Korkuyu Beklerken Bütün Eserleri 4

8,5/10  (197 Oy) · 
543 okunma  · 
171 beğeni  · 
4.469 gösterim
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okuru alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmaz. Kitaba adını veren hikayenin korkuyu beklerken kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle varettiği "beyaz mantolu adam" da öyle.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    202
  • ISBN:
    9789754701586
  • Yayınevi:
    İletişim Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Serpil Ağ 
 08 Oca 04:05 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

" Korkuyu Beklerken " adlı kitapla, oğlumun vasıtasıyla tanıştım. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen, tartışmasız çok etkilendim. Kitap sekiz harika hikâyeden oluşmaktadır. Oğuz Atay hikâyelerinde hayat mücadelesinden onarılmaz yaralar alan kahramanların, hazin ve trajik yaşam kavgalarına değinmiş. Hikâyelerinde ki kahramanların, okura yoğunlukla hissettirdiği hisler başarısızlık ve yalnızlık. Özellikle satırlar arasında ilerledikçe, anlatılmak istenilen yalnızlık kavramını ve bireyin üzerinde bıraktığı etkileri, bir okur olarak hissetmemeniz neredeyse imkânsız.
Hani ayazda kalınca, soğuktan tir tir titrer ya insan, kat kat örtülerle örtünse dahi ısınamaz ya, o soğuğu örtülerin altında bile iliklerine kadar hisseder. İşte ben de acı ve hüzünle yoğrulmuş hikâyeleri okudukça, tüm benliğimin içinde sıcacık, sevgi dolu ailemin yanında olmama rağmen, kahramanların yalnızlığını ayrımsadım. Ben ki, Oğuz Atay'ın bir kitabını okumakla Oğuz Atay'ı anladığımı iddia edemem. Ama hikayeleri vasıtasıyla, okura aksettirmek istediği düşüncelerini anladığımı ifade ederim. Yaşadığı hayatı artı ve eksi yönleriyle, sorgulayan yazarlar tanıdım. Ama yazılarıyla kendini eleştiren, kendisiyle barışık bir yazar tanıdığımı iddia edersem yalan söylerim. Hikâyelerde ki kahramanlarda dikkatimi çeken bir diğer unsur, kahramanların sıradışı, ulaşılmazın aksine sıradan, bizden ve içimizden karakterler oluşuydu. Karakterlerin dilinden kendini okura yansıtan Oğuz Atay, anlatımında yapmış olduğu ironi ile okura, " Sen derdine yan! " dedirtebilecek kadar, etkili bir anlatım sergileyen müthiş bir yazar. Etkin olduğu yıllarda nasıl da hissetmiş yazar, yıllar sonra Türkiye'nin içinde bulunacağı kaosu. İdari kesimden tutunda sıradan vatandaşın bile, bir parça ekmek uğruna güçlünün kölesi olacağına. Ben kitabı ilk okuduğumda, yazarın Hakkın rahmetine kavuştuğunu bilmiyordum. Araştırdığımda öğrendim yazarın vefat ettiğini. Sonrasında zihnimde artarak çoğalan bir sürü cevapsız soru. "Acaba, Türkiye'de yaşam 1970'lerde nasılsa, şimdi de aynısı mı tekerrür etmekte. Yoksa sistem hep böyle işlemekteydi de, ben mi yeni fark ettim. " diye, kendi kendimi sorguladım. Hikâyelerde öyle derin manalar var ki, ilk anda okur idrak edemeyebilir. Ama sessiz ve dingin bir ortamda okunursa her okur, yazarın anlatmak istediğini daha iyi kavrayabilir. Kitabı ben çok beğendim. Yaşamınızın ve yanınızda bulunan sevdiğiniz insanların değerini bilmek adına, mutlaka okumalısınız...

