·
Okunma
·
Beğeni
·
12
Gösterim
Adı:
Kor
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058181137
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fihrist Kitap Yayınları
Kor büyür de, dünyam
küçülürcesine tersine
bir karaya oturur
Elimdeyse kurusundan yemişim…

Dirayetim yukarı, dürtüler yukarı
dünüm yanar da, kor ateşim yukarı
Kaldıracın saymadığı yükümle sıcağım
Göğü aşarım
Doğalı, biri
birimleri aşarım
Değil mi ki adımlar önce
basar yere, sonra sıçrar
Ta ki göğsü taşır istemsiz
bu havadar sokaklar
İlgim yukarı, arzum şehvani
Dahili uzvum sen, sen
her biriniz yukarı

Gölgeyle kavgalıyız
izdüşümü bırakmayı inkar edercesine…

– İsimsiz Bir Anne –
Ömer Alkan’ın ölümü bile üretimini durduramamış. Nasıl bir yücelik… Bu kitap hangi doğuma işaret ediyor acaba, kimin çocuğunun doğumuna tanık oluyor…

– Tarihten Bir Anne –
Bu kitapta beklenen çocuğa vurgu yapıyor Alkan, bir büyük doğacak ve kurtaracak bizi, bir gözle süzecek ve açık edecek doğruyu, gerçeği…

– Geleceğin Köründen Bir Anne –
Bekliyorum, çocuğuma vurgu yapıyor Alkan, doğumum kutlu olacak, kurtaracak bizi, bir gözle süzecek ve düşmanı açık edecek, çocuğum doğacak ve yırtacak yalanın saklandığı perdeyi.

– Her Çağın İçinden Anneler –
Öldü Alkan ve çocuğumu besliyor söylediği, kitabını kulağına okuyorum uykudan önce, bir kurtarıcı geliyor benim kanımdan yeryüzüne…

– Ömer Alkan –
Öldüm ve yine doğuyorum her çağın içinden, okuyorum kulağıma küçük sözler, sayıca çokluğa akıyor doğduğum nehirler, biricik her biri ve kendince tekiller. Meğer bereket sadelikte birikirmiş. Meğer söz gökten inmez, toprakta yetişirmiş…
96 syf.
·9/10 puan
"Tragedya Dörtlüsü" olarak yayımlanan dört şiir kitabının üçüncüsü ile karşınızdayım. Kor..
Her yer kızıl renginde yanarak kor haline geldiğinde bir insanın ya da bir çocuğun doğumu gerçekleşir. Var olmak için doğmak gerekmez mi? Zamanda var olmak doğmayı mı gerektirir?

"sıcak doğurgan yaz gecesi

Sevmenin buharlı gemilerde
olanıdır rüzgarsız
Güz çocuğuna resitalinde
tadına vardığın bir hava, bulutsuz
buluğu ve kamayan zamansız
yaz ırmağıdır bu koku
Tende, zenginliğin zirvesinde
ismin geçer de ezberden okunan duanın
bir yerinde, bir daha, yerinde, bir daha, yerinde...
....
durup düşündüğümde
...
Durup düşünme
Dua dediğin, bir çırpıda dökülendir istemsiz
Sorguya suale düşer de hiç kimse
o kuyudan çıkan var mıdır imansız...
Kadınım, siz, rica ederim
zamanı çağırmayınız."

Bu Dünya'ya nasıl geldik? Adem ve Havva'nın yasak olan elmayı yemesi ile değil mi? Bu yasak elmanın yenmesi ile yeniden doğan insan kendi türünü doğurarak devam ettiriyor. Doğarken de kan kendini gösteriyor.

"dans edecekler

müziğin bahçesi
yasak elmalar ve
lezzetli baharın
lezzeti doğuran toprağın
taraça güzeli

taraça deseni
sonsuz nedir, detaya iner mi
alaca keşfi bir yerde biter mi..

göğü yaran hevesler
dikey her tutku
dikine yükselen bir arzu..
tutku dediğin
öylesine uzun uzvu

şen uzuvlar
bir şeyler doğru değil."

Umudun yeri bu kitapta da kendini göstermiş. Okuyucuya vermek istediği mesajı kadın-erkek ilişkisinden bahsederek aktarmış.

