1000Kitap Logosu
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

456 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 12 sa. 55 dk.
Adı
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Orijinal adı
The Boy Who Was Raised As a Dog
Basım
Türkçe · Türkiye · Koridor Yayıncılık · Kasım 2017 (İlk yayınlanma: Ekim 2012) · Karton kapak · 9786059702614
Diğer baskılar
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Bir çocuk psikiyatristinin not defterinden sıra dışı öyküler Küçük bir çocuğun beyni travmadan nasıl etkilenir? Korku ve şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar ve bu beyin iyileştirilebilir mi? Dr. Bruce Perry, olağandışı durumlara maruz kalmış çocuklara yardım ederek onları hayata yeniden kazandıran dünyaca ünlü bir çocuk psikiyatristidir. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk'ta, karşılaştığı travma vakalarını bilimsel bir gözle irdeleyerek ve bunları herkesin kolaylıkla anlayabileceği hikayelere dökerek, aşırı strese maruz kalan beyinde tam olarak ne olduğunu açıklıyor ve bu beynin akıl almaz iyileşme kapasitesini ortaya koyuyor. Perry'nin stratejilerini öğrendiğinizde, travma geçirmiş çocukların fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan nasıl iyileştirileceğinin ve sağlıklı bireylere dönüştürüleceğinin formülünü de elinizde tutuyor olacaksınız. Beynin içinde olanları anlayabilmenin, psikolojik olarak en uç durumdaki çocuklar için bile bir umut ışığı olacağını gösteren bu kitap uzun süre hafızanızdan çıkmayacak.
Fiyatlar

Okurlar

Kadın
% 87.8
Erkek
% 12.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
8.9
10 üzerinden
1.312 Puan · 327 İnceleme
456 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Çocukların biyopsikososyal gelişimini sekteye uğratabilecek olaylara ve süreçlere farkındalık oluşturan, bunlarla nasıl başa çıkılabileceğine dair yol gösteren fevkalade önemli bir kitap. Biyopsikososyal kavramı, bireyin yaşamındaki fizyolojik, psikolojik ve toplumsal yaşantısını tanımlar. Çocukların yaşamın erken dönemlerinde yaşayacakları ihmal, istismar ve travmatik olaylar bu üç gelişimi sekteye uğratabilir. İşte bu eserde bir çocuk psikiyatristi, kendisinin yardımcı olduğu bu çocukların öykülerine yer veriyor. Cinsel istismara uğramış, şiddet görmüş, ailesinden uzak kalmış, ebeveynlerince ihmal edilmiş çocukların tedavi/terapi süreçleri anlatılıyor. Kitabı kimler okumalı, nasıl okunmalı bunlar da önemli, en sonda değineceğim. Ondan önce önemli bulduğum iki çıkarımımı aktarayım: 1- Çocuğun, yaşamın ilk iki üç yılında yaşadığı olumsuzlukların telafisi çok zor oluyor. Herhangi bir ihmal/istismar/travma olayının etkisini tolere edebilmek için çocukla uzun yıllar ilgilenmek gerekiyor. Ancak yaşamın erken yıllarını sağlıklı geçirmiş bir çocuk, sonraki yaşlarında uzun süre olumsuzluklar yaşasa dahi o üç yılın kredisi çok etkili oluyor ve çocuk olumsuzluğa karşı daha çabuk direnç geliştiriyor. 