Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları

·
Okunma
·
Beğeni
·
26bin
Gösterim
Adı:
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752107830
Orijinal adı:
Cosmos
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları
Kosmos
"Carl Sagan zamanımızın en parlak bilim adamlarından biridir... İçinde varlığımızı sürdürdüğümüz akıllara durgunluk veren Kozmos'un sonsuzluğunu dile getirirken bilimin geçmişine, şimdiki zamanına ve geleceğine ilişkin muhteşem bir eser yaratmış."
- Associated Press

"Alanında göz kamaştırıcı, önerilerinde kışkırtıcı. Bu kitabı okuyan herkesin, etkisi altında kalacağından hiç kuşkum yok."
- The Miami Herald

"Sagan edebi bir coşkuyla yazıyor. Harika bir eser. İnsan aklının tüm noktalarına değinen Kozmos gerçek olmayacak kadar gerçek."

The Cleveland Plain Dealer
İnsanoğlu Uzay Okyanusuna Açılıyor
Canlıların ve Evrenin Yapısı
Doğa Yasaları Tüm Evrende Geçerlidir
Cennet ve Cehennem
Başka Gezegenlerde Yaşam Var mı?
Keşif Yolculuklarının Öyküsü
Samanyolu: Gecenin Belkemiği
Zaman ve Mekân İçinde Yolculuk
Başka Evrenlerin Kapısı Kara Delikler
Sonsuzluğun Kıyısı: Dördüncü Boyut
Aklın Evrimi
Galaktik Uygarlık
Yaşamak ya da Yok Olmak Konusunda Kim Karar Verecek?
(Tanıtım Yazısından)
384 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10 puan
Bilinende sınır vardır, bilinmeyende sınır yoktur. – T. H. Huxley

Gözlenebilir evrenin yarıçapı son tahminlere göre ortalama 90 milyar ışık yılıdır.

Evrenin yaşı ise 13,7 milyar ışık yılı olarak tahmin edilmektedir.

Peki 13,7 milyar yıl önce doğan evren nasıl 90 milyar ışık yılı yarıçapında olabilir? Bunun nedeninin evrenin genişlemesi ve genişleme hızı ile alakalı oldugunu söyleyebiliriz. Işık hızı şu an sahip olduğumuz teknolojiler ile biz insanlar için kavranabilir ve deneyimlenebilir bir hız değildir ve sadece teoriktir. Astronomide uzaklık anlatımlarını ifade etmek için kullanılır ve ışık saniyede ortalama 300.000 km hızla ilerler. Başka bir deyişle böyle bir hıza sahip olabilseydik yerküremizin çevresini saniyede yedi kez dolaşabilirdik. Ya da güneşe doğru seyahat etseydik 8 dakika sonra güneşe ulaşabilirdik.

Sahip olduğumuz gerçekçi teknolojilerle aynı seyahatleri gerçekleştirseydik, örneğin dünyamızın çevresinde kendi aracımızla dolaşmak isteseydik, saatte 100 km hızla tam 17 gün boyunca hiç durmadan araç sürmemiz gerekirdi. Ya da bir uçakla ortalama olarak 2 gün boyunca uçmamız gerekirdi.

Biz insanlar olarak bazılarımız hiç şehir, ülke ve hatta sokak bile değiştirmeden yaşamlarımızı tamamlıyoruz. Dolayısı ile evren gibi sonsuzluk tanımı yaptığımız bir yapıyı algılamak gerçekten çok kolay görünmüyor. Bu algının oluşması için bilimsel, felsefik ve evrimsel pek çok bilginin zihnimizde harmanlanmış olması gerekiyor.

Kozmos ölçeğinde insanoğlunun uzay ile tecrübelerini ve temaslarını göz önünde bulundurursak henüz yolun çok başındayız. Bugüne kadar mevcut teknolojilerimizle sadece uydumuz Ay’a ayak basabildik. Dünyamızdan aya ulaşabildiğimiz mesafe ortalama 384 bin km dir. Yeni hedefimiz Mars ise dünyamıza yörünge hareketlerimize göre ortalama 55 milyon km (en yakın olduğumuz durum) ve 400 milyon km (en uzak olduğumuz durum) arasında değişmektedir. Yakın zamanda Nasa tarafından gönderilen “Perseverance Rover” Mars gezegenine ortalama 6 ay gibi bir sürede ulaşmıştır (30 Temmuz 2020 - 18 Şubat 2021).

