Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.002
Gösterim
Adı:
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
450
Format:
Ciltli
ISBN:
9786050934199
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kraliçe Loana
Kraliçe Loana
İlk baskısı 2005 yılında yapılan Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi HC özel baskısı ile tekrar okurlarıyla buluşuyor…

"'Hayatınla ilgili bir şeyler yaz' dedi Paola. 'Yirmi yaşındayken neler yapıyordun?' Şöyle yazdım: 'Yirmi yaşındaydım. Kimsenin, bu yaşın en güzel yaş olduğunu söylemesine izin vermem.' Doktor, komadan çıktığımda aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu sordu. Şöyle yazdım: 'Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini yatakta kocaman bir hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur.'"

"Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, geçmişi arayışın romanı. Bir romanın sınırlarını aşan, büyüleyici bir deneme. Gölgelerin doldurduğu, Don Bosco'nun ve Lili Marlen'in sesiyle canlanan bir sahne, bir Broadway sahnesi. Savaş sonrası belleğine kaygı dolu, sürükleyici bir yolculuk."
-Gazetta di Parma-

"Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, bir yaşamöyküsü değil, bir kuşağın anılarından oluşmuş bir kitap. Masallarla, yazınsal alıntılarla ve halk şarkılarının sözleriyle harmanlanmış bir öykü. Miki Fare, Mandrake, Mussolini ve göğüsleri çıplak Josephine Baker... İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey."
-La Stampa-
(Tanıtım Bülteninden)
448 syf.
·6 günde·6/10
#Spoiler #
#Tolstoy dedem, Eco babam :)"

Ne okudum ben yahu ! ...sanırım alt başlıkta sevgili Umberto Eco lise yıllarında bir gölge aşk yaşamış , o aşkı ölümsüz'leştirmek için bu kitabı yazmış ....Cirano gibi aşkına uzaktan seslenmiş hic bir zaman cisimlendirmemiş..ya da tüm bu algıyı ben uyduruyorum :)

Klasik Eco tarzının dışında bir roman fakat değişmeyen bol detay ve araştırma (not al google'bak geri dön tekrar oku, tekrar araştırmalar yap ) sistemi baki kalmak suretiyle romanı bitirmiş bulunmaktayız

..baş karakterimiz hafızasını kaybetmiştir onun günlük hayatını yeni yeni öğrenmeye başlarken, geçmişe dönme çabasını detay detay örmeye de başlarız .üstelik as adamımız pahalı kitaplar toplayıp satan bir sahaftır ,kitap kolleksiyoncusu ve üstat 'tır.
Yani burnumuza eskimiş sayfa kokuları, dolmaya başlar ..
( 1600,1700,1800 lü yıllardan kalma kitaplar :) Shakespeare ler diyorum ) yanlış anlaşılmasın :))
insanın en olmak istediği yere yani çocukluğunu hatırlatacak ip uçlarının bulunduğu bir eve bırakılır ...tavan araları yıllardır açılmamış sandıklar ,ilk okunan kitaplar,anılar bir bir hatırlatma objesi olarak ortaya dökülür ..yabancı bir kültürün anıları olsada masanın üzerinde bulunan tozlu bir "Mandrake" 'ye belki hepimizi çocukken büyülemiş sevgili "Jules Verne"ye ait ilk baskılara gülümseriz:)

Sisle sarılı zihnini toprlamaya çalışırken savaş zamanları da girer hikayeye ,gençlik yılları "Kara gömlekli "lâkaplı Alman'lar hatta hatta "Kazak Askerleri " çıkartır karşımıza Eco ..anılar modern bir hastahanede koma durumuna geçtiğinde yerlerine oturur ..fakat geri dönülecek bir hayat artık yoktur ..sadece yüzünü görmek için delirdigi "Lila"vardır ..çünkü Lila ölmüştür. ..son satırda özetlenir hikaye ..

"Bir soğuk dalgası hissediyorum,gözlerimi kaldırıyorum ..
Güneş neden kararıyor? "
....nokta

