1000Kitap Logosu
Kralın Laneti

Kralın Laneti

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
8.3
24 Kişi
62
Okunma
23
Beğeni
635
Gösterim
192 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 5 sa. 26 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Olvido Yayıncılık · 2016 · Karton kapak · 9786056663703
Çok genç yaşta resme başlayan ama Mondrian'ın resimleriyle tanışınca asla onun kadar iyi bir ressam olamayacağına karar verip resim yapmaktan vazgeçen Joseph Malderoyce, tüberküloza takıntılı şekilde merak duyan, felsefi görüşlü bir adamdır. Ailesinden yüklü bir miras kalınca, çalışmakta olduğu hukuk firmasındaki boğucu işinden istifa eder ve isimsiz bir ülkenin en kuzeyinde, adı sanı bilinmeyen bir kasabaya yerleşir. Orada, bir çam ormanının kenarındaki bir evde tek başına yaşarken, bir sabah, evinin verandasında uyuyan, fena halde dövülmüş bir çocuk bulur. Kimsesiz ve yardıma muhtaç olduğu anlaşılan Abel, böylece Joseph'in hayatına girer ve çok geçmeden onun en yakın sırdaşı olur. Ama ilişkileri ilerledikçe, şeytani bir zekâsı olan Abel'ın davranışları tuhaflaşmaya başlar. Sonunda Joseph, evinde kendi eliyle beslediği bu sorunla yüzleşmek zorunda kalır: Bu, çocuktan olduğu kadar kendisinden de kaynaklandığı anlaşılan bir kötülüktür. Çok geçmeden Joseph, kontrol edemediği şiddet dolu fantezilerin esiri haline gelir. Titizlikle işlenen ve son derece tüyler ürpertici olan bu çağdaş roman, insanın gerçek doğasını ve ruhunun en karanlık ve en kuytu köşelerini irdeleyen, kışkırtıcı ve sarsıcı bir erdemin hikâyesidir. "Gerilim dolu bir peri masalı, bir aşk öyküsü… Elinize alınca bir gecede bitireceğiniz bir kitap, tıpkı çocukken yaptığınız gibi." -Andrew Sean Greer- (Tanıtım Bülteninden)
Ülkesini tanrısal bir hakla yöneten bir kral, ülkesinde olup biten her şeyden, hatta doğal hastalıklardan bile sorumlu olmalıdır. Bu onun konumunun özünde olan bir şeydir. Yani kral yalnızca iyi işler yapmaya çalışıyor olabilir, ama ülkesinin bir köşesinde bir adam, adı sanı bilinmeyen bir hastalıktan ölürse, bu onun günahıdır. Birisi bir cinayete kurban giderse, bu onun günahıdır. Bunun tam tersi de olabilir: Kral sadece kötülük yapmayı düşünen zalim bir kral bile olsa, yine de ülkesinde çiçekler açmaya ve kadınlarla erkekler birbirlerine aşık olmaya devam edecektir. Bunlar da onun sevaplarıdır. Sanırım ne tek başına iyilik, ne de tek başına kötülük diye bir şey vardır. Bunlar birbirlerinin gölgesi olduğundan, biri olmadan diğeri var olamazdı: İyilik ve kötülük birbirlerinin ayrılmaz parçasıdır.
3
İnsan beyni müthiş bir biçimde yaratılmıştır ve herhangi bir şey yapmak için kendince sebepleri olduğuna inanır. Öksürmek için bile. Ama gerçek şudur ki, bir veremli öksürmek istediği için değil, mikobakteriler öksürmesini istediği için öksürür. Bunun kanıtı şudur: Veremli kişi, tam tersi bir yol izleyerek, kendisini kesinlikle öksürmemesi gerektiğine inandırabilir, taşıdığı hastalığın tümüyle farkında olabilir, hasta olduğu için üzülebilir ve öksürmenin ona bir fayda sağlamayacağını, tersine onu daha beter hasta edeceğini bilerek öksürmemeye çalışabilir, ama yine de öksürür. Hastalık sizin elinizde olan bir şey değildir, sadece sizin başınıza gelir ve bence günahla hastalık arasındaki tek fark, birinin diğerinden daha zor fark edilebilir olmasıdır.
8
"Bazı insanlar," dedi açıkça beni kast ederek, "hayat boyu ne yapacaklarını bilemezler." "Arada fark var ama," dedim, "yanlış seçim yapmakla..." "Dahası," dedi, "hayatım boyunca gözlemlemiş olduğum bir şey var; kendi yaşamlarında ne yapacaklarından asla emin olamamış insanlar, durmadan başkalarının hayatına karışır ve onların tam olarak ne istediklerini bildiklerinden emin oldukları konusunda ısrar ederler. Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?"
5
Laf olsun diye evlenmişimdir ve bunu olumlamaya çalışıyorumdur
Kapıdan girdiğim vakit, içeride benden başka birinin yüzünü görmek hoşuma gidiyordu. İki kişilik yemek yapmak hoşuma gidiyordu. Konuşmak zorunda olmamamız hoşuma gidiyordu. Hiç konuşmasa bile, onun varlığı, uzun zamandır yalnız yaşayan bekar bir adamın yeni bir hayata başlayabilmesi için mükemmel bir girişimdi.
3