https://mars.nasa.gov/mars2020/

Peki Evren dediğimiz kavram bize ne ifade ediyor. Bu soruyu atalarımız bundan milyonlarca yıl önce sormaya başladılar. Gökyüzüne her baktıklarında yıldızlardan, doğa olaylarından ve çevrelerinden Tanrıların kendileri ile iletişim kurduklarını ve onlara birşey anlattıklarını düşündüler. Böylece tüm bu mesajlar bazen Barış bazen de Savaş anlamına gelen sonuçlar doğurdu, ta ki Thales, Anaksimandros, Anaksimenes gibi Doğa filozoflarının ortaya çıkıp bu olayların arkasındaki nedenleri araştırmaya başlamalarına kadar ya da bir ilk madde arayışlarına kadar. Böylece felsefelerin en eskileri olan mitler, doğa, Varoluş ve Evrim Felsefeleri ortaya çıktı.

Evren kavramını anlamak için bizlerin kendi sınırlarımızı da bilmemiz gerekiyor. İnsan için uzay şartları 19 km den sonra başlar. Armstrong sınırı olarak bilinen bu sınırdan daha yüksek irtifalarda basınç tamamen ortadan kalktığı için insan kanı kaynama noktasına ulaşır ve eğer uzay giysisi kullanmıyorsak anında ölürüz. Kısacası evrenin büyüklüğü ile kıyaslarsak insanın evrene fiziksel teması neredeyse başlangıç aşamasındadır. Bu yine de hiç yol almadığımız anlamına gelmiyor hatta şaşırtıcı derecede ilerlemiş olduğumuzu bile söyleyebiliriz.

İşte bundan tam 40 yıl önce yazılmış Kozmos kitabı güncelliğinden hiçbirşey kaybetmeden bütün varoluş teorilerini, uzay bilimini, insanlığın milyonlarca yıllık yaşam süreci boyunca attıkları adımları anlamamızı sağlıyor. Tam bir başyapıt olan bu eseri okumak için tüm önyargılarınızı, teolojik ve metafizik inançlarınızı bir kenara bırakmanız gerekiyor. Bu şekilde çıkacağınız “Evren Yolculuğu” ve yaşamı anlamaya yönelik atacağınız adım, bugüne kadar attıklarınızın hepsinden daha ileriye doğru olacaktır. Bu kadar iddialı olmamın nedeni insanın evrenle ilgili bilgilerde ulaştığı seviyenin ve arayışlarının yarattığı heyecana dayanıyor.

Genelde bu listeler herkes için kişiseldir. Ancak benim için “Bu hayatta okunması gereken ilk 10 kitap Listesinde” mutlaka ilk başlarda yer almalıdır. Kendimizi, çevremizi, nereden geldiğimizi ve ne yaptığımızı anlamadan ya da en azından sorgulamadan gerçek bir yaşamdan bahsetmek mümkün değildir. Sokrates’in dediği gibi : “Sorgulanmamış hayat yaşanmaya değmez”. Bu kitabın hayatı daha yaşanılır kılmak için bir başlangıç olabileceğini düşünüyorum.

Ben kitabın “Carl Sagan” versiyonunu okumanızı tavsiye ediyorum bunun nedeni her ne kadar bazı bilgiler güncelliğini yitirmiş olsa da insanlığın evrenle tücrübesinin kronolojik adımlarını anlamak konusunda bu eserin bir temel teşkil etmesidir. Sonrasında “Neil deGrasse Tyson” tarafından güncellenmiş ve genişletilmiş “Kozmos” kitabını da okuyabilirsiniz.

Yine “Neil deGrasse Tyson” tarafından hazırlanan “Cosmos: A Spacetime Odyssey” belgeseli benim bugüne kadar izlediğim gelmiş geçmiş en iyi belgeseldir. Hem kitap hem de belgesel için kişisel puanlarım 10/10.

Son olarak kişisel bir tavsiye olarak sinema dünyasının en iyi bilim kurgu filmi olduğunu düşündüğüm “Interstellar” filmini izleyebilirsiniz. Özellikle karadelikleri, uzay-zaman, kütlesel çekim gibi evrenin temel prensiplerini ve fazlasını kitap sonrası görselleştirebileceğiniz bir şaheser olduğunu düşünüyorum.

