Adı:
Koza Kelebeği Bilmez
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759064242
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Discover Your Destiny With The Monk Who Sold His Ferrari
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Goa Basım Yayın
Koza için hayatın sonu olarak görünen şeyi, ustalar kelebek olarak görür." Kafama değen metalin soğukluğunu hissedebiliyordum. Bu iş nasıl bu hale gelmiş olabilirdi? Bir motel odasında oturuyordum ve şakağıma bir silah dayalıydı. Alnımdan aşağı terler boşalıyor, kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Gözlerimi yumup yüksek sesle son duamı ederken mucizevi bir şey oldu. Başım dönmeye başladı, yere yığıldım ve silah elimden düştü. Orada hareketsiz yatarken birdenbire vücuduma kör edici bir ışık dolmaya başladı. Oysa ben her zaman ayakları yere basan, mantıklı bir insan oldum. Ne meleklerle konuşmuşluğum vardı, ne de yıldızlara göre hareket ederdim. Ama başıma gelen ortadaydı. İlahi bir tecrübe miydi? Yoksa yaşamakta olduğum aşırı stresli hayata fiziksel bir tepki mi? Doğrusu bilemiyorum. Tek bildiğim orada yaşanan şeyin hayatımın dönüm noktası olduğu. 

Tam arkamı döneceğim sırada, kapı sihirliymiş gibi açıldı. Odaya adımımı attığım anda gördüğüm şey karşısında afalladım. Yerlere gül yaprakları serpilmişti. Kırmızı pelerin giymiş, uzun boylu biri duruyordu orada. Her nedense bir dostun yanında olduğumu hissediyordum. 

Adam kıvrak bir hareketle bana doğru döndü, dosdoğru gözlerime baktı. Ömrüm boyunca hiç kimsede böyle bir güç hissetmedim. Genç bir adamdı ve teni güneş yanığı gibiydi. Kimdi bu adam? Bana neden böyle bakıyordu? Derken dudakları yumuşak bir gülümsemeyle kıvrıldı, gözleri çocuk gibi parladı ve konuşmaya başladı:"Kaderini ancak sen keşfedebilirsin, senin için hazırlanmış yolu ancak sen bilebilirsin. Burası kalbinin seni davet ettiği yoldur. Nasıl ki koza kelebeği bilmez, halbuki kaderidir onun kelebek olmak. Ancak cesur olursa, cesaret ederse bir yumağın içinde sıkışmış kalmışlıktan, kabuğunu kırarak gökyüzüne, özgürlüğe kanat çırpar. İşte insanoğlunun hikâyesi de budur. Asla kaderini baştan bilmez ve eğer geçilmemiş yollardan geçmez, açılmamış kapıları açmazsa, sonunda bir anlamda açılmadan iade olacaktır. Uykulardan uyanmanın, özgürlüğe kanat çırpmanın zamanı gelmedi mi?" Sözleri beni şoka sokmuştu. Cesaretimi topladım ve sordum:"Umarım kim olduğunuzu sormamın bir sakıncası yoktur.""Adım Julian Mantle ve buraya senin rehberin olarak hizmet etmeye geldim." Julian Mantle mı? Ferrari`sini Satan Bilge mi? Ciddi olamazsınız!" 

