Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.499
Gösterim
Adı:
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752933804
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kraliçe Loana
Kraliçe Loana
Hayatınızla ilgili bir şeyler yaz dedi Paola. Yirmi yaşındayken neler yapıyordun? Şöyle yazdım: Yirmi yaşındaydım. Kimsenin, bu yaşın en güzel yaş olduğunu söylemesine izin vermem.´Doktor, komadan çıktığımda aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu sordu. Şöyle yazdım: George Samsa bir sabah uyandığında kendini yatakta kocaman bir hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur.

Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, geçmişi arayışın romanı. Bir romanın sınırlarını aşan, büyüleyici bir deneme. Gölgelerin doldurduğu, Don Bosco'nun ve Lili Marlen'in sesiyle canlanan bir sahne, bir Broadway sahnesi. Savaş sonrası belleğine kaygı dolu, sürükleyici bir yolculuk.
- Gazetta di Parma-

Kraliçe Loana´nın Gizemli Alevi, bir yaşamöyküsü değil, bir kuşağın anılarından oluşmuş bir kitap. Masallarla, yazınsal alıntılarla ve halk şarkılarının sözleriyle harmanlanmış bir öykü. Miki Fare, Mandrake, Mussolini ve göğüsleri çıplak Josephine Baker... İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey.
- La Stampa-

Yaş, bellek ve nostalji. Bu kez Umberco Eco hiç olmadığı kadar iğneleyici ve çağdaş.
- Times-
448 syf.
·6 günde·6/10
#Spoiler #
#Tolstoy dedem, Eco babam :)"

Ne okudum ben yahu ! ...sanırım alt başlıkta sevgili Umberto Eco lise yıllarında bir gölge aşk yaşamış , o aşkı ölümsüz'leştirmek için bu kitabı yazmış ....Cirano gibi aşkına uzaktan seslenmiş hic bir zaman cisimlendirmemiş..ya da tüm bu algıyı ben uyduruyorum :)

Klasik Eco tarzının dışında bir roman fakat değişmeyen bol detay ve araştırma (not al google'bak geri dön tekrar oku, tekrar araştırmalar yap ) sistemi baki kalmak suretiyle romanı bitirmiş bulunmaktayız

..baş karakterimiz hafızasını kaybetmiştir onun günlük hayatını yeni yeni öğrenmeye başlarken, geçmişe dönme çabasını detay detay örmeye de başlarız .üstelik as adamımız pahalı kitaplar toplayıp satan bir sahaftır ,kitap kolleksiyoncusu ve üstat 'tır.
Yani burnumuza eskimiş sayfa kokuları, dolmaya başlar ..
( 1600,1700,1800 lü yıllardan kalma kitaplar :) Shakespeare ler diyorum ) yanlış anlaşılmasın :))
insanın en olmak istediği yere yani çocukluğunu hatırlatacak ip uçlarının bulunduğu bir eve bırakılır ...tavan araları yıllardır açılmamış sandıklar ,ilk okunan kitaplar,anılar bir bir hatırlatma objesi olarak ortaya dökülür ..yabancı bir kültürün anıları olsada masanın üzerinde bulunan tozlu bir "Mandrake" 'ye belki hepimizi çocukken büyülemiş sevgili "Jules Verne"ye ait ilk baskılara gülümseriz:)

Sisle sarılı zihnini toprlamaya çalışırken savaş zamanları da girer hikayeye ,gençlik yılları "Kara gömlekli "lâkaplı Alman'lar hatta hatta "Kazak Askerleri " çıkartır karşımıza Eco ..anılar modern bir hastahanede koma durumuna geçtiğinde yerlerine oturur ..fakat geri dönülecek bir hayat artık yoktur ..sadece yüzünü görmek için delirdigi "Lila"vardır ..çünkü Lila ölmüştür. ..son satırda özetlenir hikaye ..

