Kongo'ya Ağıt

8,6/10  (96 Oy) · 
183 okunma  · 
89 beğeni  · 
1.762 gösterim
Jean-Christophe Grange, Kongo'ya Ağıt ile Lontano'yu sürdürüyor!



Bütün yollar cehenneme çıkıyor…

Afrika’da, Floransa’da, Paris’te…

Düşman aynı: Çivi Adam!

İblisle son düello başlıyor!..
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2017
  • Sayfa Sayısı:
    608
  • ISBN:
    9786050944525
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
fazi 
 01 Tem 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sevgili 1000Kitap üyeleri inceleme uzun ama bir yıl bekleyip iki günde bir çırpıda biten bu güzel kitabı incelemeyeyim de ne yapayım değil mi :D

Paris'te 2016'da basımı ve dağıtımı yapılan Congo Requiem okuyabilmek için tam bir yıl bekledik! Yıl boyunca sanıyorum iki haftada bir Doğan Kitap'a mail atıp Tankut Gökçe'nin çeviriye başlayıp başlamadığını sordum :D

Tam ümidimi yitirmişken bir reklam ile karşılaştım; "Kongo'ya Ağıt 23 Haziran'da ön siparişle tüm kitapçılarda!"

Kitabı elime alınca ilk hissim yine heyecan oldu. Çünkü Grangé okuyanlar bilirler ki; her seferinde şaşırtan ve kurgusuna hayran bırakan bir kitap vardır elinizde..
Üçleme olarak yazılan bir seri olacağının haberini okumuştum Grangé röportajında ancak sanırım bu son macerasıydı Morvan ailesinin..

Biraz da kitaptan bahsedelim;
2016'da Lontano ile başlayan yolculuk, Kongo'ya Ağıt ile devam ediyor.
Erwan bu kez Catherine Fontana'nın (7. kurban) katilinin Çivi Adam olup olmadığını araştırıyor ve karşısına Coltano hissedarları, ticaret yapanlar, rahibeler, eski tanıklar, psikiyatrlar ve en önemlisi de babası Morvan çıkıyor. Yıllar önce gerçekleşen bu cinayeti, yıllar sonra kendi imkanları ile aydınlatmaya çalışan Erwan, babası tarafından engellendiğini bilmeden her ayrıntıyı öğrenebilmek için 'yeşil şehir' Lontano'ya yolculuğa çıkıyor!

Koltan madenleri, gizli gerçekler ve Morvan'ın sırları ile dolu olan bu yolun sonunda Erwan'ı bekleyen Çivi Adam mı yoksa her şey büyük bir komplo mu?
Ayrıca Morvan ailesi için Floransa'da da kabuslar devam ediyor. Hem Gaëlle hem de Loïc, Floransa'da Çivi Adam'ın yankıları ile uğraşıyor...

Üç ana bölümden oluşan kitapta; ilk bölümde karşımıza birçok yeni isim çıkıyor. Hafızada tutmaya çalışmadan okumaya devam ederek sayfalar ilerledikçe isimleri benimsemiş oluyoruz. (Bir Grangé ilüzyonu daha!)
İkinci bölümde araştırmalarından elde ettikleri ile yola devam ediyor Erwan. Elinde şüpheli isimler ve ailesinde devam eden sorunlarla boğuşuyor.
Her zaman olduğu gibi son bölüm çok iyiydi. Artık şüpheli sayısı azalmıştı ve emin adımlarla katile yaklaşıyordu Morvanlar!

Birçok yeni terimle karşılaştığım Lontano sonrası, Kongo'ya Ağıt ile de yeni kelimeler ve terimler öğrendim. Özellikle koltan, madenler ve Afrika hakkındaki detaylı bilgileri dikkatle okudum.

