Korku Vadisi Sherlock Holmes

8,4/10  (104 Oy) · 
272 okunma  · 
79 beğeni  · 
2.279 gösterim
Sherlock Holmes, Sir Arthur Conan Doyle'un yarattığı, dünya edebiyatının bugün de neredeyse aramızda "yaşayan" en canlı karakterlerinden biridir. Bir roman kahramanı olmasına rağmen onun 1800'lerde kullandığı yöntemler modern Adli Tıp'a ilham kaynağı olmuştur...

Holmes'un vakaları çözmekte kullandığı; şüphelinin giysilerinin mikroskopla incelenmesi, araç tekerlerinin izlerinin kalıplarının alınması, şüpheliye psikolojik baskı uygulanması yöntemini ilk kez o kullanmıştır.

Şimdi sık sık duyduğumuz "Suç ayrıntıda gizlidir" sözünü Holmes vakaları çözerken hayata geçirmiştir.

Doyle'un, Sherlock Holmes öyküleri ve romanlarının dünyadaki toplam satışı 60 milyonu ve sinema uyarlamaları ise 120'yi geçmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2016
  • Sayfa Sayısı:
    193
  • ISBN:
    9789944886772
  • Orijinal Adı:
    Ali Alkan İnal
  • Çeviri:
    İpek Babacan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Bazı yazarlar, yazdıklarıyla kendi ün ve ölümsüzlüklerini garantilerken, bazıları ise, öyle karakterler yaratır ki, bu kurgu-kahramanlar kendi şöhretlerini geçer.

Karakterinin gölgesinde kalan bir yazar düşünün. Arthur Conan Doyle (pardon, Sir Arthur Conan Doyle diyeceksiniz), tarihin en ünlü dedektifine kalemiyle hayat verdiği için bundan övünç duyup, memnun kalmışsa da, şöhretinin üzerine kara bir duman gibi ya da avının omzuna binen kötücül bir cin gibi dizginleri ele alıp onu gölgelemesi ve üzerine çökmesi karşısında rahatsızlık duymuştur Sonraki eserleriyle bundan kurtulmayı ummuşsa da, anlaşılan, umulmakla ve yamulmakla kalınmış.

Yazın dünyasına Sherlock'u hediye eden yazarımız, sadece çok okunmakla kalmaz, aynı zamanda yazdıkları, bunlara müdahale edilecek kadar insanları etkiler. Öyle ki, artık dedektifimiz hakkında yazmayı noktalamayı düşündüğü bir hikayede Sherlock'u çadırda öldürdüğü için halktan öyle büyük bir tepki toplar ki, kendisinin sıkı bir takipçisi olan Kraliçe bile işe karışıp, tepkisini dile getirir.

Tüm bu alçak ve yüksek perdeden gelen eleştiri, tepkilerden sonra, Doyle kraliçenin isteğini geri çeviremez ve sonraki kitabında, dandik filmlerin kurgularından aşağı kalmayacak şekilde, Sherlock'u diriltir. Öldüğü sanılan, Sherlock'u soyan, giysilerine el koyan bir hırsızmış da, Sherlock aslında yaşıyormuş da.. Eh, Sherlock, kendisine biçilen yetenek ve zekası gereği, ne idüğü belirsiz bir çadırda, elin "apaçi"si tarafından öldürülecek değildi ya. Ne sandınız!..

İnsanların dedektif Sherlock'u ne denli ciddiye alıp gerçek sandığını, kitapta Sherlock'un oturduğu evin bulunduğu Londra - Baker Street'e akın akın turistin üşüşmesiyle anlayabiliriz. Londra'da kitabın tarif ettiği böyle bir sokak ve ev var, ama başkaları oturmaktadır. Kitapların kazandığı başarı, ilgili evi, Sherlock Holmes anısına müzeye çevirecektir.

Kitap, yüksek edebi bir dille yazılmış olmasa da -ki dedektif yahut polisiye eserlerde, ilk aranan genelde inandırıcı açıklamalar, problemlerin zekice çözümleri, aksiyonun yüksek tutulması gibi şeylerdir-, kurgunun iyi işlenmiş olması, yer yer akıllıca (hikmetli mi demeliydim) sözler, şaşırtan öngörüler, keskin bir mizah ve derin bir zeka ile okuyucuyu kendine bağlar.

Güzel, eğlendirici, yer yer zihin de açabilen kitaplardan..