·
Okunma
·
Beğeni
·
2.107
Gösterim
Adı:
Köstebek
Baskı tarihi:
1 Ocak 2016
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756461686
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Köstebek
Köstebek
"Başka Türkiye yok" diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir vatansever Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" kitabında devlet kademelerindeki örgütlenmeleri, devletin nasıl ele geçirildiğini, devlet-paralel devlet çekişmelerini ve açacağı sonuçları kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor.

Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor..." diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor:
"Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil.
Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.
Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından insiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.'

İlk baskısı katledildikten 3 ay sonra yayınlanan bu kitabı okurken, Hablemitoğlu'nun yıllar önce bugünlere nasıl ışık tuttuğuna hayret edeceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
312 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap 2002 yılının ağustos ayında ilk olarak yayımlanıyor ve bunun üzerine Necip Hablemitoğlu Aralık 2002 de evinin bahçesinde katlediliyor. Cumhuriyet şehidi Necip Hablemitoğlu'nun 2013'ü tam 11 sene önceden gören kitabı.
312 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Kemalist görüşün savunucularından, Hablemitoğlu yazdığı bu kitapla onbeş yıl öncesinden günümüze bakmıştır. FETÖ denen örgütün devletimiz kurumlarına ve organlarına nasıl sızdığını da anlattığı kitabında beğendiğim kısımları biraz uzun da olsa aktarmak istiyorum.

*"Pirincin içindeki siyah taştan değil beyaz taştan korkun!"

28 Şubat kararlarından sonra cemaatin aldığı birkaç önlem:
#Evlerden hocaefendinin kitapları kaldırılacak.
#Evlerin giriş kısmına Atatürk'ün fotoğrafları asılacak.
#Önceden hanımlarının başları kapalı olsa dahi, önemli yerlerde çalışanlar mutlaka eşlerinin başını açacak.
312 syf.
·Beğendi·10/10
Abimin kitaplığından aşırdığım başka bir kitap, zaman 2003-2004 falandı sanırım. Baktım asker amcaların selam durduğu bir kapak var, şimdi hatırlamadığım okkalıda bir söz altında. Dedim bu kitap ciddi mevzulardan bahsediyor galiba bir göz gezdireyim. -Dememle kitabın elime yapışması bir oldu.- Okudukça dehşete düşüyordum. Holyvud'un ajanlı, örgütlü film senaryoları gibi bir durum var. Lan iyide burda anlatılanlar gerçek, bu adamların çarşıda dersanesi var, gazetesi, tv si var. Efendim te o zamanlar aşikar çalınan sorular var. Var oğlu varda mevzunun buralara dayandığında ayıkan pek adam yok. Oturmuş Rahmetli Necip Hoca "Uyanın gayri" demiş. Demişte kime. Kitap bittiğinde bende bittim hakikatleri kabullenmemek, ön görülere kulak asmamak istedim. Çünkü bu yapı Türkiye'de üç aileden birinde muhakkak bir ferde sahip olmuştu. Bu kadar kötü olamazlardı. Herkes uyuyakalmış olamazdı. Ta ki bir şekilde Rahmetli Hablemitoğlu'nun suikasta kurban gittiğini öğrenene kadar sürdü bu kabullenmez tavır. O gün Necip Hocanın katlini öğrenmemle kitaptan öğrendiklerimi değiştirilemez gerçek ölçüsünde kabul ettim ve hep uzak durup izledim cemaati. Malesef Necip Hoca çok haklıydı ama insanlara bunu anlatamıyorduk. Suçlanıyorduk, hakarete maruz kalıyorduk. Abant toplantıları, diyaloglar, 3 dinli evlilikler olduğunda bas bas bağırsakta insanlar hoşgörü, nezaket, altın nesil zırvalarıyla uyuşturulmuştu bir kere. Görmek istemiyorlardı. Ve geçen sene yaşanılan acı olaylar bazıları için uzun rüyadan tatsız uyanışa döndü. Hala bazı şüpheleriniz varsa bu konu hakkında 15 sene önce yazılmış bu kitabı kesinlikle okuyun. Ve din en profesyonel şekliyle nasıl kullanılır, bir ülke savaşmadan nasıl teslim alınmaya çalışılır görün.
Kitabın başındasınız ama 2015 Temmuzunu 2002 de yaşayıp gördüklerini kitaba aktarmak ve devletin seyirci kalması. Fetö nün devlete sızışının 2002 yılındaki detaylı aktarımı. Mutlaka bu kitap okunmalı görüşündeyim....
312 syf.
·Beğendi·9/10
Yazarın araştırmalarından, çok etkilendim doğrusu. Eğer hain bir suikaste kurban gitmeseydi bizle paylaşacağı çok şey olduğuna eminim. Bir çırpıda okudu.
312 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Yazar kitabın da Fethullah Gülen hareketinin bir terör örgütü olduğu ve mevcut devlet örgütlenmesine alternatif bir örgütlenme kurduğu ile ilgili geniş araştırmaları anlatıyor. Ki günümüz de yaşananları göz önüne aldığın da kitabın yazım tarihine bakıldığın da kitabın ne kadar başarılı olduğunu ve yazarın ne kadar ön görüsünün yüksek olduğunu gösteriyor. Adamlar resmen kanser hücresi gibi her yeri samışlar, bazı isimler var ki çok şaşırtıcı. Siyasilerin hiç birine güven olmadığının en büyük kanıtlarından birisi bu kitap. Maalesef kitap basılamadan yazar 18.12.2002 tarihin de silahlı saldırı sonucu öldürülüyor. Ülkenin cemaatlerden kesinlikle temizlenmesi gerekiyor tıpkı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün yaptığı gibi. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum, ülkenin gerçeklerini belgeler ile görmeniz de fayda var.
312 syf.
·40 günde·Beğendi·9/10
Pirincin içinde siyah taştan değil beyaz taştan korkun!