Yine bir Grangé klasiğiydi tabi ki. Önce; Lontano'yu okumayanların da okuyabilmesi için karakter tanıtımı ve olaylara değiniyor, sonra yavaş yavaş asıl meseleye girip sizi içine çekiyordu Grangé.
Okurken bir sonraki sayfaya bakmamak için kendimi zor tuttum. O kadar heyecanlandım ki, yüz şeklimin değiştiğini bile farkettim.

Başlarda bana fazla isim ve aşırı ayrıntı izlenimi verse de ikinci bölümün ortalarında öyle şeyler okudum ki helal olsun yine yapacağını yaptın dedim kendi kendime :D

Katili tahmin etmeyi denedim, aslında sonradan vazgeçmeseydim bulmuştum da! Ama olsundu, yine de denemişti dersiniz arkamdan :D
Bir daha ne zaman yazacağını bilmiyor olmak kadar kötüsü yok ama bazen beklemek de güzeldir eğer sonunda mutlu olacaksak diyor ve bitiriyorum artık :D

ESRA KADIOGLU 
25 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 31 günde · Beğendi · 9/10 puan

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba 1K Dostlarım :) Malum yaz dönemi kitapları okumaya devam da yorumları yazmaya anca fırsat bulabiliyoruz. Lontana'nın devamı Kongo'ya Ağıt beklediğim gibiydi. Grange farkı ile keyifle okudum. Şaşırdım ve bir sürü bilgi edindim gene... Bu adamın kurgu dünyası beni çok etkiliyor. Olayları birbirine bağlaması ve tahmin edememek son dakikaya kadar ne olacağını beklemek süper... Lakin bu tür gerilim, polisiye ve aksiyon yazarı maalesef çok fazla yok. Konuya değinmek istemiyorum ama naçizane tavsiyem okursanız asla pişman olmazsınız. Sevgiyle kalın :)

Kongo'ya Ağıt benzeri kitaplar

a leaf 
17 Tem 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Puan vermedi

Grangé tutkumdan falan artık bahsetmiycem.. Zira onu geçtik artık :) yine bir bekleme sürecinden bahsetmek istiyorum.. Efendim ''Lontano'' okuduğumda hamileliğimin ilk yıllarındaydım şuan kızım 6 aylık düşünün nasıl beklemişim.. Bu arada hamileyken gerilim okuma ile ilgili eleştirisi olan kişilere de açık değilim :) Kongo'ya Ağıt yayımlandı raflara geldi.. gelgelelim ki okadar zaman geçti ki ''Lontano'' unutuldu :/ bu yüzden kısa bir Lontano hatırlama turu yapmak durumunda kaldım. Hayır ilk defa seri kitap olduğu için mecbur kaldım bu sebeple kitabın bukadar geç yayımlanması, çevirinin uzun sürmesi ile ilgili de Doğan kitap'a tacizlerim oldu elbet. Geç olsun güç olmasın dedim sineye çektim ve an itibariyle Kongo'ya Ağıt bitti.. taze taze sizlerle paylaşıyorum.
.................................................................................
BU KISIMDAN SONRASI SPOİLER İÇERİR
................................................................................
Lontano ile başlayan hikayemiz Kongo'ya Ağıt ile devam etti zaten bu kitabın Morvan ailesini ağırlıklı ele alacağını tahmin etmiştim ki nitekim ilk kitapta sadece karakter olarak geçen aile üyelerinin nasıl birer birey olduklarını gördük resmen bu nasıl bir aile dedirtcek türden anasından kızına,oğluna ailede katil olmaya meraklı olmayan yokmuş :) Grangé'nin kendine has ritüllerini yine gördüm pek de mutlu oldum olmazsa olmazlarım (araba markaları, Alabros kesim saçlar, silahlar ki bu sefer glocklardan keleşlere geçilmiş gözümden kaçmadı değil) Bu kitabı okurken de bu adam bunca şeyi nasıl biliyor yaa her kitapta sınırlarını zorluyoru çok net gördüm, zira askeri bilgisinden, uyuşturucu hakkkındaki açıklamaları, ülkeler arası sömürgecilik, siyasi ve ekonomisinden, filmler ve müzik bilgisine saymakla bitmez bir ansiklopedi gibi yine. Bu arada ''Ölü Ruhlar Ormanı''ndan bu yana Grangé'nin tam bir freud tutkunu olduğunu görmemek için de kör olmak gerek
Genel olarak yine bir Grangé klasiği bir kitaptı ve elbetteki beğendim.. Ama büyük beklentilere girdiğim için kafamda hep farklı hayal etmiştim kitabı.. Mesela erkek katillerden bıktığım için artık katilin (çivi adam) kadın olmasını beklemiştim. Her nekadar çivi ADAM kısmına uymasa da güzel bir şaşırtma olabilirdi. Maggie benim katil profilimdi eğer sonunda o olsaydı çok da şık olabilirdi . Nitekim onun da masum biri olmadığını gördük..
Genel olarak sonu beni mutlu etmese de (hep söylediğim gibi bir SİYAH KAN değil) bekleyişime deydi.