İyi okumalar dilerim
384 syf.
·13 günde·Beğendi·8/10 puan
Evren ve Astronomi ’ye dair doneler konusunda istifade edilecek en önemli eserlerden biri olan bu kitap, gerek tarihteki bilimsel çalışma örnekleriyle okurlarını geçmişe götürüp, gerekse teknolojik çalışmaların ilerlemesine bağlı olarak gelecekte yaşanabilecek yeni keşiflerle insanoğlunun farklı galaksilerde farklı hayatlarla iletişime geçeceği hakkında bizleri aydınlatmaya çalışmıştır.
Vermiş olduğu bilimsel verilerin oluşumu ve gelişimi hakkındaki bilgilerin bir rastlantı sonucu olamayacağını görememesi ve bunu evrim teorisine dayandırması konusunda Bay Sagan ile anlaşamasak ta, fikirlerine ve bilimsel araştırmalarına büyük saygı duymaktayım.
Gerçekten Evren hakkında bilenmesi gerekenlere dair, özel ve temel bir eser bıraktığı için Mr. Carl Sagan’a teşekkürlerimizi sunarız..
384 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
1996 yılında kaybettiğimiz ünlü araştırmacı, uzay bilimci, öğretim üyesi, pulitzer ödüllü yazar Prof. Carl Sagan' ın kaleminden çıkan efsanevi kitaptır. Onüç bölümden oluşmuş ve ilk baskısı1980 yılında basılmıştır. İnsanlığa, "Kozmos'un keşfi, kendimizi keşfin yolculuğudur" mesajı vermiş, "Kozmos" isimli kitabında evrenin ve yaşamın sırlarını sorgulayarak "evrende hayat var mı?" sorusunu irdelemiştir.

Kozmos kitabı yalnız uzayı ve gök cisimlerini incelemekle kalmamış, evrenin oluştuğu tahmin edilen onüç milyar sekizyüz milyon yıl öncesinden başlayarak günümüze kadar geçen süre içerisinde, kainatımıza ait bildiğimiz her şeyi özetlemiştir. Kitapta coğrafyadan, tarihten, biyolojiden, matematikten ve diğer tüm bilimlerden yararlanarak bilinmez olan uzayın sırlarının keşif süreçleri anlatılmıştır.

1980' li yıllarda Dr. Carl Sagan tarafından bizzat sunumu yapılan bir belgesel olan "Cosmos" adlı onüç bölümlük belgeselin de kitabıdır aynı zamanda.

Kitabın basılması ve belgeselinin yayınlanmasının üzerinden geçen otuz yıla rağmen, içerik olarak güncelliğini koruyan ve insan ile evren hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkesin gönül rahatlığıyla okuyabileceği güzel bir kitaptır. İyi okumalar dilerim.
384 syf.
·10 günde·Beğendi·9/10 puan
Kozmos...
Ne yazılabilir ki bu kitapla ilgili sanırım en kısa en yalın cümlelerle tarif edeceksem; biz kimiz, nereden geliyoruz ve nerelere gidebiliriz sorularının yanıtlarının hepsi bu kitapta. Okurken basit bir canlının hücre yapısından milyarlarca galaksinin bulunduğu takım yıldızlarına varan bir serüven yaşadım. Ve kitabın kapağını kapattığımda bir kez daha emin oldum; ben, inanmak değil, bilmek istiyorum.
400 syf.
Kozmos, Carl Sagan'ın okumuş olduğum ikinci kitabı. Sagan'ın kitaplarında şunu farkettim ki, bilim dili mümkün olduğunca toplumun anlayabileceği sade bir dile indirgenmiş. O yüzden okuyan herkesin bir şeyler anlayıp öğrenebileceği bir kitap Kozmos.
Kitap 13 bölüme ayrılmış. Bu başliklar altında kitabın konusunu oluşturan uzay, evren ve dünyamız incelenip irdeleniyor.
-Evren nasıl var oldu?
-Dünyada yaşam nasıl oluştu?
-Dünyamız dışında yaşamı barındıran başka bir gezegen var mıdır?... gibi soruların cevabını arayan herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.
-Sagan, tarihin eski çağlarından beri insanların dünya ve evrene karşı olan merak ve ilgilerini, tarihte bu merakla hareket etmiş filozofları, bilim insanlarını ve buluşlarını da kaleme almış.
-Kozmos, kitap olarak basılmadan önce belgeseli çekilmiş, daha sonra kitap olarak basılmış. Kitabı okuduktan sonra belgeseli de izlenip bilgilerin daha kalıcı olması saglanabilir. En kısa zamanda bende izlemeyi düşünüyorum. Herkese iyi okumalar ve iyi seyirler dilerim :)
384 syf.
* We are Stardust.