2- Modern eğitim ve sağlık sistemleri çocuğa kronolojik yaşına göre yaklaşıyor. Ancak çocukların gelişim evrelerinin herhangi bir basamağında takılıp kalmış olabileceği gerçeği unutuluyor. Bu çocuklara bulundukları tespit edilen basamaktaki bir çocuğa göre yaklaşmak gerekiyor. Bunlarla birlikte pediatrideki Ani Bebek Ölümü sendromuna(hiçbir saptanabilen sağlık sorunu yokken bebeğin yatağında ölü bulunması) ebeveyn veya bakıcının ilgisinden yoksun kalmanın sebep olabileceğine dair bakış açısı beni çok etkiledi. Herhangi bir strese normal bir birey iki şekilde yanıt verir: 1-Hiper uyarılma (kaç-savaş) 2-Disosiyatif tepki(yani dağılma, karşı koyamama). Uyuşturucu maddeler olan eroin, morfin gibi maddeler ikinciye benzer sonuç verirken, uyarıcı olan amfetamin, kokain gibi maddeler hiper uyarılma sağlar. Dolayısıyla kullanıcı kişi stresle nasıl etkili mücadele ettiğini düşünüyorsa o maddeyi seçer. Tabi hayatı ciddi tehlikeye atabilen bu maddelerle acil servislerde naloksan/naltrekson yada klonidin gibi ilaçlarla müdahale edilmeye çalışılır. Farmakolojide öğretilen bilgileri hiç bu şekilde değerlendirmemiştim. Yine saldırganlık gösteren bir çocuğun kaç/savaş yanıtı verdiğini yada sevgi ve ilgi beklediği için şiddet göstermiş olabileceğini de hiç düşünmemiştim. Kitabı pediatristler, çocuk psikiyatristleri, psikiyatristler, klinik psikologlar, çocuk gelişimciler, başta Pdr olmak üzere eğitimciler okumalı kanaatindeyim. Yer yer tıbbi literatüre girse de bu meslekler için çok faydalı olacaktır. Bir de kitapta yüz sayfa okuduktan sonra fark ettim ki roman gibi okunacak bir kitap değil. Özellikle bu mesleklerdeki insanlar not alarak, altını çizerek, birbirleriyle tartışarak okumalı kanaatindeyim. Jean Jacques Rousseau'nun Emile eserinden sonra tekrar tekrar okumam gereken bir kitaba rastladığım için mutluyum. Kitapla kalın...
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Okuyacaklarıma Ekle
456 syf.
Yaşadığı travmalar yüzünden hayatlarının olağan akışına devam edemeyen, bir yerde takılıp kalmış ve o kalma hali-halleri üzerinden yaşamları akıp gitmiş çocukların iyileştirilmesi, tedavisi hakkında yazılmış güzel bir Szalavitz-Perry kitabı. Yaşanmış vakalar üzerinden gidilerek kaleme alınmış bu kitabı okurken etkilenmemek elde değil. İnsan beyninin geliştirdiği savunma mekanizmalarının, yaşam biçiminin verdiği çocukluğa dair satır arası mesajların güzel bir dille anlatımı mevcut. Bu trajik hikayelerin yanında yazarların bu vakalara karşı nasıl çözüm yolları buldukları, bulamadıkları, çaresiz kaldıkları detaylara ulaşmak da mümkün. Keza bu tecrübeler (unutulmamak kaydıyla) okurlar için hayatlarında karşılaşabilecekleri durumlar için çok iyi bir yol göstericiliğe sahip. Özellikle öğretmen ve ebeveynlerin okumasının bu yüzden önemli olduğunu düşünüyorum. Çocuk işçilik, çocuk istismarı ve çocuğa yönelik şiddet konularına odaklı olarak çocuk beyninin aşırı strese maruz kalarak göstermiş olduğu reaksiyon ve tutumlar üzerine de ayrıca eğilmiş Szalavitz-Perry ikilisi. Olağan stresler dışında olağandışı stres dinamiklerinin tedavi ve terapisi hususunda da yol gösterici bir eser. Başta belirtmiş olsam da tekrar yazayım anlatılan hikayeler göğsünüze taş gibi oturacak bir ağırlığa sahip. Okumadan önce bu durumu göze alarak kitaba başlamanız tavsiyemdir. Umarım bu tür kitaplar konu hakkında duyarsız kalmış insanlara ulaşır. Yoksa ne bu incelemenin ne de kitap hakkındaki alıntıların bir anlamı yok. Sevgiyle…
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Okuyacaklarıma Ekle
456 syf.
"Beni Dikkatle Dinle ve Hayat Hikayeme Yakından Bak!"