Aslı Bektaş 
23 Şub 17:36 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Sevgili 1000Kitap üyeleri inceleme uzun ama bir yıl bekleyip iki günde bir çırpıda biten bu güzel kitabı incelemeyeyim de ne yapayım değil mi :D

Paris'te 2016'da basımı ve dağıtımı yapılan Congo Requiem okuyabilmek için tam bir yıl bekledik! Yıl boyunca sanıyorum iki haftada bir Doğan Kitap'a mail atıp Tankut Gökçe'nin çeviriye başlayıp başlamadığını sordum :D

Tam ümidimi yitirmişken bir reklam ile karşılaştım; "Kongo'ya Ağıt 23 Haziran'da ön siparişle tüm kitapçılarda!"

Sinem Abay 
18 Şub 19:59 · Puan vermedi

Kördüğüm olmuş olaylar dizisiydi adetta kitap. Her yerde bir katil çıkıyor. Evet güzel bir kitaptı. Kitabın ilk kitaba göre o kadar iyi olmadığını söyleyebilirim. Fakat bu kitapta bir Grange kitabı olduğu için okunmaya değerdi. Bazen kitap gerçekten olaylar karmaşasına dönüyordu. Yer yer heyacanladırıp yer yer kafamı karıştırdığını söyleyebilirim. Her cinayet kitabında olduğu gibi bilindik bir sonla bitti kitap.

İsmail | Jericho Owen 
 06 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 7 günde · 10/10 puan

Çiviadam... Nerdesin? Kimsin? Nesin?
Doğan Kitap'tan çıkmış bu güzel eser yine bizleri kendine hayran bıraktı. Efendim, neymiş reklammış. Reklam değil. Böyle bir kaliteli bir yazarın hakkından ancak bu yayınevi gelir.Fiyatı çok ama. Öyle deme efendi! Hele bir oku. Hele bir kafayı ye, kitap seni esir alsın, ondan sonra konuş be adam! Tankut Gökçe. Evet. İyi bir yazarı iyi bir çevirmen yönetirmiş. Beni duyuyorsan seni sevdim be adamım. Güzel, zahmetli, kaliteli bir çeviri. Zaten bu adam (Jean) ne zaman bir eser yazsa, hemen Tankut'çuğum şu Fransız ecnebisinin eserini çevirir misin diye konuşmalar geçiyor ofiste. Biliyorum... Tamam yeter artık bu kadar reklam. Sadede gelin... Peki. Ama küçük bir şey söyleyim: Böyle güzel Fransızca argo kelime ve değişik türde atasözlerini çok az yayınevi becerir ha!