"Bir soğuk dalgası hissediyorum,gözlerimi kaldırıyorum ..
Güneş neden kararıyor? "
....nokta

Dip not :
Valla kafanız çok dolu iken okumayın :)
Böylede kitap sonu mu olur canım :)
450 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Mükemmel bir hatıra kitabı (tabi İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya'da çocukluğunu geçirenler için). İlk sayfasından itibaren herkesi içine alan güzel bir seyahat trenine benzettim kitabı. Yaklaşık yüzüncü sayfaya kadar çok güzel manzaralar sunuyordu. Sonra öğrendim ki trenin makinisti biraz ırkçıymış. 100. sayfadan sonra benim bulunduğum kompartmanı sık sık tünele sokerken, italyanların bulunduğu kısma inanılmaz manzaralar sunuyordu. Bazen kafamı çevirip manzaraya bakmak istesem de bir italyanın aldığı tadı asla alamadım. Kitap bitince keşke 2 ayrı kitap olsaymış dedim. İlk 100 sayfa ve sonrası diye. Çok güzel başlayıp kötü bitirdim
448 syf.
·Beğendi·10/10
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi. Bir sis perdesinin ardında uyanmak. ama uyandığınız bu sisi bir başkasının kaleminden çıkan kelimelerle tasvir etmek. bir sabah uyandığınızda kendinizin kim olduğunuzu bilmemek ama pekala kendisini bir hamam böceği olarak bulan Gregor Samsa olabileceğinizi bilmek.
Adınızın ne olduğunu bilmiyorsunuz da napolyon'un nerede ne zaman öldüğünü biliyorsunuz. doktor bir eşiniz olduğunu söylediğinde onu şapka sanmaktan korkuyorsunuz.
Bu kitabın ana karakteri bir kaza sonrasında hastanedeki yatağında uyanan bir sahaf. kendisiyle ilgili hiç bir şey hatırlamazken okuduğu her şeyi hatırlar. ama okudukları da öyle saymakla bitmez.
Kitabı okurken benim de okumuş olduğum bir kaç kitaba denk geldiğimde nasıl da sevinmiş olduğumu hatırlıyorum en çok.
Fazlasıyla gölgede kalmış olsa da kanımca Eco'nun en iyi romanıdır. ve benim için ilk beşin içindedir.
448 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Umberto Eco'nun 1930lu ve 40lı yıllarda okuduğu metinlere, koleksiyonundaki çizgi romanlara ve bant kayıtlarına dayanan, anısal belleğini kaybeden bir adamın kendisini yeniden bulma çabası üzerine, dili sade ve anlaşılır ancak fazla bilgi içermesi ile araştırmaya yönlendiren, dönemin İtalyasını ve 2. Dünya savaşını başarılı bir şekilde resmeden kitabı. Tavsiyedir.
448 syf.
·20 günde·8/10
Geçirdiği bir kaza sonucu bilincinin bir kısmını kaybeden bir adımın hikayesi anlatılıyor bu kitapta. Tam olarak bilincini kaybetme bile denemez buna aslında. Adam teorik olarak herseyi biliyor hatırlıyor. Mesela araba sürmek, dişlerini fırçalamak gibi ama geçmişiyle ilgili hicbirseyi hatırlamıyor. Kim olduğunu, nerden geldiğini, kimle evli olduğunu vs. Hikaye ilk başlarda oldukça ilgimi çekti lakin kitap ilerledikçe Umberto Eco, asıl derdi yani asıl anlatmak istediği şey üzerinde yoğunlaştı. Hikâyeden sıyrılıp kavramlar ve detaylara ağırlık vermesi zaman zaman kitaptan kopmama sebep oldu diyebilirim.

Geçmişini hatırlamasi için çocukluğunun geçtiği köye giden adam burda yaşadığı evde bir süre kalır. Dedesinin tavanarasinda sakladığı bir yığın eski eşyalar arasında geçmişini aramaya başlar.

Kitap ikinci dünya savaşı İtalya'sini ve Mussolini dönemini anlamak için bulunmaz bir eser. O döneme ait kitaplar, dergiler, plaklar, romanlar, çizgi romanlar vs vs. Eco, neredeyse hepsini tek tek ele alıp analizini yapıyor. İşte kitapta sıkıcı olan kısımda bu oldu benim için. Ama dedigim gibi o demeni anlamak için iyi bir eser.

