#seldokudu #körebe
Bir insanı en güçlü anında bile güçsüz duruma düşüren nedir? diye sorsalar hiç şüphesiz aşk denir. Aşk öyle bir duygudur ki içini yakıp kavurur, kurduğun duvarları bir bir yıkar. Ve seni sen yapan en güzel duygudur aslında aşk...
Yağmur çok küçük yaşta ailesi ile Almanya 'ya tanışır. Kısa süre sonra babası tarafından terk edilirler. O zamandan sonra erkekler ile arasına bir mesafe katıp, kalın duvarlar örer.
Kendine güveni olan, kararlı, başarılı, çalışkan, güçlü ve güzel otuz yaşlarında bir genç kadın olana kadar.
O yaşa kadar çok güzel idare etmiş ve kendi yolunda emin adımlar ile ilerleyip sağlam bir kariyer yapmıştır.
Ta ki o güne kadar...
İş ortağını arkadaşı Eren Almanya 'ya bir görüşmeye gelene kadar. Hayat o saatten sörf hiç de sahip olduğu huzura geri dönmez.
Eren deyimi yerindeyse zorla dahil olur Yağmur' un hayatına. Yağmur gardını almış, direnmiş ve mesafesini korumuş olsa da karşısında olan Eren işini bilen bir adamdır.
Ve bir kadının ne duymak ne yapmak istediğini çok iyi bilir.
İşte tam da buradan sonra başlıyor Yağmur'un hayatı, yaşamı, yaşayacakları...
İç sese, yaşanmışlıklara ve duygulara yoğun şekilde yer verilmişti bir kitap. Ve o kadar çok altı çizilecek, alıntı yapılacak yer var ki...