Kocattın beni be Çiviadam. Nickimi bile senin lakabını yazdım. Çünkü seni kimse bulamıyor. Polis, asker, doktorlar, kimyagerler, adli tıp uzmanları ve ben ve biz kimse ama kimse... Lontano'dan beri süregelen bu kovalamaca hep başka kapıların açılmasına neden oluyor. Baba Morvan ve oğlu Erwan Afrika'nın pis kokulu doğasından çıkmış, sadist, büyücü, deli, adına ne derseniz deyin bir katilin peşinde iz sürerler. Lontano adlı eserde Erwan Başkomiser, babasının isteği üzerine askeri bir üste, esrarengiz bir cinayeti çözmenin peşindedir. Fakat bu olay bir zincirlemeye dönüşür. Çünkü yıllar önce babası aynı katili Lontano'da yakalamıştır. Ve bu zincir halkasının her ucu Çiviadam'a çıkar. Erwan bütün araştırmalar sonucunda bir türlü neticeye ulaşamaz. Her pisliğin altında da babası çıkar tabii. Babası oğluna bu işin peşini bırakmasını söyler. Ama Erwan ailesinin rahata ermesi, huzura kavuşması için bu olayın izini süreceğine yemin eder. Bu cümleleri, Lontano'nun devamı Kongoya Ağıt'ın bir girişgahı, bir hatırlatması adına yazdım. Şimdi ise sırada Çiviadamın geçmişine yolculuk yapılacak.

Erwan, Çiviadam'ın kurbanlarından biri olan Catherine Fontano'nun aslında başka biri tarafından öldürüldüğünü ima etmiştir babasına. Her ne kadar karşı çıksada bunun çözümünü Lontano yolculuğunda görmüştür Başkomiser. Baba Morvan ise işlerinin bizzat takibi için kendiside aynı yere seyahat yapar: Kongo'ya. Baba Morvan'ın tek isteği vardır ki bu evlatlarına iyi bir servet bırakmaktır. Fakat kızı Gaelle ve Loic babalarına hep mesafelidir. Morvan'ın yaptığı kaçak işletmenin resmi yüzünü ise oğlu Loic yönetir. Mecbur babasıyla da iyi geçinmenin yollarına bakar. Zaten büyük patron (Baba) her zaman tecrübeli, kariyerli, kodamanlar ve bakanlarla sıkı bir bağı olan adam olmuştur hep. Evlatlarının da kaynama noktalarını hep bilmiştir. Morvan Kongo'ya varınca hazinesine kavuşur. Koltano ismi verdiğimiz, oyun konsolları ve elektronikte kullanılan bu maden, Beyazlar ve Siyahlar arasında hep rekabete neden olmuştur. Bu iş hep kirli ellerde gezmiştir. Mumbanza denen Afrikalı; Coltano(Morvan'ın şirketi) ' yu yönetmenin yanında, başka insanlara yaranmak adına Morvan'a kumpas kurmaktadır. Bu arada ise Erwan uzun bir yolculuğun ardından Lontano'ya ayak basar. Fakat işler umduğu gibi gitmez. Çünkü Kongo'nun bir yandan kavurucu sıcaklığı, pisliği, bir yandan da hayalet insan denilen yerlilerin acımasız tuzakları hep karşısına çıkacaktır. Erwan, Çiviadam olayının merkezine varması ile hayal kırıklığına uğrar. Olaylar yine en başına döner haliyle. Fransa'ya geri dönmek zorunda kalır. Fakat çaresiz, yorgun bir şekilde. Beraberinde ise büyük bir sır getirir!