Dip not :
Valla kafanız çok dolu iken okumayın :)
Böylede kitap sonu mu olur canım :)
448 syf.
·Beğendi·10/10
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi. Bir sis perdesinin ardında uyanmak. ama uyandığınız bu sisi bir başkasının kaleminden çıkan kelimelerle tasvir etmek. bir sabah uyandığınızda kendinizin kim olduğunuzu bilmemek ama pekala kendisini bir hamam böceği olarak bulan Gregor Samsa olabileceğinizi bilmek.
Adınızın ne olduğunu bilmiyorsunuz da napolyon'un nerede ne zaman öldüğünü biliyorsunuz. doktor bir eşiniz olduğunu söylediğinde onu şapka sanmaktan korkuyorsunuz.
Bu kitabın ana karakteri bir kaza sonrasında hastanedeki yatağında uyanan bir sahaf. kendisiyle ilgili hiç bir şey hatırlamazken okuduğu her şeyi hatırlar. ama okudukları da öyle saymakla bitmez.
Kitabı okurken benim de okumuş olduğum bir kaç kitaba denk geldiğimde nasıl da sevinmiş olduğumu hatırlıyorum en çok.
Fazlasıyla gölgede kalmış olsa da kanımca Eco'nun en iyi romanıdır. ve benim için ilk beşin içindedir.
448 syf.
·3 günde·10/10
Spoi içerebilir.Giambattista Bodoni'nin hayatını yeniden keşfedişinin hikâyesini okuyoruz.Elli dokuz yaşındaki antik kitap satıcısı olan ve ana karakterimiz olan Giambattista,geçirdiği inme nedeniyle girdiği komanın ardından hafızasının büyük bir kısmını kaybetmiştir.Gündelik hayatın bilgisi dışında ona kalan sadece okudukları; şiirlerden dizeler, roman pasajları, filmlerden sahneler ve tiyatro oyunlarından repliklerdir ve hatırlamasında eşi yardımcı olur ki eşine yani Paola'ya bayıldım. Bodoni ya da arkadaşlarının ve ailesinin onu çağırdığı adıyla Yambo, hayatına dair otobiyografik bilgiyi tamamen yitirmiş olduğundan eski günlerini hatırlamak için bütün hayatını yeni baştan kurgulamak için kendisini normalin üzerinde zorlar.Ana karakterimizin hem iç dünyası hemde dış dünyasına tanık oluyoruz.Karısı Paola ile evlerine döndüğünde her şeye başlayan ana karakterimiz,evdeki belgeler,mektuplar,fotoğraflar ve kitaplarıyla başlar,hafızasını geri getirmek için.Ana karakterimizin ailesi hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.Mesela,anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş,kız kardeşi ise evlenerek bir başka ülkeye taşınmış,kız kardeşi ile yılda 1-2 kere görüşüyor ve dayısı onlara sahip çıkmış.Birçok çizgi roman kitapları,kitap resimleri,şiir kitaplarından resimler bulunmakta.Ve bazı şiir,kitap alıntıları mevcut.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
448 syf.
·7 günde·8/10
Kitabımızın kahramanı 59 yaşındaki antik kitap satıcısı, Giambattista, hafızasını kaybediyor ve o hayatını yeniden keşfetmeye çalışırken siz de ona eşlik ediyorsunuz. Eco işin içinde olduğu için de bu keşfediş sıradanlıktan uzak nokta atışı imgelerle süslenerek ifade edilmiş. Bir nevi İtalya'nın yakın tarihine zaman yolculuğu yapıyorsunuz. Mussolini döneminden tutun da bazı çizgi roman karakterlerine, şiirlere, roman pasajlarına dair bilgilerle kendinizi başbaşa buluyorsunuz. Verdiği bu bilgilerin birçoğunu da görsel çizimlerle süslemiş, bazı kitapların ilkbasımını görmek ya da reklam, film afişlerini inceleyebilmek o anki verilen bilgiyi canlandırmada baya etkili oluyor.

Tabiki Eco'nun verdiği her imgenin tamamını özümsemek kolay değil, baya bilgi birikimine sahip olmak gerekiyor, ucundan kıyısından da bir şeyler yakalayıp içselleştirebilmeye çalıştım, bulmaca çözer gibiydi.

Bendeki eski basımıydı, yeni basımlarında var mı yok mu bilmiyorum ama bazı yerlerde fransızca, latince gibi yabancı dilde cümleler vardı, onların da dipnot olarak çevrilmiş olmasını isterdim, bazı yerlerde vardı ama çoğunluğunda yoktu.

Bunlar dışında söyleyebileceğim şu ana kadar okuduğum Eco kitapları arasında anlatımı çok rahat olandı ama yanlış anlaşılmasın, elinize alıp da kafa dağıtacağınız gibi basit değildi yine, sürekli bilgi yağmuruna tutuluyorsunuz her zamanki gibi. :)

İlgilisinin keyif alacağı, tarzı olmayanın çok sıkılacağı bir kitap der susarım.
448 syf.
·23 günde·7/10
Yambo ansiklopedik bilgi birikimini değil de bunları nasıl ve ne zaman öğrendiğini, duygularını unuttur ve bunları nasıl öğrendiğini hatırlamaya çalışırken çoçukluğuna yani büyüdüğü eve dönerek tavan arasındaki eşyaların içine girer. İtalya’nın 2. Dünya Savaşı yıllarında çocukluğunu geçiren Yambo olayları hatırlamaya çalışırken Umberto Eco, o yıllarda İtalya’nın yakın geçmişini etkileyici göndermeleriyle anlatır.

