Kriton Ya Da Görev Üstüne

·
Okunma
·
Beğeni
·
2639
Gösterim
Adı:
Kriton Ya Da Görev Üstüne
Yazar:
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705755
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kriton
Kriton ya da Görev Üstüne
Kriton
Kriton Ya Da Görev Üstüne
Öğretmeni Sokrates ve öğrencisi Aristoteles'le birlikte felsefenin kurucularından sayılan Eski Yunanlı filozof Platnon, hem Hıristiyan hem İslam düşüncesini derinden etkilemiştir. "Kriton ya da Görev Üstüne, Platon'un Sokrates tarafından sözlü olarak uygulanan "diyalog" yönteimini bir yazı biçimine dönüştürdüğü metinlerin en önemlilerindendir. "Diyaloglar"da bu yazı türünün en yetkin örneklerini vermiş olan Platon, "yurttaşın görevleri"ni tartışıyor, 2500 yıl öncesinden çağımıza, günümüze ışık tutarak.
64 syf.
·2 günde·8/10
Ahlak üzerine felsefe yapmaya yani etik içine adımını atmaya başlayan birisi, muhtemelen birbirinden farklı çok sayıda ahlaki öğreti ile karşılaşacaktır. Bu durumdaki birisi de muhtemelen bu çoğul ahlakların dayandıkları değer, norm, inanç ve düşüncelerin göreli olduğunu düşünecektir. Gerçekten de Sofistlerin bu ilk gözlemlerden hareketle benzer bir düşünceye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin tek bir erdem arayan Sokrates’e karşı Gorgias herkesin kendi durumuna ve konumuna göre farklı erdemleri olduğunu savunur. Benzer biçimde Protagoras’ın “her şeyin ölçütü insandır” cümlesindeki "her şey"e ahlaki, dini, siyasi, estetik değerlerimiz ve onlar hakkındaki yargılarımız da dâhildir. Görüldüğü gibi Sofistler Grek felsefesinde insanı ölçüt kılan (homo mensura) bir felsefe tarzı geliştirirlerken aynı zamanda etik göreciliğin (relativizm) de ilk temsilcileri olarak ortaya çıkmaktadırlar.

Ancak çok sayıdaki ahlaki öğreti ile karşılaşan başka birisi, bu göreliliği hazmedemeyip tüm insanlık için birleştirici olabilecek temel ve evrensel ahlak ilkeleri konumlamaya ve böylece kaotik nitelikteki mevcut çeşitliliği aşmaya da yönelebilir. Nitekim Sokrates, insanın ahlaksal yaşamını evrensel ilkelere göre düzenleyen bir rasyonel/evrensel ahlak geliştirme çabasıyla, felsefe tarihinde etik nesnelciliğin ilk temsilcilerinden birisi olarak görülür. Çünkü Sokrates ahlaksal yaşamda "tümel doğrular" olduğunu, bunların diyalektik ve maiotik (Sokratik doğurtma yöntemi) yollardan ortaya çıkarılabileceğini iddia eder.

Platon’un Kriton diyaloğu ahlaki göreciliğe karşıt olan Sokrates’in bu tutumunun anlaşılması ve temellendirilmesi bakımından oldukça önemlidir. Diyalog, Sokrates ile onun en yaşlı dostu Kriton arasında büyük bir mahremiyet içerisinde geçer. Kriton diyalog boyunca ölüme mahkûm edilmiş ve cezasının uygulanmasını bekleyen Sokrates’i hapisten kaçmaya ikna etmeye çalışırken, Sokrates ahlaki bir tutarlılık içerisinde logos’a uygun biçimde hareket edilmesi gerektiğini savunur.

Kriton, ilkin Sokrates için idamdan kurtulmanın gayet kolay olduğunu dile getirir, çünkü hapisten çıkarmak için ödenmesi gereken meblağ, temin edilebilecek bir miktardır. Sokrates, kaçmadığı takdirde ölüp gidecek ve Kriton yerini bir başkasının dolduramayacağı aziz dostunu yitirmiş olacaktır. Dahası, insanlar onun parasını Sokrates'ten esirgediğini, dostunu kurtarmak için harcamaktan kaçındığını söyleyeceklerdir ki bu da Kriton için neresinden bakılırsa bakılsın, utanç verici bir durumdur. Kriton ayrıca Sokrates’in kendisine ve çocuklarına ihanet ettiği, ayrıca herkes tarafından bir korkak olarak değerlendirileceğini de ifade ederek, elindeki tüm argümanları kullanır. Diyaloğun geri kalan kısmında Sokrates, niçin hapisten kaçmaması gerektiğini Kriton' a kanıtlamaya çalışır.