Yazarımızı tarif edecek olursam, mükemmel bir kelime hazinesi olan bir insan derim.Bütün argo, atasözü, lafı gediğine oturtacak cümleleri ustalıkla yazan bir yazar. Öyle bir cümleler var ki okurken; hakkaten yav tam da bizim Anadolu'da tabir ettiğimiz kelimeleri yazmış deniliyor. Lafını hiç çekmeyen, müstehcenliği titizlikle anlatan bir kalem. Olayları da öyle bir anlatıyor ki biz diyoruz aha katil bu derken, bize bir tokat atıyor ama ne tokat, Osmanlı. Sonra kitap bitmeye yakın tamam len buldum artık katili rahatlıyon ama eski Kurt buna fırsat verir mi? Bir aparkat daha. Nakavt. Mecburen pes ediyon. Yani bu adam insanı melettiriyor.:)
Betimleme ve yazı stili Stephen King ile eşdeğer. Benzerlik açısından tabii. Ustalık açısından iki Dev'i ben kıyaslayamam.:) Affedin.

Son olarak bir gerilim- macera kitabı olan eser aslında bir tarih kitabı da denilebilir. Aslında bu kitap'tan biz okuyucular çok karlı çıkıyoruz. Çünkü çok değerli ve akla hayale gelmeyecek bilgileri yazar bizlerden kıskanmıyor. Ne demiştim tarih. Çiviadam mevzusu bizlere psikoz bilimi ve bunun mensupları olan insanlara bakış açımızı, merhamet ve vicdan terazisini, deliliğin boyutlarını anlamamızı sağlıyor. Aynı zamanda unutulmuş (belki çoğu insanın dahi duymadığı-mız) bir insanlık ayıbı olan Ruanda soykırımı. 1- 2 ayda 1 milyondan (resmi) belki daha fazla insanın barbarca birbirlerini katlettiği dram. Birbirleri diyorum çünkü bunu yapan insanlar kendi ırklarından, kendi topraklarında yaşayan kabileler: Tutsi Ve Hutular. Aslında yazar burda kendi ülkesine sitemde bulunuyor. Çünkü bu soykırımın arkasında Fransa, Belçika , Ab, ve daha başka ülkeler ve en önemlisi biz kokuşmuş insanlık var. Kaldı ki bu olay daha dünün mevzusu: 1994 yılı. Belli başlı katiamları duymuşuzdur ama bunu pek azımız bilir. Çünkü Afrika kaderine terkedilmişlerin bir merkezi. Morvan'ın dediği gibi: Merhametin olmadığı bir kıta. Çoluk çocuk demeden, annelerin karnı, gözü oyularak yapılan, pala ve benzeri silahların dış güçlerce sağlandığı bir olay. Bu olayda Hutu'lar Tutsileri öldürmüşler. Önüne gelen canlıyı doğramışlar. Hatta parası olanlar KURŞUN parası vererek ( zengin olanları) acı çekmeden ölmek istemişler. Sonuçta ölüm tabii. Bir ara öldürmekten yorulan Hutular, kaçmasınlar, sonra öldürelim diye ayak tendonlarını kesmişler. Konu dışına biraz çıktım ama gerçekten bu eser hem bazı şeyleri öğrenmemizi hem de insanlığımızı ölçmemize yardımcı oluyor...