Tüm gazeteler bu mucize adamın ülkeye dönüşünü yazıyordu. 
208 syf.
·Puan vermedi
Birkaç yıl önce okumuş, inceleme yazma fırsatı bulamamıştım. Robin Sharma'nın; Ferrarisini Satan Bilge isimli kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Sıradan bir kişisel gelişim kitabı.
208 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Her kitap özeldir fakat kişisel gelişim alanında çok başarılı bir kitap. Öyle ki Julian'ın rehberliğinde hayatı, kaderi, kendinize nasıl davranmanız gerektiğini ve hayata, acıya karşı nasıl tepkiler vermeniz gerektiğini, en önemlisi ise kader ile seçimlerimiz arkasındaki bağı çok güzel anlatıyor. Kitabın sonunda Julian ile bir daha hiç karşılaşamayacak olmanın acısı vardı içimde. Çünkü kitap boyunca Julian benimde rehber öğretmenim oldu. Kendinizi geliştirecek bir kitap değil, kendinizi bulmanızı sağlayacak ve her şeyi sorgulatacak bir kitap. Sizde bir yalanı yaşamaya devam etmek istemiyorsanız acilen okumalısınız.
208 syf.
"Ben bu dünyaya tesadüfen gelmedim.Bir amaçla geldim.O amaç da,büyüyüp dağ olmaktır, küçülüp kum tanesi olmak değil."
Robin Sharma Hindistan'li bir kişisel gelişim uzmani.Bu tür kitaplar okumak hayata daha pozitif bakmayı sağlıyor.Oyle güzel öğütler veriyorki yazar mutlaka biri size gelebiliyor.
208 syf.
·10/10
Erken kalk...
Kendine kutsal saat ayır...
Duygularını beklenenden daha iyi sergiler...
Beklenenden daha daha büyük bir başarı göster...en sevgi dolu insan sen ol...
Yazarın önerdiği günlük 5 ibadet.
İlgi çekici...
208 syf.
·Beğendi
Geçmiş bir mezardır , hayatını bir mezarda yaşamanın anlamı yok. Her son yeni bir başlangıcın işaretidir. Bu sözü çok begendim. Kitabın içindeki çoğu söz ümit verici ve insanı hayata daha olumlu bakmasını sağlayan sözler insanın her işin altından kalkabileceğine inandıran bir kişisel gelişim kitabı.
208 syf.
·Beğendi·10/10
Robin Sharma kitaplarını çok beğeniyorum. Kişisel gelişim alanında okuduğum kitaplar arasında bu kitap fark yaratıyor. Erken kalkmanın , sevgi dolu olmanın da bir ibadet olduğunu çok güzel anlatmış. ' Yedi Büyük Uyanışı' bende çok güzel etkiler bıraktı. Bu kitabı okumanızı mutlaka öneririm.
208 syf.
·7/10
Kişisel gelişim adına okuduğum güzel kitaplardan biriydi. Robin Sharma bu konuda güzel fikirler ile geliyor ama kitaptaki yapılması gerekenler olarak gösterilen bazı kurallar 21.yy da pek yapılacak gibi durmuyor.
Yinede genel olarak beğendiğim bir kitaptı.
Kitapta verilen ödevler;


5 Günlük Çalışma



1.Her sabah beşte kalk. Erken kalkanlar hayattan en iyi şeyleri alabilenlerdir.

2. Günün ilk bir saatini "kutsal saat" olarak ayır. Bu senin kendi kutsal zamanındır ve sana içsel çalışmalarını yapma fırsatı verir. Dua etme, meditasyon, günlük tutma, bilgelik üzerine bir şeyler okuma, hayatının durumunu düşünme gibi faaliyetler, en yüce hayatını yaşamana yardımcı olacaktır.

3. Kimsenin senden beklemediği bir sevgi, merhamet ve karakter sergile. Böyle yapmakla, yeni bir dünyanın oluşması için kendi üstüne düşeni yapmış olursun.

4. İşinde kimsenin senden beklemediği kadar yüksek bir kusursuzluk sergile. Karşılığında sana bereket ve tatmin akacaktır.

5. Kendini bildiğin en sevgi dolu insan olmaya ada, düşüncelerin, duyguların ve hareketlerin, dünyanın yaşayan en büyük insanlarından biriymişsin gibi olsun ( çünkü öylesin). Hayatın bir daha asla aynı olmayacaktır ve birçok hayatı da kutsamış olacaksın.








7 Aşamalı Kişisel Uyanış



AŞAMA 1: Bir yalanı Yaşamak
(Kendine İhanet Aşaması)

AŞAMA 2: Seçim Noktası
(Kontrolu Bırakma ve Zıncırlerı Kırma Aşaması)

AŞAMA 3: Mucizeyi ve Olanakları Fark Etmek
(Yeni bir Gözle Görme Aşaması)

AŞAMA 4: Ustalardan Talimat
(Öğrenme, Başarısızlık ve Hazırlık Aşaması)

AŞAMA 5: Dönüşüm ve Yeniden Doğuş
(Boşalma ve Yeniden Dolma Aşaması)

AŞAMA 6: Sınav
(Test ve Onay Aşaması)

AŞAMA 7: Benliğin Büyük Uyanışı
(Korkusuzluk Aşaması)
208 syf.
Kitabın isminden etkilendim ilk önce. Sonra Ferrarisini Satan Bilge kitabını çok sevmiştim. Bunun da o kadar güzel olacağını düşündüm. Ama Ferrarisini Satan Bilge kadar güzel gelmedi.