Evet arkadaşlar,
Bazı okur arkadaşlarımın(özellikle merih üstadımın) bu kitabı okuduğunu ve yaptığı alıntıları görünce bi geçmişe gittim geldim ve bu his beni bu başyapıt ile ilgili bir inceleme yazmaya sürükledi.

Sagan'ın da dediği gibi:
İnanmak istemiyorum Bilmek istiyorum.
Bu cümle bile bize bu kitabın yazılış amacını anlamamıza yardımcı olacaktır

Bilenler bilir ben incelemelerde en çok kitap-film karşılaştırmalarını severim ve bu kitap-film(belgesel) uyumu 10/10'dur bana göre.
Geçelim incelememize eser, kitap olarak basılmadan önce belgeseli çekilmiş, daha sonra kitap olarak basılmıştır. 13 bölümden oluşan eserin başlıkları şöyledir:
1. İnsanoğlu uzay okyanusuna açılıyor
2. Canlıların ve evrenin yapısı
3. Doğa yasaları tüm evrende geçerlidir
4. Cennet ve cehennem
5. Başka gezegenlerde yaşam var mı?
6. Keşif yolculuklarının öyküsü
7. Samanyolu: Gecenin bel kemiği
8. Zaman ve mekan içinde yolculuk
9. Başka evrenlerin kapısı karadelikler
10. Sonsuzluğun kıyısı: Dördüncü boyut
11. Aklın evreni
12. Galaktik uygarlık
13.Yaşamak ya da yokolmak konusunda kim karara verecek?

Kitap basılalı 40 yıl oluyor ama kanımca şu ana kadar bilim dilini bu kadar sade ve toplumun her kesimine hitap edecek şekilde anlatan başka eser yazılmadı. Carl Sagan, evrenimizin uzun tarihini bir takvim olarak tasvir etmiş ve insanlık tarihini, insanın merak güdüsünü, ve bu merak güdüsü eşliğinde evreni, bilinmeyeni araştıran filozofları, bilim insanlarını, onların fikirlerini ve de buluşlarını da kaleme almayı ihmal etmemiş. Özellikle Democritos'un şu sözü bile evren hakkındaki tutumuzu ortaya koyar nitelikte olmalı: “Bir şeyin nedenini öğrenmeyi, kral olmaya yeğ tutarım”.
Kitap bizleri İskenderiye Kütüphanesinden alıp evrenin bilinmezlerine doğru sürükleyici bir anlatımla ilerliyor. Ara ara (bilmediğimiz için) dalıp gidiyoruz bazı zamanlar ise sayfalar sular seller gibi geçiyor. "Ne ara bu kadar okudum yauv" diyebilirsiniz kendi kendinize..
Sadece astronomiden veya astrofizikten(Sagan bir astrofizikçi idi) ibaret değil: biyolojiden tarihe; kimyadan coğrafyaya; felsefeden matematiğe hemen hemen bütün bilim dallarına ufak da olsa bir dokunuş yapıyor Sagan.
Kozmos adından da anlaşılacağı üzere bizim kitabımız; insanlığın, evrenin, ve yaşamın kitabıdır yani Kozmos'un kitabıdır. Kitabı çok güzel ama belgeseli tadından yenmez. Tabi belgeseldeki bölümlerin başlığı kitaptakinden farklılık gösteriyor. Lakin başlığın ne önemi var yıl 1980 ve o düşünceleri dönemin şartlarında o efektler ile sunmaları bile büyük başarı. 2014 yılında Cosmos: A Personal Voyage(Kişisel bir Yolculuk)'in devam niteliğinde olan ve sunuculuğunu Neil deGrasse Tyson'ın üstlendiği Cosmos: A Spacetime Odyssey (Bir Uzay Serüveni) aynı tadı vermese de teknolojinin nimetlerinden faydalanmış ve gözlere ziyafet efektler ile bizi büyülemiştir. İki dizi de 13 bölümden oluşmaktadır.