Güler Ayata 
11 Oca 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hikayelerindeki karakterler; silik, ezik, yalnızlığın dibine dibine vurmuş, depresyonda, değersiz, kendisiyle barışık olmayan, toplum içinde var olamamış, sosyalleşememiş, sisteme girememiş, aidiyeti yakalayamamış, başarısız, vasat ama hep düşünen... Hep korktuğumuz türden bir yaşantının parçaları değil mi zaten, bu kitabı okurken ruh halimizin diplere vurması. Kendimizi o karakterlerin yerine koyduğumuz da ne kadarda acınası olunduğunu görüyoruz.
YAPAYALNIZ.. :(
Depresyondayken okunmamalı. Eğer çok yakınınız olanı birisini kaybettiyseniz yakın zamanda asla okumayın. Anlatımı kurgusu farklı olmakla beraber işlediği bu karamsar ve ne yazık ki gerçeğe tuttuğu aynalarda gördüğümüz konular, yalnızlığın karanlık renkleri Dostoyevski' nin Yeraltından Notlar ile çok benzer gibi geldi bana. Sakin sessiz bir ortamda kelime kelime özümsenerek okunmalı.
Bütün bunlar kitabı kötü yapmıyor tabibi, bilakis okunması gereken Türk Edebiyatının önemli eserlerinden olduğunu düşünüyorum.

Bayan Okur 
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

Oğuz Atay ya hayran olmamak elde değil, adam yazmış der susarım. O parantez içleri kitabın kendinden çok etkiledi beni. Yazarken bile farklı, ayrı, özel bir tarzı var. Hikaye olduğunu aldıktan sonra öğrensem de mutluyum. Baya sevdim kitabı.

Devran 
10 Mar 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

8 hikaye ve 8 yalnız, silik, dışlanmış ve toplumdan soyutlanmış-tutunamayan- hayat.. Diğer yorumların aksine aslında tam da yalnız olduğunuz ya da depresyon halindeyken okumanızı öneririm.. Kitabı anlamak var bir de yaşamak. kitabı Yaşamak istiyorsanız tam da bahsettiğim zamanınız da okuyun. Oğuz Atay'dan etkilenmemek elde değil..

Yasemin Bektaş 
01 Ara 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yazara başlamak için öykülerinin uygun olduğu kesin. Başkalaşan toplum karşısında tek olmak, toplumun amaçsız ve gamsızlığı karşısında yalnızlaşmak. Fazlaca ironiye yer verilmekle beraber öykülerin hemen hepsinde tema aynı. Korkuyu Beklerken olmak üzere bir kaç öykü daha öne çıktı benim için.

Münzevi Okur 
11 Ara 2015 · Kitabı okudu · 8 günde

Yazarın, Tutunamayanlar kitabından sonra okuduğum 2. kitabı oldu. Bu kitap ile beni yine başka yerlere götürdü. Farklı hikayelerden oluşuyor. Hepsi birbirinden ilginç, toplum tarafından itilmiş, yalnız insanların hikayesi. Babama Mektup hikayesi benim ayrı bir hoşuma gitti. Kitapda anlatılan her hikayenin kahramanı da aslında birer Tutunamayan. Kahramanlarımız hep Umutsuz ve Karamsar kişiler. Fazla sıkılmadan bitti.

cosmos 
20 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Depresyondayken okunmaması gereken kitap. Karamsar , insanın acizliğini, yalnızlığını, çaresizliğini yüzüne vuran kendisini kötü hissettiren hikayelerden oluşuyor. Bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor, aksine kişiyi çok güzel analiz ediyor. Ancak beni mutsuz etti bu kitap.

Mutfaktaki Sarı Bez 
09 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Oğuz atay ın tek öykü kitabıyla aynı adlı öyküsü ve okurken ağzımda yeraltında notların hatırlatan çok güzel bir kitabıdır kendisi..diğer öykü ve romanlarında da karşımıza çıkan toplumdan kopuk, kuruntulu, herkesin kolaylıkla üstesinden geldiği gündelik işlerde sonsuz bir beceriksizlik gösteren,buna bağlı olarak toplumun kurduğu ve sınırlarını belirlediği başarılardan yoksun, yalnız ve şanssız kahramanı akıllara kazınacak güzellikte anlatılmıştır. adresine gelen bilmediği bir dilde yazılmış bir mektubu anlayabilmek için başvurduğu, üniversitede eski dillerle uğraşan eski bir ahbabının odasına gidişini "öpüştük. bir öğretim üyesiyle öpüştüğüm için ötekilere sevinçle baktım" diye anlatarak inceliğiyle göz yaşartır. yazar, kahramanının küçük yanlarını, beceriksizliklerini, şanssızlıklarını birbirinden güzel ayrıntılarla sezdirmeye devam eder. öykünün kahramanının üniversitedeki arkadaşının odasından çıktıktan sonra unuttuğunu farkettiği kitabı almak için geri dönüp tekrar dışarı çıkışını ise onun ağzından "telaşla üniversitenin bir başka kapısından çıktım. otobüs durağına en uzak olan kapısından" cümleleriyle anlatarak son noktayı koyar.

mukavvadan adam 
17 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · 5/10 puan

deprasyona sebep olabilir ... ara sıra hava alıp tekrar okuyun ... iki farklı kişi san ki özellikle iç konuşmALARI, bazen güldürüyor bazen gına getirtiyor...
resmen depresyona girmek için elinden geleni yapıyor ... aslında inanın zayıflığı da var

dede 
19 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Müthiş benzetmeler barındıran;
ironiye çokça yer veren;
insanımızın kendisini bir türlü tanıyamadığını ve insanımızın karışık iç dünyasını anlatan;
8 güzel öyküyü barındıran, okunmaya değer güzel bir eserdir.

4 /

Kitaptan 130 Alıntı

"Her şeye yeniden başlamak mümkün değildi. İstesem de mümkün değildi. Nerede kaldığımı unuttuğuma göre, baştan başlamak için de birtakım yetenekler gerekliydi; daha talihli doğmuş olmak gerekliydi mesela. Yeni bir dil öğrenebilmek için, hiç dil bilmemek gerekliydi."

Korkuyu Beklerken, Oğuz AtayKorkuyu Beklerken, Oğuz Atay
Bayan Okur 
04 Eki 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Garip kaderime gülümsedim;
Tatlı bir gülümseme. Eski neşemi kaybetmediğimi göstermek için. Sonra durgunlaştım. Neden?

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 37)Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 37)
cosmos 
02 Haz 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Serbest bir meslek seçtim ve başarıya ulaşamadım. Memur da olsaydım, başarıya ulaşamayacaktım; zaten memur olmak, başarıya ulaşamamak demektir.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 80 - İletişim)Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 80 - İletişim)
Serpil Ağ 
04 Oca 00:06 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

En zavallı insanlardan kurbanlar buluyorlardı; ne dünyanın ne de ahretin farkında olmayan ve bir ekmek parası için ezilmişliklerini satan insanlardan yararlanıyorlardı, onları kötü ruhlar sayarak cezalandırıyorlardı. Neden kurban edildiklerini bilmeyenleri, kötülüğün yeryüzündeki temsilcileri olarak görüyorlardı.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 85 - İletişim)Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 85 - İletişim)
Yasemin Bektaş 
27 Kas 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Hayalimde daha önce çok insan öldürmüş olduğum için bu son ölümler beni fazla sarsmadı.

Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 52)Korkuyu Beklerken, Oğuz Atay (Sayfa 52)
Derya Yalınkılıç 
 02 Şub 01:47 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yalnızlığa dayanmanın en önemli şartı, her şeye karşı hazırlıklı bulunmaktır. Gene de telefon birdenbire çaldı ve ben şaşırdım. Beklediğim bir haber yoktu. Yanlış numara çevirmiş olmalılar. Kimler? Münasebetsizler.

Korkuyu Beklerken, Oğuz AtayKorkuyu Beklerken, Oğuz Atay

Kitapla ilgili 1 Haber