Buradan sonraki yazıyı kendim için kitapta neler vardı şeklinde özet geçmek için yazıyorum. Kitabı daha okumayanlar okumasın buradan sonrasını.:)))

Kafama değen metalin soğukluğunu hissedebiliyordum. Bu iş nasıl bu hale gelmiş olabilirdi? Bir motel odasında oturuyordum ve şakağıma bir silah dayalıydı. Alnımdan aşağı terler boşalıyor, kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Gözlerimi yumup yüksek sesle son duamı ederken mucizevi bir şey oldu. Başım dönmeye başladı, yere yığıldım ve silah elimden düştü. Orada hareketsiz yatarken birdenbire vücuduma kör edici bir ışık dolmaya başladı. Oysa ben her zaman ayakları yere basan, mantıklı bir insan oldum. Ne meleklerle konuşmuşluğum vardı, ne de yıldızlara göre hareket ederdim. Ama başıma gelen ortadaydı. İlahi bir tecrübe miydi? Yoksa yaşamakta olduğum aşırı stresli hayata fiziksel bir tepki mi? Doğrusu bilemiyorum. Tek bildiğim orada yaşanan şeyin hayatımın dönüm noktası olduğu. 

Tam arkamı döneceğim sırada, kapı sihirliymiş gibi açıldı. Odaya adımımı attığım anda gördüğüm şey karşısında afalladım. Yerlere gül yaprakları serpilmişti. Kırmızı pelerin giymiş, uzun boylu biri duruyordu orada. Her nedense bir dostun yanında olduğumu hissediyordum. 

Ama kıvram bir hareketle bana doğru döndü, dosdoğru gözlerime baktı. Ömrüm boyunca hiç kimsede böyle bir güç hissetmedim. Genç bir adamdı ve teni güneş yanığı gibiydi. Kimdi bu adam? Bana neden böyle bakıyordu? Derken dudakları yumuşak bir gülümsemeyle kıvrıldı, gözleri çocuk gibi parladı ve konuşmaya başladı: 

'Kaderini ancak sen keşfedebilirsin, senin için hazırlanmış yolu ancak sen bilebilirsin. Burası kalbinin seni davet ettiği yoldur. Nasıl ki koza kelebeği bilmez, halbuki kaderidir onun kelebek olmak. Ancak cesur olursa, cesaret ederse bir yumağın içinde sıkışmış kalmışlıktan, kabuğunu kırarak gökyüzüne, özgürlüğe kanat çırpar. 

İşte insanoğlunun hikayesi de budur. Asla kaderini baştan bilmez ve eğer geçilmemiş yollardan geçmez, açılmamış kapıları açmazsa, sonunda bir anlamda açılmadan iade olacaktır. Uykulardan uyanmanın, özgürlüğe kanat çırpmanın zamanı gelmedi mi? ' 

Sözleri beni şoka sokmuştu. Cesaretimi topladım ve sordum: 'Umarım kim olduğunuzu sormamın bir sakıncası yoktur.' 

'Adım Julian Mantle ve buraya senin rehberin olarak hizmet etmeye geldim.' 

'Julian Mantle mı? Ferrari'sini Satan Bilge mi? Ciddi olamazsınız! ' Tüm gazeteler bu mucize adamın ülkeye dönüşünü yazıyordu. 

