Adı:
Kraliçenin Huysuzluğu
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055819422
Kitabın türü:
Çeviri:
Orçun Türkay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Helikopter Yayınları
Hemen hepsi öneri ya da istek üzerine yazılmış, insanı tuhaf bir biçimde etkisi altına alan bu öyküler, Echenoz’un dünyaya eşi benzeri olmayan bakışını özetliyor adeta. “Ne basit yazıyor” diyebilirsiniz, “sadece gördüğünü anlatıyor, olayları art arda diziyor, o kadar.” Ama neleri görüyor Echenoz? Gördüklerini hangi sırayla anlatıyor? İşte bu sorunun yanıtıdır Echenoz’u eşsiz kılan. Biraz uzak, biraz alaycı bir edayla her cümleyi ince ince kurar, her sözcüğü titizlikle seçer, kendimize, çevremize, açmazlarımıza bambaşka bir gözle bakmamızı sağlar. “Le Bourget’de Üç Sandviç,” trenle bu hüzünlü banliyö kasabasına sandviç yemeğe, üstelik üç kez giden bir adamı anlatır. “Luxembourg Bahçesi’nde Saat Yönünde Yirmi Kadın” eski Fransa kraliçelerinin heykellerini birkaç satırda betimler. “Kraliçenin Huysuzluğu” ise ... eh, bu öykünün can alıcı noktasını ise siz bulun.
Jean Echenoz'un kaleminin gücünü gösteren hikayelerle dolu Kraliçenin Huysuzluğu, olaylara değil mekanlara, mekanların ve nesnelerin tarihlerine eğilen, okuması ilginç bir eser.

Echenoz'un üslubu, olayların akışının ön plana çıkmadığı, bazen olay da yaşanmayan, diyalogların neredeyse hiç karşımıza çıkmadığı bir üslup. Diğer eserlerini bilemiyorum ama bu eserinde nesneler ve mekanlar işlevleri, anlamları ve tarihleriyle kişilerin önüne geçiyorlar : ilk hikayede bira fıçısı, bir müzedeki Fransa kraliçeleri heykelleri, bir diğerinde doğa, bir diğerinde Babil, bir diğerinde köprüler, ve koca bir kent ya da denizaltı yazarın özellikle anlattığı, ısrar ederek bizi okumaya davet ettiği karakterlere dönüşüyor. Bu mekanlar veya nesneler özellikle ilginç kılınmaya çalışılmıyor, kendiliğinden doğal ve kendiliğinden bir karakter özelliği taşıyorlar. Bunu neden yapıyor yazar? Acaba mekanlara, nesnelere onların yaşamı demek olan tarihleriyle yeni bir gözle mi bakmamızı istiyor? Belki de.

Ne olursa olsun; okuması keyifli, az da zorlayıcı, ayrıca biraz da Cortazar'ı hatırlatan anlatımıyla Echenoz 'un ilgimizi hak ettiğini düşünüyorum.
insan, ancak kafasında bir amaç, bir eksen, bir yön, sabit bir fikir olduğu müddetçe hareket edebilir, yoksa oturmalıdır oturduğu yerde.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kraliçenin Huysuzluğu
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
64
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055819422
Kitabın türü:
Çeviri:
Orçun Türkay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Helikopter Yayınları
Hemen hepsi öneri ya da istek üzerine yazılmış, insanı tuhaf bir biçimde etkisi altına alan bu öyküler, Echenoz’un dünyaya eşi benzeri olmayan bakışını özetliyor adeta. “Ne basit yazıyor” diyebilirsiniz, “sadece gördüğünü anlatıyor, olayları art arda diziyor, o kadar.” Ama neleri görüyor Echenoz? Gördüklerini hangi sırayla anlatıyor? İşte bu sorunun yanıtıdır Echenoz’u eşsiz kılan. Biraz uzak, biraz alaycı bir edayla her cümleyi ince ince kurar, her sözcüğü titizlikle seçer, kendimize, çevremize, açmazlarımıza bambaşka bir gözle bakmamızı sağlar. “Le Bourget’de Üç Sandviç,” trenle bu hüzünlü banliyö kasabasına sandviç yemeğe, üstelik üç kez giden bir adamı anlatır. “Luxembourg Bahçesi’nde Saat Yönünde Yirmi Kadın” eski Fransa kraliçelerinin heykellerini birkaç satırda betimler. “Kraliçenin Huysuzluğu” ise ... eh, bu öykünün can alıcı noktasını ise siz bulun.

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Aslı Soylu
  • Rogojin
  • ramazan k.
  • Gül yalçın
  • MeSu

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0