Sokrates ilk başta, çoğunluğun kanaatlerinin önemli olmadığını, onlara itibar edilmemesi gerektiğini belirtir. İtibar ve kanaat Yunancada aynı sözcükle ifade edilir: doksa. Buna karşılık Sokrates'in başvurduğu logos bazı kanaatlerin iyi ve bazılarının kötü olduğunu söyler. Bilenlerin kanaatleri iyi, cahil çoğunluğun kanaatleri kötüdür ve bu nedenle herhangi bir saygıya layık değildir. Dolayısıyla Sokrates aklın sesini dinlemek gerektiğini, geçmişte akılla ulaşılan ilkeleri göz önünde bulundurarak hareket etmeyi teklif eder. Çünkü o, diğer alanlarda olduğu gibi etikte de akıl yürütmeye, kanıtlamaya inanır ve bilgiyi arar. Kendisinin öne süreceği argümanlara karşılık, Kriton’un itirazı olduğunda söylenenleri dinleyeceğini ve haklı çıkarsa Kriton’un teklifine uyacağını belirtir. İşte Sokrates’in bu tutumu, Sofistlerden farklı olarak, evrensel ahlaki değerler olduğunu ve bunlara akıl yoluyla ulaşılabileceğini varsayar ki bu da felsefi bir alan olarak etiği mümkün kılar.

Sokrates diyalog boyunca eğer yasayı çiğneyip Atina'yı terk etme kararı alırsa üç şekilde suç işleyeceğini savunur. İlk olarak, Sokrates yasalar çerçevesinde dünyaya getirildiği ve yetiştirildiği halde yasalara itaat etmiyor olacaktır. İkincisi Sokrates geçmişte yasaların yanlış olduğunu düşünüp, bu konusunda düşüncelerini açıklayarak onları değiştirmeyi önermemiştir. Üçüncü olarak, Sokrates doğru olacağını düşündüğü yasalar konusunda insanları inandırmakta ve yasaları yerine getirmekte özgür iken bu ikisini de yapmamıştır. Bunların yanı sıra Sokrates, Kriton’un öne sürdüğü gibi hapisten kaçmasının kendisine ya da ailesine bir faydasının olmayacağını da savunur. Sokrates öyle güçlü bir tutarlılıkla logos’tan hareketle akıl yürütür ki, Kriton söyleyecek hiçbir söz bulamaz ve Sokrates’i ikna edemeden ayrılmak zorunda kalır.

Görüldüğü üzere Sokrates için asıl önemli olan şey hapisten kaçmanın adil olup olmadığıdır. Kriton'un öne sürdüğü tüm diğer değerler, ancak tutarlılık ile mümkündür. Ölüm bile bu düşünceye kıyasla önemini kaybetmektedir. Bu bağlamda Kriton diyaloğu, hem toplumsal ahlaktan farklı olarak etik yaklaşımı ortaya koyması hem de ahlakın göreciliğine karşı ahlaki meselelerde nesnel bir sonuca ulaşılabileceğini savunması bakımından önemlidir. Bunun yanı sıra diyalog, etik ile ilgili akıl yürütmenin bir başkası tarafından benimsenebileceğini savlayarak, felsefi bir alan olarak etik bilgiyi mümkün kılar. Sokrates’in savunduğu tüm bu fikirler, çoğu insanın gözünde argümantasyonunun bir sonucu olarak çekinmeden ölüme gitmesiyle haklılığını kanıtlamıştır. Nitekim Epiktetos da böyle düşünür: “Sokrates’in kendisini kurtarmaktan vazgeçerek ve adalet için ölerek söylediği ve yaptığı; kurtulduktan sonra söyleyeceği ve yapacağı işlerden çok daha faydalıdır.”
56 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
"Kriton ya da Görev Üstüne", hocası Sokrates ve öğrencisi Aristoteles ile birlikte felsefenin kurucularından sayılan ve düşünce dünyasını derinden etkilemiş fikirlerin sahibi Platon'un, "diyalog" yöntemini yazıya döktüğü en önemli metinlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Can Yayınları'nın "Kısa Klasikler" serisinin bu ilgi çarpıcı örneği, yurttaşın görevlerini, devlet ve adalet kavramlarını 2500 yıl öncesinden bugüne önümüze seriyor.
Sokrates' in "Hak nedir, haksızlık nedir, doğru nedir, kötülük ve iyilik nerede başlar ve göreceli midir, toplum ne derece etik bir yaşam sürüyor?" sorularına cevap aradığı bu özel metin günümüze ışık tutmasıyla ünlü filozofun dehasını bir kez daha kanıtlıyor.
Kitabın sonunda okuyucuya tatlı niyetine saklanmış Sokrates'in hayatıyla ilgili ek bölümüne bayıldım. Bu bölümde filozofun sosyal hayatı, kişilik özellikleri ve gündelik yaşamı ile ilgili çok hoş ayrıntıları bulabilirsiniz.
"Kriton ya da Görev Üstüne", hem felsefe okuyucularına hem de felsefe adına yeni okumaya başlayacak olanlara mutluluk verici bir kitap.

"'Dostum Kriton,' Önemli yaşamak değil iyi yaşamaktır.' ilkesine göz at şimdi ve bizim için bugün de geçerli mi, değil mi söyle."
(syf. 28)
60 syf.
·Beğendi·10/10
Düşündüklerini sonuna kadar savunan, esir olmasına rağmen teslim olmayan, doğru bildiklerinin uğrunda öleceğini bile bile zindanından çıkma fırsatı olmasına rağmen; eğer düşündüklerim bunu gerektiriyorsa cezasını çekmeliyim diyen Sokrates mi? Yoksa Dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyip, evrenin merkezi olmadığını savunacağı sırada engizisyon mahkemelerinin ölüm emrini verdiğini öğrenince bu düşüncelerinden vazgeçerek yasalara bağlılığını açıklayan Galileo mu?
Düşüncelerimiz sonuna kadar savunmaya ve ugrunda ölmeye değer mi? "Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca, elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda, utanç ve kötülük vardır." Diyen Sokrates aslında bu sorunun cevabını net şekilde vermiş ama cesaret etmek pratiğe dökmek kişiye kalmış ve bu öz oluşturma işlemi çoğu insana zor gelmiştir.
Niçin burada olduğunuzu hatırlayın, niçin bu yitik fırtınada savrulduğunuzu düşünün ve varlığımızın değerli kılınması gerektiği, erdem sahibi olunması gerektiğini ve de hiçlikte kaybolmamak için bağlı kalmamız gereken gerçekleri sahiplenmekten vazgeçmemek lazım geldiğini unutmamaya çalışın.
60 syf.
·Puan vermedi
Bazen hiçbirşey yazamıyorum çünkü her bir satırı okunulsun aynı etki içinde olabilelim istiyorum belki de. Tam demokrasi neden olmamalının fikrini de veriyor bir biçimde( Aynı seviyelerde olamadığımız bir atmosferde herşey katı ya hani). Katılığı esnetecek bir süreç, bu süreçteki evrilişlerin basamaklarından,adımlamaktan. Ahlak ve Etik'e bakış ve davranışdaki tutarlılık bizler için en ciddi duruş. İşte bazen sadece o duruşun sesi olur ya...Tam da o etkiyle kalası...Örnek olası...
64 syf.
·2 günde
Kriton metni Platon’ın gençlik dönemi eserlerinden biridir. Ama diğer gençlik dönemi eserlerine bakarak karşı taraftaki insanın düşüncesinin doğruluğunu ona fark ettirme o konu üzerinde düşünmesini sağlama amacından farklı olarak bir konu hakkında karşısındaki kişiyi aldığı karar konusunda ikna etmeye çalıştığı bir diyalogtur. Genel hatları ile bu şekilde detaylarına yani olayların nasıl başlayıp bittiğine gelelim şimdi de; kitabımız Sokrates’in hem yakın arkadaşı hem de öğrencisi olan Kriton’un Sokrates’e idam edilmesi için geri dönmesi beklenen geminin o gün geleceğini ve bir gün sonra da Sokrates’in idam edileceğini söylemek üzere Sokrates’in bulunduğu hücreye gelir. Sokrates’i ikna etmek için elinden gelen her şeyi yapacağını isterse bütün mal varlığını kullanarak para cezası ile bu idam kararından kurtulabileceğini isterse kaçırabileceğini söyler ama Sokrates buna tamamen karşı çıkar. Karşı çıkmasının sebebi ise gençlere doğru olanı göstermeye çalıştığı için ona karşı açılan davadan kaçtığı zaman yaptıkları ile söylediklerinin birbirini tutmayacağı oluyor. Kriton buna karşı çıkıyor tabiki bazen bazı şeylerin doğru olurken bazen yanlış olacağını söylüyor ki bu söylemlerine aynı zamanda çocukları ve karısının da zor durumda kalacağını ekliyor ama yine de Sokrates’i ikna edemiyor kaçmaya veya para cezası ile kurtulmaya ve sonunda Sokrates Kriton’u ikna ediyor ve bu karardan vazgeçmeyerek bir gün sonra idam ediliyor. Evet arkadaşlar böylelikle de kitabın sonuna gelmiş oluyoruz. ⠀
Bu kitabı size kesinlikle ama kesinlikle tavsiye ederim. Okumanız gereken bu kitapta üzerine düşünülmesi gereken çok konu var bence.

