Adı:
Kral Lir
Baskı tarihi:
1937
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Yurdu Basımevi
Baskılar:
Kral Lear
Kral Lear
Kral Lear (Çizgi Roman)
Kral Lir
190 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Felsefesine hayran olduğum Bay Shakespeare'in yine trajik ve fakat yine harikulade bir oyununu okudum. Kral Lear bizden biri, öyle ki içteki sevgiye değil dildeki sevgiye inanıyor. Hangi çağda yaşarsak yaşayalım, insanoğlunun laneti bu; sevilme hastalığı. İki gram fazla sevilelim diye girmediğimiz şekil mi kalıyor? Kral Lear ülkesini pay etti "sevgilerinin boyutunu söyleyen" kızları arasında, peki sonuçta ne oldu dersiniz? Her zaman olduğu gibi başta kenara itilen "dıştan gösterilemeyen, içten sevgi"nin ayaklarına kapanıldı. Peki bu kapaklanma yetti mi her şeyi düzeltmeye? Hadi onu da okuyup öğrenin. Yıldızlı tavsiyemdir. =)
190 syf.
·Puan vermedi
Hayatımı vakfetmeyi ümit ettiğim tiyatro sahnesinde,Edmund karakterine hayat vermeye çalıştığım,Shakespeare oyunu.Rahatsızlıklarımı dile getireceğim.İncelemeden ziyade dertleşmek istiyorum."Ben zeki doğmuştum,beni eğitim mahvetti"diyen Mark Twain öylesine haklıymış ki.Biz edebiyat kitaplarında Dostoyevski'yi,Kafka'yı,James Joyce'u,Charles Dickens'i,Tolstoy'u,Gogol'u hakkıyla bilemedik.Bize yıllarca Dostoyevski okutmadılar edebiyat derslerinde.Biat kültürümüz gelişsin,bazı şeylerin farkına varmayalım diye yaptılar bunu biliyorum.Shakespeare anlatılmadı bana.Tiyatro seyircisi olduktan sonra,sanatla ilgilendikten sonra yendim bu cahilliğimi.Bizlere ne aşılandı kitap dostları,söyleyin neden yaptılar bunu bize? Ezberci eğitim,üniversiteden sonra dahi gelişmeye hazır değilsen seni cahil bırakmak üzerine kuruldu.Ders kitaplarımız bize şiiri,tiyatroyu,resmi,müziği anlatamadı.Shakespeare var mıydı,yok muydu söylentileri aldı başını gitti.Shakespeare kadın düşmanıydı diyenler cabası.Dünyanın en büyük oyun yazarını kendi araştırmalarım sonucu fark ediyorsam yazıklar olsun benim eğitim sistemime,eğitimcilerime.Neyse konuyu daha fazla uzatıp siz değerli okuyucuları sıkmak istemem.