Dil çok ağır değil ama içinde fazla yabancı kelime ve şarkılar var. Anlatım başlarda akıcı ama sonra kavramsal analizlere döndüğü için tikaniyor.

Herkese iyi okumalar dilerim.
448 syf.
·3 günde
Spoi içerebilir.Giambattista Bodoni'nin hayatını yeniden keşfedişinin hikâyesini okuyoruz.Elli dokuz yaşındaki antik kitap satıcısı olan ve ana karakterimiz olan Giambattista,geçirdiği inme nedeniyle girdiği komanın ardından hafızasının büyük bir kısmını kaybetmiştir.Gündelik hayatın bilgisi dışında ona kalan sadece okudukları; şiirlerden dizeler, roman pasajları, filmlerden sahneler ve tiyatro oyunlarından repliklerdir ve hatırlamasında eşi yardımcı olur ki eşine yani Paola'ya bayıldım. Bodoni ya da arkadaşlarının ve ailesinin onu çağırdığı adıyla Yambo, hayatına dair otobiyografik bilgiyi tamamen yitirmiş olduğundan eski günlerini hatırlamak için bütün hayatını yeni baştan kurgulamak için kendisini normalin üzerinde zorlar.Ana karakterimizin hem iç dünyası hemde dış dünyasına tanık oluyoruz.Karısı Paola ile evlerine döndüğünde her şeye başlayan ana karakterimiz,evdeki belgeler,mektuplar,fotoğraflar ve kitaplarıyla başlar,hafızasını geri getirmek için.Ana karakterimizin ailesi hakkında da bilgi sahibi oluyoruz.Mesela,anne ve babasını bir trafik kazasında kaybetmiş,kız kardeşi ise evlenerek bir başka ülkeye taşınmış,kız kardeşi ile yılda 1-2 kere görüşüyor ve dayısı onlara sahip çıkmış.Birçok çizgi roman kitapları,kitap resimleri,şiir kitaplarından resimler bulunmakta.Ve bazı şiir,kitap alıntıları mevcut.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
448 syf.
·7 günde·8/10
Kitabımızın kahramanı 59 yaşındaki antik kitap satıcısı, Giambattista, hafızasını kaybediyor ve o hayatını yeniden keşfetmeye çalışırken siz de ona eşlik ediyorsunuz. Eco işin içinde olduğu için de bu keşfediş sıradanlıktan uzak nokta atışı imgelerle süslenerek ifade edilmiş. Bir nevi İtalya'nın yakın tarihine zaman yolculuğu yapıyorsunuz. Mussolini döneminden tutun da bazı çizgi roman karakterlerine, şiirlere, roman pasajlarına dair bilgilerle kendinizi başbaşa buluyorsunuz. Verdiği bu bilgilerin birçoğunu da görsel çizimlerle süslemiş, bazı kitapların ilkbasımını görmek ya da reklam, film afişlerini inceleyebilmek o anki verilen bilgiyi canlandırmada baya etkili oluyor.

Tabiki Eco'nun verdiği her imgenin tamamını özümsemek kolay değil, baya bilgi birikimine sahip olmak gerekiyor, ucundan kıyısından da bir şeyler yakalayıp içselleştirebilmeye çalıştım, bulmaca çözer gibiydi.

Bendeki eski basımıydı, yeni basımlarında var mı yok mu bilmiyorum ama bazı yerlerde fransızca, latince gibi yabancı dilde cümleler vardı, onların da dipnot olarak çevrilmiş olmasını isterdim, bazı yerlerde vardı ama çoğunluğunda yoktu.

Bunlar dışında söyleyebileceğim şu ana kadar okuduğum Eco kitapları arasında anlatımı çok rahat olandı ama yanlış anlaşılmasın, elinize alıp da kafa dağıtacağınız gibi basit değildi yine, sürekli bilgi yağmuruna tutuluyorsunuz her zamanki gibi. :)

İlgilisinin keyif alacağı, tarzı olmayanın çok sıkılacağı bir kitap der susarım.
448 syf.
·23 günde·7/10
Yambo ansiklopedik bilgi birikimini değil de bunları nasıl ve ne zaman öğrendiğini, duygularını unuttur ve bunları nasıl öğrendiğini hatırlamaya çalışırken çoçukluğuna yani büyüdüğü eve dönerek tavan arasındaki eşyaların içine girer. İtalya’nın 2. Dünya Savaşı yıllarında çocukluğunu geçiren Yambo olayları hatırlamaya çalışırken Umberto Eco, o yıllarda İtalya’nın yakın geçmişini etkileyici göndermeleriyle anlatır.