2002 yılında şehit edilen Hablemitoğlu'nun, bir sene gibi kısa sürede derleyip toparladığı fetö ile ilgili çalışması.
Kitabın ilk basım tarihi 2002 yılı olduğu halde grubun ne kadar büyüdüğü ve bu doğru oranla düşündüğümüzde 15 Temmuz 2016'da ne kadar büyümüş olduğu kestirilebilir.

Fetönün ABD'ye yerleşmesinden sonra kalanlar arasında varis kavgası, ve yapılan haksızlıkları görerek bu örgütten ayrılanların verdiği bilgiler ile hazırlanmış kitap gerçekten çok şaşırtıcı.

Okunmasını tavsiye ederim.
312 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Emniyet Teşkilatı içinde, o vakitler nurcu diye tanımladığımız yapılanmanın, çalışmaları, tele-kulak yani telefon dinleme yapılması. Kişi ve kişilere nasıl kumpas kurdukları.

Kendi organizasyonlarını nasıl geliştirip, terfilerle en tepe noktalara ulaşıp daha etkin faaliyet gösterdiğini anlatmaktadir, akıcı ve anlaşılır üslubuyla.
Tüm gerçekleri gözler önüne seren bir eser.

Kitap yayınlandıktan kısa bir süre sonra Sn. Hablemitoglu faili meçhul cinayetle tarihimize gömülmüştür.

Hâlâ F.E.T.Ö var mı, yok mu diyen birileri var ise okunmasını tavsiye ederim.
312 syf.
Rahmetli N. Hablemitoğlu hocanin bu kitabını ben de dikkatle bazı sayfalarına tekrar tekrar geriye dönüşler yaparak okudum. Açıkcası dehşete düştüm. Kitabın yazıldığı yıl 2002. Yazarın eline geçen ya da elde ettiği bilgi ve belgeler 2002 ve öncesine ait olmalı zaten aynı yıl hunharca katledildi. Açık konuşmak gerekirse başlangıçta, yazdıkları bana pek de inandırıcı gelmemişti. Fakat ortaya koyduğu her iddiayı kitabın sonundaki dipnotlarla desteklemesi beni etkiledi. bence, T.C vatandaşı olan herkesin okuması gereken bir kitap.( Not: kitaptaki yazım ve imla hataları oldukça fazla...yine de şekle takılmamak lazım!)

Kitapta fethullahçıların amaçlarını bu yolda neler yaptıklarını ve neler planladıklarını anlatan gerçekten kaynak bir kitap. Tamamen belgelere dayalı (bu yüzden zaman zaman sıkıcı olmasına rağmen) bu eser fethullahçıların polis teşkilatındaki gücünü polis kolejlerini nasıl ele geçirdiklerini telekulak olayına nasıl bulaştıklarını, kendilerine karşı olanları nasıl karaladıklarını anlatan özel bir kitap. Dr Necip Hablemitoğlu gibi çok değerli bir aydının öldürülmesine neden olacak kadar da güçlü bi eser. Kitapta en hoşuma giden sözlerden biri de fethullahçıların amacını açıklarken verdiği örnek : Bir kurbağayı kaynar suya atarsanız zıplayıp kaçmaya çalışır. am ılık bir suya atarsanız ve suyu yavaş yavaş ısıtırsanız önce uyuşur hareket edemez hale gelir ve sonunda ölür. bu kitabı okuduğunuzda Hablemitoğlu'nun nasıl ileriyi gören bir aydın olduğunu anlayacaksınız
312 syf.
·Puan vermedi
Yuvalanan, yuvalanmak ile kalmayıp kök salıp palazlanan FETÖ Terör örgütüne dair hain yapılanmayı yıllar önce farkederek kaleme almış ardından hain bir suikaste kurban giden Necip Hablemitoğlu.. kitaplar, gazeteler, medya kanal ve yayınları ile hain bir girişimin saman altı hazırlanış sürecinin anlatıldığı kitap çoğu yerde gafil avlanmaya az kalışımıza ayna tutuyor
312 syf.
·Beğendi·8/10
Güzel bir araştırma kitabı. Emniyet Genel Müdürlüğü içerisindeki Fethullah Gülen yapılanması hakkında Cevdet Saral ve ekibinin başlattığı soruşturma ve sonrasında yaşananların anlatıldığı detaylı bir kitap. Aynı zamanda Telekulak konusunu da detaylı bir şekilde anlatan bir kitap. Mutlaka okunması gerekenlerden.
312 syf.
·Beğendi·6/10
Çok yakın tarihte ve halen günümüzde olan bitenleri anlamaya büyük katkısı olabilecek bir kitap. Yazarının suikasta uğramasına neden olan, belgelerle destekli bu çalışmaya zaman ayırmakta yarar olacaktır.
Türkiye’deki tüm ulusalcıları, fethullahçı tehlikeye karşı çok geç olmadan birlikte hareket etmeye; istihbarat birimlerindeki fethullahçı unsurların temizlenmesi için kamuoyu
oluşturmaya çağırıyorum...
Dr. Necip Hablemitoğlu.
05.08.2002
Çankaya – Ankara.
Yıl 1925. Büyük Atatürk, genç Cumhuriyetin yurttaşlarına ve dış ülkelere
şu tarihi mesajı veriyordu:
“Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz”...
Önünüzde iki tercih vardır; ya çoğunluğun yaptığı gibi bu çelişkiye karşı başınızı çevirir, farketmemiş gibi yaparsınız veya risk üstlenerek araştırmaya ve mücadeleye başlarsınız!..
Fethullahçılar, artık salt bir dinsel cemaat olmaktan çıkmış; yabancı istihbarat servisleri ile ilişki halinde bir taşeron örgüte dönüşmüştür.
Fethullahçıların dergahı, tekkesi, zaviyesi yoktur; onların kolej adını verdikleri okulları, vakıfları, dernekleri, şirketleri, yurtları, ışıkevleri bulunmaktadır ve hepsi de –ışıkevleri dışında- yasal boşluklardan yararlanan, kâğıt üzerinde yasal kuruluşlardır.
Fethullahçıların üniversitelerdeki “hasım”larına yönelik taktik ve stratejilerini –yaşayarak, bedel ödeyerek öğrenen- bir akademisyen olarak, devam etmekte olan bir savaşımın mütevazi tarafıyım. 12 Eylül döneminden itibaren, intihal(66) dahil, her türlü iftiraya maruz bırakılıp, 3 kez üniversiteden uzaklaştırılan; toplam 76 ceza ve disiplin soruşturmasına ve de 100’e yakın idari ve adli davaya maruz ve muhatap bırakılan, ancak tümünden onanmış yargı kararlarıyla aklanan bir Cumhuriyet Tarihçisi olarak, diğer ülke ve devlet düşmanı yasadışı örgütlerin, tarikatların ve benzeri yapılanmalar yanı sıra fethullahçılara karşı mücadelemi de kesintisiz sürdürmekteyim. Yaklaşık 20 yıllık süreçte açılan dava dosyaları içinde yer alan binlerce belge, hiç şüphesiz, her fırsatta “din, ahlak, mukaddesat, fazilet, dürüstlük, namus” gibi kavramların ardına sığınan fethullahçıların, “hasım”larını tasfiye doğrultusunda sınır tanımaz etiksizliğinin göstergeleridir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Köstebek
Baskı tarihi:
1 Ocak 2016
Sayfa sayısı:
312
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756461686
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Baskılar:
Köstebek
Köstebek
"Başka Türkiye yok" diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir vatansever Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" kitabında devlet kademelerindeki örgütlenmeleri, devletin nasıl ele geçirildiğini, devlet-paralel devlet çekişmelerini ve açacağı sonuçları kuşkuya yer bırakmadan belgelerle ispatlıyor.

Yıl 2002. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor..." diyerek endişelerini dile getiriyor, bulgularını ortaya koyuyor:
"Yeni binyılın şeyhlerinin, dervişlerinin, müritlerinin amaçlarının da değiştiği gözlemleniyor. Artık amaç, bir şeriat devleti kurmak değil.
Şeriat, iktidarı, parayı, her türlü gücü ele geçirmenin sadece simgesel, klişeleşmiş adı. Mürtecilik yani gericilik de artık salt dinsel anlamda kullanılmıyor.
Bunlara karşı olmak, onaylamamak artık yetmiyor... Her gerçek kamu görevlisinin mağdur olma pahasına, elini taşın altına koyması; devletimizin, tam bağımsızlığımızın geleceği açısından insiyatif kullanırken canının yanmasını, bedel ödemesini göze alması gerekiyor.'

İlk baskısı katledildikten 3 ay sonra yayınlanan bu kitabı okurken, Hablemitoğlu'nun yıllar önce bugünlere nasıl ışık tuttuğuna hayret edeceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 176 okur

  • Ramazan Caner Kozanoğlu
  • İsa Canbolat
  • Emre Aktaş
  • Gamze Kale
  • Evren
  • cüneyt
  • Anıl
  • Denizde
  • Battal ODABAŞI
  • insan_okur

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.9 (2)
9
%1.4 (1)
8
%1.4 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0