Kitabın konusuna dönecek olursam;Britanya Kralı Kral Lear'ın topraklarını üç kızı arasında hakkıyla pay etmemesini,saray içinde dönen entrikaları,taht kavgaları için verilen mücadeleleri ve yalanları,Kral Lear'ın ardı arkası kesilmeyen hatalarının ardından basına gelenleri anlatıyor kitap.Klasik Shakespeare oyunu.Sıkılmanızın mümkün olmadığı şiirsel bir dil ve monologlar üzerine kurulu müthiş bir tarihi tiyatro.Kendini okutur efendim.Keyifli okumalar dilerim.
  • Othello
    8.7/10 (441 Oy)447 beğeni1.751 okunma697 alıntı12.456 gösterim
  • Venedik Taciri
    8.4/10 (385 Oy)331 beğeni1.367 okunma596 alıntı7.305 gösterim
  • Bir Yaz Gecesi Rüyası
    8.3/10 (397 Oy)366 beğeni1.543 okunma607 alıntı11.854 gösterim
  • Julius Caesar
    8.8/10 (167 Oy)144 beğeni545 okunma257 alıntı5.277 gösterim
  • Kral Oidipus
    8.7/10 (236 Oy)217 beğeni824 okunma225 alıntı5.573 gösterim
  • Soneler
    8.6/10 (308 Oy)286 beğeni1.088 okunma1.371 alıntı7.714 gösterim
  • İlahi Komedya
    8.5/10 (383 Oy)431 beğeni1.237 okunma1.091 alıntı21.247 gösterim
  • Godot'yu Beklerken
    8.8/10 (458 Oy)464 beğeni1.453 okunma833 alıntı19.874 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (1.097 Oy)1.085 beğeni4.610 okunma1.794 alıntı23.668 gösterim
  • Macbeth
    8.7/10 (798 Oy)793 beğeni2.853 okunma1.365 alıntı20.865 gösterim
190 syf.
·Beğendi·8/10
Bazen kendimi Shakespeare yerine koyuyorum. Böyle yetenekli biriyim. Dönemini bilmem ama şu dönemde bu kadar popüler olmuşum, hep trajik eserler yerine yeteneğim olan Komediye ve Aşka daha fazla eğilirdim ama niyeyse hep Trajedi hep Trajedi. Gerçi 11 tane Trajedi eseri var ama hep mutsuzluk üzerine yazdığı için; İnsan mutsuzlukları okumak istemiyor, mutlu şeyler görmek istiyoruz biraz da yaşantımız nedeniyle.
Kitabımızda Kral Lear’ın yanı sıra Gloucester Kontu’nun hikayesi de ilerliyor ve ikisi arasında ortak olarak şunu söyleyebiliriz. İki tarafında iyi ve kötü evlatları var, kötü evlatlar babalarını gaza getirerek iyi evlatlarını haksız yere cezalandırmasını konu ediniyoruz. Bu karakterlerden birinin adı sanırım Kent’ti. Bir ara şehir konuşuyor sandım kafam karıştı. Bir de Edgar var ki; yazarın onu köylü ağzıyla konuşturması mı yoksa çevirmenimiz Özdemir Nutku’nun bunu Anadolu ağzına çevirmesi mi daha hoş geldi bilemedim.
Böylece ilk kitabımızı bitirdik ama bugün acayip yoğunuz. Pazar günleri tatil yapmayanlar olarak durumumuz bu tabi. Fırsat bulduğum anda devam edeceğim, kendinize iyi bakın, mutlu bir Pazar geçirin efendim..
190 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Shakespeare'in okuduğum ilk oyunu. Herşeyden önce şunu söylemek istiyorum sözcüklerle, kelimelerle bu kadar kusursuzca oynandığı adeta dans edildiği bir eser ne duydum, ne de okudum. İnsanı dehşete, şaşkınlığa düşürüyor her cümlesi, sanırım Shakespeare adının neden bu kadar kudretli olduğunu daha iyi anladım. Eğer Shakespeare okunacak ise nefessiz kalmaya ve büyülenmeye hazır olun.
190 syf.
·20 günde·9/10
Kral lear-WILLIAM SHAKESPEARE
Shakespeare’i döneminin ve aynı zamanda tarihin önde gelen oyun yazarlarından biri olmasında katkıda bulunan tragedyalarından biridir Kral Lear.
İnsanı ve insan dinamizmini,düşüncelerini,hal hareket ve tavırlarını yani insan psikolojisi ve bu psikoloji uzantısında eylemlerini karakterlerinde ve karakterlerinin bulunduğu olay örgüleri içerisinde ustalıkla yansıtan yazar “Kral Lear’da” da;kibir,iki yüzlülük,kıskançlık,öfke,pişmanlık,çaresizlik gibi insana ait o eşsiz ve bireysel olarak incelenmesi gereken duyguları seyircilerine ve okurlarına o eşsiz perspektifinden yansıtır.
190 syf.
"Shakespeare, oyunda önce bozduğu sonra yeniden kurduğu düzenle
insana ilişkin temel sorunları yerel bir çerçeve içinde evrensel boyutlarda·
irdelemeğe çalışmış; insana özgü ilişki ve değer yargılarını, karşıtlarını
da göz önüne alarak incelemiştir. İnsanın kolayca yanlışa düşebileceğini,
yaptığı bu yanlışı acı çekerek ödeyeceğini vurgulamal<la birlikte,
insanın kendine uzaktan bakmayı bilerek ve sürekli gerçeği görmeye çalışarak
bu tür yanlışlara düşmeyeceği yanıtını da getirmiştir " Nezih Onur , Selçuk Üni.
190 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
insanı çok iyi düşündüren dili biraz ağır olsa da mükemmel bir trajedi feodalite ve Makyavelizm gibi birçok şeyi barındıran bir eser. Kitaba eleştirel baktığınızda size çok şey katacaktır. Doğayla çatışmalar ve betimlemeleri olağan üstü.
190 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Shakespeare’in trajedisi, “içinden çıkılmaz” sonu kahramanları öldüğü halde asilliklerinden değer kaybettirmemekte. Trajedilerini okurken, repliklerinde kendimi adeta içinde buluyorum.. Yani; özel kahramanlarını öldürse de okuyunca derin izler bırakabiliyor ki bu da işin özünü göstermekte. Okuyunca acı yada tatlı his yoğunluğu bırakabiliyorsa iş tamamdır.
Shakespeare’in Hamlet’inde, Hamlet’in babasının intikam acısı içinde mi yoksa aşkına karşılık bulamamasının acısı içinde mi olduğunu bilemesem de, Hamlet’in tam bir diplomasi ustası olduğunu göstermişti bana.
Bu eserinde ise entrikalarla çevrili daire içinde evlat acısını iyi anlatmış..
190 syf.
·Beğendi·8/10
bir kralın alaşılagelmedik bir duygusallığını ağır bir dille anlatan yazarımız shakespeare baba kral lear'ın kızlarına yaptığı haksızlıkları ve toprak paylaşımı üzerine kurgulu kitap ve süregelen olaylar
190 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Tiyatro eseri okumayalı uzun süre geçmiş ve Shakespeare ilaç gibi geldi diyebilirim. Oyunun öyküsü son derece anlaşılır şekilde yalın, akıcı ve etkileyici. Yer yer konudaki anlam dışı imgelemler ve olaylar göze çarpsa da rahatsız edici bir boyutta değil. İyilik-kötülük, sadakat-ihanet, bencillik-fedakarlık gibi birçok kavram üzerine müthiş çıkarımlar sunuyor kitap okuyucuya. Sevgi, genellikle ifadesi olmayan bir duygudur. Gerçek sevgi zaten davranışlara yansır ve emek ister. Gösterişi olmaz sevginin. Gerçek sevgi, tüm dünyanın gözleri önünde aşağılansanız bile onun iyiliği için çırpınmak, sadakatinden asla taviz vermeden onu adım adım gölge gibi izlemektir. Kitaptan kendi adıma gerekli içsel birikimleri edinip gerçek sevginin bir gün hepimizi bulmasını umut ediyorum. Saf, çıkarsız, gerçek, temiz, sadakat dolu ve asla ifadesi yeterli olmayan duru bir sevgi...
190 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Okuduğum üçüncü Shakespeare kitabı. Ne zaman Shakespeare ile ilgili inceleme yazmak istesem, hafiften korku duyarım. Bu olağanüstü yetenekli yazarın kitabınına inceleme yazmak beni ürkütür. Çünkü bilirim ki hangi kelimeleri ve cümleleri kullanacak olsam, anlatmak istediklerimi ve yazarın mükemmel üslubunu ortaya koyacak boyutta olamaz. Shakespeare ile ilgili belki de en sevdiğim, oyun karakterlerinden bazılarının, ne kadar sevimsiz görünselerde, konuşma yetenekleri ve üsluplarındaki derinlik sayesinde okuyucunun kalplerini çalabilmeleri. Okuyucu karakterin kötü niyetlerini bilse ve planladığı şeylerden haberdar olsa bile kendi derinliklerinde Onu sevmekten vazgeçemiyor. Diyaloğun gücü Shakespeare'in metinleriyle kendini öyle bir gösteriyor ki, insan daha iyi eserlerin yazılamayacağı fikrine kapılıyor.
190 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kral Lear bitti. Shakespeare’in okuduğum 11. eseri oldu ve bu eserle birlikte Shakespeare’in 4 büyük tragedyasını(Hamlet, King Lear, Othello, Macbeth) da okumayı tamamladım.

