında yemek kuyruğunda düşüncelere dalmış olan Samet, arkasındakilerin yanına kaynak yapan birisini görür. Aldırmaz, önüne bakar. Sonra önüne kaynak yapıldığını fark eden bir vatandaş hakkını aramak için car car konuşmaya başlar. Kaynak yapan kişi, hakkını arayan vatandaşa "Benim sıramı al, yeter ki sus" diyerek tekrar önüne geçirir ve susturur. Arkadakiler ise bunu görür ve hiç sesini dahi çıkarmaz, haklarının ihlal edilmesi onları rahatsız etmez. Burada 'sadece kendi hakkını' arayan vatandaş proleteryayı temsil eder. Eğer ben yada arkadakilerden birisi "Sıraya kaynamak saygısızlıktır, görgüsüzlüktür" diyerek herkesin, özellikle de ezilenlerin hakkını arasaydı biz de komünistleri temsil etmiş olurduk. Peki komünistler ne yapmaya çalışıyor? Mülkiyetin topluma egemen olmasını, işçinin(emekçinin) emeğinin ve işgücünün sömürülmesinin engellenmesini ve bunu ülke yada sendika genelinde değil de 'evrensel' olarak sağlamaya çalışıyorlar. Türkiye ise okuma konusunda o kadar geride bırakılmış ki komünistlerin bir çoğu proleter kesimde değil de orta-üst kesimde yer buluyor. İşçinin en fazla ezildiği ülkelerden biriyiz ne yazık ki. Lafargue, Tembellik hakkı isimli öncü kitabında bunun sebeplerine iyi değinir. İşçi kesimi zaten asgari ücret denen ölümcül miktarla hayatta kalma savaşı verirken okumak, sanat yapmak, zihnini çalıştırmak için ne gerekli zamana ne de paraya sahip değildir. Bizde komünist kelimesinin ne anlama geldiği dahi bilinmez. Kötü çağrışımlar yapmasının da birilerinin işine gelmemesinin bir etkisi olduğunu söyleyebiliriz. Bu kadar atıp tuttun iyi güzel de dayanağın nedir diye soran şüpheci beyinler olacak tabii. Asgari ücretle geçinen bir aileden geldiğim ve bizzat tecrübe ettiklerim yanında aşağıdaki rakamlar da bu beyinlere yol gösterecektir: -Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.615 TL, * - Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 5.262 TL imiş.* - Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.999 TL(düz 2 bin deseydiniz bari) olarak hesaplanmış.* Burada dikkati çeken hususlardan birkaçı: - Asgari ücretin yine 'açlık' sınırının altında olduğu gerçeği - Türkiyede memurların dahi yoksulluk sınırının altında yaşadığı gerçeği - Türkiyenin yıllık büyüme oranının borsayla sınırlı kalıp halkı hiç mi hiç alakadar etmediği gerçeği Ayrıca Türkiye OECD ülkeleri içerisinde %19.2' luk yoksulluk oranıyla en yoksul 2.ülke ! ** İncelemeyi kısa tutmayı düşündüğümden daha bunun gibi milyon tane hususu saymadan geçiyorum. Ama biliyorum ki bu halk komünistleri hep öcü bilecek, emeğinin sömürüldüğünü görmezden gelecektir.(en azından şu sıralar başımızda olan kimselerden dolayı) Sebebini ise Kitle psikolojisinin babası Gustave Le Bon'dan nokta atışı bir alıntıyla bitireyim; "Kitleler hiçbir zaman gerçeğe susamamıştır. Hoşlarına gitmeyen mantıksızlıklar karşısında, gerçekdışı eğer kendilerini çekerse, bunu ilahlaştırarak buna yönelmeyi daha üstün tutarlar. Onları hayallere çekmesini bilenler onlara hakim olurlar ve hülyalarını ortadan kaldıranlar da onların kurbanı olur." Sizi uyanışa geçiren kitaplar okumanızı temenni eder, iyi okumalar dilerim. Benzine de yine mi zam geldi ne! *Rakamlar, 2018 Ocak Türk-iş sendikası resmi rakamlarıdır. Dolayısıyla şuanda daha da artmış/artacak olmaları kuvvetle muhtemeldir. **OECD 2013 verileri kaynak alınmıştır.
Komünist Manifesto
8.2/10
· 7,8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
19
144