Carl Sagan’ın 1975’te “İnsanlığın Refah ve Huzuruna Büyük Katkıda Bulunmuş Kişi” ve 1978’de Pulitzer Edebiyat ödüllerini alırken tüm in­sanlığa mesajı şu:

KOZMOS’UN KEŞFİ, KENDİ KENDİMİZİ KEŞİF YOLCULUĞUDUR.



Ve Unutmayın..
Hepimiz SOLUK BİR MAVİ NOKTA üzerinde yaşayan YILDIZ TOZLARIYIZ...


Herkese iyi okumalar, iyi seyirler.

Selam olsun sana Carl Sagan...
384 syf.
·10/10 puan
Bu kitapta Sagan, bilim ve felsefe karışımıyla kozmolojinin tarihini ve geleceğini merak ve önsezilerle araştırıyor. MÖ 3. yüzyılda dünyanın çevresini sadece iki çubukla hesaplayan Eratosthenes'in hikayesiyle başlıyor bilimin mucizesi.

MÖ 6. yüzyılda Thales ve Pisagor astronomiden matematiğe kadar uzanan modern bilimsel düşüncenin temellerini atmaya başlıyor. MÖ 6. yüzyılda sadece bu Yunanlılar değil, aynı zamanda Hindistan'da Gautama Buddha, Çin'de Konfüçyüs ve Lao-Tse de bilimsel düşünce üretmeye başlıyorlar. Sagan, bu eşzamanlı yeni fikir patlamalarının gerçekten alakasız olup olamayacağını soruyor, ancak bir yanıt önermiyor. Ne yazık ki bu yenilikçi düşünce patlaması uzun sürmüyor. Sagan, Karanlık Çağların başlangıcını simgeleyen bilime bir darbe olarak MS 4. yüzyılda İskenderiye'deki kütüphanenin yıkıldığına işaret ediyor. Bu kadim bilginin yeniden keşfedilmesi, her ne kadar sonsuza kadar çok şey kaybettirecek olsa da, insanlığın 1000 yılını daha alıyor.

Sagan, Copernicus, Brahe, Kepler ve Newton'un 16. ve 17. yüzyıl katkılarına da yer veriyor. Ardından Voyager keşifleri, güneş sisteminin incelenmesi ve yaşam bulma olasılıkları hakkında tartışan insanlığın güncel bilimsel meraklarını irdeliyor. Kitapta yalnızca uzak medeniyetleri tanımlamak için değil, onlarla iletişim kurmak için radyo astronomisinin kullanımına özellikle yer veriliyor.( Bu çok kıymetli bir nokta)

Sagan, diğer medeniyetlerle etkileşim kurma hayalini de dile getiriyor. Bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim, ancak uzaylılardan kaynaklanan tehlike, diğer insanlardan gelen tehlikelerden çok daha düşük görünüyor. Evrendeki ileri medeniyetlerin sayısını hesaplamaya çalışırken, bir medeniyetin kendisini yok etmeden önce ne kadar dayanabileceği sorusu daha ön plana çıkartılıyor kitapta. Kendi kendimize zarar verebileceğimiz ( küresel ısınma, nükleer atıklar, pandemi) noktaya çok yakınız ve geleceğimiz endişe verici. Sagan bu endişeyi çok ciddiye alıyor ve beni de ikna ediyor.


