Korku Hikâyeleri 2

·
Okunma
·
Beğeni
·
108
Gösterim
Adı:
Korku Hikâyeleri 2
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059583886
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Babam dünyanın en nazik insanıdır, ne var ki artık yaşı iyice ilerledi; bense anlatacağım hikâyede yaşanan olaylar sırasında 19 yaşındaydım. Anlatacaklarımın üzerinden sekiz yıl geçti. Styrialı bir asilzâde olan annem, ben çok küçükken ölmüş ama neredeyse bebekliğimden beri benimle ilgilendiğini söyleyebileceğim iyi kalpli, şişman bir mürebbiyem vardı. Mürebbiyemin o sevimli tombul suratı çocukluğuma ait tüm anılarımda yer alır. Adı Madam Perrodon olan bu Bern’li Hanımefendi, çok küçük yaşta kaybettiğim için yüzünü bile hatırlamadığım annemin eksikliğini bana bir an bile hissettirmedi. Yemek sofrasına oturduğumuzda oluşturduğumuz küçük gurubumuzun üçüncü kişisiydi. Dördüncü bir kişi daha vardı; işlerin çekip çevrilmesinden sorumlu olan Matmazel De Lafontaine, Matmazel, Fransızca ve Almanca, Madam Perrodon Fransızca ve çat pat İngilizce, babam ve bense biraz anadilimizi unutmayalım diye, biraz da vatanseverlik duygularıyla İngilizce konuşurduk. Sonuç; Babil’i andırıyordu, dinleyenlerin gülmekten kendini alamadığı bu konuşmaları burada yeniden açmak niyetinde değilim. Arada sırada kısa ya da uzun süreli olmak üzere eve ziyaretimize gelen, bazen bu ziyaretlere benim de karşılık verdiğim üç-dört genç hanım vardı. Yegâne sosyal faaliyetimiz arada sırada yapılan bu ziyaretlerdi ama sadece altı-yedi mil uzakta oturan komşularımızın da sürpriz ziyaretleri olmuyor değildi. Bunları saymazsak son derece yalnız bir hayat sürdürdüğümüzü kolaylıkla söyleyebilirim.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Korku Hikâyeleri 2
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059583886
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Babam dünyanın en nazik insanıdır, ne var ki artık yaşı iyice ilerledi; bense anlatacağım hikâyede yaşanan olaylar sırasında 19 yaşındaydım. Anlatacaklarımın üzerinden sekiz yıl geçti. Styrialı bir asilzâde olan annem, ben çok küçükken ölmüş ama neredeyse bebekliğimden beri benimle ilgilendiğini söyleyebileceğim iyi kalpli, şişman bir mürebbiyem vardı. Mürebbiyemin o sevimli tombul suratı çocukluğuma ait tüm anılarımda yer alır. Adı Madam Perrodon olan bu Bern’li Hanımefendi, çok küçük yaşta kaybettiğim için yüzünü bile hatırlamadığım annemin eksikliğini bana bir an bile hissettirmedi. Yemek sofrasına oturduğumuzda oluşturduğumuz küçük gurubumuzun üçüncü kişisiydi. Dördüncü bir kişi daha vardı; işlerin çekip çevrilmesinden sorumlu olan Matmazel De Lafontaine, Matmazel, Fransızca ve Almanca, Madam Perrodon Fransızca ve çat pat İngilizce, babam ve bense biraz anadilimizi unutmayalım diye, biraz da vatanseverlik duygularıyla İngilizce konuşurduk. Sonuç; Babil’i andırıyordu, dinleyenlerin gülmekten kendini alamadığı bu konuşmaları burada yeniden açmak niyetinde değilim. Arada sırada kısa ya da uzun süreli olmak üzere eve ziyaretimize gelen, bazen bu ziyaretlere benim de karşılık verdiğim üç-dört genç hanım vardı. Yegâne sosyal faaliyetimiz arada sırada yapılan bu ziyaretlerdi ama sadece altı-yedi mil uzakta oturan komşularımızın da sürpriz ziyaretleri olmuyor değildi. Bunları saymazsak son derece yalnız bir hayat sürdürdüğümüzü kolaylıkla söyleyebilirim.

Kitabı okuyanlar 19 okur

  • Melisa Ertek
  • gitarlı öğrenci
  • Hülya yapcacık
  • Mbarm
  • Yeşim Akın
  • İrem yigit
  • Gamzenur Kayaokay
  • Gamze
  • ayşen canberg
  • S.

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%12.5 (1)
8
%37.5 (3)
7
%0
6
%25 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%12.5 (1)
1
%12.5 (1)