Tarihi romanların en sevdiğim yanı tarihi, düz kitaplardan çıkarıp halkın o zamandaki özellikle benim için savaş yıllarındaki yaşayış biçimi, duygu ve düşünceleriyle anlatması.
448 syf.
·1 günde·Puan vermedi
60 yaşında kaza geçirip bireysel hafızasını yitiren kitap satıcısı Giambattista Bodoni’nin (Yambo) kitaplar ve onların kahramanları yoluyla geçmişine dönüp onu hatırlama çabası.
448 syf.
·23 günde·Beğendi·9/10
İndirim rafinda Umberto Eco ismini görünce alıp bi kenara koyup nasılsa birgün vaktim olur okurum dediğim bir kitap . Belki sıradan başka bir yazar yazsa bu kadar begenebilecegimi sanmıyorum. Hafızasıni yitiren baş karakterimizin kendini geçmişinde çocukluğunda arama çabası üstelik sağlıklı iken kaçtığı çocukluğunda. İkinci Dünya savaşındaki İtalya hakkında birçok tarihi bilgi edinilebilecek ,savaşa küçük bir cocugun gözünde istesenizde istemesenizde kendi çatınız altında anlam yüklemeye calismanin anlamsizligini deneyimleyeceksiniz.
450 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Geçmişi aramanın, hatırlamaya çalışmanın ve sürekli bir arayış içinde olmanın ne kadar zor olabileceğini tahmin edemeyiz sanırım, ama okuyabiliriz. Eco bize bunu sunmuş hem de şahane bir savaş sonrası belleği ile.

.

İkinci Dünya Savaşı’nı, İtalya’nın faşizmini, halkın durumunu bir çocuğun belleğine inerek öğreniyoruz. Üstelik bu çocuk belleğine kavuşmaya çalıştığı sırada 60 yaşına dayanmış bir adam artık Yambo geçirdiği bir kaza sonrası hafızasını kaybedince başlıyor geçmiş arayışı ama bu arayış sırasında fark ediyor ki ömrü boyunca çok başka bir arayış içindeymiş. Biz bu arayışı okurken savaş dönemi ve öncesine ait, ama en çok savaş dönemine ait, karikatürlere, dergilere, sinema filmlerine, propagandalara dahil oluyoruz. (kitapta booool booool görsel var, çoooook güzeller ) O dönemde yapılan radyo yayınlarını, değiştirilmiş şarkıları dinliyoruz. Bir çocuğun savaştan, dergilerden, büyüklerden, yaşadıklarından, kiliseden, ülkelerin çeşitli propagandalarından nasıl etkilendiğini canlı canlı yaşıyoruz. Üstelik bunu sadece birinin hafızasında gezinirken yapıyoruz. O hafızada gezinirken tüm bunların çocuğu ergenlik ve yetişkinlik döneminde ne kadar etkilediğine de şahit oluyoruz.

.

Eco, Martin Eden’e olduğu gibi son dakikada her şeyin anlaşılıp öğrenildiği dakikada her şeyin bittiği ilham anı gibi diyor Yambo’nun bazı anları için. Martin Eden okumuş olanlar bu cümleden çok şey çıkaracaktır eminim. Eco bu kitapta da yine tüm edebi, sanatlar, tarihsel bilgisini konuşturmuş bilginize.

.

#bukitapneöğretti Ne kadar kötü zamanlar yaşarsak yaşayalım, çocukluğumuzu kaybetmiş bile olsak hayat öyle bir sihir ki bizi bir gün bir hayalin, bir arayışın peşinden götürerek kendisine tutunmamızı sağlıyor. Bunun için Kraliçe Loana’dan yardım istemek zorunda kalsak bile

.