#Alıntılar ⠀
• Öyle gerçekler vardır ki, hiçbir etken onları değiştiremez. ⠀
• Çoğunluk bizim için ne diyor diye kaygılanmamalıyız; ancak doğruluk ve eğrilikten anlatan bir tek kişinin ve o bir tek kişinin sözlerinde ifadesini bulan gerçeğin diyeceklerine önem vermeliyiz.
64 syf.
·1 günde·9/10
Aslında bu metin Sokrates ile Kriton arasında geçmiş bir konuşma değilmiş, sadece Sokrates ve Platon'un görüşlerini aktarmak için kaleme alınmış. Sokrates'i hapisten kaçırmak isteyen Kriton'a öylesine net, temellendirilmiş cevaplar vermiş ki Sokrates, dışardan bakınca kaçmasının büyük bir yanlış olduğunu düşünüyor insan.
60 syf.
Sokrates ölüme mahkûm edilmiştir; suçu devletin tanrılarını inkâr etmek, gençleri yoldan çıkarmaktır. Öğrencisi ve arkadaşı olan Kriton, öteki dostlarının da yardımıyla, suçsuzluğuna inandığı Sokrates’i hapishaneden kaçırmak, ölümden kurtarmak ister: ancak bu kaçırma eylemine engel olan dış etkenler değil, Sokrates’in kendisidir.


Sofistler toplumdaki birtakım kurumların insan yapısı olduğunu, yasaları, ahlak kuramlarını, gelenekleri, dini insanların belirlediğini, dolayısıyla değişmez olamayacaklarını ileri sürerler: buna göre, öznel ve göreli değerleri temel alan toplumun da pekâlâ değişebileceğini savunurlar. Oysa Sokrates düzenli bir toplum yaşamı öngörürdü: durmadan değişen öznel değerler düzeni koruyamazlardı.

Sokrates işte böyle bir gerçek göstericisidir, insanların kendi dünyalarında o güne kadar kurdukları düşünce yapılarını değil sarsmak, çok defa kökünden yıkmaktadır. Bu kitabın en önemli özelliği kavramlar üzerine açılan tartışmaların belirli bir sonuca ulaşmamasıdır.

Sokrates gerçeklere erişmeyi amaçlar: bu yolda en iyi araştırıcı ve bulucu akıldır.
64 syf.
·Puan vermedi
Kriton ince bir kitap olmasına karşın siyaset felsefesi için çok önemli bir eserdir.Ahmet Cevizci’nin de bahsettiği gibi çoğu tarihçi Sokrates’i siyasi felsefenin kurucusu kabul eder.Sokrates’in haksız yere hayatına mal olsa bile ve idamdan kaçma şansı olmasına rağmen yasalara bağlılığı ve hala mantıklı önermelerle süreci değerlendirmesi ona olan hayranlığı arttırıyor.
72 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10
Genel kültür için okunabilir. Cep kitap olduğu için küçük ve kısa. Kitap, Sokratesin idam kararı üzerine öğrencisi Kriton ile karşılıklı konuşmasından ve Sokratesin hayatı hakkında genel bilgi verilmesinden oluşan iki bölümü içeriyor. Bundan önce Sokratesin Savunması adlı kitap okunmalıdır. Zira konu havada kalabilir.
64 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Platon tarafından yazılmış, şehrin tanrılarına inanmayışı ve gençlerin ahlakını bozması gerekçesiyle yargılanan Sokrates’in davası sonucunda çıkan idam kararının ertesinde, öğrencisi aynı zamanda onunla yaşıt ve onun gerçeklerine ulaşamamış bir arkadaşı olan Kriton’un onu hapisten kaçmaya ikna etmeye çalışmasını konu alan bir diyalogdur.
56 syf.
·Puan vermedi
Her ne kadar Sokrates’in yurttaşlık ve görev felsefesinde belli başlı problemler olduğunu düşünsemde, “Sen Sokrates ile çevirmeni bir mi tutuyorsun” sorusu ile karşılaşmamak için bu eleştirilerimi metni orijinal dilinden okuyana -yahut hiç değilse de Fransızcasından okuyana- kadar hasır altı edeceğim.