Kafama değen metalin soğukluğunu hissedebiliyordum. Bu iş nasıl bu hale gelmiş olabilirdi? Bir motel odasında oturuyordum ve şakağıma bir silah dayalıydı. Alnımdan aşağı terler boşalıyor, kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Gözlerimi yumup yüksek sesle son duamı ederken mucizevi bir şey oldu. Başım dönmeye başladı, yere yığıldım ve silah elimden düştü. Orada hareketsiz yatarken birdenbire vücuduma kör edici bir ışık dolmaya başladı. Oysa ben her zaman ayakları yere basan, mantıklı bir insan oldum. Ne meleklerle konuşmuşluğum vardı, ne de yıldızlara göre hareket ederdim. Ama başıma gelen ortadaydı. İlahi bir tecrübe miydi? Yoksa yaşamakta olduğum aşırı stresli hayata fiziksel bir tepki mi? Doğrusu bilemiyorum. Tek bildiğim orada yaşanan şeyin hayatımın dönüm noktası olduğu. 

Tam arkamı döneceğim sırada, kapı sihirliymiş gibi açıldı. Odaya adımımı attığım anda gördüğüm şey karşısında afalladım. Yerlere gül yaprakları serpilmişti. Kırmızı pelerin giymiş, uzun boylu biri duruyordu orada. Her nedense bir dostun yanında olduğumu hissediyordum. 

Ama kıvram bir hareketle bana doğru döndü, dosdoğru gözlerime baktı. Ömrüm boyunca hiç kimsede böyle bir güç hissetmedim. Genç bir adamdı ve teni güneş yanığı gibiydi. Kimdi bu adam? Bana neden böyle bakıyordu? Derken dudakları yumuşak bir gülümsemeyle kıvrıldı, gözleri çocuk gibi parladı ve konuşmaya başladı: 

'Kaderini ancak sen keşfedebilirsin, senin için hazırlanmış yolu ancak sen bilebilirsin. Burası kalbinin seni davet ettiği yoldur. Nasıl ki koza kelebeği bilmez, halbuki kaderidir onun kelebek olmak. Ancak cesur olursa, cesaret ederse bir yumağın içinde sıkışmış kalmışlıktan, kabuğunu kırarak gökyüzüne, özgürlüğe kanat çırpar. 

İşte insanoğlunun hikayesi de budur. Asla kaderini baştan bilmez ve eğer geçilmemiş yollardan geçmez, açılmamış kapıları açmazsa, sonunda bir anlamda açılmadan iade olacaktır. Uykulardan uyanmanın, özgürlüğe kanat çırpmanın zamanı gelmedi mi? ' 

Tüm gazeteler bu mucize adamın ülkeye dönüşünü yazıyordu. 
208 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Kitabın kapağı ya da konusu dikkatinizi çektiyse önce aynı yazardan "Ferrarisini Satan Bilge"yi okumanızı öneririm. Sıradan bir kişisel gelişim kitabı değil, size çok şey katacaktır. Kesinlikle öneririm. Hikayeyi daha rahat kavramanız ve olayı tam anlayabilmeniz için ilk önce "Ferrarisini Satan Bilge"yi okuyun derim.
208 syf.
·Puan vermedi
Robin Sharma kitaplarını okumayı seviyorum #kozakelebeğibilmez okuduğum üçüncü Sharma kitabı.Yine zevkli ve akıcıydı.R.Sharma okuyanlar bilir,kitapların tarzı aynı gibi olsada,insanı rahatlatan bir tarafı vardır.R.Sharma sevenlere tavsiye ederim. #robinsharma #goa #goayayinlari #hayallervekitaplar #okuyanti #senölüncekimağlar #pegasusyayınları #ferrarisinisatanbilge #okudumbitti #kitapyorumu #kişiselgelişimkitapları
Mantıklı adam kendini dünyaya uydurur; mantıksız adam dünyayı kendine uydurmaya çalışır. Bu nedenle tüm ilerlemeler mantıksız adama bağlıdır.
Hayatını çekingen biri olarak yaşama dostum!!! Çık arenaya, eleştirileri unut, sana verilen günlerin armağanıyla özgürce ve büyük oyna. Hayat kısa, yıllar tıpkı sıcak kumsalda parmaklarının arasından akan kumlar gibi çabucak kayıp gidiyor. Sen parıldamak, yeteneklerini gün ışığına çıkarmak için yaratılmışsın. Hayatta bir tek başarısızlık vardır; o da denememektir... En büyük başarısızlık, en yüce oyunu oynamak istememek, seni ürküten yerlere doğru yürümemektir..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Koza Kelebeği Bilmez
Baskı tarihi:
Aralık 2005
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759064242
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Discover Your Destiny With The Monk Who Sold His Ferrari
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Goa Basım Yayın
Koza için hayatın sonu olarak görünen şeyi, ustalar kelebek olarak görür." Kafama değen metalin soğukluğunu hissedebiliyordum. Bu iş nasıl bu hale gelmiş olabilirdi? Bir motel odasında oturuyordum ve şakağıma bir silah dayalıydı. Alnımdan aşağı terler boşalıyor, kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Gözlerimi yumup yüksek sesle son duamı ederken mucizevi bir şey oldu. Başım dönmeye başladı, yere yığıldım ve silah elimden düştü. Orada hareketsiz yatarken birdenbire vücuduma kör edici bir ışık dolmaya başladı. Oysa ben her zaman ayakları yere basan, mantıklı bir insan oldum. Ne meleklerle konuşmuşluğum vardı, ne de yıldızlara göre hareket ederdim. Ama başıma gelen ortadaydı. İlahi bir tecrübe miydi? Yoksa yaşamakta olduğum aşırı stresli hayata fiziksel bir tepki mi? Doğrusu bilemiyorum. Tek bildiğim orada yaşanan şeyin hayatımın dönüm noktası olduğu. 