Ayrıca okurken İtalya’nın ekonomik, sosyal, gündelik hayatı hakkında da fikir sahibi olacaksınız: Mesela işe girmek için savaş sonrası torpile ihtiyaç duyulması, çocukların savaş öncesi ve sırası öldürme bilinciyle yetiştirilmesi, kadınların eğer iyi bir ailede iseler çalışmamasının daha uygun görülmesi, toprak ağalarının kara gömlekliler tarafından zarara uğratılmaması (çünkü çıkar var) vb. pek çok şey …

.

Uzattım gidiyorum Hoşça kalın
448 syf.
·19 günde·Beğendi·7/10
Spoiler içerebilir. Gülün Adı'nın bende bıraktığı hazı bulacağımı sanarak okuduğum için mi bilmiyorum kah elimden bırakıp araya başka kitaplar alsam da kah bazı akademik kısımlarda Google bakarak ara versem de Yambo'nun hafızasının nereye gittiğini öğrenmek için kitabı bitirdim.
( Öğrenebildim mi ?)
Eminim ki bu kitabı tekrar okuduğumda Eco'nu altmetin zenginliği, kitabın akıcı dili sayesinde başka bir haz alacağım zaten Eco'nun büyük bir yazar olması da bu değilmi? Kitabı her okuyuşumuzda başka bir anlam keşfetmek.
Yambo 'nun kendini ararken döndüğü yıllarda, Mussolini dönemi, çizgi romanlar ve kahramanları, şiirler, şarkılar, filmler ve aktrisler o dönemin (1940'lı yıllar) popüler kültürünün içine sürüklüyor okuyucuyu (şimdiden tekrar okumaya başlayasım geldi )
Acı çekiyor, belli etmiyorsun, çünkü sen harika bir insansın, ama içinden de bunun aklımızı başımiza toplamamız için bir fırsat olduğunu düşünüyorsun, değil mi ?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752933804
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Baskılar:
Kraliçe Loana
Kraliçe Loana
Hayatınızla ilgili bir şeyler yaz dedi Paola. Yirmi yaşındayken neler yapıyordun? Şöyle yazdım: Yirmi yaşındaydım. Kimsenin, bu yaşın en güzel yaş olduğunu söylemesine izin vermem.´Doktor, komadan çıktığımda aklıma ilk gelen şeyin ne olduğunu sordu. Şöyle yazdım: George Samsa bir sabah uyandığında kendini yatakta kocaman bir hamamböceğine dönüşmüş olarak bulur.

Kraliçe Loana'nın Gizemli Alevi, geçmişi arayışın romanı. Bir romanın sınırlarını aşan, büyüleyici bir deneme. Gölgelerin doldurduğu, Don Bosco'nun ve Lili Marlen'in sesiyle canlanan bir sahne, bir Broadway sahnesi. Savaş sonrası belleğine kaygı dolu, sürükleyici bir yolculuk.
- Gazetta di Parma-

Kraliçe Loana´nın Gizemli Alevi, bir yaşamöyküsü değil, bir kuşağın anılarından oluşmuş bir kitap. Masallarla, yazınsal alıntılarla ve halk şarkılarının sözleriyle harmanlanmış bir öykü. Miki Fare, Mandrake, Mussolini ve göğüsleri çıplak Josephine Baker... İkinci Dünya Savaşı yılları İtalyası'yla ilgili her şey.
- La Stampa-

Yaş, bellek ve nostalji. Bu kez Umberco Eco hiç olmadığı kadar iğneleyici ve çağdaş.
- Times-

Kitabı okuyanlar 95 okur

  • feyza bütün
  • Zehra Tatar
  • Paluri Arzu Demirçi
  • MUHİTTİN ÜZREK
  • Nur Yaylalı
  • Ay'Hande Eren
  • Pinar Baban
  • Ceng Avci
  • Doğan Aydan
  • Veli Erdem

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (10)
9
%11.5 (3)
8
%19.2 (5)
7
%7.7 (2)
6
%7.7 (2)
5
%3.8 (1)
4
%3.8 (1)
3
%3.8 (1)
2
%3.8 (1)
1
%0