Muhakkak okunması gereken bir başyapıt !
384 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Bana göre tam anlamıyla bilim/kültür adamı olan Carl Sagan'ın yazdığı bu muhteşem kitap, geçmişe bakış içeren bilimsel bir tarih kitabı edasıyla yazılmıştı. Kozmos'un içinde yer alan sayısız yıldızın, gezegenin oluşumu ve yeryüzündeki hayat ve insanlığın geçmişi hakkında derin bilgiler sunulmuş. Ki bu bilgileri son derece yalın bir dille ve üslupla sadece bilim insanları okusun diye değil de, bütün insanların okuması için yazmış. Yani herkesi aydınlatmayı amaçlamış, kitabı okurken bu çok hoşuma gitti. Biliyorum edasında değil de sizler de bilmelisiniz edasında.... Bize verdiği güzel tavsiyeler, kesinlikle üstünde düşünülmesi gereken bazı kritik kararlar var. Nasıl desem, edebi zevk de aldım, bilimsel manada da doydum. Sosyolojik analizler dahi yer alıyor böyle bir kitapta gerisini siz düşünün, ben çok sevdim. Mutlaka okunmalı. Bundan sonra okuyacağım kitabı 'Soluk Mavi Nokta' sanki daha çok geleceğe bakış gibi olacak sadece tahmin... İyi ki bilim var. İyi ki meraklıyız.
Melike.
Melike. Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları'ı inceledi.
400 syf.
·10 günde·9/10 puan
Tam anlamıyla ziyafet. İçerdiği bilgiler nedeniyle epey uzun zaman ayırdığım bir kitap oldu.
İçeriğinden bahsetmek gerekirse; Ay, Güneş, Yıldız'lar, Gezegen'ler,Beyin, Savaş'lar, insanlık... Kozmos. Her şey bir kitapta. Bilgilerin daha iyi yerleşmesi için 13 bölümden oluşan belgeselin izlenmesi ise benden bir tavsiye.
Uzay boşluğunda değil biz, dünyamız bile bir toz zerreciği iken nedir bu kavga?...
384 syf.
·2 günde·8/10 puan
Bilim dünyası, şimdiye kadar kendisine katkıda bulunmuş birçok bilim adamı, çalışma ve araştırmaya tanık oldu ve olmakta. Bazılarından hiç haberimiz bile olmuyor. Ama bazıları var ki gerçekten de adından oldukça söz ettiriyor. İşte bunlardan bir tanesi Carl Edward Sagan.
80 sonlarinda trt 1'de perihan abla dizisinden hemen sonra baslayan leziz ilmi ile ülkemizde yayınlanan belgeselin kitabın olan Kozmos Evrenin Ve Yaşamın Sırları kitabı Carl Edward Sagan’ın Dünyaca meşhur olmuş bilim kitabıdır.
Astrobiyolog Carl Sagan, geniş kitlelere bilimi tanıtıp sevdirmek amacıyla kaleme aldığı bu kitapta, astronomi alanında yapılmış tüm çalışmalar ve katkı sağlamış bilim adamları, kronolojik bir sıra ile ele alındığı için, net bir biçimde anlaşılıyor. Ayrıca, İskenderiye kütüphanesi gibi büyük, değerli bir yapının yakılması sırasında yok olan bilgiler yüzünden, asırlarca geriye gitmemize de değinilmiş.
Kitap uzay hakkında bilgi verirken üstte dediğim gibi Carl Sagan gökbilimci ve astrobiyolog olduğu için astrolojiden de kitap içinde bolca bahsediyor.
Carl Sagan’ın bu kadar ilgi görmesindeki en büyük sebeplerden bir tanesi de belgesel ve kitapta kullandığı dilin çok yalın olması. Sagan, bilimsel gerçekleri hayattaki deneyimlerimiz ile bağdaştırarak anlattığı ve çok güzel benzetmeler kullandığı için, kitabı okurken herhangi bir konuda ön bilgi sahibi olmanız gerekmiyor. İhtiyacınız olan tek şey merak ve öğrenme arzusu.
İlk olarak 1982 yılında Reşit Aşçıoğlu tarafından çevrilip Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkan bu bilim kitabı sizi rüyalarınızda bile hayal edemeyeceğiniz noktalara götüren kitaplardan biri.
Kitap 13 bölümden ve en arkada yer alan zamanına göre büyüleyici resimlerden oluşurken Kitapta, kişisel görüşlerin hırsı ve insanoğlunun ukala tanımlamalarından ziyade; olgular üzerine inşa edilmiş temeli fiziğe ve diğer güçlü bilim parçalarına dayalı kudretli bir yapı var. Bu kudretli yapının tek gerçeği ise Kozmos.
Ayrıca başta dediğim gibi kitabımız belgeseli gibi 13 bölümden oluşurken kitabımız için belgeselin kitaba dönüştürülmüş hali yani diyebiliriz.
Son olarak belgeselin yeni versiyonu “Kosmos: Bir Uzay Serüveni” ise Mart 2014’ten bu yana Neil Degrasse Tayson’ın sunumu ve Haluk Bilginer’ in seslendirmesi ile National Geographic adlı kanalda gösterilmektedir.
fatih
fatih Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları'ı inceledi.
384 syf.
Kozmos Yunanca düzen içinde evren demek, karmaşa anlamındaki kaosun zıddı.
Kitapta ise evrenin oluşumu, yıldızlar, gezegenler, uzayda yaşam araştırmaları, dünyamızın, insanlığın ve bilimin gelişimi gibi konulara değiniliyor.
Yıldızlar, uzayda yaşam, uzay yolculukları, Mars’a, Venüs’e Jüpiter’e yapılan uçuşlar, göktaşları, galaksiler gibi konuları çok beğendim.Aydınlatıcı ve ufuk açıcı çok güzel bilgiler edindim, evrendeki hiçliğimizi bir kez daha anladım.
Antik Yunan ve Mısır’daki ilk bilimsel gelişmeleri anlattığı bölümler de güzeldi.
Olumsuz olarak ise sanki şuanki bilimsel gelişmemizi sadece Batıya borçluymuşuz gibi 400’lü yıllarda İskenderiye Kütüphanesinin yakılmasından sonraki 1000 yılı insanlığın ve bilimin gelişmesinin durduğu karanlık çağ olarak bahsetmesi doğru değildi. Nitekim o çağlarda Türk-İslam medeniyeti de vardı ve Avrupa kilisenin esiri iken bu medeniyet İslam ile beraber Biruni,Farabi,Cezeri,Takiyüddin, Ali Kuşçu,Piri Reis gibi nice bilginler çıkarmıştı. Hatta bazıları sonradan gelecek olan Avrupalı bilim insanlarının çalışmalarına önayak olmuştu.
Carl Sagan ise astronomi alanında da çok önemli işler yapan bu isimleri es geçerek Orta Çağ sonrası Avrupa’ya atlamış.
Bunlardan bahsetmemesi üzücüydü ve bizim de bilimde bir zamanlar öncü olduğumuz halde neden bu hale geldiğimizi, neden bunca iyi işler yapan isimlerimizi duyuramadığımızı da sorgulattı.
Ayrıca evrenden,dünyadan, sürekli bu devasa düzenden bahsederken,bu düzeni överken evrimi ve her şeyin “rastlantısal” olarak meydana gelmesini ve geliştiğini savunması şaşırdığım ve katılmadığım konulardı. Ama yine de etkileyici, anlaması kolay ve sürükleyici bir kitaptı.
Sıra belgeselinde...
“Dikkat kırılacak eşya!” denecek çelimsizlikte, mavi beyaz renkli dünyamıza dönüyoruz.Kendilerini dev aynasında görenlerin bile, bu kozmik okyanusta adeta kaybolmuş bir noktacık gibi durduğunu çaresiz kabullendikleri yerküremize demek istiyorum.
İnsanoğlu Tanrı hakkındaki düşüncelerinin gerçekçi bir muhasebesini yapacak olursa, tanık olduğu olayların bilinmeyen, gizli kalan nedenlerini dile getirmek için çoğu zaman "tanrı" sözcüğünü kullandığını itiraf etmek zorunda kalır. Bu sözcüğü, nedenlerin kaynağını bulamadığı, doğal olanın kaynağı anlaşılır olmaktan çıktığı zaman kullanmaktadır. Ya da nedenleri birbirine bağlayan zincirin halkalarını kaybettiği anda, sonucu Tanrı'ya bağlayarak sorunu çözer ve araştırmasına son verir. Bu yüzden, bir şeyin oluşunu tanrılara bağladığında, aslında zihnindeki karanlığın yerini, hayret duygusuyla önünde eğildiği alışılmış bir sese terk etmekten başka bir şey mi yapıyor?