Tam arkamı döneceğim sırada, kapı sihirliymiş gibi açıldı. Odaya adımımı attığım anda gördüğüm şey karşısında afalladım. Yerlere gül yaprakları serpilmişti. Kırmızı pelerin giymiş, uzun boylu biri duruyordu orada. Her nedense bir dostun yanında olduğumu hissediyordum. 

Adam kıvrak bir hareketle bana doğru döndü, dosdoğru gözlerime baktı. Ömrüm boyunca hiç kimsede böyle bir güç hissetmedim. Genç bir adamdı ve teni güneş yanığı gibiydi. Kimdi bu adam? Bana neden böyle bakıyordu? Derken dudakları yumuşak bir gülümsemeyle kıvrıldı, gözleri çocuk gibi parladı ve konuşmaya başladı:"Kaderini ancak sen keşfedebilirsin, senin için hazırlanmış yolu ancak sen bilebilirsin. Burası kalbinin seni davet ettiği yoldur. Nasıl ki koza kelebeği bilmez, halbuki kaderidir onun kelebek olmak. Ancak cesur olursa, cesaret ederse bir yumağın içinde sıkışmış kalmışlıktan, kabuğunu kırarak gökyüzüne, özgürlüğe kanat çırpar. İşte insanoğlunun hikâyesi de budur. Asla kaderini baştan bilmez ve eğer geçilmemiş yollardan geçmez, açılmamış kapıları açmazsa, sonunda bir anlamda açılmadan iade olacaktır. Uykulardan uyanmanın, özgürlüğe kanat çırpmanın zamanı gelmedi mi?" Sözleri beni şoka sokmuştu. Cesaretimi topladım ve sordum:"Umarım kim olduğunuzu sormamın bir sakıncası yoktur.""Adım Julian Mantle ve buraya senin rehberin olarak hizmet etmeye geldim." Julian Mantle mı? Ferrari`sini Satan Bilge mi? Ciddi olamazsınız!" 

Tüm gazeteler bu mucize adamın ülkeye dönüşünü yazıyordu. 

Kitabı okuyanlar 568 okur

  • Bahar Avcı
  • BadTats
  • Mel
  • Emine Volga
  • Asafoğlu
  • Sevgi yakar
  • Aylin
  • Fatma Beceren
  • Okan Çelik
  • Gönül

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%16.8
25-34 Yaş
%29.4
35-44 Yaş
%30.3
45-54 Yaş
%16
55-64 Yaş
%3.4
65+ Yaş
%0.8

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.7
Erkek
%32.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.3 (41)
9
%16.4 (23)
8
%22.1 (31)
7
%17.9 (25)
6
%6.4 (9)
5
%5 (7)
4
%0.7 (1)
3
%1.4 (2)
2
%0.7 (1)
1
%0