Kreçetovka İstasyonu'nda Bir Olay Matriyona'nın Evi

7,4/10  (10 Oy) · 
18 okunma  · 
4 beğeni  · 
617 gösterim
Soljenitsin'in bu kitapta bir araya gelen iki novellası “Kreçetovka İstasyonu'nda Bir Olay” ve “Matriyona'nın Evi”, 20. yüzyılın bu büyük yazarının, Rus edebiyatı geleneğini Dostoyevski ve Tolstoy'dan sonra devam ettirdiğini göstermektedir.

“Kreçetovka İstasyonu'nda Bir Olay”, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgali altındaki Rusya'da savaşırken kritik bir karar vermek zorunda kalan Kızıl Ordu teğmeni Zotov'un zorlu mücadelesini ve savaşın ağırlığı altında yaşamlarını sürdüren, açlık, yokluk ve bilinmezlikle boğuşan köylülerin giderek tedirginleşen ruh hallerini ustalıkla yansıtmaktadır. 

“Matriyona'nın Evi” ise, acılarla geçen gençlik yıllarının ardından yoksulluk ve hastalıklarla mücadele etmek zorunda kalan, çıkarcı akraba ve komşularından başka kimsesi olmayan, topal kedisi ve keçisiyle yaşayan Matriyona'nın hikâyesidir. Evine yerleşen kiracısı, ancak hayatı gibi talihsiz olan ölümünün ardından Matriyona'nın gerçekte kim olduğunu öğrenecektir!

“Tıpkı Dostoyevski'nin eserleri gibi, Soljenitsin'in öyküleri de, büyük bir sanatsal yetkinliktir.”

 
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    126
  • ISBN:
    9789750509438
  • Çeviri:
    Mehmet Özgül
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Merve 
 23 Haz 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Yazarla tanışmamı sağlayan kitap oldu. İki hikayeden oluşuyor kitap.
İlk hikaye olan ''Kreçetovka İstasyonu'nda Bir Olay'' savaş zamanında bir istasyondaki durumu ve insanları anlatıyor diyebilirim. Çok net bir konusu yok aslında bir yere kadar, hikayeye adını veren olaya da biraz geç giriş yapılıyor. Fakat ben bir olay olmadan sırf savaş zamanı betimlenen istasyonu ve insanların durumunu, yaşamını, ana karakterin düşüncelerini okumayı sevdim. Fakat hikayenin sonu yarım kalmış hissiyatı oluşturdu bende. Sonu belirsiz hikayeleri çok seven biri değilim.

İkinci hikaye ''Matriyona'nın Evi'' okuması daha kolay olan bir hikayeydi. Matriyona karakteri hal ve hareketleri, kişiliği ile Cengiz Aytmatov'un ''Beyaz Gemi''sindeki Mümin dedeyi anımsattı bana. Güzel bir hikayeydi, özellikle insanoğlunun hal ve hareketlerini doğruları ve yanlışlarıyla göz önüne seren hikayeleri de ayrı sevdiğim için oldukça beğendim. Bu hikayeyi ötekinden daha çok sevdim, okumanızı tavsiye ederim.

Yazarın dili sade, hızlı okutuyor kendini. Betimlemeleri de güzel ve başarılı. Başlarda Rus karakterlerin malum isimleri fazlasıyla karışık olduğu için zorlansam da çabucak alıştım. Yazarın bir başka kitabını daha okumayı düşünüyorum. Herkese keyifli okumalar...