— Paul Heinrich Dietrich, Baron von Holbach, Systeme de la Nature (Doğanın Sistemi) Londra, 1770
Dünyanın ilk çağlarında, adalarda yaşayanlar kendilerini bu yeryüzünün tek sakinleri sanırlarmış ya da başka yerlerde yaşayan bulunsa bile, geniş ve derin denizlerin ayırdığı toprak parçaları arasında nasıl ilişki kurabileceklerini bilemezlermiş. Fakat daha sonraki zamanlarda gemiler kat etmişlerdir... Bakarsınız, Ay'a ulaşabilecek araçlar da icat edilebilir... Böyle bir yolculuğu göze alacak bir Columbus ya da Drake yoktur bugün için. Ya da havada uçacak bir Dedalus. Fakat hiç kuşkum yok ki, yeni gerçekler yolunda bize hâlâ ebelik eden ve atalarımızın bilemediği birçok gerçeği bize açıklayan zaman, şimdi bilmek istediğimiz ve bilemediğimiz birçok şeyi bize öğretme lütfunu da gösterecektir.
— John Wilkins, The Discovery of a World in the Moone (Ay'da Bir Dünyanın Keşfi), 1638
“Astronomi bir bilimdir. Evreni olduğu gibi inceler. Astroloji ise sözüm ona bilimdir, kanıt yokluğu karşısında öteki gezegenlerin bizlerin günlük hayatını etkilediği savında olan bir sözde bilim.”
"XVII.yüzyıl Hollanda’sında geliştirilen mikroskop ve teleskop, insanoğlunun merakının çok küçük ve çok büyük alanlara uzanma isteğini yansıtmaktadır. Bizlerin atomları ve galaksileri izleyişimizin tohumları o tarihlerde atılmıştı."
"Jüpiter'in kütlesi otuz, kırk misli olsaydı, içindeki madde de termonükleer tepkiler geçireceğinden, bu gezegen kendi ışığıyla parıldamaya başlardı. Gezegenlerin en büyüğü, yıldız olmayı başaramayan bir kütledir. Gözle görülebilen bir yıldıza dönüşseydi, çifte yıldız sistemli, gökte iki güneşli bir dünyada yaşayacaktık. Ve geceler dünyamıza daha ender olarak inecekti."
640. Gün: "Jüpiter'in bulut biçimleri birbirinden farklı ve çok güzel. Van Gogh'un 'Yıldızlı Gece' tablosunu andırıyor. Fakat hiçbir sanatçı böylesi bir tablo henüz çizmemiştir, çünkü hiçbiri henüz gezegenimizden dışarı ayağını atmamıştır. Yerküre üzerindeki hiçbir sanatçı böylesine acayip ve güzel bir dünya düşleyememiştir."
"Yakıcı sıcağı, ezici basıncı, zararlı gazları tekin gözükmeyen bir kırmızılıkla karışınca, Venüs bir Aşk Tanrıçası’ndan çok bir cehennemi andırıyor."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları
Baskı tarihi:
Ağustos 2020
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752107830
Orijinal adı:
Cosmos
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Kozmos - Evrenin ve Yaşamın Sırları
Kosmos
"Carl Sagan zamanımızın en parlak bilim adamlarından biridir... İçinde varlığımızı sürdürdüğümüz akıllara durgunluk veren Kozmos'un sonsuzluğunu dile getirirken bilimin geçmişine, şimdiki zamanına ve geleceğine ilişkin muhteşem bir eser yaratmış."
- Associated Press