~Spoiler olabilir~ Merhaba arkadaşlar; Dr. Bruce D. Perry bir çocuk psikiyatristi. Bir telefon görüşmesinde Gazeteci Maia ona bir kitap yazması gerektiğini söylemesi ve Dr. Perry'in buna vakti olmaması üzerine Maia ve Dr. Perry'in röportaj tarzında telefon görüşmeleri ile birlikte yazmaya başladıkları bir kitap. Adını içindeki bir hikâyeden alan bu kitapta Dr. Perry travma geçirmiş, ihmal edilmiş, kötü muamele görmüş çocuklarla yaptıkları çalışmaları anlatıyor. Piskoloji, nöroloji gibi alanlarda da oldukça fazla bilgilerin olduğu bu kitabı her anne babanın, öğretmenin ve çocuklarla iletişim halinde olan her bireyin okuması gerektiğini düşünüyorum. Andrew Vachss bu kitabın tanıtımında şunları söylüyor: "...Yazar bu kitapla türümüzün en derin gizemini keşfetmemiz için bize bir fırsat tanıyor; Bazı çocuklar neden kahraman olur da diğerleri avcı hayvanları andıran sosyopatlara dönüşür." Bu sorunun cevabını merak ediyorsanız vakit kaybetmeden okumaya başlayabilirsiniz. Kitabı okurken zihnimizde bile canlandıramadığımız sahneleri küçücük çocukların yaşadığını ve bunların hayatları boyunca sırtlarında yük olarak taşıdıklarını görmek inanın sadece acı, üzüntü vermiyor hiçbir şey yapamamanın utancını da yaşıyorsunuz. Kitapta ne tür vakalar var diye merak eden arkadaşlar için hikayelerdeki bazı kahramanları kısa kısa tanıttım. Onlar travma yaşamış, ihmal edilmiş, kötü muamele görmüş, sevilmemiş küçücük çocuklar ve tüm bunlara rağmen tekrar hayata yeni bir adım atabilmiş minik kahramanlar. Justin; Köpek gibi büyütülmüş çocuk hikayesinin kahramanı... Kitabın adı bu hikayeden alınmış. Annesi iki aylıkken terk ediyor Justin'ı. Justin'a ilk zamanlar anneannesi bakıyor ama o da kısa bir süre sonra ölüyor. Justin'ın bakımı anneannesinin erkek arkadaşına kalıyor. Arthur köpek bakıcılığı yapan yaşlı iyi bir amca ama daha önce hiç bebek bakmamış, nasıl bebek bakılır hakkında hiçbir fikri yok. Justin'a köpeklerine davrandığı gibi davranıyor. Bir köpek kafesinde karnını doyuruyor, altını temizliyor. Beş sene boyunca Justin o kafeste hiç konuşmadan, oyun oynamadan, dokunulmadan büyüyor. Tam olarak Hanzo filmini andıran bu hikaye film ile tek farkının bu hikayenin gerçek olması. Tina; Daha dört yaşında bakıcısının/komşusunun oğlu tarafından taciz edilmeye başlıyor. Annesi her işe gittiğinde bakıcının oğlu Tina ve iki yaşındaki kardeşinin ellerini bağlayıp onlara tecavüz ediyor iki yıl boyunca... Ne yazık ki annesinin uygunsuz erkek arkadaşları da annesine farklı davranmıyor. Dört yaşındaki Tina şunu öğreniyor tüm erkekler aynı ve tek istedikleri seks. Dört yaşında... Sandy; Üç yaşında küçük bir kız, gözlerinin önünde annesi tecavüz edilip öldürülüyor. Vahşi, Sandy'e de zarar verip ölüme terk ediyor onu. Sandy'in bilinci yerine geldiğinde dolaptan süt alıp içmek istiyor ama içemiyor çünkü Sandy'in boğazı tam iki defa kesilmiş her yudumladığı süt boğazından tekrar dışarıya akıyor... Tam on bir saat boyunca annesinin cesedi ile birlikte kalıyor Sandy... Laura; Dört yaşındaki küçücük bir kız mecazen küçük değil gerçekten küçük sadece on iki kilo... Oldukça yüksek kalorili diyetlerle beslenmesine rağmen vücudu yiyeceklere birer artık gibi davranıyor, yediklerinin hiçbir etkisi olmuyor hatta artık midesine besin pompalayan bir beslenme tüpü bile var. Belki de Laura besine değil de başka şeylere açtır, sevgi gibi, ilgi gibi? Loura'nın annesi onu zor şartlar altında doğuruyor, babası terk ettiği halde o terk etmiyor. Ama unuttuğu bir şey var Laura'ya hiç dokunmuyor, öpmüyor, koklamıyor iç güdüsel olarak yapması gereken şeyleri yapmıyor ve