Öte yandan sadece bu kitap ile sınırlandırılamayacak iki nokta var ki, dillendirmeden de edemeyeceğim;

Yurttaşlık görevleri ne zaman insan ve değerleri üzerinde hiyerarşik bir üstünlük sağlar, o zaman bu görev bilincinde yaşanan yaşamda erdemli bir yaşam olmaktan çıkar. Bu yönüyle yasaların ve otoritenin buyruklarına etik değerlendirmeden yoksun bir şekilde doğruluk adı altında kayıtsız bir şekilde boyun eğmek, insanın değerinin harcanmasına aralık bıraktığı için “erdemlilik” olarak gösterilemez. Hatırlarsak eğer, Aristotelesinde bahsettiği üzere erdemler; iki uç nokta arasında orta yolu bulmaktan geçer. Yani ifrat ve tefritten uzak durmakta.

Bunların üzerine, Sokrates’e sordukları gibi Yasalar ve Devlet’e de sorulsa;

Oscar Schindler yasaların karşısında “bilgece” ve “doğruca” davranıp yahudi ailelerini bir trenle ülkeden kaçırmasaydı, bu hareketinden dolayı Schindler’e erdemli denilebilir miydi?

İşte İnsan, Antigone’da söylesin;

“İnsanca yapılan bir davranış eğer aynı zamanda yasalara aykırı ise, bu çatışmada ki denge bozukluğunu yasaları yapanlarda aramak gerekir”

-Demirel, Kemal. Antigone. Yaba Yayınları, 2002.

İkinci nokta olarak;

Her tek durumda en az değer harcanmasının bilgisini sağlayan Etiği, bir norm sistemi olan ahlâklardan ayıran bu yapısı düşünüldüğü zaman; günümüzde de pek çok kere rastladığımız, “İnsanın her durumda doğruluktan yana olması, hiçbir zaman doğruluktan ayrılmaması” öğüdü, Etik ile bağdaşır mı?

Cevap çok açık.
64 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Eserin üçüncü bölümünde Sokrates'in öğrencisi ve arkadaşı olan Kriton'un Sokrates'i hapisten kaçmaya ikna etmeye çalıştığı konuşmayı konu almaktadır. Sokratesin ahlaki değer yargısındaki tutarlılık, gelenek ve törelerin oluşturduğu ölçüler üzerinde düşünmeyi kendisine ilke yapması , kuralların kendisi için de geçerliliğini savunurken gösterdiği kararlılık, konuşmaları, insanın hayata bakış açısına yenilik kazandırıp, pekişmesini sağlayan, takdir edilecek tutumu, bana çok şey kazandırdı.

Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez diyen Sokrates ölüme bile giderken soru sormaya devam etmiştir.


Erdemli insan yaşamını aklı ile yöneten, tüm karar ve davranışlarına aklı ile yön veren insandır. Erdem,bilgidir. Platon “Erdemi bilgi olarak tanımlar, ancak bilgi sahibi olan erdem sahibi olur.

"Bilgi, değişmez olanın bilgisidir, o da akılla korunur ve bilge doğru bilgiye sahip kimsedir” der.
SOKRATES:
...Onun demesiyle insan ne bilge olur ne de budala; ne yapsa rastgele yapar kalabalık!
Platon
Sayfa 21 - Can Yayınları
İnsanların bütün dediklerinin değil, yalnızca bazılarının önemsenmesi gerektiği; her insanın değil yalnızca bazılarının dediklerine saygı duymak gerektiği düşüncesi akıllıca gelmiyor mu sana?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kriton Ya Da Görev Üstüne
Yazar:
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
72
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705755
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Kriton
Kriton ya da Görev Üstüne
Kriton
Kriton Ya Da Görev Üstüne
Öğretmeni Sokrates ve öğrencisi Aristoteles'le birlikte felsefenin kurucularından sayılan Eski Yunanlı filozof Platnon, hem Hıristiyan hem İslam düşüncesini derinden etkilemiştir. "Kriton ya da Görev Üstüne, Platon'un Sokrates tarafından sözlü olarak uygulanan "diyalog" yönteimini bir yazı biçimine dönüştürdüğü metinlerin en önemlilerindendir. "Diyaloglar"da bu yazı türünün en yetkin örneklerini vermiş olan Platon, "yurttaşın görevleri"ni tartışıyor, 2500 yıl öncesinden çağımıza, günümüze ışık tutarak.

Kitabı okuyanlar 268 okur

  • HSK
  • Dilek Kurt
  • Veysel Demirkol
  • Porxeleké
  • Bənövşə Soltanova
  • kübra
  • Ezgi B.
  • Eda Çon
  • Enes Özkan
  • Tugce T.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%1.4 (1)
7
%4.3 (3)
6
%1.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0