Açıkçası puan verirken bir süre düşündüm. Ama söz konusu Grange kitapları olunca biraz duygusallıkla değerlendirme yapabiliyorum. Bu sefer de puanlamada böyle oldu ama bu, incelememe hataları sayarak başlamama engel değil. HAFİF SPOILER KOKAN HAREKETLER YAPABİLİRİM ŞİMDİDEN KUSURA BAKMAYIN !.. Öncelikle kitabın içeriğinde gözüme çarpan hatalarda kimi suçlayacağımı şaşırdım. Kah yazara, kah çevirmene, kah baskı kaynaklı hatalara kızdım ama atmosfere kapılarak okuyan bir okuyucu olduğumdan hikayenin akışından uzaklaştırmadım kendimi. Yine de, "de" lerin yazımındaki bariz hatalara, başı sonu tutarlı olmayan bazı cümlelere, yazım hatalarına karşı kayıtsız kalamadım. Bunun yanında, bir bölümde, 30 çeken nisanın 31'inci gününden bahsedilmesi (sadece bir kere, sonrasında 30 nisan olarak yazılmış) de gözümden kaçmadı. Gelelim spoiler kokan hareketlere... Hikaye, Çivi Adam olayının etrafında dönerken Morvanların aile sırları da bu kitapla birlikte çözülüyor. İhtiyar'ın kurduğu saltanat ve köklü aile imajı, dramatik bir yıkıma uğruyor. Bunun yanında aile bireyleri, kendi karakterlerinden beklenmeyecek dönüşümlere de uğruyorlar. İlk kitaptan aklınızda kalan profiller, bu kitapla birlikte köklü değişikliklere uğrayabilir, hazırlıklı olun. Bu arada hatalardan bahsederken aklıma gelmedi, hata olarak da kabul edilmez gerçi ama değinmeden geçmeyeyim.Yazarın, iki Fransız kendi aralarında muhabbet ederken araya İtalyanca kelimeler veya kavramlar sıkıştırması (birkaç yerde) bence gereksiz olmuş. İtalya ile ilgili hiçbir konu yok ortada, bir de bildiğim kadarıyla Fransızlar dillerine önem veren bir millettir, böyle farklı dillerden kelimeleri, konuşurken kullanma gereksinimi duymazlar diye düşünüyorum. Ama birdenbire hoop!.. İtalyanca bir kavram... Sanırım yazarımız İtalyancaya merak salmış. Kolay gelsin diyelim :) Hikayedeki İtalya kısımları ve kitabın hatırı sayılır bir kısmının dekoru olan Afrika, güzel bir çeşni olarak okuyucuya sunulmuş. Koltan olayı merkeze alınabilecek kadar önem teşkil etmiyor konu içerisinde ve nihayete de ermiyor. Öylece kalmış bir şey yani. Afrika'da işler kaldığı yerden devam ediyor demek ki, ezen değişir, ezilen hep aynı kalır... Afrika demişken, Erwan'ın o havan saldırısından sağ çıkışı, biraz zorlamaydı. Yani en azından ben sahneyi hayal ettiğimde, oradan sağ çıkmasını, ve daha sonra kaçabilecek bir halde sağ çıkmasını pek havsalama yediremedim. Finaldeki olay da cabası. Tipik Rambo vakası ya da Fransız Polat Alemdar örneği :) Hafif spoiler derken havayı ağırlaştırdım sanırım. Son olarak şunları da deyip kaçayım o vakit. Lontano ile bu kitap arasında 40 kitap okuduğum halde hikayeden çok da kopmadığımı fark ettim. Bunda yazarın, ilk kitapta olan olayları hatırlatıcı nitelikte detaylara yer vermesinin de etkisi büyük. Ama siz atmosferi dibine kadar hissetmek istiyorsanız ve hala Lontano'yu okumadıysanız iki kitabı da edinip okumaya öyle başlayın. Keyifli okumalar :)

İlhan DALKIRAN 
20 Tem 2017 · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 9/10 puan

Morvan ailesi... Herhâlde edebiyat dünyasının tuhaf aileler sıralamasında epey yukarılarda yer alır. Bu beş kişilik ailenin her bireyini ustaca bir kurguyla bir araya getiren ve hikayelerini merakla okutan Grange yaşayan en iyi polisiye yazarlarından biri olarak gösterilmesini sonuna kadar hak ediyor.
Kitabın ilk bölümünü ve Kongo'daki sefaleti anlattığı bölümler ise polisiye romanları edebiyatın parçası olarak görmeyenlerin kararlarını sorgulatacak kadar iyi yazılmış. Şu eleştiriyi de getirmek lazım. Her ne kadar yapılanların Batı sömürgeciliğinin sonucu olduğuna değinilse de biraz daha ön plana çıkarılabilirdi.
Kitabın ikinci bölümü ise klasik Grange kitaplarındaki gibi. Soluk soluğa polisiye kovalamaca...
Polisiye romanları seven herkesin okuduğundan asla pişman olmayacağı bir kitap Kongo'ya Ağıt.