bunun farkında bile değil. Aslında Laura fiziksel sevgiye aç... Leon; O bir katil, iki küçük kızın cesetlerine tecavüz edecek, tekmeleyecek kadar kötü biri... Şimdi olanları düşününce neyi değiştirmek istersin diye sorulduğunda, çizmelerimi atabilirdim belki(yakalanmasına neden olan çizmelerini) diyecek kadar pişkin yaptıklarından zerre pişmanlık duymayacak kadar dünyanın en soğuk kalbine sahip bir çocuk. İşin aslı Leon ihmal edilişini, travmasını nefrete dönüştürmüş. Daha bir haftalıkken annesi onu evde tek başına bırakıp abisi ile parka gidiyor. Leon akşama kadar yalnız başına evde ağlıyor, onunla ilgilenen ona konuşmayı, emeklemeyi öğretecek hiç kimsesi olmuyordu. Sıcaklık ve dokunuştan uzak büyüyor Leon. Kötü doğulur mu kötü olunur mu cevabını burada alıyorsunuz. Amber; Anne ve baba boşanmış. Annenin erkek arkadaşı her içki içtiğinde daha yedi yaşında olan Amber'i istismar ediyor. Amber istismarın ne zaman geleceğini bilmediği için sürekli bir korku ve endişe içinde, bu durumu annesine anlatamıyor ama durumu kontrol altına almak için şöyle bir yol deniyor; Annesinin erkek arkadaşına sürekli içki verip onu kışkırtıyor. böylece normalde olan istismarın belki birkaç katını yaşıyor ama artık geceleri gelir mi diye bir endişesi yok, uyuyabiliyor hatta notları bile yükseliyor! Şöyle anlatıyor başından geçenleri Amber; "Bunu ilk yaşamaya başladığımda, çok korkmuştum. Canım da yanıyordu. Bazen nefes alamıyordum. Kendimi çok çaresiz, ufak ve güçsüz hissediyordum. Anneme söylemek istemedim. Çok utanıyordum ve aklım karışmıştı. O yüzden, o iş olacağı zaman gözlerimi yumup başka şeyler düşünmeye çalışıyordum. Çok geçmeden zihnimdeki güvenli bir yere gidebiliyordum."!!!! Bu durum 9 yaşına kadar devam ediyor. Tüm bu olanlara kalbiniz dayanıyor mu? İnanır mısınız Amber'in de dayanmıyor, duruyor kalbi neyse ki doktorların müdahalesi sayesinde tekrar hayata dönüyor Amber. Peter; Hayatının ilk üç yılını yan yana dizilmiş küçücük karyolalarda 60 diğer bebek ile birlikte bir Rus yetimhanenesinde geçiriyor. Sevgiden, ilgiden, dokunuştan uzak büyüyen bir bebeklik dönemi geçiriyor. Üç yaşında evlatlık ediniliyor ancak yedi yaşına kadar hala dikkat bozukluğu+konuşma bozukluğu olan, durduk yere sallanan ve hala baş parmağını emen sinir krizleri geçiren bir çocuk. Bir de kendi kendine gülüyor (duvardaki adalet yazısına değil zaten ortada adalet yok.) kendi küçük mutlu dünyasında.... Yani dışardan bakıldığında yedi yaşında ama aslında bazı alanlarda hala üç yaşında olan bir çocuk. Aslında Peter'in durumunu anlamak zor değil, "İhmal edilmiş çocukların beyinleri olması gerekenden daha küçük olup, bazı alanlarının daralmasına ve beyinle ilgili birçok işlevsel sorunlar ortaya çıkıyor" Peter Hayatının ilk üç yılında ihmal edilmiş bir çocuk. Bakın Peter ile Doktor Perry arasında geçen bir diyalog: "Boyama yaparken, 'Peter, Rusya'da yaşadığını hatırlıyor musun?' diye sordum.(...) Resim yaptığı eli yavaşladı. Tam ona soruyu tekrar soracakken, yeni bir kağıt aldı ve sayfanın tamamına kocaman mavi renkli bir halka çizdi. 'Burası Rusya,' dedi sayfayı bana çevirip. Sonra, kağıdı tekrar yere koydu, renkli bir nokta çizdi. 