1000Kitap Logosu
Kralın Laneti

Kralın Laneti

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
8.3
24 Kişi
59
Okunma
23
Beğeni
581
Gösterim
192 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 5 sa. 26 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Olvido Yayıncılık · 2016 · Karton kapak · 9786056663703
Çok genç yaşta resme başlayan ama Mondrian'ın resimleriyle tanışınca asla onun kadar iyi bir ressam olamayacağına karar verip resim yapmaktan vazgeçen Joseph Malderoyce, tüberküloza takıntılı şekilde merak duyan, felsefi görüşlü bir adamdır. Ailesinden yüklü bir miras kalınca, çalışmakta olduğu hukuk firmasındaki boğucu işinden istifa eder ve isimsiz bir ülkenin en kuzeyinde, adı sanı bilinmeyen bir kasabaya yerleşir. Orada, bir çam ormanının kenarındaki bir evde tek başına yaşarken, bir sabah, evinin verandasında uyuyan, fena halde dövülmüş bir çocuk bulur. Kimsesiz ve yardıma muhtaç olduğu anlaşılan Abel, böylece Joseph'in hayatına girer ve çok geçmeden onun en yakın sırdaşı olur. Ama ilişkileri ilerledikçe, şeytani bir zekâsı olan Abel'ın davranışları tuhaflaşmaya başlar. Sonunda Joseph, evinde kendi eliyle beslediği bu sorunla yüzleşmek zorunda kalır: Bu, çocuktan olduğu kadar kendisinden de kaynaklandığı anlaşılan bir kötülüktür. Çok geçmeden Joseph, kontrol edemediği şiddet dolu fantezilerin esiri haline gelir. Titizlikle işlenen ve son derece tüyler ürpertici olan bu çağdaş roman, insanın gerçek doğasını ve ruhunun en karanlık ve en kuytu köşelerini irdeleyen, kışkırtıcı ve sarsıcı bir erdemin hikâyesidir. "Gerilim dolu bir peri masalı, bir aşk öyküsü… Elinize alınca bir gecede bitireceğiniz bir kitap, tıpkı çocukken yaptığınız gibi." -Andrew Sean Greer- (Tanıtım Bülteninden)
Post Mortem
bir alıntı ekledi.
İdealizmin tabutuna son çivi de çakılır o an
Artık dünyayı değiştirmek ya da arkamda bir iz bırakmak gibi beklentilerim yoktu. Bir anda, en büyük görevimin tamamlandığını kavrayıvermiştim ve artık, becerebilirsem bir işe girip, bir aile kurup, çoluk çocuğa karışmaktan başka bir ümidim kalmamıştı. Kısacası, sıradan ve önemsiz ama adam gibi adam olmaktan başka bir çıkar yolum yoktu ve ben de bunu yaptım.
6
Post Mortem
bir alıntı ekledi.
İnsan beyni müthiş bir biçimde yaratılmıştır ve herhangi bir şey yapmak için kendince sebepleri olduğuna inanır. Öksürmek için bile. Ama gerçek şudur ki, bir veremli öksürmek istediği için değil, mikobakteriler öksürmesini istediği için öksürür. Bunun kanıtı şudur: Veremli kişi, tam tersi bir yol izleyerek, kendisini kesinlikle öksürmemesi gerektiğine inandırabilir, taşıdığı hastalığın tümüyle farkında olabilir, hasta olduğu için üzülebilir ve öksürmenin ona bir fayda sağlamayacağını, tersine onu daha beter hasta edeceğini bilerek öksürmemeye çalışabilir, ama yine de öksürür. Hastalık sizin elinizde olan bir şey değildir, sadece sizin başınıza gelir ve bence günahla hastalık arasındaki tek fark, birinin diğerinden daha zor fark edilebilir olmasıdır.
7
Post Mortem
bir alıntı ekledi.
Fakat günışığında dillendirilirken komik gelen şeyler, bilinçaltında çok korkunç bir hale gelebiliyor. Sanırım pek çok insanın bilinçaltında, başkasından duyduğunda komik gelebilecek birtakım karanlık fikirler vardır.
4
Post Mortem
bir alıntı ekledi.
"Bazı insanlar," dedi açıkça beni kast ederek, "hayat boyu ne yapacaklarını bilemezler." "Arada fark var ama," dedim, "yanlış seçim yapmakla..." "Dahası," dedi, "hayatım boyunca gözlemlemiş olduğum bir şey var; kendi yaşamlarında ne yapacaklarından asla emin olamamış insanlar, durmadan başkalarının hayatına karışır ve onların tam olarak ne istediklerini bildiklerinden emin oldukları konusunda ısrar ederler. Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?"
4