"Yalnız evlerde çoğul olmayı ne de çok denedik"

"Tanıtayım
Umut
bu modern çağın
sabahına çalan guguk kuşu
uyandırır ve kaçar
Biz onu daha göremedik"

Müziğin güzel ritmini bu kitapta da hissettim. Prelude, tantana, perde, uzayacak bedenler,, doğuma koşmak, çocuğum git oyna kaderinle, zaman ebeveyn olur konuşur, ve sonra neslim konuşur olmak üzere içindekiler kısmı sekiz bölüme ayrılmış. Şiirlerin içinde bulunan kelimeler ustaca seçilmiş ve çoğu kelimenin anlamını şair şiirlerin içine gizlemiş. Bu yüzden şiir okumaya yeni başlayacaksanız sizi yorabilir ancak şiir okumak hoşlanıyorsanız mutlaka bakmanızı öneririm.
"yalnızlığa düşer kış, örtüyorum üzerini

Sevgimi apaçık kumaşa örüyorum
sarıyorum seni tamiri zor kalbini
sarıyorum el işi bir kıymetle
sarının kızıla bakan kuzey kentinde

Ustası yok bir çırağın yıllar alması elim
yoruyorum önce dövüyorum kumaşı
yorduğum kalbini teninde biriken canını
yanına koyuyorum

İki yorgun keşfediyorsunuz birbirinizi
yakışıyorsunuz hani
ne de çok...

Sen ve kumaşım
sizden uzağım
çoktan yokum ben
çoktan uzağım..."
"dans edecekler

müziğin bahçesi
yasak elmalar ve
lezzetli baharın
lezzeti doğuran toprağın
taraça güzeli

taraça deseni
sonsuz nedir, detaya iner mi
alaca keşfi bir yerde biter mi..

göğü yaran hevesler
dikey her tutku
dikine yükselen bir arzu..
tutku dediğin
öylesine uzun uzvu

şen uzuvlar
bir şeyler doğru değil."
"sıcak doğurgan yaz gecesi

Sevmenin buharlı gemilerde
olanıdır rüzgarsız
Güz çocuğuna resitalinde
tadına vardığın bir hava, bulutsuz
buluğu ve kamayan zamansız
yaz ırmağıdır bu koku
Tende, zenginliğin zirvesinde
ismin geçer de ezberden okunan duanın
bir yerinde, bir daha, yerinde, bir daha, yerinde...
....
durup düşündüğümde
...
Durup düşünme
Dua dediğin, bir çırpıda dökülendir istemsiz
Sorguya suale düşer de hiç kimse
o kuyudan çıkan var mıdır imansız...
Kadınım, siz, rica ederim
zamanı çağırmayınız."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kor
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786058181137
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fihrist Kitap Yayınları
Kor büyür de, dünyam
küçülürcesine tersine
bir karaya oturur
Elimdeyse kurusundan yemişim…

Dirayetim yukarı, dürtüler yukarı
dünüm yanar da, kor ateşim yukarı
Kaldıracın saymadığı yükümle sıcağım
Göğü aşarım
Doğalı, biri
birimleri aşarım
Değil mi ki adımlar önce
basar yere, sonra sıçrar
Ta ki göğsü taşır istemsiz
bu havadar sokaklar
İlgim yukarı, arzum şehvani
Dahili uzvum sen, sen
her biriniz yukarı

Gölgeyle kavgalıyız
izdüşümü bırakmayı inkar edercesine…

– İsimsiz Bir Anne –
Ömer Alkan’ın ölümü bile üretimini durduramamış. Nasıl bir yücelik… Bu kitap hangi doğuma işaret ediyor acaba, kimin çocuğunun doğumuna tanık oluyor…

– Tarihten Bir Anne –
Bu kitapta beklenen çocuğa vurgu yapıyor Alkan, bir büyük doğacak ve kurtaracak bizi, bir gözle süzecek ve açık edecek doğruyu, gerçeği…

– Geleceğin Köründen Bir Anne –
Bekliyorum, çocuğuma vurgu yapıyor Alkan, doğumum kutlu olacak, kurtaracak bizi, bir gözle süzecek ve düşmanı açık edecek, çocuğum doğacak ve yırtacak yalanın saklandığı perdeyi.

– Her Çağın İçinden Anneler –
Öldü Alkan ve çocuğumu besliyor söylediği, kitabını kulağına okuyorum uykudan önce, bir kurtarıcı geliyor benim kanımdan yeryüzüne…

– Ömer Alkan –
Öldüm ve yine doğuyorum her çağın içinden, okuyorum kulağıma küçük sözler, sayıca çokluğa akıyor doğduğum nehirler, biricik her biri ve kendince tekiller. Meğer bereket sadelikte birikirmiş. Meğer söz gökten inmez, toprakta yetişirmiş…

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • fulden ufacık

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0