'Bu da Peter.' Ona baktım; üzgün olduğu belliydi. Yetimhanede, kimse için özel olmadığını, düzinelerce kimliksiz bebekten biri olduğu yerde nasıl hissettiğini basit bir şekilde anlatmıştı." Acı değil mi? Kitabı okurken onlar gibi başka çocuklarla da tanışacaksınız hepsinin hikâyesi ayrı hepsinin hüznü ayrı. Kitabın kapağında Bir Çocuk Psikiyatristinin Not Defterinden Sıra Dışı Öyküler yazıyor ama aslına bakarsanız bunlar hiçte sıra dışı olaylar değil halen de yaşanıyor ve biz bir şey yapmazsak yaşanmaya devam edecek. Yapılan bir araştırmada kadınların yaklaşık olarak %27'si, erkeklerin de %16'sı yetişkinliklerinde çocukken istismara maruz kaldıklarını belirtmişler, az mı? Bir de belirtmeyenleri, söylemeyenleri, susanları, bu yük ile yaşamaya (!) devam edenleri düşünün. Peki ya insanlar en büyük yıkımı ne zaman yaşarlar biliyor musunuz? Tacize, tecavüze uğradıklarında ya da dehşet verici bir ana şahit olduklarında değil "Sizi sevmesi gereken kişiler tarafından incitilmek, onlar tarafından terk edilmek, güvende olmanızı, değer verilmenizi ve insancıl olmanızı sağlayan teke tek ilişkilerden mahrum bırakılmak..." bu durumlar çok daha yıkıcıdır. Özellikle de çocuklarda. Unutmayın bu çocukların buzdolabı annelerine(Soğuk ve ilgisiz anneler) değil, bebekliklerinden beri onlarla konuşan, sağlıklı dokunuşlar yapan, onları seven, güven ortamı oluşturan ilişkilere ihtiyaçları var. Ve bunlar olmadığı durumlarda beyinleri inanılmaz bir şekilde etkileniyor. Dr. Perry bize ilişkilerin travmaları üzerinde nasıl etki ettiğini şu şekilde anlatıyor; "Bir çocuk ne kadar çok sağlıklı ilişkiye sahipse, travmadan kurtulup sağlıklı bir biçimde hayatına devam etme ihtimali de artar. İlişkiler değişimin aracılarıdır ve en güçlü terapi insan sevgisidir." İnsan sevgisi... son zamanlarda bir hayli uzak olduğumuz bir konu. Lütfen lütfen unutmayın "Çok sayıda ufak olumsuz etkiyi değiştirmek sonradan büyük bir etki yaratabilir" daha fazla uzatmak istemiyorum ne desem eksik kalacak. Kör Olmayın da Görün Bu Çocukları... SEVGİ ile kalın.
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Okuyacaklarıma Ekle
456 syf.
·
Puan vermedi
Sevgisizlik ve ilgisizlikle büyüttüğünüz çocukların sonu, ya psikopat ya sosyopat olmakla sonuçlanıyor. Kitaptaki her örnekte içim öyle acıdı ki... İstismara maruz kalan çocukların bir türlü tedavi edilemeyen travmaları, anormali normal sanmaları... Sizin yüzünüzden psikolojik sorunlu hale gelen çocukların daha sonra insanların başına açtığı onca sıkıntı; kendi başlarına açtıkları onca sıkıntı... Hepsi birbiriyle ilintili. Sevgisizliğin ilacı yok, sevgisizliğin tedavisi yok. Bir hayvan da yavru yapıyor. O bile yavrusuna sevgi, ilgi veriyor. Hayvandan öte varlıklarla bir arada yaşama mecburiyetiyle ayakta kalmaya çalışıyoruz. Sizi nasıl eğitelim? Bu kitap tam olarak yaralı yerimize denk geliyor.
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Okuyacaklarıma Ekle
456 syf.
·
31 günde
·
Puan vermedi
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk'ta psikiyatrist Bruce Perry, biri kitaba ismini vermek üzere on iki bölümde travma geçmişi olan çocukların yaşanmış hikayelerini anlatıyor. Kendisinin de ifade ettiği üzere bu hikayeleri okumak bazen ağır gelebiliyor ve zamana yaymak gerekebiliyor. Kitap, olumsuz deneyimlere maruz kalan çocuk beyninde görülen olayları ve iyileşmeyi anlatıyor hikayelerin içinde, herkesin anlayabileceği bir şekilde. Ayrıca travma öyküsü olan çocuklara yaklaşımın ve tedavinin yollarını sunuyor. Kitabın ilerleyen basımlarında eklenmiş soru cevap kısmı tek başına dahi çok öğretici bir nitelikte. Ayrıca soruların büyük kısmına dair fikir sahibi olacak kadar öğretici bir okuma yaptığınızı da göstererek kitabın başarısını bir kez daha ortaya koyuyor. Stresin yarattığı etkiyi ve beynin iyileşme kapasitesini anladığımız zaman bu çocuklara daha umut dolu ve faydalı yaklaşabilir, hayatlarına sağlıklı bireyler olarak devam etmeleri için aksiyon alabiliriz.
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.