King Lear okuduğum en trajik ve kanlı Shakespeare eseriydi. Diğerlerine göre daha karmaşık bir yapısı olduğu için oyunu takip etmeyi biraz zorlaştırıyordu, bu yüzden birkaç kez ara verip okudum. Sonuç olarak eseri sevdim ama en sevdiğim Shakespeare eseri (Hamlet) olmayı başaramasa da 2. sıraya yerleşti.

Oyunun karmaşık yapısı dolayısıyla okumaktansa, izlemeye daha yatkın bir eser. Sahnede izleseydim bu eserden daha da fazla hoşlanabilirdim aynısı Macbeth için de geçerli, malesef yazarın hiçbir oyununu izlemek nasip olmadı.

Çevirisi çok iyiydi ama çevirmen notları kitabın arkasına konulacağı yerde, sayfa altında gösterilseydi daha iyi olurdu.
Edgar (kendi kendine):
"Daha beteri olamaz" diyebiliyorsak hala,
En kötüyü tatmamışız demektir.
William Shakespeare
Sayfa 135 - Remzi KİTABEVİ
EDGAR
Git işine be ağam, bırah da biz zavallıları, yolumuza gidek. Böyle caha satmaynan canım çıkaydı eğer, bugünkü günden ta on beş gün öncesi ölmüş bulurdun beni. Yoo, öyle yandan yanaşma ehtiyara, bah sonram söylemedi dimiyesin, bi yanaştım mu, kellen mi yohsam bu zopa mı daha sağlam denerum ha! Gerçek diyom hani.
Ne tatlı olmalı ki yaşamak,
Sürekli ölüm korkusu çekmeyi
Ölümün kendisine yeğliyoruz
SOYTARI: Sen benim soytarım olsaydın amca, zamansız yaşlandığın için sopayı yerdin benden.
LEAR: ne demek istiyorsun?
SOYTARI: Akıllanmadan yaşlanmayacaktın.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kral Lir
Baskı tarihi:
1937
Sayfa sayısı:
125
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türk Yurdu Basımevi
Baskılar:
Kral Lear
Kral Lear
Kral Lear (Çizgi Roman)
Kral Lir

Kitabı okuyanlar 796 okur

  • Sofiya shadman

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları