Geri Bildirim

Köylü Devrimci Börklüce MustafaYılmaz Gruda

·
Okunma
·
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
Köylü Devrimci Börklüce Mustafa
Alt başlık:
Destan "vekayinâme"
Baskı tarihi:
Mart 2008
Sayfa sayısı:
40
ISBN:
9789756680810
Kitabın türü:
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Sen hiç böylesine yaşamadın Bedreddin

hiç yaşamadın acı'nın böylesini:

bir engerek gibi ısıra-parçalaya aktı durdu tenimde-

yırtarak aldılar yensiz, yakasız giysimi

haykırdı kırbaç yarıklarını çıplaklığım-

vurdular yüzüm üstü bir kalas çarmıha

kırıldı bir fanus gibi!-

sökercesine gerdiler kollarımı

mıhladılar avuçlarımdan

yüreğime kadar yırtıldı etim-

varyozlarla kırdılar dizlerimi

ayak kemiklerimi kırdılar-

apışlarımı kanatarak ayırıp bacaklarımı

mıhladılar tabanlarımdan-

hançerlerle oydular küreklerimi, kaba etlerimi

yanar mum gömdüler Bedreddin!

eridi etim-

dağıtmak istediler içimdeki şöleni

inancımı yıkmak istediler: yıkılmadım!



bir deve üstünde gezdirdiler Ayasluğ'da

gücü bilinsin diye Çelebi Mehemmed'in-

çarmıhtan alıp, ipe çektiler

çatlayıp, yarıldı güneşte etim

çırılçıplak sallanıp durdum iki gün boyu-

tükenmek bilmedi kinleri, korkuları

ipten alıp, paraladılar gaddarelerle-

aldılar yatağanla kellemi

balla yuğup, bal kavanozuyla ilettiler

kan çerçisi Çelebi Mehemmed'e!
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Köylü Devrimci Börklüce Mustafa
Alt başlık:
Destan "vekayinâme"
Baskı tarihi:
Mart 2008
Sayfa sayısı:
40
ISBN:
9789756680810
Kitabın türü:
Yayınevi:
Berfin Yayınları
Sen hiç böylesine yaşamadın Bedreddin

hiç yaşamadın acı'nın böylesini:

bir engerek gibi ısıra-parçalaya aktı durdu tenimde-

yırtarak aldılar yensiz, yakasız giysimi

haykırdı kırbaç yarıklarını çıplaklığım-

vurdular yüzüm üstü bir kalas çarmıha

kırıldı bir fanus gibi!-

sökercesine gerdiler kollarımı

mıhladılar avuçlarımdan

yüreğime kadar yırtıldı etim-

varyozlarla kırdılar dizlerimi

ayak kemiklerimi kırdılar-

apışlarımı kanatarak ayırıp bacaklarımı

mıhladılar tabanlarımdan-

hançerlerle oydular küreklerimi, kaba etlerimi

yanar mum gömdüler Bedreddin!

eridi etim-

dağıtmak istediler içimdeki şöleni

inancımı yıkmak istediler: yıkılmadım!



bir deve üstünde gezdirdiler Ayasluğ'da

gücü bilinsin diye Çelebi Mehemmed'in-

çarmıhtan alıp, ipe çektiler

çatlayıp, yarıldı güneşte etim

çırılçıplak sallanıp durdum iki gün boyu-

tükenmek bilmedi kinleri, korkuları

ipten alıp, paraladılar gaddarelerle-

aldılar yatağanla kellemi

balla yuğup, bal kavanozuyla ilettiler

kan çerçisi Çelebi Mehemmed'e!