Deniz Kıran 
26 Tem 2017 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Lontano'nun devamı fakat Lontano'ya göre biraz hafif kalmış diyebilirim. Grange tarzı ve sürükleyici. Grange hayranıysanız zaten okuyacaksınız.

Burak Erdoğdu 
30 Eki 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Grangé'den bir başyapıt daha. Bir gerilim romanı bu denli girift ve çok katmanlı olabilirdi. Karakterlerin iç dünyalarının sonsuz derinliği ve ilişkilerinin caprasikligi ile kesinlikle sıradan bir gerilim romaninin oldukça ötesinde. Civi Adam güzel islenmis ve kendi içinde mantıksal bütünlük arz eden başarılı bir seri katil. Ancak romanın gri dunyasinda katili bulmaya çalışan karakterler de en az Çivi Adam kadar gizemli yönlere sahipler. Tuhaf aile ilişkileri karakterlerin olağanüstü gelişim ve dönüşümleri okuru bir daha ve bir daha ve hatta bir daha ve bir daha ters köşe eden kurgusuyla hem tek başına hem de Lontano'nun devamı olarak okunabilmesi bakimindan türünün en üstün örneklerinden birisidir...

3 /

Kitaptan 91 Alıntı

fazi 
30 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Jean-Christophe Grangé - Kongo'ya Ağıt
"...Korku, soğuk gibiydi, etkilenmemek için kıpırdanmak, hareket etmek gerekirdi."

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 328 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 328 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)
fazi 
30 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Jean-Christophe Grangé - Kongo'ya Ağıt
"Babası sık sık Edgar Allan Poe'dan alıntı yapardı: Görünmemek için en iyi yöntem saklanmamaktır."

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 406 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 406 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)
fazi 
30 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Jean-Christophe Grangé - Kongo'ya Ağıt
"Babasının söylediği başka bir söz daha vardı:
Gelirken görünmemenin en iyi yolu, önceden orada olmaktır."

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 407 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 407 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)
fazi 
30 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Jean-Christophe Grangé - Kongo'ya Ağıt
"Herkes gönlünce düşünse ve davransa da: Ölüm yine de bildiğini okumaktan geri kalmazdı." (Giacomo Leopardi)

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 145 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 145 - Doğan Kitap , Haziran 2017 1. Basım)
CANCan 
05 Eki 2017 · Kitabı okuyor

Pompei
Iki yanı ağaçlı yollar Pompei'nin dar sokaklarını anımsatıyordu. Lavla ve küllerle bir anda durmuş zaman.

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 148)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 148)
fazi 
29 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Jean-Christophe Grangé - Kongo'ya Ağıt
"Kongo'dayız kahrolası! Burada izler iki saate, raporlar iki güne, arşivlerse ertesi aya kaybolur. Burada sonsuza dek kaybolmayan üç şey vardır: Yağmur, çamur ve orman. Gerisini unut gitsin."

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 15 - Doğan Kitap , Hazira 2017 1. Basım)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 15 - Doğan Kitap , Hazira 2017 1. Basım)
Hatice Ülker 
23 Oca 10:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Anlaşılmaz bir homurtu olarak gördüğü bu dünyada,sessiz ve aklı karışık biri gibi görülmek hoşuna gidiyordu...

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe GrangéKongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé
Seher 
 29 Oca 20:40 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ruhunun derinliklerinde, sadece büyük bir uçurum, bir çöl kuraklığı vardı. Uçurumun dibi de yoktu, çölün suyu da.

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe GrangéKongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé
CANCan 
09 Eki 2017 · Kitabı okuyor

Yine hüzün yine acı
Ya bu dünyanın insanları buradan sürülmüştü ya da türün kendisi yok olup gitmişti. Burada boş bir kıtanın izleri vardı.

Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 206)Kongo'ya Ağıt, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 206)