Tarihi romanların en sevdiğim yanı tarihi, düz kitaplardan çıkarıp halkın o zamandaki özellikle benim için savaş yıllarındaki yaşayış biçimi, duygu ve düşünceleriyle anlatması.
448 syf.
·23 günde·Beğendi·9/10
İndirim rafinda Umberto Eco ismini görünce alıp bi kenara koyup nasılsa birgün vaktim olur okurum dediğim bir kitap . Belki sıradan başka bir yazar yazsa bu kadar begenebilecegimi sanmıyorum. Hafızasıni yitiren baş karakterimizin kendini geçmişinde çocukluğunda arama çabası üstelik sağlıklı iken kaçtığı çocukluğunda. İkinci Dünya savaşındaki İtalya hakkında birçok tarihi bilgi edinilebilecek ,savaşa küçük bir cocugun gözünde istesenizde istemesenizde kendi çatınız altında anlam yüklemeye calismanin anlamsizligini deneyimleyeceksiniz.
448 syf.
·19 günde·Beğendi·7/10
Spoiler içerebilir. Gülün Adı'nın bende bıraktığı hazı bulacağımı sanarak okuduğum için mi bilmiyorum kah elimden bırakıp araya başka kitaplar alsam da kah bazı akademik kısımlarda Google bakarak ara versem de Yambo'nun hafızasının nereye gittiğini öğrenmek için kitabı bitirdim.
( Öğrenebildim mi ?)
Eminim ki bu kitabı tekrar okuduğumda Eco'nu altmetin zenginliği, kitabın akıcı dili sayesinde başka bir haz alacağım zaten Eco'nun büyük bir yazar olması da bu değilmi? Kitabı her okuyuşumuzda başka bir anlam keşfetmek.
Yambo 'nun kendini ararken döndüğü yıllarda, Mussolini dönemi, çizgi romanlar ve kahramanları, şiirler, şarkılar, filmler ve aktrisler o dönemin (1940'lı yıllar) popüler kültürünün içine sürüklüyor okuyucuyu (şimdiden tekrar okumaya başlayasım geldi )
"Savaş patlamak üzereydi ,bu durumda pencereyi karartıp radyoya yapışmak mı gerekiyordu ??? ...

"Radyonun sesini kıs lütfen yüreğimin atışını duymak istersen "
"Seni uzaktan gördüğümde ..
Saçların omuzlarına dökülmüş dimdik yürürken ... başım döner ,geçerim kendimden"
" _sonra Chopin müziği ve acılı hayatı üzerine bir kaç dize okudum...Elbette onaltı yaşında, yanlızca karısı öldüğü gün kendini kaybeden ve kendisine cenaze töreninin nasıl olmasını istediğini soran mezarcılara "karıma sorun" diye cevap veren Bach üzerine şiir yazamazsın. ..."
"Iktidar kaç ruhluydu ???"
Afrika güneşi altında El Alameyn savaşı sürüyor ,radyo "böyle yaşamak istiyorum güneş anlımda şarkı söyleyerek mutlulukla" yı çalıyordu. ..
Amerika birleşik devletleriyle savaşa giriyorduk ,gazetelerimiz Pearl Harbor'a yapılan Japon bonbardımanını kutluyordu "Hawai göğü altında ,bir gece inersen, cenneti düşlersin "yayınlanıyordu (ama belki de radyo dinleyen halk Pearl Harbor'un Hawai'de olduğunu. Hawainin de Amerikan toprağı olduğunu bilmiyordu) ...
Paulus Stalingrad da her iki tarafın cesetleri arasında teslim oluyor ,biz "ayakkabımda çakıl var ,çok acıdı canım ay " diyorduk..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi
Baskı tarihi:
Nisan 2016
Sayfa sayısı:
450
Format:
Ciltli
ISBN:
9786050934199
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kraliçe Loana
Kraliçe Loana
İlk baskısı 2005 yılında yapılan Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi HC özel baskısı ile tekrar okurlarıyla buluşuyor…

"'Hayatınla ilgili bir şeyler yaz' dedi Paola. 'Yirmi yaşındayken neler yapıyordun?' Şöyle yazdım: 'Yirmi yaşındaydım. Kimsenin, bu yaşın en güzel yaş olduğunu söylemesine izin vermem.' Doktor, komadan çıktığımda aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu sordu. Şöyle yazdım: 'Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini yatakta kocaman bir hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur.'"

"Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, geçmişi arayışın romanı. Bir romanın sınırlarını aşan, büyüleyici bir deneme. Gölgelerin doldurduğu, Don Bosco'nun ve Lili Marlen'in sesiyle canlanan bir sahne, bir Broadway sahnesi. Savaş sonrası belleğine kaygı dolu, sürükleyici bir yolculuk."
-Gazetta di Parma-

"Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, bir yaşamöyküsü değil, bir kuşağın anılarından oluşmuş bir kitap. Masallarla, yazınsal alıntılarla ve halk şarkılarının sözleriyle harmanlanmış bir öykü. Miki Fare, Mandrake, Mussolini ve göğüsleri çıplak Josephine Baker... İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey."
-La Stampa-
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Zübeyda BULUT
  • Bey Böyrek
  • B é t ú l
  • Melek Ceylan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0