"Alanında göz kamaştırıcı, önerilerinde kışkırtıcı. Bu kitabı okuyan herkesin, etkisi altında kalacağından hiç kuşkum yok."
- The Miami Herald

"Sagan edebi bir coşkuyla yazıyor. Harika bir eser. İnsan aklının tüm noktalarına değinen Kozmos gerçek olmayacak kadar gerçek."

The Cleveland Plain Dealer
İnsanoğlu Uzay Okyanusuna Açılıyor
Canlıların ve Evrenin Yapısı
Doğa Yasaları Tüm Evrende Geçerlidir
Cennet ve Cehennem
Başka Gezegenlerde Yaşam Var mı?
Keşif Yolculuklarının Öyküsü
Samanyolu: Gecenin Belkemiği
Zaman ve Mekân İçinde Yolculuk
Başka Evrenlerin Kapısı Kara Delikler
Sonsuzluğun Kıyısı: Dördüncü Boyut
Aklın Evrimi
Galaktik Uygarlık
Yaşamak ya da Yok Olmak Konusunda Kim Karar Verecek?
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 2.297 okur

  • Seyhan şar
  • Hasret TURKMEN
  • Özlem Korkmaz
  • Teksen Taşcı
  • Rabia Göçer
  • Yaşar YOLCU
  • Sezer Sarı
  • sobrevivente
  • .Seyit
  • Raskolnikov

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%6
13-17 Yaş
%10.3
18-24 Yaş
%22.4
25-34 Yaş
%31.9
35-44 Yaş
%16.4
45-54 Yaş
%9.5
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%2.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%33.2
Erkek
%66.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.9 (407)
9
%26.9 (244)
8
%17.5 (159)
7
%5.4 (49)
6
%1.8 (16)
5
%1 (9)
4
%0.2 (2)
3
%0.1 (1)
2
%0.3 (3)
1
%0.2 (2)

Kitabın sıralamaları