Korkutarak Değil Sevdirerek Din Eğitimi

·
Okunma
·
Beğeni
·
350
Gösterim
Adı:
Korkutarak Değil Sevdirerek Din Eğitimi
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752477315
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayy Kitap
“Zorlaştırmayın kolaylaştırın. Sevdirin, nefret ettirmeyin…”
Hadis-i Şerif

Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak…

Eğer Peygamberin çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövüp sövüyorsak…

Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza ‘zaten oruçluyum…’ diye başlayan cümleler kuruyorsak…

Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi’ye rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak…

Eğer Hz. Ömer’in adaletini anlatırken iki kardeş arasında adil olmayı başaramıyorsak…

Eğer Hz. Osman’ın hayâsından bahsediyor ama ahlaka aykırı görüntüleri televizyonla evimize davet ediyorsak…

Eğer Hz. Ali’nin ilminden övgüyle bahsedip, en son ne zaman kitap okuduğumuzu bile hatırlamıyorsak…

Eğer hatim üstüne hatim yapmamıza rağmen Kur’an’ı anlamak ve yaşamak için hiç gayret sarf etmiyorsak…

Eğer çocukları camiden kovuyor, gerekçe olarak da çocukluk şakımalarını gösteriyorsak bir yerlerde bir hata yapıyoruz demektir.

Hatice Kübra Tongar, çocuklarımıza nasıl bir anlayışla, ne zaman, hangi yöntemlerle, zorlamadan, sevdirerek ve oyunlar oynayarak nasıl din eğitimi vereceğimizi adım adım anlatıyor.
Hoşgörü kavramı en çok gücü yetmeyenlere has olmalı. Özellikle de çocuklara. Daha yaşamın zorluklarına karşı tecrübesiz, çoğu şeyden bihaber masum ve kırılgan çocuklara. Çevreden nasıl görürlerse, ne şekilde yetişirlerse ilerde onlar da öyle bireyler yetiştirecekler. Sevgisiz, anlayışsız, çabuk sinirlenen, tahammülü olmayan insanlar nasıl bizim eserimizse tam aksi de bizim elimizde. Dini konularda olabildiğince iyi bir eğitim vermeliyiz. Zorlamadan, sevdirerek ve istekli bir şekilde olmalı. Küçüklükten alışsın yok efendim dini bilgisi olsun oyunu sonra da oynar, oğlum/kızım benim bile bilmediğim şu şu sureleri biliyo şeklindeki düşünceler bir süre sonra küçük yaşta kocaman sorumluluklarla cebelleşen bireyler meydana getiriyor. Yazdıklarım yanlış da anlaşılmasın Kuran okumak en çok küçüklere yakışıyor tabiki öğrenmeleri çok güzel ama oyun oynaması eğlenmesi gerekirken yetişkinlerden daha fazla ders çalışmaları onları soğutuyor isteksizleştiriyor. Hele ki bu eğitimde zorlama aşırı ikaz ve en olmaz olası şiddet varsa...
Tek dini konuda değil okul dersleri, günlük hayattaki sorumlulukları, aile arası iletişimleri ve daha bunlara benzer pek çok konuda samimi bir şekilde yaklaşırsak, onlara sevdirerek zorlanmadan olayların üstesinden gelmelerini sağlarsak daha huzurlu bir yaşamları daha doğrusu yaşamımız olur.
Mark Manson'ın dediği gibi "Mutluluk sorunları çözmekten kaynaklanır." Hala çok geç değil. Sorunlarımızı kabul etmemeliyiz üstesinden gelmeli ve iyi bireyler yetiştirme konusunda bir adım atmalıyız.
.
Her ebeveyn ve eğitmenin farkında olması gereken konulara değinmiş yazar. Vize haftasında olsam bile elimden düşürmeden okudum. Bilinen konular bile bazen hatırlanmak tekrar edilmek ister ya tam da öyle bir kitap. Tavsiye etiketlerde üst sıraları alıyor benim listemde
Sürekli olarak Allah seni yakacak, öyle deme Allah seni taş eder, Allah seni cehennemine atacak sözleriyle kalbe ancak korku salar ve korkuyla hareket ettiririz. Oysa sevgi cümleleri kurar anlayışla anlatırsak kalbe güzelce dokunabiliriz. Çocuk kalbine güzel dokunabilmeye dair güzel bir kitaptı.
Sevmek bir çok duruma meyletmenin en güzel sebeplerinden biridir.Dini yaşamaya niyet eden,yaşamak ve yaşatmak noktasında örnek olmak isteyen,minicik yüreklere ben dinimi nasıl sevdiririmin kaygısını yaşayanlara örnek niteliğinde bir kitap.Yaşantıma dahil edeceğim örnekler buldum içinde ne güzel kitapların içimizde yeşerip etrafa da fayda vermesi...
biriciklerimize Bir i sevdirme gayreti olan ebebeynler için baş ucu niteliğinde. yazarın ilk kitabıydı okuduğum ve en kısa zamanda yine okumak isterim. sözlerini alıntılarla destekleyip akla hitap etmiş. tek kusuru bölüm başlarında ders kitabı okuyormuş hissi uyandırması.
Bir çocuğun en büyük düşmanı, ona Allah'ı anlatmayan ve hiç ölmeyecekmiş gibi yalnızca bu dünya için yetiştiren anne babasıdır.
Hz.Ömer
"Yaramazlık yaparsan Allah seni yakar" değil; şöyle şöyle yaparsan Allah seni daha çok sever" yaklaşımı din eğitiminin sevgi merkezine yakışan doğru tutum olacaktır.
Korkutularak kuran okutulan bir çocuk Kurandan...
Dövülerek namaz kılması emredilen bir çocuk namazdan...
Cehennemde yakacağı söylenerek Allah'la tanıştırılan bir çocuk Allah'tan uzaklaşır...
Çocuğuna üstten bakan bir annenin evladıyla kurduğu iletişimle, çocuğu ona bir şey söylediğinde göz hizasına eğilen bir annenin kurduğu iletişim birbirinden kat be kat farklı etkidedir.
Acaba din eğitiminde ‘şekli’ önceleyip ‘şuuru’ çok gerilere mi koyduk ?İkisini bir arada gerçekleştirmeyi neden başaramadık,neleri ihmal ettik yada neleri unuttuk?
Din,sokakta nasıl yürüyeceğimizden tuvalete nasıl gireceğimize,evlilik hassasiyetlerimizden ebeveynlik duruşumuza ,miras paylaşımından kainatı nasıl okuyacağımıza kadar hayatın her alanına sınır çizen bir yaşam kanunudur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Korkutarak Değil Sevdirerek Din Eğitimi
Baskı tarihi:
Eylül 2017
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752477315
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Hayy Kitap
“Zorlaştırmayın kolaylaştırın. Sevdirin, nefret ettirmeyin…”
Hadis-i Şerif

Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak…

Eğer Peygamberin çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövüp sövüyorsak…

Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza ‘zaten oruçluyum…’ diye başlayan cümleler kuruyorsak…

Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi’ye rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak…

Eğer Hz. Ömer’in adaletini anlatırken iki kardeş arasında adil olmayı başaramıyorsak…

Eğer Hz. Osman’ın hayâsından bahsediyor ama ahlaka aykırı görüntüleri televizyonla evimize davet ediyorsak…

Eğer Hz. Ali’nin ilminden övgüyle bahsedip, en son ne zaman kitap okuduğumuzu bile hatırlamıyorsak…

Eğer hatim üstüne hatim yapmamıza rağmen Kur’an’ı anlamak ve yaşamak için hiç gayret sarf etmiyorsak…

Eğer çocukları camiden kovuyor, gerekçe olarak da çocukluk şakımalarını gösteriyorsak bir yerlerde bir hata yapıyoruz demektir.

Hatice Kübra Tongar, çocuklarımıza nasıl bir anlayışla, ne zaman, hangi yöntemlerle, zorlamadan, sevdirerek ve oyunlar oynayarak nasıl din eğitimi vereceğimizi adım adım anlatıyor.

Kitabı okuyanlar 55 okur

  • Münteha Sevim
  • Büşra Yüce
  • Hatice
  • Bilge Okur Akbaş
  • Tuğba Korkmaz
  • sema dogduay
  • CR
  • ranuna
  • cinarisilduru
  • Evvel refik

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%48 (12)
9
%28 (7)
8
%16 (4)
7
%0
6
%4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%4 (1)